SON DAKİKA
Hava Durumu

#İnegöl

YENİŞEHİR YÖREM - İnegöl haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İnegöl haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

1100 yıl önceki gelenekle mezun oldular Haber

1100 yıl önceki gelenekle mezun oldular

Ahilik geleneği kapsamında gerçekleştirilen törende öğrenciler, yaklaşık 1100 yıl öncesine dayanan mesleki gelenekleri temsili olarak canlandırdı. Selçuklu döneminde ticaret ve esnaf hayatında önemli bir yere sahip olan Ahilik kültürüne uygun olarak düzenlenen programda, öğrenciler mezuniyetlerini geleneksel bir törenle taçlandırdı. İnegöl İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen şed kuşanma programı, Amfi Açık Hava Gösteri Merkezi’nde gerçekleştirildi. Törende öğrenciler, eğitim hayatlarının bir dönemini geride bırakırken meslek hayatlarına da ilk adımlarını attı. Programda Ahilik kültürünün temel değerleri olan dürüstlük, dayanışma, meslek ahlakı ve emeğe saygı vurgulandı. Mezun olan öğrenciler, kendileri için hazırlanan özel törenle şedlerini kuşanarak yeni bir başlangıca adım attı. Sezai Karakoç Ortaokulu folklor gösterisinin ardından törende konuşan Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin. "Bugün burada, köklü tarihimizin, milli ve manevi değerlerimizin en güzel tezahürlerinden biri olan Ahilik kültürünü yaşatmak ve geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızın şed kuşanma heyecanına ortak olmak üzere bir aradayız. Hepinizi en kalbi duygularımla, saygı ve muhabbetle selamlıyorum. İnegöl’ümüz, sanayisi, üretimi ve istihdam gücüyle ülkemizin lokomotif ilçelerinden biridir. Bu dinamik yapıyı ayakta tutan ve geleceğe taşıyan en büyük güç ise kuşkusuz eğitim ordumuz ve nitelikli gençliğimizdir. Bugün ilçemizde lise düzeyinde eğitim veren 34 resmi ve özel okulumuzda toplam 14.381 öğrencimiz geleceğe hazırlanmaktadır. Bu 34 lisemizin 9’u Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olup, bu okullarımızın tamamı devletimizin himayesinde, güçlü bir altyapıyla eğitim vermektedir. Ayrıca 1 adet Mesleki Eğitim Merkezimiz (MESEM) ile çıraklık ve kalfa eğitimiyle de esnafımızın yanındayız. Meslek liselerimizde bugün tam 20 alan ve 54 farklı dalda eğitim verilmekte; sanayimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağı buralarda filizlenmektedir." dedi. İlçedeki tüm liselerin 12. sınıflarında öğrenim gören 3 bin 76 öğrencinin mezuniyet heyecanı yaşadığını belirten Zengin," Ne mutlu bizlere ki, bu mezunlarımızın yüzde 35’ini, yani 1.087 tanesini meslek liselerimizden memleketimizin üretimine, sanayisine ve istihdamına kazandırıyoruz. Bugün burada, bu başarılı mezunlarımızı temsilen 534 öğrencimiz şed kuşanarak meslek hayatlarına ilk temsili adımı atacaktır. Bizler, evlatlarımızı sadece akademik bilgiyle donatmayı yeterli görmüyoruz. Milli Eğitim Bakanlığımızın ortaya koyduğu "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" doğrultusunda, ahlaklı, erdemli ve millete hizmet sevdalısı bir nesil yetiştirmenin gayretindeyiz. İşte tam da bu vizyonla; "Maarifine Kalbinde Marifetli Gençlik" vurgusunu her okulumuzda, her atölyemizde hayata geçirdik. Öğrencilerimizi sadece elleriyle değil, gönülleriyle de üreten, kalplerindeki marifeti işine yansıtan gençler olarak yetiştirdik ve bugün bu düsturla mezun ediyoruz. Bunun en güzel örneğini, öğrencilerimizin canla başla yer aldığı "Ben Her Yerde Varım" projesinde gördük. Gençlerimiz bu proje kapsamında mesleki becerilerini toplumsal yardımlaşma duygusuyla birleştirdiler. İhtiyacı olanın imdadına koştular, tamir ettiler, inşa ettiler, dokundukları her gönülde iz bıraktılar. İnanıyorum ki evlatlarımız, okullarımızda kazandıkları bu yardımlaşma ve dayanışma ruhunu, yarın adım atacakları meslek hayatlarına da en güzel şekilde yansıtacaklardır. Sevgili Gençler; Ahilik; sadece bir meslek örgütlenmesi değil; dürüstlüğün, sevginin, dostluğun, cömertliğin ve hakka saygının birleştiği bir yaşam felsefesidir. Ahi, elini, sofrasını ve kapısını açık tutan; gözünü, dilini ve belini bağlı tutandır. Meslek liselerimizde sizleri tam olarak bu ahilik kültürü ve düsturuyla yetiştirmeye gayret ettik. Bugün belinize bağlanacak olan şed; sadece mesleki bir unvan değil, dürüst ticaretin, helal kazancın ve ahlaklı bir usta olmanın omzunuza yüklediği kutlu bir sorumluluktur. Sanatınızı icra ederken doğruluktan, adaletten ve ahlaktan asla ödün vermeyin. Bu duygularla, evlatlarımızın yetişmesinde emeği geçen tüm idareci ve öğretmenlerimize, bizlerden desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen saygıdeğer velilerimize ve iş dünyamızın kıymetli temsilcilerine şükranlarımı sunuyorum. Mezun olan tüm öğrencilerimizi tebrik ediyor, şed kuşanarak meslek hayatına ilk adımını atan gençlerimize helal ve bereketli kazançlar, muvaffakiyet dolu bir gelecek diliyorum. Bu programın hazırlanmasında emeği geçen Şube Müdürümüz Fırat Korkmaz’a, meslek lisesi müdürlerimize, desteklerinden dolayı Belediye Başkanımız Alper Taban’a ve her çalışmamızda yanımızda olan Kaymakamımız Eren Arslan’a teşekkür ederim. Müsiad başkanı Sinan Yazaroğluna programa verdiği desteklerden dolayı teşekkür ederim." şeklinde konuştu. Belediye Başkan vekili Hasan Aydın ise," Şahsım ve İnegöl Belediye Başkanımız Alper Taban Bey'in sevgi, saygı ve selamlarını iletiyorum. Gecenin bu saatinde bizleri böyle güzel bir programda toplayan İlçe Milli Eğitim Müdürüme, müdürlerime, öğretmenlerime ve öğrencilerime emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sizleri böyle kalabalık, canlı, heyecanlı görmek hakikaten bizi ziyadesiyle memnun etti. İnegöl her zaman söylüyoruz, yeşiliyle, mobilyasıyla, Oylatıyla, köftesiyle meşhur bir yer. Aynı zamanda müteşebbis ruhlu insanların çok olduğu o sebepten belli böyle bir güzel yerdeyiz. Sanatkarları, zanaatkarları, çiftçileri, işçileri, patronları, hepsiyle beraber. Gençler, siz bu akşam yani İnegöl'de bilmiyorum ama 34 tane lise varsa bunun 10 tanesi teknik ve meslek lisesi. Bunlardan bin küsur öğrenci mezun oldu. Bunun 500 küsür bugün inşallah ahilik töreniyle şet kuşanacaklar. Gençler siz bu akşam ahilik töreninde şetle beraber şet kuşağıyla beraber aynı zamanda bu insanların içinde sorumluluk alan, işini itinayla yapan gençler olarak görmek istiyoruz." dedi. Konuşmaların ardından tarihi mehterin mini konseri beğeni topladı. Program duaların ardından öğrencilerin bellerine şed bağlamayla son buldu.

1,5 aydır oturma odasını güvercinlerle paylaşıyor Haber

1,5 aydır oturma odasını güvercinlerle paylaşıyor

İnegöl'de yaşayan Onur Bilici, 1.5 ay önce oturma odasına açılan balkon kapısından içeri giren güvercinlerin koltuğunun altında yuva yaptığını fark etti. Yuvada yumurtaların olduğunu gören Bilici, kuşları bulunduğu yerden uzaklaştırmak yerine onlara sahip çıktı. Aradan geçen sürede yumurtadan yavru çıkarken, genç adam evinin bir bölümünü adeta güvercinlere tahsis etti. Anne güvercin ve yavrusunu ürkütmemek için oturma odasına mümkün olduğunca girmediğini belirten Bilici, güvercinlerin rahatça giriş çıkış yapabilmesi için balkona açılan kapıyı da sürekli açık tuttuğunu söyledi. Hayvanlara zarar vermenin doğru olmadığını söyleyen Bilici, "Yuva yıkanın yuvası yıkılır derler. Sonuçta onlar da Allah'ın yarattığı canlılar. Burayı kendilerine yuva seçmişler. Ben de onlara elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum" ifadelerini kullandı. Olayı anlatan Bilici, "Bir gün işten geldim kahvaltı yapacaktım. Kahvaltı yaptıktan sonra koltuğun altından sesler geldiğini duydum. Koltuğun altına eğilirken 2 tane çift kuşu fark ettim. Yuva yaptıklarını gördüm, duygulandım.Rahatsız etmek istemedim onları. Mutlu da oldum. Yalnız yaşıyorum zaten benim içinde misafir oldu" dedi. Güvercinlerin yaklaşık 1.5 aydır misafir olduklarını belirten Bilici," Yaklaşık 1,5-2 ay sürdü. 2 tane yumurtası çıktı kuşların. Onları ürkütmemek için odaya girmemeye başladım. Onları rahatsız etmemek için. Temizlik de yapamadım. Sadece yemlerini veriyordum. Pirinç, bulgur falan. Bu yavru 2 gün önce dünyaya geldi. Besliyoruz. Anne babası genelde akşamları geliyor. 5-10 dakika duruyor. Yemini verip gidiyor. Bu odayı kullandığım zamanlarda oluyordu. Beni görüp rahatsız olmuyorlardı. Böyle bir süreç yaşadık" dedi. "Yuvayı yıkanın yuvası bozulur" "Yuvayı yıkanın yuvası bozulur" deyimini hatırlatan Bilici, "Bende o yüzden rahatsız etmek istemedim onları. Annesi babası rahat bir şekilde gelsin gitsin. Bu süreçte de büyümesini bekleyip ondan sonrada güzel bir şekilde uçmalarını bekleyeceğim. Sabah işten gelip kahvaltı yaptığım zamanda da balkondan geliyordu. Hiçbir şekilde bende çekinmiyorlardı. Yalnız yaşıyorum onlarda bana bir arkadaş, bir dost oldular" dedi.

İnegöl’ün karateci ailesi: Bu ailede kemer kuşaktan kuşağa geçiyor Haber

İnegöl’ün karateci ailesi: Bu ailede kemer kuşaktan kuşağa geçiyor

Anne, baba ve 6 çocuğun tamamının milli sporcu olduğu aile, şimdi ise üçüncü kuşağı yetiştiriyor. İnegöl’de 1983 yılında karateye başlayan 51 yaşındaki İsmail Kocal, yıllar içinde sporculuktan antrenörlüğe uzanan kariyerini ailesiyle birlikte sürdürdü. Eşi Özlem Kocal(46) ile birlikte çocuklarını da küçük yaşlardan itibaren karateyle tanıştıran Kocal çifti, bugün Türkiye’nin örnek sporcu ailelerinden biri olarak gösteriliyor. Ailenin büyük kızı milli karateci İrem Sena Efe(27), 2021 yılında milli karateci Murat Efe ile evlenerek sporcu bir aile geleneğini sürdürdü. 2 çocuk annesi olan Sena Efe, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında üst üste Türkiye şampiyonu olurken "En Teknik Sporcu Ödülü"ne layık görüldü.Ailenin oğullarından Furkan Osman Kocal(26), bölgesel, ulusal ve uluslararası organizasyonlarda önemli dereceler elde etti. Aybüke Seda Kocal(21) ise 2 kez dünya şampiyonu olarak büyük başarıya imza attı. Berra Su Kocal(17) da 2024 yılında milli takıma seçilerek aile geleneğini sürdürdü. Ailenin diğer çocukları Aynisa Sema ile Muhammed İbrahim Kocal da karate sporuyla aktif olarak ilgileniyor. "Torunlarımı hazırlıyorum" 1983 yılında İnegöl’de karateye başladığını ifade eden İsmail Kocal ise yıllar içinde sporculuktan antrenörlüğe uzanan bir süreç yaşadığını belirtti. Kocal, ailesinin de bu branşta önemli başarılara imza attığını dile getirdi. İsmail Kocal, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Adım İsmail Kocal. 1983 yılında karateye başladım İnegöl'de. 83 yılından 94 yılına kadar İnegöl'de sporcu olarak sporuma devam ettim. 94 yılında antrenörümüz şehir değiştirdiğinden dolayı işin başında en yüksek temel olarak ben kaldım ve o gün bugündür de antrenörlüğe devam ediyorum. 96'da askere gittim. Askerlik görevimde yine karatanrönlük yaptım. Askerlikten geldikten sonra da spor salonu açtım. Spor kulübü işletmeye başladım ve o gün bugündür de antrenörlüğüme devam ediyorum. 6 çocuğum var. En ufakından en büyüğüne hepsi Türkiye, Avrupa, Dünya dereceli. Hepsinin Türkiye, Dünya ve Avrupa şampiyonlukları var. Yine eşimin dünya şampiyonluğu var. Dünyanın birçok ülkesinde mücadelelere katılarak Türkiye adına ve hepsi bayrağımızı dalgalandırdı. Şu an torunlarımı hazırlıyorum. 3 tane torunum var. Biri 1 yaşında, diğeri 3 yaşında. Onları da yine bu spora adapte ettik. Bu sporu yapıyorlar ve Kyokushin kan branşında Türkiye temsilciliği yapıyorum. Kyokushin kan branşında hayatımıza nakşettik. Hayatımızın bir parçası oldu. Bir yaşam biçimimiz oldu. Bu yaşam biçimini benimsedik. Bununla da yaşamaya devam ediyoruz. Allah uzun ömür verdiği sürece biz bunları yapacağız. Torunlarıma, torunlarımın torunlarına bu sporu devam ettirmeye çalışacağım." Yaşam tarzımız oldu Evliliğinden bu yana Kyokushin Kan ile ilgilendiğini belirten Özlem Kocal, aktif sporculuğun yanı sıra antrenörlük ve hakemlik görevlerinde de yer aldığını söyledi. Kocal, karateyi yaşamlarının bir parçası haline getirdiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: " Ben Özlem Kocal, 1980 doğumluyum. Eşimle evlendiğimden beri bu sporla uğraşıyorum. Kyokushin kan yaşam tarzımız oldu. Yıllardır aktif sporculuk yapıyorum. Bunun yanında antrenörlük yapıyorum. Hakemliklerde görev alıyorum, yurt dışı maçlarında kamplara katıldım. Avrupa ve dünya derecelerim var. Bunun yanı sıra bölgesel maçlarda dereceler aldım. Türkiye şampiyonluklarım var, bu bizim için yaşam tarzı oldu. Sporu tüm ailelere tavsiye ederim. Çünkü ben çocuklarımla, torunlarımla birlikte spor yapıyorum ve spor yapmaktan zevk alıyorum. Kyokushin kan bizim yaşam tarzımız oldu. Bir sürü derecenin yanında en çok motive eden yanı çocuklarla bir arada ahlaklı bir temel kurmak hedefimiz. Bu yönde de ilerlemeye çalışıyorum. Burada velilerimizin de sporcularımızın da çok katkısı oluyor."

Güvenlik görevlisi çatı katını sanat atölyesine çevirdi Haber

Güvenlik görevlisi çatı katını sanat atölyesine çevirdi

Sanat hayatını anlatan Yüksel Kılıçoğlu (45), "Ardahan Posof Baykent köyünde doğdum. Yedi kardeşin en büyüğüyüm. İlkokulu ve ortaokulu Posof'ta Baykent Köyü İlkokulu ve Aşık Zülali Ortaokulu'nda okuduktan sonra Ardahan Endüstri Meslek Lisesi'nden mezun oldum. Daha sonrasında ufak bir aşıklık iş hayatı, İstanbul ve askerlik Amasya Çavuş talimgahında da Çavuş olarak askerliğimi bitirdim. 26 sene önce Bursa İnegöl'e yerleştim, burada da evlendim. İki tane kız çocuğum var. Sonrasında özel bir firmada güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayım. Bunun yanı sıra da ortalama 25 yıldır bir çeyrek asır demek. Böyle yakma, yağlı boya resimler yapıyorum. Resmin her türlüsüne tutkum var. Bununla zamanımı geçiriyorum, boş zamanlarımı geçiriyorum. Ayrıca yıllardan beri yaptığım bu resme tuvale döktüğüm renkleri bir de böyle 'Kalp Heybesindeki Sesler' diye bir şiir kitabı çıkararak duygularımı da buraya yazdım. Bu biraz yöresel, biraz da gönlümüzden kopan kalp heybesi gibi sözlerle beraber biraz aşk ile alakalı şiirlerim var. Bu şiirlerimi de zamanında böyle küçük kağıtlara yazmıştım, hatta lise dönemine ait böyle siyah kaplı bir defterim var. Ondan biriktirdiğim şiirleri bazen de kendimce duygularımı dökerek yazdığım hepsini toplayarak yaptığım böyle güzel bir kitap. Böyle inşallah sizin ilginize bırakıyorum. İnşallah beğenirsiniz" dedi. Çatı katını atölyeye çevirdi Dana öncesinde resimlerini sergilemek için atölye olarak çatı katını kullandığını belirten Kılıçoğlu, "Sonrasında da böyle güzel bir sergi açalım, bunun artık evde olmayacağını, herkesin beğenisine sunmamız gerektiğini düşündüm. Sonrasında İnegöl Kent Müzesi'nde sergi açmıştık. Devamında İnegöl AVM'de ve İstanbul, Zonguldak gibi yerlerde de sergiler açtım. 1000'e yakın eserim vardı. Eserlerim bazen de böyle derneklere bağışlar yaptım. Bunlar da güzel bir şey, hediyeler ettim. Onun yanı sıra da hala devam ediyorum. Yakma resimler, yağlı boya böyle devam ediyorum" diye konuştu. 288 şiir yazdı Yazdığı kitabında 288 şiire yer verdiğini kaydeden Kılıçoğlu, "Şiirlerimde biraz yöresel bizim memleketle alakalı biraz Bursa İnegöl ile alakalı. Şu an bulunduğum yer ile alakalı ve diğer şiirlerimde biraz kalpten gelen biraz aşkla alakalı şiirlerim böyle" şeklinde konuştu. Hedeflerinden bahseden Kılıçoğlu, "Bundan sonraki hedef projem nasip olursa Kent Müzesi'nde yine bir sergi düzenleyeceğiz. Sağ olsun müdürlerimiz bize güzel bir iyilik yaptılar. Biz de başvurumuzu yaptık, nasip olursa yedinci ayın 10'u gibi güzel bir sergi açacağız İnegöl Kent Müzesi'nde. Ondan sonraki süreçte de nasip olursa kitap tanıtımı için imza günü falan olabilir. Onu düşünüyorum İstanbul'da, sonra bizim derneğimiz sağ olsun Posoflular Derneği bunun için bir imza günü diye bize söylediler. Sağ olsun dernek başkanımızda güzel bir imza günü düzenleyeceğiz nasip olursa. Tabii ki bir eser bırakabilmek çok güzel bir şey. Biz de hem insanların gözüne hem de kalbine hitap edebildiysek ben bunun için çok mutlu oluyorum. Yani en azından kişi baktığında bir resimle, bir resme baktığında bu senin eserin demesi çok çok hoşuma gidiyor. Biraz da övgü istiyor insan ister istemez, bunun bir karşılığı olması lazım. Karşılık her zaman para değildir ama bir övgüyü, bir nezaketi, bir zarifliği istiyor insan ister istemez. Bizim düşüncemiz de böyle. En azından insanların kalbine azıcık dokunabildiysem bu çok güzel bir şey. Benim için mutluluk veren bir şey. Eserlerime devam edeceğim bundan sonraki süreçlerde de Allah fırsat verirse, nasip olursa. Devam ediyorum, nasip olursa belki ikinci kitabımda olabilir. Tabi buna zaman lazım, bu duygular hemen yeşermiyor. Zamanla olabilir, ikinci bir kitabımı düşünüyorum. Böyle devam ediyorum. İleriki zamanlarda yine başka illerde sergi projelerim var. İstanbul'da şu an bu devam ediyor. Böyle bir sergi düşünüyorum. Sonra Ankara'da devam ediyor. Orası olabilir ama bu ileriye yönelik. Şu an kitabımın tadını çıkarmaya çalışıyorum. Duygularım burada, inşallah alan okuyan beğenir" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.