SON DAKİKA
Hava Durumu

#İngiltere

YENİŞEHİR YÖREM - İngiltere haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İngiltere haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BTÜ Bursa’da ulaşımı 15 dakikaya düşürecek Haber

BTÜ Bursa’da ulaşımı 15 dakikaya düşürecek

BTÜ Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yalçın Yıldırım’ın yürütücüsü olduğu "Sürdürülebilir Kentsel Yaşam Kapsamında 15 Dakikalık Şehir Konseptinin Çevre ile İlişkisinin İncelenmesi: Southampton ve Bursa Kentleri Örneğinde Bir Karşılaştırma" başlıklı proje, Yurt Dışı Doktora Sonrası Araştırma Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Çalışma kapsamında Bursa ve İngiltere’de 15 dakikalık şehir modeli araştırılacak. Kent yaşamını daha erişilebilir ve sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlayan "15 dakikalık şehir" modeli kapsamında şehirde günlük ihtiyaçlara kısa sürede erişim imkânı sunan alanlar belirlenecek. Bu doğrultuda Bursa ve İngiltere’de mekânsal odak noktaları tespit edilecek. Bu noktaların yürüme, bisiklet ve toplu taşıma gibi ulaşım türleriyle erişilebilirliği bilimsel yöntemlerle analiz edilecek. Bursa modeli farklı ülkelere örnek olacak Araştırmada erişilebilirliğin yanında çevresel kalite de ele alınacak. Bu kapsamda belirlenen alanlarda gürültü düzeyi ve hava kalitesi gibi çevresel faktörler ölçülerek detaylı analizler gerçekleştirilecek. Elde edilen veriler doğrultusunda kentsel tasarım, planlama ve politika geliştirme süreçlerine katkı sunacak öneriler geliştirilecek. Bursa ve İngiltere örnekleri üzerinden yürütülecek analizlerle, modelin farklı coğrafyalardaki uygulanabilirliği de ortaya konacak. Çalışma Avrupa’da bu alanda ileri araştırma altyapısına sahip kurumlar arasında yer alan University of Southampton iş birliğiyle yürütülecek. Yerel yönetimler için yol gösterici olacak Kentlerde yaşamın giderek hızlanırken günlük ihtiyaçlara erişimin de aynı ölçüde zorlaştığını dile getiren Doç. Dr. Yalçın Yıldırım, "Günümüzde insanlar işe, okula, hastaneye ya da sosyal alanlara ulaşmak için her geçen gün daha fazla zaman harcıyor. Biz de araştırmamızda bu soruna ‘15 dakikalık şehir’ modeli ile çözüm bulmaya çalışacağız. Bursa ve İngiltere’nin Southampton şehrinde yapacağımız planlama ile insanların gündelik ihtiyaçlarına ulaşım süresini 15 dakikaya düşürmüş olacağız. Bursa’dan yola çıkarak elde edeceğimiz verilerin yerel yönetimler, şehir plancıları ve peyzaj mimarları için yol gösterici olmasını hedefliyoruz" dedi. Rektör Çağlar: Şehrimiz için katkı sunmayı önemsiyoruz Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ise üniversitelerin yalnızca bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda şehirlerin ve toplumun gelişimine katkı sunan araştırma merkezleri olduğunu vurgulayarak, "BTÜ olarak bilimsel çalışmalarımızla şehirlerin daha yaşanabilir, sürdürülebilir ve insan odaklı hale gelmesine katkı sunmayı önemsiyoruz. 15 dakikalık şehir yaklaşımı, kentlerde yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen önemli bir model. Bursa’dan hareketle yürütülecek bu araştırmanın hem yerel yönetimlere hem de şehir planlama süreçlerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

BTÜ’den daha yaşanabilir konutlar için uluslararası araştırma Haber

BTÜ’den daha yaşanabilir konutlar için uluslararası araştırma

BTÜ Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mimarlık Bölümü öğretim üyesi Dr. Üyesi İmran Gümüş Battal’ın yürütücülüğündeki "Habitatı Yeniden Tasarlamak: Uyarlanabilir Konut Tasarımında Mekânsal Mantığın Rolü" başlıklı proje,2219 Yurt Dışı Doktora Sonrası Araştırma Bursu almaya hak kazandı. Proje, mekânsal analiz alanında uluslararası ölçekte öncü araştırma merkezlerinden biri olan İngiltere’de UCL Bartlett School of Architecture bünyesindeki Space Syntax Laboratory’de yürütülecek. Araştırma kapsamında özellikle Dünya Habitat Ödülleri alan çağdaş konut projeleri mercek altına alınacak. İnsanların yaşam kalitesini artıran tasarım yaklaşımlarının inceleneceği projede; konutların yalnızca bir barınma alanı olmadığı, insanların birbirleriyle etkileşim kurduğu, sosyal ilişkiler geliştirdiği ve çevreyle uyum içinde yaşadığı bir yaşam alanı olduğu vurgulanacak. Çalışma hakkında bilgi veren Dr. Öğretim Üyesi İmran Gümüş Battal, "Farklı ülkelerde ödül almış konut projelerini karşılaştırarak bu projelerde insanların bir araya gelmesini sağlayan ortak alanlar, erişilebilir tasarım çözümleri, çevreye duyarlı uygulamalar ve kullanıcı ihtiyaçlarına göre şekillenen mimari yaklaşımlar gibi unsurları analiz edeceğiz. Amacımız, dünyadaki başarılı konut örneklerinden elde edilen deneyimleri ortaya koyarak daha kapsayıcı, sürdürülebilir ve yaşanabilir konut tasarımlarına katkı sağlamak. Elde edeceğimiz belirtilerin, hem mimarlık alanındaki bilimsel çalışmalara hem de konut politikaları ve şehir planlaması süreçlerine yol göstermesini bekliyoruz" dedi. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ise üniversitenin uluslararası araştırma iş birliklerine büyük önem verdiğini belirterek, "Akademisyenlerimizin dünya çapındaki araştırma merkezleriyle birlikte yürüttüğü çalışmalar, üniversitemizin bilimsel üretim gücünü artırırken aynı zamanda şehirlerin ve toplumların ihtiyaçlarına çözüm üreten bilgi üretimine de katkı sağlıyor. Akademisyenimizin İngiltere’de gerçekleştireceği bu araştırmanın, sürdürülebilir ve insan odaklı konut tasarımı konusunda önemli bilimsel çıktılar ortaya koyacağına inanıyorum. Elde edilecek sonuçların hem akademik dünyaya hem de şehircilik ve konut politikalarına değerli katkılar sunacağına inanıyorum" diye konuştu.

KGK Londra’da diaspora gazetecilerini buluşturdu Haber

KGK Londra’da diaspora gazetecilerini buluşturdu

KGK Birleşik Krallık Temsilcisi Vatan Öz öncülüğünde Londra’da Yunus Emre Enstitüsü salonunda gerçekleştirilen resepsiyona katılan konuklara açık büfe olarak alkolsüz sıcak ve soğuk içecekler, soğuk kanepeler ve atıştırmalıklar ikram edildi. ÖZ: SOMUT ADIMLAR ATTIK Vatan Öz’ün açılış konuşmasıyla başladı. Öz, Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) ile Foreign Press Association (FPA) toplantısında olası iş birliği alanlarını değerlendirdiğini belirterek, İngiltere’deki gazetecilik meslek kuruluşlarıyla yürütülebilecek ortak çalışmaların da ele alındığını söyledi. Görüşmenin son derece verimli ve keyifli geçtiğini ifade eden Öz, FPA’nın köklü bir İngiliz kuruluşu olmasına rağmen Türk gazeteciler olarak kendilerini başarıyla temsil ettiklerini ve iş birliği adına somut adımlar attıklarını vurguladı. Ziyaretin FPA’nın kurumsal ve sosyal medya hesaplarında paylaşılmasının kendileri için ayrıca anlamlı olduğunu belirten Öz, “Bu, bizim açımızdan son derece kıymetli bir gelişme. Küresel Gazeteciler Konseyi Genel Başkanımız Mehmet Ali Dim’in paylaşımının FPA’nın resmi hesaplarında yer alması bizi onurlandırdı” dedi. KGK’nın 80 ülkede temsilciliği bulunduğunu hatırlatan Vatan Öz, bu temsilciliklerden birinin de Birleşik Krallık olduğunu belirterek, “Birleşik Krallık Temsilcisi olarak, KGK’yı en iyi şekilde temsil etmek için tüm gayretimizle çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. DİM: İNGİLTERE MEDYASI ÖRNEKTİR Daha sonra kürsüye gelen Mehmet Ali Dim şunları söyledi: “Birleşik Krallık’ta böyle bir organizasyonda sizlerle bir araya gelmemizi sağlayan; sevgili kardeşim, arkadaşım, meslektaşım ve buradaki temsilcimiz Vatan Öz’e özellikle teşekkür ediyorum. Gerçekten çok güzel bir program hazırlamış. Ben bugün programın ikinci günündeyim ve son derece yoğun bir takvimle karşı karşıyayım. Sağ olsun, neredeyse nefes almaya vakit bırakmadı ama bundan son derece memnunum. Öncelikle sizlere Türkiye’den meslektaşlarınızın selamlarını getirdim. Onların da sizlere sevgi, saygı ve muhabbetleri var. Gazetecilik mesleği, hepinizin bildiği gibi, özellikle son yıllarda dijitalleşme ve sosyal medyanın etkisiyle ciddi bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Sosyal medyanın hızla geleneksel medyanın alanına girmesi ve bunun sonucunda geleneksel medyanın giderek güç kaybetmesi en büyük kaygılarımızdan biri. İki gündür yaptığımız tüm toplantılarda bu konu gündeme geliyor ve herkes bu noktada hemfikir. Ne yazık ki sosyal medya üzerinden 'gazetecilik' adı altında yapılan paylaşımların önemli bir kısmı dezenformasyon içeriyor. Bu durum yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın pek çok ülkesinde, özellikle gelişmiş demokrasilerde ciddi rahatsızlıklara yol açıyor. Bugün istatistikler gösteriyor ki sosyal medya paylaşımlarının yaklaşık yüzde 86’sı dezenformasyon, yani sahte ve doğrulanmamış içerikten oluşuyor. İşte tam bu noktada Küresel Gazeteciler Konseyi olarak sorumluluk üstleniyoruz. Çok şükür ki ülkemizde ve uluslararası alanda etkili bir meslek örgütü hâline geldik. Bu başarıda, burada bulunan değerli temsilcilerimizin katkısı büyük. Aramızda uzun yıllar Londra’da yaşamış, Demirören Haber Ajansı’nın Londra temsilciliğini yapmış ve konseyimizin kurucu üyelerinden olan Aynur Hanım da bulunuyor. Kendilerini ayrıca selamlıyorum. Yine aramızda önceki dönem İngiltere’nin St. Albans ilçesi belediye başkanlarımızdan Salih Gaygusuz ve KGK Avusturya Temsilcimiz Adil Elmas de yer alıyor. Kendilerini de sizlere takdim etmek isterim. Londra denildiğinde aslında çok şey ifade ediliyor. Halk arasında kimi zaman 'Londra dünyanın merkezidir' şeklinde anlatılan bir şehir efsanesi vardır. Bugün baktığımızda dünyanın finans merkezi ağırlıklı olarak New York olsa da, etik ve evrensel gazetecilik ilkelerini benimseyip uygulamaya devam eden en önemli merkezlerden birinin hâlâ Londra olduğunu memnuniyetle söylemek isterim. Londra’daki medya kuruluşlarının ve gazetecilerin etik değerlere bağlılığını son derece başarılı buluyor, yakından takip ediyorum. Bu durum mesleğimizin geleceği adına bana umut veriyor. Kısa bir konuşma yapacağımı söylemiştim ama gazeteciler, mikrofonu eline alınca biraz fazla konuşabiliyor; kusuruma bakmayın. Aynı zamanda bu konuşma benim için bir dertleşme fırsatı da oldu Londra’da çeyrek asırdır Türkçe bir yayını ayakta tutmak gerçekten büyük bir başarıdır. Türkiye’de medya faaliyetlerini sürdürmek bile zorken, yurt dışında bunu 25 yıl boyunca devam ettirebilmek büyük bir özveri ister. Kendi yaşamından, ailenden ve maddi imkânlarından fedakârlık yapmayı gerektirir. Bu nedenle Vatan Öz’ü ve burada emek veren tüm gazetecileri yürekten tebrik ediyorum. Burada görev yapan Türk gazetecilerinin güçlü bir diaspora medyası oluşturduğunu memnuniyetle görüyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden yayın yapan medya kuruluşları da dâhil olmak üzere, farklı görüşlere sahip olsalar bile hepsi bizim sesimizdir. Demokrasi varsa, farklı seslere hoşgörüyle yaklaşmak zorundayız. Son olarak, Küresel Gazeteciler Konseyi yayınlarından kısaca bahsetmek isterim. Burada masamızda Küresel Medya dergimizin 13. sayısı bulunuyor. Dergimiz Türkçe ve İngilizce olmak üzere çift dilli yayımlanıyor. İçeriğinde 80 ülkedeki temsilcilerimizden seçilmiş 30’dan fazla yazı yer alıyor. Gerçek anlamda küresel bir yayın olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. İlgilenen meslektaşlarımızın almasını rica ediyoruz. Hepinize katılımınız için teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.” İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ Londra merkezli Avrupa Türk Gazeteciler Cemiyeti (UK) ile Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) arasında iş birliği protokolü de imzalandı. Protokolle İngiltere’de yapılması planlanan KGK etkinliklerinin altyapısı oluşturulmuş oldu. SEALE: VERİMLİ BULUŞMA Resepsiyona katılan yabancı gazetecilerden bir diğer isim Londra merkezli gazeteci ve yayıncı Alexander Seale oldu. Paris’te 11 yıl yaşayan ve BBC’nin Fransızca bölümü (BBC Afrique) için Afrika haberleri ve uluslararası konular üzerine yazılar kaleme alan Seale, halen RFI English ve Radio Canada için Londra muhabirliği yapıyor. Fransız ve Avrupa siyaseti, Orta Doğu ve Afrika haberleri, kültür ve spor konularına ilgi duyan Seale, Brexit, Fransız siyaseti ve güncel İngiltere haberleri üzerine tartışmalar yapmaya açık olduğunu ifade etti. Söz alan Seale konuşmasında şunları söyledi:
“Etkinlik, hem Avrupa’daki gazetecilik deneyimlerinin paylaşılması hem de Küresel Gazeteciler Konseyi’nin uluslararası iş birliklerini güçlendirmesi açısından verimli geçti. Londra’dan Fransa, Belçika veya sizler gibi Türkiye gibi kendi ülkelerimizi destekliyoruz ve ülkelerimize bilgi vererek aktarıyoruz. Bunu mümkün olduğunca en güzel şekilde yapıyoruz. Tüm katılımcılara teşekkür ederim.” GAYGUSUZ DÖNÜŞÜME DİKKAT ÇEKTİ St. Albans ilçesi eski Belediye Başkanı Salih Gaygusuz, konuşmasında Avrupa’da gazeteciliğin geçirdiği dönüşüme dikkat çekti. 1972 yılında, 15 yaşındayken Avrupa’ya geldiği dönemde Türkiye’den haber almanın son derece sınırlı imkânlarla mümkün olduğunu belirten Gaygusuz, o yıllarda gazete, televizyon ve radyoya erişimin neredeyse yok denecek kadar az olduğunu ifade etti. Türkiye’deki gelişmelerin kısa dalga radyolar aracılığıyla, büyük çabalarla takip edilebildiğini hatırlatan Gaygusuz, bugün gelinen noktada gazeteciliğin önemli bir ilerleme kaydettiğini vurguladı. Bu başarının, yurt dışında fedakârca görev yapan gazeteciler sayesinde mümkün olduğunu belirten Gaygusuz, özellikle Vatan Öz ve benzeri medya emekçilerinin Türkiye’deki gelişmeleri Avrupa’ya hızlı ve doğru biçimde aktardığını söyledi. Konuşmasını teşekkür ederek tamamladı. KİMLER KATILDI Alexander Seale – Belgium/France Journalist, FPA – Londra, Aynur Tattersall – HÜRRİYET / KGK – İngiltere, Güzel Öz – Avrupa Ajansı (AVA) – Londra, Necati Kola – Turcs Europe TV – Newcastle, Adil Elmas – KGK/Avrupa Günlüğü – Viyana, Zeynep Clyburn – IHA – Newcastle / Londra, Sevgin Alişoğlu – ATV / Londra Aktüel – Londra, Poyraz Çadır – WorldTurk TV – Londra, Hüseyin Çekiç – London Face TV – Londra, Sevim Özdemir – Freelance – Londra, Arzu Sheridan – Avrupa Yazar – İtalya / İspanya, İlkgül Karaca – Avrupa Yazar – Londra, Selahattin Çekiç – Turkish Press – Londra, Barış Çimen – Freelance / VOA – Londra

Türkiye'de tek ve 40 yıldır gözü gibi bakıyor Haber

Türkiye'de tek ve 40 yıldır gözü gibi bakıyor

İngiltere'de uzun yıllar eşiyle tekstil işiyle uğraşan Sönmez, çevresinde klasik otomobil merakıyla biliniyor. Rolls Royce'dan 6 model, Mercedes'ten birkaç model aracı bulunan Sönmez'in en çok sevdiği araçlarından biri de dünyada çok nadir bulunan 21 camlı Volkswagen Samba. "Yenge satmıyor" 1966 model bu aracı 40 yıl önce alırken çok zorlandığını dile getiren Sönmez, şunları söyledi: "40 yıl önce Hürriyet Mahallesi'nde gördük, çok bakımsızdı. Sahibini bulduk satmadı. Sürekli almayı istedik, görüştük ama bizi hep "yenge satmıyor" diye geri çevirdi. Bir gün karar verdik farklı yaklaşmak üzere plan yaptık. Yoksul gibi giyindik. Dağ köylerinden yumurta toplayıp şehirde satacağız, iş yapacağız ekmek parası için satın dedik. Bu sefer yenge 'tamam, çocuk iş yapacak madem satalım' dedi. Bugünün parasıyla 55 bin liraya aldık ama çok bakımsızdı." Benzinli motoruyla dikkat çekiyor Benzinli motora sahip Samba'yı bugüne kadar 3 kez toplattıklarını anlatan Sönmez, "21 camlı ve üste açılıyor. Dünyada çok az üretilmiş zamanında ve şu anda nadir bulunuyor. Türkiye'de ise tek, sadece bende var" dedi. Yurtdışında 120 bin Euro'ya satılıyor Yurt dışında iyi halde olanlarının 100 ila 10 bin avro arasında değiştiğini vurgulayan Sönmez, "Türk parasıyla 5 milyon lirayı geçiyor. Belçika'da 120 bin avro civarında. Bunu Türkiye'de Volkswagen etkinliklerinde bile göremezsiniz. Orijinal 21 camlı yok piyasada. İsviçre'de Almanya'da doğ gezisi yaparken bununla görememişler araç içinden yukarıyı. 21 camlı o yüzden yapmışlar. Alpler'i rahat görsünler diye yapılmış ve üzeri açılmış. Bir yıl üretilmiş zamanında, en az üretilen modellerden biri." diye konuştu. Sönmez, Bursa'da şehir içinde kullanmanın son derece zor olduğunu belirterek, "Görenler hayranlıkla bakıyor, izliyor. Trafikte giderken sürücüler önüne değil bizim araca bakıyor. Seviyorum bu aracımı. Kullanması, motor sesi, klasik yapısıyla farklı benim için" ifadesini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.