SON DAKİKA
Hava Durumu

#Halk Sağlığı

YENİŞEHİR YÖREM - Halk Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Halk Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'da temiz çevre için güçlü altyapı hamlesi Haber

Bursa'da temiz çevre için güçlü altyapı hamlesi

Sağlıklı, teknolojik ve dirençli altyapı ağı oluşumunda örnek yatırımlara imza atan Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü, çevre ve insan odaklı yatırımlarını sürdürüyor. Yıldırım ve Osmangazi ilçelerine hizmet eden, artan nüfus ve yağışlarla birlikte yetersiz kalan Doğu Atıksu Arıtma Tesisi’nin ön arıtma kapasitesi, günlük 240 binden 800 bin metreküpe çıkarıldı. Bu sayede kum, yağ ve kaba atıkların daha da iyi tutulması mümkün hale getirildi. Ayrıca yağışlı havalarda tesise normal kapasitenin üzerinde su girişi olması nedeniyle her biri günlük 400 bin metreküp kapasiteyle çalışan iki ayrı ön arıtma hattı da devreye alındı. Arıtılan su, kontrollü ve güvenli şekilde Nilüfer Çayı’na deşarj edilecek. Güvenli, sağlıklı ve kesintisiz altyapı Tesisi ziyaret ederek BUSKİ yetkilileri ile birlikte incelemelerde bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, geliştirilen sistemle birlikte bölgede yaşayan vatandaşların artan nüfus ve yoğun yağışlara rağmen daha güvenli ve kesintisiz bir atık su altyapısına kavuşacağını söyledi. Artırılan kapasite sayesinde taşkın ve kirlilik riskinin de azaltılmış olacağını vurgulayan Başkan Bozbey, Nilüfer Çayı’na deşarj edilen suyun daha kontrollü biçimde aktarılacağı için su kalitesinin korunmasına da katkı sağlanacağını ifade etti. "Çevre yatırımlarına üst düzey hassasiyet gösteriyoruz" Doğu Atıksu Arıtma Tesisi’nin halk sağlığı ve doğal yaşam için son derece önemli olduğunu söyleyen ve günlük arıtma kapasitesinin 800 bin metreküpe yükseldiğini vurgulayan Başkan Bozbey, "Artık yoğun yağışlar nedeniyle taşkın riski oluşabilecek durumlarda gelen suyu burada arıtarak kontrollü şekilde derelere verme imkanına sahip oluyoruz. Çalışmalarımız tamamlandığında kentimizin doğu bölgesinde Çevre Bakanlığı’nın bizden istediği kriterlere uygun şekilde suyu arıtarak derelerimize ve oradan da denizlere ulaştıracağız. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak çevre duyarlılığını gözeterek bu alandaki yatırımlarımıza üst düzey hassasiyet gösteriyoruz" dedi.

İliç unutulmadı, Kirazlıyayla için hesap soruldu Haber

İliç unutulmadı, Kirazlıyayla için hesap soruldu

Bursa Su Kolektifi çağrısıyla 13 Şubat 2026 Cuma günü saat 12.30’da, Bursa Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde gerçekleştirilen açıklamada, Kirazlıyayla’daki maden atığı çökmesine ilişkin sorumluların ortaya çıkarılması istendi. Basın açıklamasını çevre aktivisti ve siyasetçi Erkan Erdem okurken, Kirazlıyayla’dan Ayşe Sarı da basın açıklamasının bir kısmını sembolik olarak okudu. Programa Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal katılarak kısa bir konuşma yaptı. Köyde yaşayan vatandaşlar söz alarak yaşadıkları kaygıları dile getirirken zaman zaman duygusal anlar yaşandı. Kirazlıyayla köy muhtarı, Yenişehir'den gelenler ve çevre aktivistlerinin şikayet ve bilgi edinme hakları kapsamında ilgili kurumlara dilekçeler sunduğu bildirildi. Açıklamada, “Aynı ihmal, aynı tehlike, aynı yaşam tehdidi” vurgusuyla, 27 Ocak 2026’da maden sahasında meydana gelen çökme sonrası zehirli atıkların dere yatağına yöneldiği; ağır metallerin suya ve toprağa karışma riskinin halk sağlığı ve ekosistem açısından ciddi tehdit oluşturduğu ifade edildi. Metinde ayrıca, İliç’te yaşanan felaketin unutulmaması ve benzer risklerin Kirazlıyayla’da sürmesine karşı kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiği belirtilerek; tüm analiz sonuçlarının açıklanması, atık taşıma süreçlerinin bağımsız bilimsel denetime açılması ve ihmali bulunanlar hakkında idari ve adli işlemlerin başlatılması çağrısı yapıldı. Bursa Su Kolektifi, doğaya verilen zararın yalnızca bugünü değil gelecek kuşakların yaşam hakkını da etkilediğini vurgulayarak, Kirazlıyayla’da yaşananların üzerinin örtülemeyeceğini ve gerçeklerin açıklanıp sorumluların hesap vermesi gerektiğini bildirdi.

Kapalıçarşı'daki işletmelere dumansız hava sahası bilgilendirmesi Haber

Kapalıçarşı'daki işletmelere dumansız hava sahası bilgilendirmesi

İşletmelerde tütün ihlallerine geçit vermemek ve vatandaşları tütün dumanı maruziyetinden korumak amacıyla denetimlerini aralıksız sürdüren Bursa İl Sağlık Müdürlüğü; Bursa Valiliği ve Osmangazi Kaymakamlığı’nın desteğiyle Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Derneği üyelerine yönelik bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi. İç Koza Han’da düzenlenen toplantıya Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Osmangazi Kaymakamı Ali Partal, İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. İrfan Oğuz ve Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Derneği üyeleri katıldı. Toplantıda, 4207 sayılı Kanun’un kapsamı, işletmelerin hukuki yükümlülükleri ve denetim süreçleri detaylı bir sunumla ele alındı. Özellikle kapalı alanlarda tütün ürünü kullanımının kesin olarak yasak olduğu vurgulanırken, pasif etkilenimin toplumsal zararları, tütün ürünlerinin insan sağlığı üzerindeki etkileri ve sigara bırakma polikliniği hizmetleri hakkında da bilgilendirmeler yapıldı. Toplantıda konuşan Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, tütünle mücadelenin halk sağlığının korunması ve temiz hava hakkının güvence altına alınması açısından taşıdığı büyük öneme değinerek, "Tütünle mücadele, bugün için değil; geleceğimiz için yapılan bir yatırımdır. Kurumlarımızla iş birliği içinde, denetim süreçlerini kesintisiz ve etkin şekilde sürdüreceğiz. Toplum sağlığını korumak hepimizin ortak görevidir." şeklinde konuştu. Amaç halk sağlığını korumak Osmangazi Kaymakamı Ali Partal ise tütünle mücadelenin sadece cezai bir süreç değil, bilinçlendirme ve halk sağlığı temelli bir çalışma olduğuna dikkat çekti. Sağlık Bakanlığı'nın öncülüğünde yürütülen tütünle mücadele çalışmalarına güçlü bir katkı sunduklarını vurgulayan Partal, "İşletmelerimizin desteği ve halkımızın farkındalığıyla dumansız yaşam alanlarını yaygınlaştırmaya devam edeceğiz. Hem bilgilendirme hem de denetim faaliyetlerini kesintisiz sürdüreceğiz." diye konuştu. İşletmeler ziyaret edildi Toplantı sonrasında esnaf ziyareti gerçekleştirilerek 4207 Sayılı Kanun hakkında bilgilendirme ve denetim gerçekleştirildi. Tütün denetim ekipleri tarafından, işletme sahipleri ve çalışanlarına Nefeste Karbonmonoksit Testi yapıldı. Test sonuçları yüksek çıkan vatandaşlar, sigara bırakma polikliniklerine yönlendirildi. Denetimler aralıksız sürecek Ziyaret sonunda halk sağlığının korunması için kurumlar arası işbirliğinin artırılması gerektiği vurgulanırken, dumansız yaşam alanlarının yaygınlaştırılması için bilgilendirme, farkındalık ve saha çalışmalarının daha da güçlendirilerek devam edeceği belirtildi. Ayrıca Bursa Valiliği himayesinde görevini sürdüren 26 tütün denetim ekibi ile denetimlerin aralıksız sürdürüleceği kaydedildi.

Pancar üretiminde düşüş şeker arzında sorun oluşturmayacak Haber

Pancar üretiminde düşüş şeker arzında sorun oluşturmayacak

TÜİK'e göre bu yıl yüzde 6,5 rekolte düşüşüşle 21,5 milyon tona gerileyecek ancak sahadaki ve tarladaki durum üretimin daha da az olacağını gösteriyor. Özellikle sıcak geçen bir yaz ve yağışsızlık daha ciddi verim kayıplarına yol açacak. Pancar Şekeri Üreticileri Derneği Başkanı Orhan Can, katıldığı bir programda, iklimle ilgili sorunlar olduğunu belirterek, kuraklık ve aşırı sıcakların verimi olumsuz etkilediğini söyledi. Pancar üretimindeki azalışa rağmen 2025-2026 döneminde şeker arzıyla ilgili herhangi bir sorun çıkmayacağını dile getiren Can, "Sektör paydaşlarından aldığımız bilgilere göre arz sorunu yaşamayacağız." dedi. Asıl sorunun, üzerinde durulması gereken konunun kayıt dışılık olduğuna dikkati çeken Can, "Şekerin yerine geçebilecek ikame edilebilecek tatlandırıcılar şekerin yerine ikame edildiği zaman hem sektörün geleceği hem de halk sağlığı açısından büyük tehdit. Gıda kodeksiyle, kanuni düzenleme ve etkin denetimle bunun önüne geçilebilir." diye konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanı Mümtaz Sinan da şeker ihtiyacının tamamen yurt içinden karşılandığını dile getirerek, "Şeker stok fazlalığı dolayısıyla 2025 mayıstan itibaren dahilde işleme rejimi kapsamında şeker ithalatı durduruldu. Beklentimiz pancar rekoltesinde düşüş olacak. Geçmişten gelen 560 bin ton stok şekerin varlığı dolayısıyla, piyasada herhangi bir dalgalanma ya da arz sorunu beklemiyoruz" ifadesini kullandı.

Nilüfer’de ‘Sağlıklı gıda şenliği’ başladı Haber

Nilüfer’de ‘Sağlıklı gıda şenliği’ başladı

Nilüfer Belediyesi ve Gıda Mühendisleri Odası (GMO) Bursa Şubesi iş birliğiyle düzenlenen 16 Ekim Dünya Gıda Günü etkinlikleri, kadın derneklerine yönelik eğitimle başladı. Karaman Dernekler Yerleşkesi’ndeki buluşmaya Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz ile dernek üyeleri katıldı. Gıda ürünleri ile ilgili farkındalığı arttırmalıyız Açılışta konuşan GMO Bursa Şube Başkanı Serkan Durmuş, "Gıda israfı, açlık ve obezite gibi küresel sorunlara karşı farkındalığı artırmalı, doğru politikalar ve bilinçli tüketimle geleceğimizi güvenceye almalıyız" mesajını verdi. Türkiye’nin tarımsal kapasitesine rağmen iklimsel değişimler ve hatalı tercihler nedeniyle kendi kendine yetebilme gücünün zayıfladığına dikkat çeken Durmuş, amaçlarının gıda ve gıda ürünlerine dair farkındalığı artırmak ve bunu gelecek nesillere aktarmak olduğunun altını çizdi. Eğitim bölümünde Nilüfer Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü Gıda ve Bitki İşleme Büro Sorumlusu Gıda Mühendisi Pelinsu Deveci, gıdaların doğru ortamlarda muhafazası ve saklama süreleri konusunda bilgi paylaşarak "Amacımız gıda israfını önlemek, ekonomik kayıpları azaltmak ve sağlığa zararlı mikroorganizmaların çoğalmasını engellemek" dedi. Konuşmaların ardından katılımcılar, merak ettikleri soruları yöneltti. Programın sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, katkıları için konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür ederek "Sağlıklı gıdaya erişim bir halk sağlığı meselesidir; bilinçli tüketim ve doğru bilgiyle daha güçlü bir toplumsal farkındalık oluşturacağız" diye konuştu. Pazar alanında bilinçlendirme standı Programın hemen ardından Karaman Semt Pazarı’nda, Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şubesi’nin açtığı stant ziyaret edildi. Stantta görev alan gıda mühendisleri, vatandaşlara broşürler dağıtarak, soruları yanıtladı. Programlar devam edecek Öte yandan Dünya Gıda Günü, kapsamındaki programlar devam edecek. 17 Ekim 2025 Cuma, 23 Nisan Parkı’nda çocuklarla kortej yürüyüşü ve atölye çalışmaları gerçekleştirilecek. 18 Ekim 2025 Cumartesi günü ise Pancar Deposu’nda Gıda Mühendisi Sibel Tokatlı "Gıda Etiketi Okuryazarlığı Söyleşisi" ile katılımcılarla buluşacak.

Yıllardır diyabetle mücadelede çalışma yapan doktor: Haber

Yıllardır diyabetle mücadelede çalışma yapan doktor:

Halk Sağlığı ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Emin Dinççağ, "100 yıllık geçmişimizde diyabet (şeker hastalığı) alanında da geldiğimiz nokta takdir edilecek bir durumdur. Diyabet alanında çalışan sivil toplum kuruluşları ve diyabet bilinci dünya devletleri ile yarışabilecek olgunluktadır ve gurur vericidir" dedi.  Halk Sağlığı ve İç Hastalıkları Uzmanı, Karadeniz Diyabet Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. M. Emin Dinççağ, diyabet hastalığıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin diyabetle mücadelede takdir edilecek bir konumda olduğunu ifade eden Dr. Emin Dinççağ, "Cumhuriyet'in kuruluşunun 100. yılını kutlarken pek çok alanda değerlendirmeler yapıp, ne kadar yol aldığımızı anlamaya çalışıyoruz. 100 yıllık geçmişimizde diyabet alanında da geldiğimiz nokta takdir edilecek bir durumdur. Dünyanın pek çok ülkesi ile karşılaştırıldığında diyabet alanında hastalığın farkındalığı, tanı ve tedavisi, gerekli ilaç ve malzeme, yetişmiş insan gücü, sağlık kurumları, sivil toplum örgütleri, araştırma ve geliştirme açısından ihmal edilemeyecek başarılarımızın olduğu ve ileri ülkeler ile rekabet edebilecek düzeyde olduğumuzu görüyoruz. 1955 yılında Türk Diyabet Cemiyeti’nin kurulması ile ivme kazanan diyabet çalışmaları, Prof. Dr. Şevki Yener ve Dr. İhsan Aksen gibi diyabet alanında ilgili hocalar vasıtasıyla uluslararası münasebetler ile geliştirilmeye çalışılmıştır. Geçtiğimiz yüzyılda, diyabet alanında önemli gelişmeler olmuş, diyabet farkındalığı ve tedavisi ülkemizde de bir çok standardın üzerinde gerçekleşmiştir. Dünyada da ülkemizde de diyabet farkındalığı yüzde 40-45 civarındadır. Diyabet, bulaşıcı olmayan hastalıklar arasında önemli yer tutmaktadır. Yaşadığımız çağın en önemli halk sağlığı problemidir. Uluslararası Diyabet Federasyonu 2019 yılı, 20-79 yaş aralığında 463 milyon insanın tahmini diyabetli olduğunu belirtmektedir. Bozulmuş glikoz toleransı(gizli şeker hastalığı) olanlar ilave edilirse bu rakamın çok büyük olduğu tahmin edilebilir. Ülkemizde de yüzde 14 kişinin diyabetli olduğu ve Avrupa'da en fazla diyabetlinin Türkiye'de olduğu bilinmektedir" diye konuştu.  Diyabete bağlı ölümlerin HIV/AIDS, tüberküloz ve sıtma kaynaklı ölümlerden daha fazla olduğunu belirten Dinççağ, "Diyabet hastalığında arzu ettiğimiz tedavi değerlerine ulaşabilmek için, ilaç, gereç, hekim, sağlık kurumu ve bunlara ulaşım kolaydır. Diyabet alanında çalışan sivil toplum kuruluşları ve diyabet bilinci dünya devletleri ile yarışabilecek olgunluktadır ve gurur vericidir. Diyabet tedavisi alanında kırsal kesim ile kent merkezleri arasında fark olmasına rağmen diyabet alanında sınıfı geçiyoruz. Kırsal alandaki diyabet takibinin daha iyi yapılabilmesi için halk sağlığı hemşireliğinin geliştirilmesi ve kırsal alanda daha çok hizmet vermesi, diyabette akran eğitiminin sağlanması, diyabetli yakınların eğitimi, diyabet alanında seviyemizi daha ileriye taşıyabilecektir. İleri teknolojilerden yararlanmalıyız. Sensör gibi kan şekeri ölçümlerinde az kullandığımız modern yöntemler pahalı olması nedeniyle gelecekte daha çok kullanılabilirse diyabet tedavisinde daha ileri düzeyde olmamız mümkündür" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.