SON DAKİKA
Hava Durumu

#İznik

YENİŞEHİR YÖREM - İznik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İznik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İznik’te sel felaketi: Evler, tarım arazileri ve sebze hali sular altında kaldı Video Galeri

İznik’te sel felaketi: Evler, tarım arazileri ve sebze hali sular altında kaldı

Bursa’nın İznik ilçesinde etkili olan şiddetli yağışların ardından Çakırca Deresi taştı. Çakırca Mahallesi’nde onlarca evi su basarken binlerce dönüm tarım arazisi ve sebze meyve hali selden etkilendi. Ekipler, mahsur kalan vatandaşları ve hayvanları kurtarmak için seferber oldu. Bursa genelinde etkili olan kuvvetli yağışlar, İznik ilçesinde taşkına neden oldu. 15 Ekim sabahı yoğun yağışın ardından Çakırca Deresi’nin taşmasıyla Çakırca Mahallesi’nde evler, tarım arazileri ve sebze meyve hali sular altında kaldı. Özellikle zeytin ve kivi üretimiyle öne çıkan mahallede yaşanan taşkın, bölgedeki üreticileri de olumsuz etkiledi. BİNLERCE DÖNÜM EKİLİ ALAN SU ALTINDA Dere taşkınının ardından sel suları tarım arazilerine yayıldı. İlk belirlemelere göre binlerce dönüm ekili alanın su altında kaldığı bölgede, onlarca ev de taşkından etkilendi. Mahallede bulunan sebze meyve halinde de su baskını yaşandı. Selin tarımsal üretime ve ürünlere verdiği zararın boyutunun, suların çekilmesinin ardından netleşmesi bekleniyor. VATANDAŞLAR VE HAYVANLAR KURTARILDI Taşkın ihbarlarının ardından bölgeye itfaiye, AFAD ve jandarma ekipleri ile Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı iş makineleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, evlerde mahsur kalan vatandaşların tahliyesi için çalışma yürütürken sel sularının arasında tehlikede kalan hayvanları da kurtardı. BUSKİ EKİPLERİ SU TAHLİYESİ İÇİN SAHADA Bursa Büyükşehir Belediyesi yetkililerinden alınan bilgiye göre, BUSKİ Genel Müdürlüğü İznik Şube Müdürlüğü ekipleri de taşkına müdahale etti. Bölgede 2 kepçe, 1 araç, 1 vidanjör ve 10 personelle çalışma başlatıldı. Biriken sel sularının tahliyesini sağlamak amacıyla uygun noktalarda kanallar açıldı. Ekiplerin su seviyesinin düşmesini beklediği, taşkının etkilerini azaltmaya yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. İznik’in önemli tarımsal üretim merkezlerinden Çakırca Mahallesi’nde yaşanan selin ardından gözler, su altında kalan tarım arazilerindeki hasarın boyutuna çevrildi.

YENİŞEHİR’DE BASILAN İLK SİKKE  İNGİLTERE’DE SATIŞA SUNULDU Haber

YENİŞEHİR’DE BASILAN İLK SİKKE İNGİLTERE’DE SATIŞA SUNULDU

Orhan Gazi, ilk akçeyi 1324 yılında Yenişehir'de bastırmıştı YENİŞEHİR’DE BASILAN İLK SİKKE İNGİLTERE’DE SATIŞA SUNULDU Osmanlı'nın kuruluş döneminde Orhan Gazi'nin Bursa Yenişehir’de bastırdığı gümüş sikkelerin ilk örneklerinden biri, Londra'da satışa sunuldu. 1500 STERLİN DEĞER BİÇİLDİ Osmanlı Beyliği'nin devletleşme sürecinin izlerini taşıyan ve Orhan Gazi döneminde basılan en erken tip akçelerden biri olarak tanıtılan tarihî bir sikke, Londra'da satışa çıkarıldı. Londra merkezli koleksiyon ve mücevher sitesi House of Emirates'te satışa konulan tarihi paraya bin 500 sterlin fiyat biçildi. “ALLAH MÜLKÜNÜ DAİM KILSIN” Avrupa, Asya ve Orta Doğu'ya yayılan en etkili güçlerden biri haline gelecek Türk imparatorluğunun doğuşuna tanıklık eden gümüş sikkenin ön yüzünde Orhan Gazi'nin ismi ve kendisine yönelik "Allah mülkünü daim kılsın" duası, arka yüzünde ise kelime-i tevhid ve dört halifenin isimleri yer alıyor. OSMANLI PARA SİSTEMİNİ TEMSİL EDİYOR Satış ilanında, "Sultan Orhan Gazi'nin hükümdarlığı sırasında tarihi Bursa Darphanesinde basılan olağanüstü nadir Osmanlı gümüş akçesi" olarak nitelendirilen tarihi paranın Osmanlı para sisteminin en erken ve tarihî açıdan en önemli aşamalarından birini temsil ettiği ifade edildi. Osmanlı Beyliği'nin devletleşme sürecinin izlerini taşıyan ve Orhan Gazi döneminde basılan en erken tip akçelerden biri olarak tanıtılan tarihî bir sikke, Londra'da satışa çıkarıldı. Londra merkezli koleksiyon ve mücevher sitesi House of Emirates'te satışa konulan tarihi paraya bin 500 sterlin fiyat biçildi. Satış ilanında, "Sultan Orhan Gazi'nin hükümdarlığı sırasında tarihi Bursa Darphanesinde basılan olağanüstü nadir Osmanlı gümüş akçesi" olarak nitelendirilen tarihi paranın Osmanlı para sisteminin en erken ve tarihî açıdan en önemli aşamalarından birini temsil ettiği ifade edildi. Sikke ve banknotlar hakkında bilgi sunan uluslararası katalog ve koleksiyoncu platformu Numista'nın 100 üzerinden 93 nadirlik puanı verdiği paraya ilişkin ilanda, "Orhan Gazi akçesi, bir Osmanlı hükümdarının adını taşıdığı kesin olarak tespit edilmiş ilk Osmanlı sikkesi olarak kabul ediliyor" ifadelerine yer verildi. Avrupa, Asya ve Orta Doğu'ya yayılan en etkili güçlerden biri haline gelecek Türk imparatorluğunun doğuşuna tanıklık eden gümüş sikkenin ön yüzünde Orhan Gazi'nin ismi ve kendisine yönelik "Allah mülkünü daim kılsın" duası, arka yüzünde ise kelime-i tevhid ve dört halifenin isimleri yer alıyor. Osmanlı'nın kurucusu Osman Gazi'nin oğlu Orhan Gazi, ilk akçeyi 1324'te Yenişehir'de bastırmıştı. İlk akçe, Osmanlı'nın kendi adına para bastırabilen bir devlet olduğunun göstergesi olmuş, ekonomik bağımsızlık ve egemenliğin simgelerinden biri olarak kabul edilmişti. ORHAN GAZİ Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in oğlu ve devletin ikinci sultanı Orhan Bey, 1320 yılında babasının vekili oldu. 1324 yılında tahta geçti, 6 Nisan 1326 tarihinde ise Bursa’yı fethetti. 1331 yılında İznik’i teslim alan Orhan Gazi Osmanlıların başkentini 5 yıl süre ile İznik’e taşımıştır. 79 yılında vefat eden Orhan Gazi’ nin türbesi Bursa Tophane semtinde, Tophane Parkı girişinin sağında, Osman Gazi Türbesi’nin karşısındadır. Bizans döneminde tarihlenen Saint Elie Kilisesi kalıntısı üzerine yapılan türbede, kiliseye ait mozaik kalıntıları döşemelerinde günümüze kadar gelmiştir. Türbe kare planlıdır. Duvar kalınlığı 1.30 m.dir. Güney cephedeki girişten içerisine girilen türbenin dört kalın sütunun birbirine bağladığı kemerlerin taşıdığı bir kubbe ile üzeri örtülmüştür. İçerisi on bir pencere ile son derece mükemmel aydınlatılmıştır. Türbenin ortasında Orhan Gazi’nin gösterişli etrafı dökme pirinç parmaklıklarla çevrili sandukası bulunmaktadır. Ayrıca buraya daha sonra eşi Nilüfer Hatun, oğlu Kasım, kızı Fatma, Cem Sultan’ın oğlu Abdullah, II. Bayezid’in oğlu Şehzade Korkut, Yıldırım Bayezid’ın oğlu Musa Çelebiyle isimleri bilinmeyen on dört kişi defnedilmiştir.

YENİŞEHİR MARMARACIK’TA 3 KİLOMETRELİK YOL YENİLENDİ Haber

YENİŞEHİR MARMARACIK’TA 3 KİLOMETRELİK YOL YENİLENDİ

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin 5 ilçede yürüttüğü toplam 22 kilometrelik yol yenileme çalışmaları kapsamında Yenişehir’in Marmaracık Mahallesi’nde 3 kilometrelik güzergâhta sathi kaplama tamamlandı. Bursa Büyükşehir Belediyesi, il genelinde ulaşım ağının güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Yenişehir, Gemlik, İznik, Orhaneli ve Orhangazi ilçelerinde farklı güzergâhlarda toplam 22 kilometrelik sathi kaplama çalışması gerçekleştiriliyor. Ulaşım Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında Yenişehir’in Marmaracık Mahallesi’nde bulunan 3 kilometrelik yol da yenilendi. Bakım ve onarım ihtiyacı belirlenen güzergahta gerçekleştirilen sathi kaplama çalışmasıyla yolun daha güvenli ve konforlu hale getirilmesi amaçlandı. Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin temmuz ayında Bursa genelinde 113 kilometreyi aşan sathi kaplama çalışması yaptığı, ağustos ayında da yol yenileme programını sürdürdüğü belirtildi. MARMARACIK MUHTARI ŞEBİN: “YILLARDIR BEKLİYORDUK” Marmaracık Mahallesi Muhtarı Buran Şebin, gerçekleştirilen çalışmanın uzun süredir beklendiğini belirterek, “Marmaracık halkı gerçekleştirilen çalışmalardan ve sunulan hizmetlerden çok memnun. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’ya teşekkür ediyoruz” dedi. Büyükşehir Belediyesi’nin diğer ilçelerdeki çalışmaları kapsamında İznik Çakırca’da 5 kilometre, Gemlik Muratoba’da 3,4 kilometre ve Haydariye’de 2,3 kilometre, Orhaneli Fadıl-Haydar bağlantı yolunda 4 kilometre, Orhangazi Çakırlı-Keramet bağlantısında 2,3 kilometre ile Hamzalı-Fındıklı bağlantısında 3,6 kilometrelik güzergâhlarda çalışma yürütülüyor.

İznik’te Pes Dedirten Olay: Evin Demir Kapısını Söküp Götürdü Video Galeri

İznik’te Pes Dedirten Olay: Evin Demir Kapısını Söküp Götürdü

Bursa’nın İznik ilçesinde bir evin demir kapısını güpegündüz sökerek el arabasıyla götüren hurdacı, güvenlik kamerası görüntülerinden tespit edildi. Şüpheli, kapıyı geri getirip yerine takınca ev sahibi şikâyetinden vazgeçti. İznik’te yaşanan sıra dışı hırsızlık olayı güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Selçuk Mahallesi Sabah Sokak’ta el arabasıyla dolaşan bir hurdacı, bir evin demir kapısını yerinden sökerek götürdü. MOTOSİKLETLER GEÇİNCE BEKLEDİ, SONRA GERİ DÖNDÜ Güvenlik kamerası kayıtlarına göre hurdacı, kapıyı sökmeye başladığı sırada sokaktan geçen motosikletleri fark edince bölgeden uzaklaştı. Motosikletlerin geçmesinin ardından yeniden evin önüne gelen şüpheli, çevresini kontrol ettikten sonra demir kapıyı tamamen yerinden çıkardı. Kapıyı el arabasına yükleyen hurdacı daha sonra bölgeden ayrıldı. GÜVENLİK KAMERASI ELE VERDİ Kapısının yerinde olmadığını fark eden ev sahibi durumu polise bildirerek şikâyetçi oldu. İznik İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, çevredeki güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyerek hurdacının kimliğini kısa sürede tespit etti. Şüphelinin kapıyı geri getirerek yerine takacağını belirtmesi üzerine aile şikâyetinden vazgeçti. Hurdacı da söküp götürdüğü demir kapıyı yeniden eve getirerek yerine monte etti. “ÖĞLEN SAATİ YAPILACAK İŞ Mİ BU?” Olayın görüntülerini kaydeden güvenlik kamerasının sahibi ve evin yan komşusu Hikmet Uzun da yaşananlar karşısında şaşkınlığını gizleyemedi. Kameraları kısa süre önce taktırdığını belirten Uzun, şüphelinin motosikletlerin geçmesini bekledikten sonra geri dönerek kapıyı söktüğünü anlattı. Uzun, “Çok şaşırdım. Öğlen saati yapılacak iş mi bu?” diyerek olaya tepki gösterdi. Sökülen kapının yeniden yerine takılması ve ev sahibinin şikâyetinden vazgeçmesiyle olay farklı bir şekilde sonuçlanırken, hurdacının kapıyı götürdüğü anlar güvenlik kamerasında kaldı.

Erdem, "Tarımsal üretimde yaşanan sorunlara çözüm bulunmalı" Haber

Erdem, "Tarımsal üretimde yaşanan sorunlara çözüm bulunmalı"

Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, tarım işçilerinin çalışma koşullarına ilişkin yaptığı açıklamada, bu meselenin tek bir ilçenin ya da tek bir kesimin değil, sofrasında meyve sebze gören herkesin sorunu olduğunu vurguladı: "Bu mesele Yenişehir'in ya da bir başka ilçenin sorunu değil. Bizim bölgemizde de tablo farklı değil, İznik ve çevresindeki tarlalarda aynı manzarayla karşılaşıyoruz. Sofranıza gelen her ürünün arkasında bir emek var, o emeği veren insan hangi koşullarda çalışıyor, bunu bilmek herkesin sorumluluğu. Bugün bir kadın işçi tarlanın bir köşesinde en temel ihtiyacını gideremiyorsa, bu utanç yalnız o tarla sahibinin değil, hepimizin." *"BİR KADIN İŞÇİ DÜŞÜNÜN"* Erkan Erdem açıklamasında şunları söyledi: "Bir kadın işçi düşünün. Sabah beşte kalkıyor, tarlaya gidiyor, öğlen güneşi tepeye vurduğunda 35-40 derece sıcakta çalışmaya devam ediyor. En doğal ihtiyacını gidermek istediğinde karşısında hiçbir şey yok. Ne bir kabin, ne bir perde, ne bir gölgelik. Ya saatlerce dayanacak ya da tarlanın bir köşesinde, başkalarının gözü önünde bir çözüm arayacak." *SU MESELESİ DE AYNI İHMALİN PARÇASI* Tuvalet ve gölge kadar temiz içme suyuna erişim de tarlada çoğu zaman yok. Erkan Erdem bu konuda şunu ekledi: "İşçiler günün en sıcak saatlerinde bile kendi getirdikleri suyla idare ediyor. Bazı bölgelerde işçiler dereden, sulama kanalından su almak zorunda kalıyor, bu hem sağlık hem hijyen açısından ciddi bir risk. İçme suyu, gölgelik ve tuvalet kadar temel bir ihtiyaç." *ARAŞTIRMALAR NE DİYOR* TÜİK'in 2026 yılında açıkladığı 2025 yılı işgücü verilerine göre, Türkiye'de tarım sektöründe istihdam edilenlerin sayısı 4 milyon 560 bin, tarımın toplam istihdamdaki payı yüzde 14,0. Bu sayının önemli bir kısmını, resmi olarak ayrı sayılmasa da, tahminen 1 milyon kişiye ulaştığı düşünülen mevsimlik gezici ve geçici tarım işçileri oluşturuyor. Alanda yapılan saha araştırmaları, işçilerin tuvalet ihtiyacını genellikle tarladaki çalılıklarda gidermek zorunda kaldığını, tarlaya ayrı bir tuvalet kurulmadığını ortaya koyuyor. Kadın işçi örgütlerinin aktardığı tanıklıklarda çok az yerde tuvalet bulunduğu, olanların da çadırdan bir bez parçasıyla kapatılmış olduğu belirtiliyor. *"BU BİR LÜKS DEĞİL, BİR HAK"* Erkan Erdem, konunun uluslararası çalışma hukukunda karşılığı olduğunu hatırlattı: "Türkiye, İş Sağlığı ve Güvenliği Sözleşmesi'ni onayladı, iç hukuka kattı. Şantiyede on işçiye bir seyyar tuvalet standart kabul ediliyorsa, tarlada bu standardın olmaması kabul edilemez." *"ALAY EDENLERE VE MALİYET DİYENLERE CEVABIMIZ VAR"* Sosyal medyada "tarlaya tuvalet mi kurulacak" diyerek konuyla dalga geçenlere şu yanıtı verdi: "Şantiyede, açık alan etkinliklerinde, pikniklerde kiralık tuvalet kabini görüyoruz da tarlada görmeyi neden garipsiyoruz? On işçiye bir kabin, inşaat sektöründe zaten uygulanan bir standart." Maliyet itirazına ise Erkan Erdem şu yanıtı verdi: "Birkaç komşu çiftçi bir araya gelip tek bir kabini ortak kullanırsa kişi başına maliyet küçülür. Bir işçi sıcak çarpmasından hastaneye kaldırılırsa, çiftçinin ödediği bedel bir kabin kirasından çok daha ağır olur." Çiftçinin de mağdur olduğunu kabul ettiklerini belirtti: "Girdi maliyetleri zaten çiftçinin belini büküyor, bunu biliyoruz. Bizim talebimiz bu yükün Tarım İl Müdürlüğü, tarımsal destekleme kalemleri ya da kooperatifler üzerinden karşılanması. Devlet gübreye destek veriyorsa, insana da destek vermeli." *ÇOCUK İŞÇİLER İÇİN DE BİR UYARI* Erkan Erdem, konunun yalnız yetişkin işçileri değil, tarlada büyüyen çocukları da kapsadığını belirterek şunları söyledi: "Temmuz sıcağı bizi bunaltıyorsa, aynı sıcakta tarlada çalışan çocukları da düşünmemiz gerekiyor. Mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocukları, okulun tatil olduğu aylarda genellikle ailesiyle birlikte tarlada çalışıyor ya da çadırda kardeşine bakıyor." İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin verilerine göre son 10 yılda en az 1.803 tarım işçisi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Bu rakam tarım sektörünün genelini kapsıyor, çocuklara özel değil. Aynı kurumun ayrı çocuk işçiliği raporlarına göre, tüm sektörlerde son 11-12,5 yıllık dönemde en az 670-770 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti, bu ölümlerin başlıca nedeni güvensiz araçlarla yapılan taşımacılık kazaları ve boğulmalar. İki veri seti ayrı olsa da ortak nokta aynı: denetimsizlik. Erkan Erdem sözlerini şöyle bağladı: "Bu tablo bir kader değil, bir tercihin sonucu. Tarım İl Müdürlüğü'nden, kaymakamlıktan ve ilgili bakanlıktan somut adım bekliyoruz, denetim ve güvenli çalışma koşulları sağlanmadığı sürece her yaz aynı kayıplar tekrarlanacak." *PLATFORMUN TALEPLERİ:* Tarım İl Müdürlüğü koordinasyonunda seyyar tuvalet, gölgelik ve içme suyu temini Öğlen 12.00-15.00 arası zorunlu mola Kadın işçiler için ayrı ve güvenli tuvalet birimi İşçi taşımacılığında açık kasa araç kullanımının denetlenmesi ve yasaklanması

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.