SON DAKİKA
Hava Durumu

#İddianame

YENİŞEHİR YÖREM - İddianame haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İddianame haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mustafa Bozbey'in 402 yıl hapis istendi Haber

Mustafa Bozbey'in 402 yıl hapis istendi

Edinilen bilgiye göre, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Nilüfer ilçesinde dönemin belediye başkanları Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem ile bazı belediye çalışanlarının inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıklarının tespit edilmesi üzerine 31 Mart'ta, Mustafa Bozbey'in yanı sıra eşi S. Bozbey, kızı S.G, kardeşleri R. Bozbey ve E. Bozbey ile bazı belediye çalışanları ve rüşvet verdiği öne sürülen çok sayıda iş adamının da aralarında yer aldığı 57 şüpheli gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden biri savcılık sorgusunun ardından salıverilirken daha sonra sulh ceza hakimliğine sevk edilen 56 şüpheliden Bozbey'in de aralarında bulunduğu 23 zanlı 4 Nisan'da tutuklandı. Bu kişilerin dışında "rüşvet, suç örgütü kurma, suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama" gibi suçlardan 14 Ekim 2025'te tutuklanan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'in de aralarında bulunduğu 7 zanlının bu dosya kapsamında da tutuklanması kararlaştırıldı. Dosya kapsamında toplam tutuklu sayısı 37'ye yükselirken, yurt dışında bulunan şüphelilerden Ş.G. ve T.K.'nin de yakalama çalışmaları sürüyor. 862 sayfa iddianame hazırlandı Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarına yönelik, İçişleri Bakanlığınca geçici tedbirle görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 37'si tutuklu 63 sanık hakkında 862 sayfa iddianame hazırlandı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem "liderliğinde" faaliyet gösteren iki ayrı suç örgütünün yapısı ve işleyişine yer verildi. İddianamede, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tarafından belli bir örgütsel yapı kurulduğu, bu yapıda kırılmaların önlenmesi maksadıyla kamu gücünün kullanıldığı, bu vesileyle birliğin sağlandığı, Bozbey'in suçtan elde edilen gelirleri aile bireylerini aktif şekilde kullanarak akladığı, örgüt üyesi statüsünde olan diğer şüphelilere kanuna aykırı talimatlar verdiği kaydedildi. İnşaat ruhsatlarında imzaları bulunan örgüt üyelerinin kanunsuz emirleri uyguladıkları belirtilen iddianamede, söz konusu projelere ilişkin Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliği tarafından düzenlenen uzmanlık raporlarında hem yapı ruhsatlarında hem de yapı kullanım izinlerinde kanuna aykırılıkların olduğunun tespit edildiğine de yer verildi. İddianamede, Bozbey'in dönemin Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem'e "tek imza" şeklinde tabir edilen usul ve esaslara aykırı yetki verdiği, bu yetkiyle İmar Kanunu ve mevzuata muhalefet edilerek firma sahiplerinden elde edilen rüşvetler karşılığında usulsüz projelerin ruhsatlarının onaylandığı, Bozbey liderliğinde usulsüz emsal artışları karşılığında inşaat firması sahiplerinden rüşvetler alınarak haksız ekonomik kazançlar elde edildiği vurgulandı. İddianamede, belediyelerde "koordinatör başkan yardımcısı" ünvanı bulunmamasına rağmen Erdem'e bu yetkinin verildiği ve proje ruhsatlarının "tek imza" ile onaylandığı bilgisi verildi. Bozbey'in hiyerarşik yetkinin dışına çıkarak örgüt yöneticilerine ve üyelerine yönetmeliklere aykırı talimatlar verdiği, yüklü meblağlarda haksız kazançlar elde ettiği, bununla birlikte örgüt içinde yer alan şahısların konumları itibarıyla lidere mutlak itaat halinde oldukları tespitlerine yer verilen iddianamede, Bozbey'in talimatları ve telkinleriyle örgüt hiyerarşisi içinde yer alan üçüncü şahıslara paravan firmalar kurdurulduğu belirtildi. İddianamede, bu firmalara kaynağı belli olmayacak şekilde "hayatın olağan akışına ters" taşınmaz geçişlerinin olduğu, bu geçişlerin ticari faaliyet gibi gösterilerek işlenen suçların gizlenmeye çalışıldığı, suç örgütü bünyesinde elde edilen usulsüz gelirlerin paravan firmalar ve şahıslar vasıtasıyla önce gizlenmeye çalışıldığı akabinde yine paravan şirket hesaplarından Bozbey'in aile üyeleri olan sanıklara yüklü miktarda para transferleri gerçekleştirdiği ifade edildi. Para alışverişi olmadan yapılan tapu devirlerini MASAK ortaya çıkardı Örgüt yöneticisi Turgay Erdem'in, dönemin belediye başkanı Bozbey'in talimatlarıyla yapılacak usulsüz emsal artışları karşılığında müteahhit firmalardan rüşvet olarak gayrimenkul istediği bildirilen iddianamede, müteahhit firma yetkilileri olan şüphelilerden paravan şirketlere gayrimenkul devirlerinin olduğu, her ne kadar bu devirler satış olarak gösterilmişse de MASAK raporunda tapu devirlerinde herhangi bir hesap hareketine rastlanılmadığına işaret edildi. İddianamede, söz konusu usule aykırı şekilde inşaat projelerinin mimari çiziminin "örgüt liderinin" talimat ve telkinleriyle "TİBA Mimarlık" işletmesine yaptırıldığı, söz konusu mimarlık firmasının sanık İldam Aydın Bozbey'e ait olduğu, burada çizilen inşaat ruhsat projelerine ilişkin rayiç bedelden fazla ücret alınarak rüşvete ilişkin maddi menfaatin gizlenmeye çalışıldığı ve suç gelirinin aklandığı kaydedildi. Ayrıca, iddianamede bu firmada örgüt yöneticisi Turgay Erdem'in de daha önce ortaklığının bulunduğu, "Mustafa Bozbey suç örgütü"nün suç gelirlerinin aklanması yönündeki eylemlerinin 2019 yılından sonrada devam ettiğinin anlaşıldığı tespitine yer verildi. İddianamede, Mustafa Bozbey'in ekonomik kazanç elde etmek maksadıyla suç örgütü kurduğu, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Yardımcısı Erdem'i usul ve yasaya aykırı olarak görevlendirdiği, bu yetkilendirme ve kadro ihdasını, kendisini gizlemek ve yakalanmasını engellemek maksadıyla yaptığı vurgulandı. Bazı şirketlerin "paravan" olarak kullanıldığına yönelik tespitlerin yer aldığı iddianamede, Mustafa Bozbey'in 2021 yılında Seres Gayrimenkul Yatırım AŞ firmasında satış elemanı ve danışman olarak çalıştığının görüldüğü, Bozbey'in eşi S. Bozbey ile SERES Gayrimenkul ünvanlı firma arasında "Fide AŞ Borç" adı altında yoğun para transferlerinin bulunduğu, Fide Eğitim Kurumları AŞ yönetim kurulu başkanının da S. Bozbey olduğu belirtildi. Mustafa Bozbey'in 1999 yılında kurduğu ve aile bireylerinin de yönetimde yer aldığı NİLVAK adlı vakfa para gönderildiği tespitlerine yer veriyen iddianamede, para gönderilen tarih itibarıyla Mustafa Bozbey'in Nilüfer Belediye Başkanı, eşi S. Bozbey'in de NİLVAK yönetim kurulu başkanı olduğu kaydedildi. Turgay Erdem'in rüşveti elden teslim alarak örgüt üyeleri arasında paylaştırdığı tespiti İddianamede, Turgay Erdem tarafından da belli bir örgütsel yapı kurulduğu, bu yapıda kırılmaların önlenmesi maksadıyla kamu gücünün kullanıldığı, bu vesileyle birliğin sağlandığı ve örgütsel yapıdan kopmaların önlendiği yer aldı. Erdem'in, kendisiyle yapı ruhsatları konusunda görüşmek isteyen firma sahiplerini örgüt yöneticileri olan Ayşegül E. ve Tamer İ.'ye yönlendirdiği belirtilen iddianamede, Erdem'in elden teslim aldığı rüşveti örgüt yöneticisi ve üyeleri arasında paylaştırdığı, nakit para trafiğinin ağırlıklı olarak kendisi üzerinden sağlandığı anlatıldı. İddianamede, Mustafa Bozbey'in suç işlemek amacıyla örgüt kurduğu ve 30 olay kapsamında müteahhit firma sahibi olan sanıklardan usulsüz emsal artışı ve usulsüz yapı kullanım izinleri karşılığında rüşvet aldığı belirtildi. Sanık Emin A.'ya alınan rüşvet karşılığında NİLBEL isimli kamu iştirak şirketi üzerinden usule aykırı olarak bir iş yerinin kiralandığı ve alınan bilirkişi raporunda da kamu zararının ve usulsüzlüğün tespit edildiğine yer verilen iddianamede, Bozbey'in bu eylemlerin gerçekleştirilmesinde diğer örgüt üyesi olan şüphelileri emir ve talimatlarıyla yönlendirdiği ayrıca "imar kirliliğine neden olmak" suçunu işlediği kaydedildi. Bozbey'in ayrıca 2009 yılından itibaren mevzuata aykırı olarak "kordinatör başkan yardımcısı" ünvanı ihdas ederek İmar ve Şehircilik Müdürlüğü yetkililerince bizzat kullanılması gereken ve devredilmesi mümkün olmayan yetkileri, yetki tecavüzü suretiyle dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem de toplayarak üzerine atılı "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçunu da işlediği aktarıldı. Mustafa Bozbey için 402 yıl hapis istendi İddianamede Mustafa Bozbey'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "rüşvet almak", "imar kirliliğine neden olmak" ve "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçlarından 402 yıla kadar hapsi istendi. Turgay Erdem'in ise 946 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, diğer 61 sanığın farklı oranlarda hapisle cezalandırılması talep edildi.

Bursa'da oyun parkındaki 'yorgun mermi' davasında flaş gelişme Haber

Bursa'da oyun parkındaki 'yorgun mermi' davasında flaş gelişme

Olay, 14 Eylül'de Demirtaş Sakarya Mahallesi Merhum Halil Satık Parkı'nda meydana geldi. Parkta oynayan İsmail K. (6), vücuduna isabet eden yorgun mermiyle yaralandı. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Demirtaş Polis Merkezi Amirliği ekipleri tarafından başlatılan soruşturmada, merminin İsmetiye Mahallesi tarafından ateşlendiği belirlendi. Bölgede yapılan araştırmada boş bir arazide 38 boş kovan bulundu. Balistik incelemede kovanların E.K.'ye ait tabancadan ateşlendiği tespit edildi. Şüpheli E.K. gözaltına alınarak Asayiş Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. Tedavisi tamamlanan küçük İsmail'in sağlık durumunun iyi olduğu belirtilirken, çocuğun kalçasından çıkarılan mermi çekirdeğinin incelenmek üzere Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı'na gönderildiği öğrenildi. Balistik incelemede kovanların E.K.'ye ait tabancadan ateşlendiği tespit edildi. Şüpheli, adresinde yakalanıp gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen E.K., yöneltilen suçlamayı kabul etmeyip, "Olaydan iki gün önce düğünde havaya ateş etmiştim. O gün evimde maç izliyordum" dedi. Şüpheli, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Yürütülen soruşturmanın ardından olaya ilişkin iddianame hazırlandı. İddianameye, İsmail K.'nin yaralandıktan sonra annesi ile arasında geçen konuşma da girdi. Yaralı çocuğun 'Anne acıyor' demesi üzerine anne Dilfua K.'nin (40) yaptığı kontrolde, oğlunun sol kalçasında 1 santimetre çapında delik, deri kalkması ve kanama olduğunu gördüğü, önce eşini ardından da 112 Acil Çağrı Merkezi'ni aradığı öğrenildi. Çocuğun kalça kısmından 9 santimetre çapında 1 adet mermi çekirdeğinin çıkarıldığı kaydedildi. İddianamede, şüpheli E.K.'nin ifadelerine de yer verildi. Silahının bulundurma ruhsatı olduğu, olaydan 1 gün önce İsmetiye Mahallesi'nde düğün sırasında boş arazide yaklaşık 15 kez ateş ettiğini belirten E.K., düğünden olayı 2 gün sonra sosyal medyada gördüğünü, konu ile ilgisinin olmadığını söyledi. İsmail K.'nin yaralandığı saatlerde evde maç izlediğini ve o gün ateş etmediğini iddia eden E.K., evinin olay yerine 2 kilometre uzaklıkta olduğunu söyleyerek, suçlamaları reddetti. İddianamede, şüphelinin suça konu silah ile mağdurun yaralandığı gün atış yapmadığını belirtmesine rağmen E.K.'nin bu beyanının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, tanık beyanlarından atışın olay günü yapıldığı, uzmanlık raporunda da mağdurdan çıkan merminin şüpheliye ait silahtan ateşlenmiş olduğu belirtilerek, 'kasıtla yaralama' ve 'ateşli silahlar kanununa muhalefet' suçlamasıyla 6,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanması talep edildi. İddianame, Bursa 29. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

25 kişinin öldüğü Pamukkale Sitesi ile ilgili şok iddianame! Haber

25 kişinin öldüğü Pamukkale Sitesi ile ilgili şok iddianame!

Soruşturma sonucunda hazırlanan iddianame ve bilirkişi raporuna göre, sitedeki temellerin beton agregalarının dere malzemesinden oluştuğu tespit edildi.   Kahramanmaraş merkezli asrın felaketinde Gaziantep’in Şehitkamil ilçesi Atatürk Mahallesi’nde bulunan Pamukkale Sitesi A Blok da yıkıldı. Yıkılan sitede enkaz altında kalan 25 kişi hayatını kaybederken, 16 kişi de yaralanmıştı. Olay sonrası Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Pamukkale Sitesi A Blok ile ilgili soruşturma başlatıldı. Soruşturma sonucunda hazırlanan iddianame ve bilirkişi raporuna göre, sitedeki temellerin beton agregalarının dere malzemesinden oluştuğu tespit edildi. Kabul edilen iddianamede tutuklu 3 sanık hakkında 2 yıl 8'er aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis istendi.  Alt katlarda düz demir kullanılmış  Yapılan keşifler ve bilirkişilerin ilk tespitlerine göre binanın ilk 3 katının tamamen çöktüğü, üst katların ayakta kaldığı, alt katlarda düz demir kullanıldığı, üst katlarda ise nervürlü demir kullanıldığı tespit edildi.  “Demir işçiliğinin bütün katlarda kötü olduğu tespit edildi”  İddianamede, "Yapılan keşiflerde bilirkişiler tarafından yapılan tespitlere göre, yapının ilk 3 katının tamamen çöktüğü, üst katların ayakta kaldığı, alt katlarda düz demir kullanıldığı, üst katlarda nervürlü demir kullanıldığı, demirlerde korozyon gözlemlendiği, beton kalitesinin iyi olmadığı, beton numuneleri içinde büyük taşlar bulunduğu, demir işçiliğinin bütün katlarda kötü olduğu tespit edildi. Bazı donatılar arasında hiç boşluk bırakılmadığı, bazı taşıyıcı elemanlardan elektrik tesisat borularının geçirildiği, etriye kanca detaylarına ve etriye aralıklarına dikkat edilmediği, düz demirlerin deprem performansı açısından iyi olmadığı, binanın alt katlardan mafsallaşarak çöktüğü gibi tespitler yapılmıştır” ifadeleri yer aldı.  “1975 ve 1998 yönetmeliklerine aykırı olduğu görülmüştür”  Binanın alt katlarında kullanılan düz demirlerde aderans sağlanmadığı ve demirlerin betondan ayrıldığı belirtildi. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, “İnşaatın beton işçiliğinin kötü olduğu, beton içerisinde, kullanımı uygun olmayan büyük çaplı agregaların kullanıldığı ve binanın yapımına ruhsat alınmadan önce başlandığı, etriye aralıklarının ve etriye kancalarında uygulanması gereken açının, 1975 ve 1998 yönetmeliklerine aykırı olduğu görülmüştür” ifadeleri yer aldı.  “Binada asmolen tavan yapılmış, taşıyıcı elemanlardan elektrik tesisat boruları geçirilmiş”  Hazırlanan raporda ise yapı ruhsatında dolgu malzemesi olarak tuğla kullanılması gerekirken tuğla yerine briket kullanıldığı ve demir işçiliğinin kötü olduğu, binanın da ruhsata aykırı olduğu yer aldı. Binada asmolen tavan bulunduğu ve binanın taşıyıcı elemanlarından elektrik tesisat boruları geçirildiği, statik projede yazan temel derinliklerine uyulmadığı, temel işçiliğinin kötü olduğu, beton sınıfının ve bazı donatıların yönetmeliklerdeki standartları sağlamadığı belirtildi.  Yıkılan bina ile ilgili hazırlanan ve mahkeme tarafından kabul edilen iddianamede tutuklu sanıklar hakkında 2 yıl 8'er aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis istendi.

Seçil Erzan'a  216 yıl hapis cezası talebi Haber

Seçil Erzan'a 216 yıl hapis cezası talebi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bankacı Seçil Erzan ve altı şüpheli hakkında "Özel Belgede Sahtecilik" ve "Nitelikli Dolandırıcılık" suçlarından dava açtı. İddianamede, Seçil Erzan'ın 66 yıldan 216 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Diğer şüpheliler için ise ceza talepleri, 4 yıl 6 aydan 97 yıl 6 aya kadar değişmektedir. İddianamenin kabulü için İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından onay verildi ve şüpheliler yakın bir zamanda mahkemeye çıkarılacak. İddianamede yer alan bilgilere göre, Galatasaraylı eski futbolcular Selçuk İnan, Emre Çolak, Emre Belözoğlu, Arda Turan, Fernando Muslera ve Buse Terim gibi toplam 18 kişi şikayetçi olarak bulunuyor. Şüpheliler arasında Volkan Bahçekapılı (Buse Terim'in eşi), eski kulüp tercümanı Musa Mert Çetin ve Emre Çolak'ın kardeşi Emrah Çolak gibi isimler de bulunmaktadır. İddianameye göre, şikayetçi Bülent Çeviker, şüpheli Seçil Erzan'ın, 31 Mart 2023 tarihinde kişisel güven ilişkisine dayanarak elden aldığı 2 milyon doları değerlendirmeyi taahhüt ettiğini, ancak 3 Nisan 2023 tarihine geldiğinde 3 milyon doları iade edeceğini bildirdiğini ancak şube müdürüne ulaşmaya çalışsa da başarılı olamadığını ifade etti. Bu nedenle olayı bankaya bildirdi, banka tarafından bir soruşturma başlatıldı ve Seçil Erzan'la iletişim kurulmaya çalışıldı ancak başarısızlıkla sonuçlandı. Bu olay sonucunda Erzan hakkında suç duyurusunda bulunuldu. HABER:KAAN KOÇAK

Bilirkişi raporu: "Sürücü Berivan Yıldırım asli kusurlu" Haber

Bilirkişi raporu: "Sürücü Berivan Yıldırım asli kusurlu"

Duruşmada dava dosyasına ulaşan bilirkişi raporunda, Yıldırım’ın asli kusurlu olduğu kaydedilirken, sanık sürücünün olay meydana gelmeden önce alkol aldığı görüntüler de ortaya çıktı.   Esenler’de 1 Şubat günü gece saatlerinde meydana gelen olayda, TEM Otoyolu’nda Ferdi Ağdaş’ın (43) bariyerlere çarpması üzerine olay yerine polis ekibi gelerek emniyet şeridinde işlem yapmaya başlamıştı. O esnada başka bir aracın sürücüsü Berivan Yıldırım, polis aracına arkadan çarparak Ferdi Ağdaş'ın ölümüne, polis memuru Muhammet Bektaş'ın ise yaralanmasına neden olmuştu. Sanık Berivan Yıldırım’ın yargılanmasına devam edildi.  Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, tutuklu sanık Berivan Yıldırım hazır bulundu. Duruşmaya hayatını kaybeden Ferdi Ağdaş’ın ailesi ve taraf avukatları da katıldı.  Duruşmada olaya ilişkin dava dosyasına ulaşan bilirkişi raporunda, sanık Berivan Yıldırım'ın asli kusurlu olduğunun tespit edildiği mahkeme başkanı tarafından belirtildi.  Duruşmada tanık olarak dinlenen polis memuru Uğur P., “Ben olay anında kaza mahallinde diğer polis memuru müşteki Muhammet Bektaş ile bulunuyordum. Ben dubaların başında gelen araçlara el feneri ile uyarı yapıyordum. Kaza yapan araç süratle geldi. Araç çok süratliydi, ikazlarıma uymadı. Benim yanımdan geçtikten yaklaşık 100 metre sonra emniyet şeridine direksiyon hakimiyetini kaybederek yöneldi. Emniyet şeridinde duran maktul ve müştekiye çarparak her ikisini de savurdu. Ben ardından yardım istedim” dedi.  Tanık Zehra Polatdemir ise, “Olay günü sanık ile beraberdik. Ben kendisini aradım, sanık benim yanıma geldi. Mekana gittik. Moralim bozuk olduğu için alkol aldım. Beraber mekandan çıktık. Taksiye bindik. Ablam beni bir yerde bekliyordu. Ablamın yanına gitmek için taksiye binmiştik. Takside kustuğum için taksici rahatsız oldu. Ablamın yanına Yusuf'un arabası ile gittik. Arabayı Berivan kullanıyordu. Ablamın yanına gittikten sonra Berivan onda kalmamı önerdi. Berivan ile yola çıktık. Kaza yaşanmadan 10 saniye önce bilincim açıldı. Ben herhangi bir uyarı levhası veya ışıklandırma görmedim. Berivan ile şok halindeydik. Ben baygınlık geçirdim. Soruşturma aşamasında korktuğum için sanığın da benimle birlikte alkol aldığını söyledim" dedi.  Duruşmada söz verilen sanık Berivan Yıldırım ise, “Ben tanık olarak dinlenen polis memuru Uğur P.’nin beyanlarına katılmıyorum. Ben fren yaptığım için direksiyon hakimiyetimi kaybettim” dedi.  Mahkeme sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.  Öte yandan Berivan Yıldırım’ın olaydan önce alkol aldığı görüntüler de ortaya çıktı. Görüntülere, Yıldırım’ın bir eğlence mekanında dans ettiği ve alkol aldığı anlar yansıdı.  İddianameden  Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 1 Şubat günü TEM Otoyolu’nda Ferdi Ağdaş'ın bariyerlere çarpması sonucu maddi hasarlı kaza meydana geldiği ve polis ekiplerinin olay yerine gelerek emniyet şeridinde durdukları kaydedilmişti. İddianamede sürücü Berivan Yıldırım’ın direksiyon hakimiyetini kaybederek önce emniyet şeridindeki polis aracına, ardından polis memuru Muhammet Bektaş ve Ferdi Ağdaş'a çarptığı açıklanmıştı. İddianamede görevli polis memurunun vücudunda çarpmanın etkisiyle kemik kırıkları meydana geldiği, olay yerindeki Ferdi Ağdaş'ın ise hayatını kaybettiği açıklanmıştı.  Kazanın ardından Berivan Yıldırım’ın kaçtığı kaydedilen iddianamede, araçta bulunan arkadaşı Zehra Polatdemir'in ilk ifadesinde olaydan önce alkol aldıklarını söylediği, 2 gün sonra ise ifadesini değiştirdiği ifade edilmişti. Daha sonra teslim olan Berivan Yıldırım hakkında alınan bilirkişi raporunda, görüşünün açık ve hızının yüksek olduğu, yolu kontrol etmeden dikkatsiz davrandığı tam kusurlu olduğu belirtilmişti. Öte yandan Berivan Yıldırım’ın kaza yerinden firar etmesi nedeniyle alkol kontrolü yapılamadığı anlatılan iddianamede, tanık beyanları ve kamera kayıtlarından alkollü olarak araç kullandığının sabit olduğu açıklanmıştı. Yıldırım'ın 'taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.