SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gastronomi

YENİŞEHİR YÖREM - Gastronomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gastronomi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'nın kalbi Osmangazi Haber

Bursa'nın kalbi Osmangazi

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Mimarlar Odası Bursa Şubesi tarafından kentlerin ve mimarlığın günümüz çevresel, sosyal, ekonomik ve teknolojik dönüşüm süreçleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi amacıyla 24-25 Nisan tarihlerinde Bursa Uluslararası Fuar Merkezi’nde düzenlenen 29. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi kapsamındaki “Yerel Yönetimler Vizyon Projeler” oturumuna konuşmacı olarak katıldı. Yerli ve yabancı pek çok akademisyenin bulunduğu, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın da yer aldığı oturumda bir sunum gerçekleştiren Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Osmangazi’de hayata geçirilmesi planlanan projeleri paylaştı. “Bursa’daki Taşınmaz Kültür Varlıklarının Yarısından Fazlası Osmangazi’de” Oturumda yaptığı konuşmada Bursa’nın kalbi olan Osmangazi’de, köklü tarihsel ve kültürel mirası anlatmaya çalıştıklarını ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, şöyle konuştu; “Yaklaşık 3 bin yıllık geçmişiyle Bursa; Bitinya’dan Roma’ya, Bizans’tan Selçuklu ve Osmanlı’ya, oradan da Cumhuriyet dönemine uzanan çok katmanlı bir medeniyet birikimine sahiptir. Bu zengin mirasın merkezinde ise Osmangazi yer almaktadır. Bugün yaklaşık 1 milyona yaklaşan nüfusu, 136 mahallesi ve 9 bine yakın sokağıyla Osmangazi, bin 725 kilometrelik yol ağıyla yalnızca Bursa’nın değil, Türkiye’nin de en büyük ilçelerinden biri olup, nüfus bakımından 5’inci sırada yer almaktadır. Aynı zamanda Bursa, taşınmaz kültür varlığı sayısında Türkiye genelinde İstanbul, İzmir ve Muğla’nın ardından 4’üncü sıradadır. Şehrimizde bulunan 2 bin 505 taşınmaz kültür varlığının yarısından fazlası Osmangazi sınırları içerisinde yer almaktadır. Sivil mimari örnekleri de dahil edildiğinde bu sayı 5 binlere kadar ulaşmaktadır.” “Hayata Geçirdiğimiz Tüm Faaliyetleri 9 Ana Başlık Altında Topladık” Osmangazi’yi daha da canlandırmak, hak ettiği turizm potansiyeline ulaştırmak için var güçleriyle çalıştıklarını belirten Başkan Aydın “Bizler de bu bilinçle hareket ediyor, tarihin ve kültürün başkenti olan Bursa’yı, özellikle de Osmangazi’yi daha da canlandırmak, hak ettiği turizm potansiyeline ulaştırmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Osmangazi’de güçlü bir tema kurgusu oluşturduk. Hayata geçirdiğimiz tüm faaliyetleri 9 ana başlık altında topladık. Bunlar; Osmanlı, sanat, mimari, alışveriş, nefes, gastronomi, ahilik, zamanın ruhu ve inanç temalarıdır. Bu yaklaşımı görünür kılmak adına logomuzu Osmangazi Meydanı’na yerleştirdik. Amacımız, Osmangazi’de neler olup bittiğini herkesin yalnızca bu ana başlıklara bakarak anlayabilmesi ve zihninde net bir çerçeve oluşturabilmesidir. Bu temaları somut bir deneyime dönüştürmek için tarihi İpek Yolu aksını yeniden canlandırdık.” ifadelerini kullandı. “Hedefimiz Osmangazi’deki 2 bin 500’e Yakın Tarihi Yapıyı Gelecek Nesillere Sağlıklı Bir Şekilde Aktarmak” Osmangazi’nin tarihini koruyan, yaşatan ve gelecek kuşaklara aktaran çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini kaydeden Başkan Aydın, sunumunu şu ifadeler ile tamamladı; “Projemize Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nden başlıyoruz. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 600 bin ziyaretçiyi ağırlayan bu müze, Bursa’nın fethini etkileyici bir şekilde anlatıyor. Buradan devam ettiğimizde Kayhan bölgesinde gastronomi durağına ulaşıyoruz, Bursa’nın meşhur pideli köftesiyle ziyaretçileri karşılıyoruz. Ardından Abdal Meydanı’nda tahinli pide ve simit gibi yerel lezzetlerle bu deneyimi zenginleştiriyoruz. Sonrasında çarşı bölgesinde alışveriş durağına geçiliyor. Hemen ardından inanç teması kapsamında Bursa Ulu Cami, Osmangazi Türbesi, Orhangazi Türbesi ve Üftade Hazretleri Türbesi ziyaret ediliyor. Bu aks, Hisar Arkeopark ile devam ediyor ve son olarak Romangal’da tamamlanıyor. Böylece Bursa’ya gelen yerli ve yabancı turistlerin, Osmangazi’de yaya olarak 3-4 gün geçirebileceği, dolu dolu bir kültür ve tarih rotası oluşturmuş olduk. Osmangazi’nin tarih içerisindeki yeri ve konumundan hareketle, ‘Bursa’nın Kalbi Osmangazi’ dedik. Çünkü bu bölge, şehrin kültürel ve tarihsel hafızasının en yoğun şekilde hissedildiği merkezdir. Burada öncelikli olarak öne çıkardığımız değer, sahip olduğumuz zengin kültürel mirası korumak ve yaklaşık 2 bin 500’e yakın tarihi yapıyı gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarmaktır. Bu yılki mottomuz ‘700 yıldır buradayız.’ İnşallah, nice 700 yıllar boyunca da burada olmaya devam edeceğiz. Ancak bizim asıl hedefimiz, sadece varlığımızı sürdürmek değil; bu eşsiz tarihi mirası daha yaşanabilir, daha erişilebilir ve daha fazla ziyaret edilebilir hale getirerek geleceğe taşımaktır. Bu doğrultuda, Osmangazi’nin tarihini koruyan, yaşatan ve gelecek kuşaklara aktaran çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.” Oturumda yer alan akademisyenler de, Başkan Aydın’ın sunumu dikkatle takip etti.

Osmangazi'de Roman Gal ve Arkeo Park projeleri Bursa'nın kültür hayatına kazandırılıyor Haber

Osmangazi'de Roman Gal ve Arkeo Park projeleri Bursa'nın kültür hayatına kazandırılıyor

Başkan Aydın, Osmangazi ilçesinde yer alan ve halk arasında "Kolsuz Faik'in Fabrikası" olarak bilinen Roman Gal alanının yaklaşık 10 dönümlük bir alanı kapsadığını belirterek, "Burası 1862 yılında Fransız asıllı Roman Gal tarafından kurulan ve 1992 yılına kadar ipek üretiminin yapıldığı, Bursa için çok önemli bir endüstriyel miras alanı. Anıtlar Kurulu'na tescilli dört yapının bulunduğu bu alanda planlama çalışmalarımızı tamamladık. Kültür, sanat, gastronomi, toplantılar ve gençlerin buluşabileceği kafeterya ve restoranların yer alacağı, 7/24 yaşayan bir alan oluşturmayı hedefliyoruz" dedi. Roman Gal alanının Bursa'nın ipekçilik tarihinin milattan önceki dönemlere kadar uzanan bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Aydın, "Bu tarihi mirası bir müze ve üretim alanlarıyla yaşatacağız. Anıtlar Kurulu tescil işlemleri tamamlandıktan sonra yaz aylarına doğru ilk kazmayı vurmayı ve kısa sürede Bursalıların kullanımına açmayı planlıyoruz" diye konuştu. Arkeo Park Projesi yüzde 98 tamamlandı Arkeo Park Projesi hakkında da bilgi veren Başkan Aydın, çalışmaların yüzde 98 seviyesine ulaştığını belirtti. Çevre düzenleme çalışmalarının devam ettiğini ifade eden Aydın, "Şubat ya da mart ayında, muhtemelen bayramdan sonra Arkeo Park'ı Bursalıların ve yerli-yabancı turistlerin kullanımına açacağız. Alanda 3 bin yıllık Roma Zodyak mozaikleri bulunuyor" dedi. Arkeo Park'ta yaşayan Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi, genç kafeteryası, internetli çalışma alanları ve konferans salonlarının yer alacağını belirten Aydın, "Burası aynı zamanda Bursa'nın Prusias'tan Bitinya'ya, Roma'dan Bizans'a, Selçuklu'dan Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine kadar uzanan tarihini bir arada görebilecekleri bir alan olacak. Hisar Kaleiçi, Kartacalı Hannibal'ın ilk şehir planlarını yaptığı, Bursa'nın en eski yerleşim bölgesi. Bu tarihi gençlerle ve Bursalılarla buluşturmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Mozaikler cam galerilerde sergilenecek Kazı sırasında ortaya çıkarılan ve Kültüprak'taki Arkeoloji Müzesinde saklanan mozaiklerin doğal alanlarına nakledilmesiyle ilgili de açıklamalarda bulunan Başkan Aydın, "Daha önce güvenlik eksikliği nedeniyle maalesef bazı orijinal eserler çalınmış. Güvenlik 7/24 sağlandıktan sonra müze yetkilileriyle birlikte orijinal mozaikler yerlerine konulacak. Cam galeriler sayesinde ziyaretçiler bu eserleri yakından görebilecek" dedi. Aydın, alanın Roma döneminde askerlerin savaşa gitmeden önce dua ettikleri bir tapınma merkezi olarak kullanıldığını hatırlatarak, "Bu kadim şehir Bursa'nın farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığını gösterecek, turizmi canlandıracak, konaklama süresini uzatacak ve Bursa ekonomisine katkı sağlayacak önemli bir proje olacak" şeklinde konuştu.

Osmangazi Belediyesi’nden gençlere lezzet dolu tanıtım Haber

Osmangazi Belediyesi’nden gençlere lezzet dolu tanıtım

Bursa’nın sahip olduğu tarihi ve kültürel zenginlikleri ulusal-uluslararası platformlarda daha görünür kılmayı hedefleyen Osmangazi Belediyesi, kentin kimliğini oluşturan değerleri geleceğe taşıyan çalışmalarına kararlılıkla devam ediyor. Kültürle birlikte gastronomiyi de önemli bir tanıtım unsuru olarak ele alan Osmangazi Belediyesi, Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerine yönelik düzenlediği özel turla şehrin eşsiz lezzetlerini gençlerle buluşturdu. Tarihi Abdal Meydanı’nda tahinli pide ve cevizli lokum ikramıyla başlayan program, Kayhan Çarşısı’nda cantık ve süt helvası tadımıyla devam etti. Kozahan’da içilen Türk kahvesiyle sona eren gastronomi turunda öğrencilere Bursa’nın tarihi dokusu ve geçmişten bugüne uzanan kültürel serüveni de anlatıldı. Osmangazi Belediyesi’nin gerçekleştirdiği etkinlik ile birlikte şehir dışından kente gelen pek çok öğrencinin ilk kez Bursa’nın lezzetlerini deneyimlediğine değinen Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Öztahtalı, "Türkiye coğrafyasında da gastronomisiyle öne çıkan şehirlerden bir tanesi Bursa. Osmangazi Belediyesi’nin Bursa gastronomisini bütün dünyaya tanıtmaya çalışan bu organizasyonundan muhteşem bir şekilde etkilendik. Güzel Sanatlar Fakültesi’nde her bölümden 8’er öğrenci çağırdık. Bu öğrencilerin bir kısmı Bursa’dan ama bir kısmı da şehir dışından. İlk defa hayatlarında tahinli pide yediler, inanılmaz lezzetli buldular. Çocukların bu deneyimi Osmangazi Belediyesi ile yaşamaları ayrıca mutluluk verici." diyerek, Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür etti. Bursa’nın asırlık lezzetlerini ilk kez tatma fırsatı bulan öğrenciler, kentin köklü mutfak kültüründen büyük bir memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Yöresel tatların hem lezzeti hem de sunumuyla kendilerini etkilediğini belirten öğrenciler, desteklerinden ötürü Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkürlerini sundu. Bursa’nın tarihini ve kültürel birikimini yansıtan lezzet turlarında, Bursa’ya farklı şehirlerden gelen üniversite öğrencilerini ağırlayan Osmangazi Belediyesi, öğrencilerin kenti daha yakından tanımalarına ve Bursa mutfağına dair kalıcı bir fikir edinmelerine önemli katkı sağlıyor.

Dünyanın en kötü yemekleri arasında seçilmişti, fiyatı arttı! Haber

Dünyanın en kötü yemekleri arasında seçilmişti, fiyatı arttı!

Pazarda bağı çıkan haberlere kadar 5 liradan satılan kara lahananın fiyatı satışların da artması ile 2 katına çıkarak 10 liradan satılmaya başlandı.  TasteAtlas tarafından 2023 dünyanın en kötü 100 yemeği geçtiğimiz günlerde açıklandı. Gastronomi dünyasının prestijli platformlarından biri olarak kabul edilen TasteAtlas, küresel mutfaklardan çeşitli yemekleri değerlendirerek dünyanın en kötü 100 yemeğini seçti. Karadeniz mutfağının vazgeçilmezlerinden olan Kara Lahana Çorbası da en kötü 100 yemeğin arasında 7. sırayı aldı. Kara lahana çorbasının en kötü yemekler arasında seçilmesi Karadeniz Bölgesi'nde tepkiler arttı. Kara lahana çorbasını tanıtmak ve sahip çıkmak adına birçok şehirde etkinlik düzenlenirken, pazarda bağı düne kadar 5 liradan satılan karalahanaya da talep arttı. Pazarda bağı çıkan haberlere kadar 5 liradan satılan kara lahananın fiyatı satışların da artması ile 2 katına çıkarak 10 liradan satılmaya başlandı.  "Karalahana gündem oldu satışlar arttı"  Ortahisar ilçesindeki Pazarkapı mahallesinde kurulan pazarda kara lahana satan İslam Seyis, kara lahana çorbasının mutfakların vazgeçilmez lezzeti olduğunu vurgularak, "Bizim için daha iyi oldu. Karalahana gündem oldu satışlar arttı. Bunun lezzeti kime göre neye göre. Çorbası ve sarma bizim mutfağımızın vazgeçilmezidir. Yoğun bir tepki oldu. Şuanda bağı 10 liradan satılıyor. Sarmalık, yemeklik her şeyi olur. Havalar soğuk olduğu zaman kara lahanaya talep oluyordu ama bu olayda olunca daha çok talep olmaya başladı. Satışlar arttı" ifadelerini kullandı.  20 yıldır bahçesinde yetiştirdiği kara lahanaları pazara gelerek satan Asiye Bıyıklı, karalahananın meşhur olduğunu dile getirerek, "Karadeniz Bölgesi'nin yemeği kara lahana çorbasıdır. Kendi emeğimiz bunu tarlamızda yetiştiriyoruz. Lahana çorbasına pazarda çalıştığımız için hasret kalıyoruz. Kara lahanayı çok alıyorlar" şeklinde konuştu.  "Bu aralar satışları güzel"  Pazarcılık yapan Gülten Terzi de "Bu lahana her yerde olmaz. En harika yemektir. Et ile yarışır. Biz kara lahananın arkasındayız. Bu aralar satışları güzel. Kara lahanayı diğer memleketlerin insanı bilmez. Bize göre çok harika bir yemektir. Bunu gelip çanta çanta alıyorlar" ifadelerini kullandı.  "Bağı önceden 5 liraya gidiyordu ama şimdilerde 10 liradan satılmaya başladı"  Nadire İleli ise kara lahananın dünyada en iyi yemek olduğunu kaydederek, "Sağlıklıdır. Kara lahanayı yememiş ayakta durabilir misin. Karadeniz'in lahanası meşhurdur. Bağı önceden 5 liraraya gidiyordu ama şimdilerde 10 liradan satılmaya başladı. Talep artmaya başladı. Daha çok satılıyor. Pazarda en çok lahana aranıyor" diye konuştu.  Öte yandan Trabzon'un en işlek noktalarından Kahramanmaraş Caddesi'nde düzenlenen bir etkinlikte dağıtılan kara lahana çorbasını tadan Ruhşen Uçkun, "Kara lahana çorbası bize çocukluğumuzu hatırlatıyor. Bu bizim vazgeçemeyeceğimiz bir yemek. Aspirin yerine geçiyor. Onların değerlendirme bizi bağlamaz. Bunun tadını bilmeyen o şekilde değerlendirebilirler" derken, Kahramanmaraş'dan Trabzon'a gezmeye gelen Kadir Çiçekci ise "Karalahana çorbası çok güzel. Çok beğendim. Gerçekten vitamin deposu diyebilirim" şeklinde konuştu.  Hatice Şahin ise kara lahana çorbasının en kötü yemekler arasında gösterilmesine tepkili olduğunu belirterek "Ustası yapamadığı için bu şekilde sıralanmıştır. Benim yöresel yemekler üzerine sertifikam var. Kara lahanamızın birkaç çeşidi vardır. Ne şekil yaptılar bilmiyoruz ama lezzetli yapmamışlardır. Bu duruma tepkiliyiz" diye konuştu.

Vedat Milor'un Gözünden Napoli Pizzaları: Benzersiz Bir Lezzet Deneyimi Haber

Vedat Milor'un Gözünden Napoli Pizzaları: Benzersiz Bir Lezzet Deneyimi

Vedat Milor'un Napoli Pizza Deneyimi Tanınmış gastronomi eleştirmeni Vedat Milor, 1998 yılında ilk kez Napoli'de pizza yediğinde yaşadığı benzersiz deneyimi anlatıyor. Milor'a göre, Napoli pizzaları lezzet açısından o güne kadar deneyimlediklerinden çok farklıydı.      Napoli'nin Pizzaları: Farklı Bir Boyut Milor, Napoli pizzalarının hem lezzetli hem de hafif oluşuna dikkat çekiyor. Ona göre, bu pizzalar basit bir fast-food ürünü olmanın ötesine geçerek gastronomik bir zevk sunuyor. Hamurun yapısı ve malzemelerin kalitesi, Napoli pizzalarını diğerlerinden ayırıyor.      Hamurun Yapısı ve Malzemelerin Kalitesi Napoli pizzalarının hamuru, Vedat Milor'a göre bulut gibi hafif ve biraz ekşi. Kullanılan domates salçasının lezzeti, taze peynir ve yüksek kaliteli reyhan, pizzanın kalitesini artırıyor. Bu özellikler, Napoli pizzalarını özel kılıyor.      Vedat Milor'un Pizzaya Bakışında Değişim Bu deneyim, Milor'un pizzaya bakış açısını değiştiriyor. Daha önce basit bir yiyecek olarak gördüğü pizza, Napoli'deki deneyimiyle birlikte onun için lezzetli ve kaliteli bir yemeğe dönüşüyor.      Sonuç: Napoli Pizza Sanatı Vedat Milor, Napoli pizzalarının lezzet ve kalite açısından dünyadaki en iyi pizzalar olduğuna inanıyor. Bu deneyim, onun için sadece bir yemekten çok daha fazlasını ifade ediyor; adeta bir "vecit hali" yaşıyor. HABER:ECENAZ EFE

Türkiye'nin ilk gastronomi lisesi İstanbul'da kuruluyor Haber

Türkiye'nin ilk gastronomi lisesi İstanbul'da kuruluyor

Milli Eğitim Bakanlığı'nca, Türk mutfağının en iyi şekilde sunularak uluslararası alanda daha ileriye taşınması amacıyla gastronomi alanında eğitim verecek gastronomi lisesi açılıyor. Türk mutfağını hem Türkiye'de hem dünyada en iyi şekilde tanıtacak eğitimlerin verileceği gastronomi lisesinin İstanbul'da açılması planlanıyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye'nin ünlü şef, restoran kurucusu ve akademisyenleri olan Cüneyt Asan, Ramazan Bingöl, Eyüp Kemal Sevinç, Nuran Özyılmaz, Danilo Zanna, Ömür Akkor, Zeki Saygı, Nuri Develi, Nevin Halıcı, Kaya Demirer, Serkan Aksoy, Selim Yeşilpınar ve Umut Karakuş ile bir araya geldi.  'NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞI YETİŞTİRİLECEK' Bakan Tekin, geleneksel Türk mutfağının iz bırakan lezzetlerini, ulusal ve uluslararası alanda hak ettiği noktalara ulaşması için sadece gastronomi alanında eğitim verecek gastronomi lisesini açacaklarını kaydetti. Tekin, gastronomi lisesiyle Türk yemek kültürüne özgü yemekleri dünya mutfakları içinde önemli bir noktaya taşımak istediklerini söyledi. Gastronomi lisesinin açılmasıyla önemli bir eksikliği gidereceklerini ifade eden Tekin, bu yaz tatilinde örgün öğretimdeki öğrenciler için görgü ve nezaket kuralları dersini seçmeli olarak koyduklarını belirterek, "Her milletin kendine özgü bir mutfağı, mutfak sanatı vardır. Türk mutfağı da kendine özgüdür. Bu bağlamda Türk mutfağı denildiğinde de Türk insanının beslenme biçimi ve yeme içmesi, yiyecek ve içeceklerin hazırlanması, pişirilmesi, sofra adabı, damak tadı gibi unsurlar akla gelir. Gastronomi lisesi açarak hem örgün ve yaygın eğitim kurslarında bir literatür oluşturmak hem de sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirelim istiyoruz. Buralarda gördüğümüz lüzum üzerine böyle bir girişimde bulunuyoruz" dedi. Mesleki eğitim alanında daha önce sektör temsilcileriyle bir araya gelerek sektörün ihtiyaçlarıyla örtüşecek şekilde gerekli düzenlemeler yaptıklarını hatırlatan Tekin, bu kapsamda proje okullarını ve spor liseleri gibi tematik liseler hayata geçirdiklerini söyledi.

4 gün boyunca 1 ton çiğ köfte dağıtılacak Haber

4 gün boyunca 1 ton çiğ köfte dağıtılacak

Gastronomisiyle, müziğiyle, lezzetiyle, kültürüyle, tarihiyle İstanbul’a taşınan Şanlıurfa Tanıtım Günleri etkinlik alanını ilk günde binlerce kişi ziyaret etti. Etkinlikte Şanlıurfa’nın geleneksel el sanatları, yemekleri, halkoyunları, yöresel ürünleri ile sosyal ve kültürel değerleri tanıtıldı.  ''4 gün boyunca 1 tona yakın çiğ köfte ikramımız olacak''  Etkinlik hakkında bilgi veren Şanlıurfa Dernekler Federasyonu Başkanı Adnan Şansal, ''Viranşehir, Siverek ve diğer ilçelerimizin kendi kültürünü tanıtıyoruz. Halfeti ilçemiz mozaiklerini tanıtıyor. Gastronominin ve İslam turizminin başkenti Şanlıurfa. İstanbul’da yaşayan hemşerilerimizi ve İstanbulluları davet ediyoruz. Kurutulmuş biber, patlıcan, kabak, patlıcanlı kebap, domatesli kebap ve diğer yöresel ürünlerimizi sergiliyoruz. Şanlıurfa’ya has, başka bir il ile kıyaslanmayacak el emeğiyle yapılan biberlerimiz var. Biberlerin bir kısmı güneşte fazla kalır, siyahlaştırılır ve çiğ köftede kullanılır. Pembemsi olanlar da yemeklerde ve çorbalarda kullanılır. Biber salçası da burada bulunuyor, İstanbul’da reçel diyorlar ama biz biber salçası diyoruz. Domates salçamız da Şanlıurfa’da hanımlarımızın el emeği ile yaptıkları ürünler arasında yer alıyor. Haftasonu, Şanlıurfa’nın ünlü sanatçıları burada sıra gecesi yapacak. Şanlıurfa’yı İstanbul’a taşıdık. 4 gün boyunca 1 tona yakın çiğ köfte ikramımız olacak '' dedi.  ''Şanlıurfa’dan unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin ustalarını getirdik''  Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Daire Başkanı Niyazi Kocadağ şöyle konuştu: ''Şanlıurfa’nın tarihi ve kültürü çok kıymetli. Gastronomi ekonomisi her geçen gün büyüten bir şehir. İstanbul’da çok fazla hemşerimiz var, Şanlıurfalılar Federasyonu’nun düzenlediği bu organizasyonda Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi olarak yer alıyoruz. İlk günde etkinlik yoğun ilgi görüyor. Çünkü Şanlıurfa’nın yemekleri herkesin ilgisini çekiyor. 400’ün üzerinde yemek çeşidimiz, 34’ün üzerinde tescillenen ürünümüz var. Vatandaşlarımızın o yemekleri yapma için gelip buradan alışveriş yapması lazım. O yemeklerde kullanılan ürünler burada satışa sunuldu. Burada gördüğümüz ilgiden memnunuz. Ayrıca Şanlıurfa’dan unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin ustalarını getirdik; telkâri ve bakır ustalarımız var.''  Şanlıurfa’nın dillere destan sıra gecesinde türkülerle beraber festivale gelen misafirlere yumurtalı çiğ köfte dağıtıldı. Organizasyon boyunca etkinliğe gelen misafirlere de 1 ton çiğ köfte dağıtılacak.  İnsan sağlığı açısından birçok faydası bulunan ve günümüzde sayılı usta tarafından yapılan kemik tarak, unutulmaya yüz tutmuş bakırcılık, çulhacılık, kazaz, tespihçilik, ahşap oymacılık ve Şanlıurfa’da son ustalarının ellerinde yaşatılmaya çalışılan gümüş telkari sanatının inceliklerini işin ustaları İstanbul’a gelerek yeni nesillere anlatıp, sanatlarını konuşturdu.  Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi standında çeşitli yarışmalar da yapıldı. 63 içli köfteyi 12 dakikada yapan Meryem Çakmak altının sahibi oldu.  Etkinlik alanına gelenler Şanlıurfa’nın meşhur beli kırık kebabı, tepsi kebabı, ciğer, kulak çorbası, pirpirim gibi birbirinden ilginç Şanlıurfa yemeklerinin tadına baktı.  Öte yandan İstanbullular, 12-15 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa Tanıtım Günleri çerçevesinde yerel lezzetlerin tadına bakabilecek ve sıra gecesi gibi etkinlilere katılabilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.