SON DAKİKA
Hava Durumu

#Erkan Erdem

YENİŞEHİR YÖREM - Erkan Erdem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erkan Erdem haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İliç unutulmadı, Kirazlıyayla için hesap soruldu Haber

İliç unutulmadı, Kirazlıyayla için hesap soruldu

Bursa Su Kolektifi çağrısıyla 13 Şubat 2026 Cuma günü saat 12.30’da, Bursa Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde gerçekleştirilen açıklamada, Kirazlıyayla’daki maden atığı çökmesine ilişkin sorumluların ortaya çıkarılması istendi. Basın açıklamasını çevre aktivisti ve siyasetçi Erkan Erdem okurken, Kirazlıyayla’dan Ayşe Sarı da basın açıklamasının bir kısmını sembolik olarak okudu. Programa Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal katılarak kısa bir konuşma yaptı. Köyde yaşayan vatandaşlar söz alarak yaşadıkları kaygıları dile getirirken zaman zaman duygusal anlar yaşandı. Kirazlıyayla köy muhtarı, Yenişehir'den gelenler ve çevre aktivistlerinin şikayet ve bilgi edinme hakları kapsamında ilgili kurumlara dilekçeler sunduğu bildirildi. Açıklamada, “Aynı ihmal, aynı tehlike, aynı yaşam tehdidi” vurgusuyla, 27 Ocak 2026’da maden sahasında meydana gelen çökme sonrası zehirli atıkların dere yatağına yöneldiği; ağır metallerin suya ve toprağa karışma riskinin halk sağlığı ve ekosistem açısından ciddi tehdit oluşturduğu ifade edildi. Metinde ayrıca, İliç’te yaşanan felaketin unutulmaması ve benzer risklerin Kirazlıyayla’da sürmesine karşı kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiği belirtilerek; tüm analiz sonuçlarının açıklanması, atık taşıma süreçlerinin bağımsız bilimsel denetime açılması ve ihmali bulunanlar hakkında idari ve adli işlemlerin başlatılması çağrısı yapıldı. Bursa Su Kolektifi, doğaya verilen zararın yalnızca bugünü değil gelecek kuşakların yaşam hakkını da etkilediğini vurgulayarak, Kirazlıyayla’da yaşananların üzerinin örtülemeyeceğini ve gerçeklerin açıklanıp sorumluların hesap vermesi gerektiğini bildirdi.

Mesele Yenişehir Ovası’nın, suyun ve yaşamın meselesidir Haber

Mesele Yenişehir Ovası’nın, suyun ve yaşamın meselesidir

13 Şubat 2024’te Erzincan İliç’te yaşanan ve 9 işçinin hayatını kaybettiği atık barajı faciasının ardından benzer bir riskin Kirazlıyayla’da da ortaya çıkması, kamuoyunda “ikinci bir felaket” endişesini büyüttü. Uzmanlar, ağır metallerin toprakta ve suda kalıcı etkiler yaratabileceğine, bunun da tarım üretimi ve içme suyu güvenliği açısından uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı faaliyetlerin durdurulduğunu açıklasa da sahadaki atıkların kontrolsüz biçimde dere yatağında beklediği, yayılımı durduracak etkili bir izolasyon ve temizleme planının net olarak ortaya konmadığı belirtiliyor. Numune alınıp alınmadığı, analizlerin nerede yapıldığı ve sonuçların ne olduğu konusunda ise kamuoyuna açık bir bilgi sunulmuş değil. Kirazlıyayla’daki gelişmeler üzerine Bursa Su Kolektifi, 13 Şubat 2026’da Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde Kirazlıyayla da yaşayanların katıldığı bir basın açıklaması gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Açıklamada hem İliç faciasında yaşamını yitiren işçilerin anılması hem de Kirazlıyayla’daki çevresel risklere dikkat çekilmesi planlanıyor. Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, yapılacak açıklama öncesinde şu değerlendirmede bulundu: “Kirazlıyayla’da felaket bitmedi. Dere yatağında bekleyen atıklar, her yağmurda daha geniş bir alana yayılma riski taşıyor. Numunelerin nereden alındığı, analizlerin kim tarafından yapıldığı ve sonuçların ne olduğu açıklanmadıkça kamuoyu ikna olmaz. Bu mesele yalnızca bir köyün değil, Yenişehir Ovası’nın, suyun ve yaşamın meselesidir. Gerekli bilimsel ve idari adımlar atılmadan bu dosya kapanmış sayılmaz.” Basın açıklamasına geniş katılım beklenirken, bölgedeki gelişmeler kamuoyu tarafından yakından izleniyor.

‘Kirazlıyayla’daki felaketin sorumluları hesap vermelidir’ Haber

‘Kirazlıyayla’daki felaketin sorumluları hesap vermelidir’

Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu tarafından gerçekleştirilen basın açıklamasını Platform Sözcüsü Erkan Erdem okudu. Erdem şunları kaydetti: “Maden kazaları kaderimiz değildir. Bu ülkede doğa talanı, şirket karı ve denetimsizlik düzeni kader gibi dayatılmaktadır. Madenlerin işletme karşılığı şirketlere verilmesi, kapitalizmin en hızlı sermaye birikimi araçlarından biridir. Maliyet yalnızca üretim ve işçilik giderleridir. Ancak yüksek karlılığa rağmen sermayedar gerekli önlemleri almaz. Çevre Şehircilik bakanlığı ve müdürlükleri maden ocaklarını denetimsiz ve başıboş bırakarak göz göre göre gelen felaketlere davetiye çıkarmaktadır. Yapılan denetimler ise büyük aksaklıkları bile görmezden gelen, şirketleri meşrulaştıran kağıt parçalarına dönüşmüştür. Bu düzenin son örneği Bursa Yenişehir Kirazlıyayla köyünde yaşanmıştır. ZEHİR OVAYA AKIYOR 2013’ten bu yana işletilen Meyra Madencilik’in bakır, çinko ve kurşun maden ocağında depolanan toksik atıklar 20.01.2026 günü çökmüştür. Atıklar Sarıyar Deresi üzerinden Yenişehir Ovası’na yönelmiştir. Bugün derelerden kimyasal maddeler aleni biçimde akmaktadır. Bunu görmek için analize gerek yoktur. Daha önce Yenişehir Çevre Platformu’na ulaşan videolarda da çöktürme havuzlarından açık alana kontrolsüz biçimde atıkların döküldüğü görülmüştür. Öte yandan maden ocağı sahasında ciddi bir toprak kayması yaşanmış, tarlalar ve evler derin yarıklar ve çukurlar nedeniyle kullanılamaz hale gelmiştir. Bu yalnızca çevreyi değil doğrudan yaşamı tehdit eden bir yıkımdır. Maden zenginleştirme sırasında ortaya çıkan yüzbinlerce ton atık pasa, hiçbir önlem alınmadan açık alana yığılmıştır. Her bir ton atıkta zerreler halinde 1 kilo kurşun, 2 kilo çinko bulunduğu bilinmektedir. Kurşun en toksik maddeler arasındadır. Yağmurla derelere, yeraltı suyuna karışmakta; rüzgarla tozarak ciğerlerimize, toprağa ve gıdalara bulaşmaktadır. Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, bu madeni yıllarca atık barajı olmadan çalıştırılmasına göz yummuştur. Bu felaketin sorumluluğu yalnızca şirkette değildir. İmza atan, görmezden gelen, denetlemeyen herkes bu suçun ortağıdır. ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI DERHAL YANIT VERMELİDİR Yaşanan bu olayın çevreye, su kaynaklarına ve bölgede yaşayan vatandaşlarımıza olası etkilerinin ivedilikle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Atık barajının çökmesinin ardından içme ve kullanma sularında, dere sularında, yeraltı sularında, toprakta ve havada kirlilik ölçümü yapılmış mıdır? Yapıldıysa ölçüm sonuçlarında ağır metal ve toksik madde tespit edilmiş midir; edildiyse hangi maddeler hangi oranlarda bulunmuştur?Atık barajında gerçekleşen çökme olayının meydana geldiği tarih ve saat itibarıyla, baraj bünyesinde depolanan toplam atık miktarı ton ve metreküp (m³) cinsinden ne kadardır?Bu atık maddenin ne kadarı doğaya karışmıştır? Bu miktar, söz konusu tesis için hazırlanmış Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunda taahhüt edilen azami depolama kapasitesinin üzerinde midir? Atık depolama alanına ilişkin onaylanmış uygulama projesinde uygun bulunan toplam depolama kapasitesi metreküp (m³) ve ton cinsinden ne kadardır?Atık barajında meydana gelen çökme sonrasında, depolanan atığın ne kadarı baraj alanı dışına yayılmıştır? Bu miktar ton ve metreküp (m³) cinsinden ne kadardır?Söz konusu atık barajına ilişkin en son ne zaman denetim yapılmıştır? Yapılan denetimlerde yapısal güvenliğe ve sızdırmazlığa ilişkin herhangi bir risk tespiti yapılmış mıdır?İlgili tesisin çevre izin ve lisans belgesini iptal edecek misiniz? Bu soruların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından derhal yanıtlanması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekmektedir. TALEPLERİMİZ Meyra Madencilik derhal ve bir daha açılmamak üzere kapatılmalıdır. Atık pasaların açık alanda depolanmasına kesinlikle izin verilmemelidir. Türkiye’nin her yerinde yeni İliç felaketleri yaratacak atık barajları sıkı denetime alınmalıdır. Atık barajı bulunan madenlerin kapatma planları yapılmalı ve hızla uygulanmalıdır. Kirazlıyayla’da yaşanan bir kaza değil, şirket düzeninin ve devlet ihmalkarlığının sonucudur. Bu halk susmayacak. Bu doğa sahipsiz değildir.”

Çevre felakatinin yaşandığı köye destek büyüyor Haber

Çevre felakatinin yaşandığı köye destek büyüyor

Yenişehir Kirazlıyayla'da bulunan maden atık barajının çökmesi üzerine binlerce ton kimyasal ve ağır metal içerikli atığın, dere ve toprağa karıştığı iddia edilirken, köy muhtarı atık barajından çıkan balçıkların dereye karıştığını belirti. Sivil toplum kuruluşu sözcüsü Erkan Erdem, "Burada çevre felaketi olmadan önce 2019 yılından beri köylülerle çok mücadele verdik. Şuanda da kaza geliyorum dedi. Burada bir çevre felaketi yaşanıyor. Umarız şirketin ruhsatı iptal edilir. Kirazlıyayla köyünde yaşayan halkımız huzura kavuşur diye umut ediyoruz" dedi. Kirazlıyayla köyü muhtarı Hasan Açar, "Yağışlardan dolayı atık barajı patladı. Şuanda atık barajından çıkan balçıklar sarıyar deresine yayılmaya başladı. Kirazlıyayla köyündeki arazilerde sıkıntı yok, fakat Yenişehir ovasına Barcın köyüne bu suların karışması var. Bir kaç gündür bu olayın peşindeyiz daha fazla yağış olsa patlayacağından şüphemiz var. İnşallah bununla kalır önlem aldık diyorlar ama alınan bu önlem yeterli değil ben kendi fikrimi söylüyorum. Gerekli incelemeler yapılır ve bunun önüne geçilir. Şuana kadar herhangi numune alınmadı en kısa sürede yetkililerin gelip almasını istiyoruz" diye konuştu. Ziraat Mühendisi Şafak Şenel Erdem "Hep söylediğimiz bir şey 2019 yılında buna onay veren kurumlar 2024 yılında buradaki atık barajının yerinin doğru olmadığını söylediler. Yıllardır söylediğimiz tek şey var bu madenin buradan gitmesini istiyoruz" dedi. Olayın başladığı andan itibaren Kirazlıyayla köyünde incelemelerde bulunan vatandaşlarla bir araya gelen Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, yaşanan durumun bir çevre felaketi boyutunda olduğunu söyledi. Çökmenin ilerleyebileceğine dikkat çeken Başkan Özel, "Bu felaket yalnızca bugünü değil, önümüzdeki ayları da ilgilendiriyor. Binlerce ton kimyasal ve ağır metal içerikli atığın toprağa ve suya karışması kabul edilemez. Bu durum ciddi çevresel riskler barındırıyor" dedi.

CHP Yenişehir İlçe Başkanlığı’nda Temel Üye Eğitimi ilgi gördü Haber

CHP Yenişehir İlçe Başkanlığı’nda Temel Üye Eğitimi ilgi gördü

Cumhuriyet Halk Partisi Parti Okulu tarafından düzenlenen Temel Üye Eğitimi, CHP Yenişehir İlçe Başkanlığında geniş katılımla gerçekleştirildi. Yenişehir İlçe Başkanlığı’ndaki eğitim programında Atatürk’ün 6 Ok ilkeleri, sosyal demokrasi, partinin tarihsel birikimi ve örgütlenme yapısı ele alındı. Eğitim, Bursa’dan gelen CHP Parti Okulu Eğitmeni ve Koordinatörü Nimet Yıldız, Eğitmen Mert Sevilen ve Koordinatör Yardımcısı Erkan Erdem tarafından verildi. Katılımcıların aktif olarak yer aldığı programın örgütsel bilinç açısından önemli katkılar sunduğu belirtildi. CHP Yenişehir İlçe Başkanı Deniz Dörtkardeş yaptığı açıklamada katılım sağlayan yöneticilere ve belediye meclis üyelerine teşekkür ederek, CHP Parti Okulu eğitmenlerine katkılarından dolayı şükranlarını sundu. Eğitim programında; Cumhuriyet Halk Partisinin tarihsel birikimi, temel ilkeleri, örgütlenme yapısı ve siyasal duruşunun kapsamlı şekilde ele alındığını belirten Dörtkardeş ayrıca eğitimin planlanmasında emeği bulunan İl Eğitim Sekreteri Metin Erbil’e de teşekkür etti. Programın sonunda kısa bir değerlendirme yapan CHP Parti Okulu Bursa koordinatör yardımcısı Erkan Erdem ise yapılan eğitimin içeriğini sade bir dille şöyle özetledi: “Bu eğitimde partimizin dayandığı üç ana kaynak üzerinde durduk. Atatürk’ün 6 Ok’u, sosyal demokrasinin emek ve adalet merkezli yaklaşımı ve Anadolu’nun insanı merkeze alan aydınlanma mirası. Cumhuriyet’in kurucu değerleri hem Türkiye için hem de partimiz için yol göstermeye devam edecektir.”

“Alın terimizin karşılığını eninde sonunda alacağız”’ Haber

“Alın terimizin karşılığını eninde sonunda alacağız”’

Bursa’nın Yenişehir ilçesinde, Çay Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketlerde çalışan çok sayıda işçi, konkordato süreci gerekçe gösterilerek haklarının gasp edildiğini belirterek basın açıklaması yaptı. Yenişehir Belediye Meydanı’nda bir araya gelen işçiler, “Çay Holding hakkımızı ver!” yazılı pankart açarak yönetime tepki gösterdi. Zem Narenciye sera işletmesinde çalışan işçiler adına Tarım-Sen Sendika Başkanı Umut Kocagöz tarafından okunan basın açıklamasında; yıllar boyunca psikolojik şiddet gördükleri, su ve yemek gibi en temel ihtiyaçların dahi düzenli karşılanmadığı, işçi sağlığını hiçe sayan uygulamalara maruz kaldıkları ileri sürüldü. Ayaz Köyü’nde dere suyunun içme suyu olarak kullandırıldığı ve bunun ciddi sağlık riskleri doğurduğu da iddialar arasında. İşçiler, Temmuz 2025’te bir arkadaşlarına yapılan haksızlığa itiraz etmeleri üzerine hakaretlere maruz kaldıklarını, ardından jandarmaya başvurmalarının sonrasında “Kod 48” gerekçesiyle maaşları ödenmeden ve tazminatsız biçimde işten çıkarıldıklarını öne sürdü. Holding yöneticilerinin konkordato sürecini işçi alacaklarını belirsizliğe sürüklemek için kullandığı iddia edildi. Basın açıklamasına siyasi parti ve emek örgütlerinden de destek geldi. CHP Yenişehir İlçe Başkanlığı, İYİ Parti Yenişehir İlçe Başkanlığı, Tüm Emeklilerin Sendikası Yenişehir Şubesi ile Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu ve birçok parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri alanda yer aldı. Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, işçilerin uzun süredir ağır çalışma koşulları, baskı, ücretlerin düzensiz ödenmesi ve tazminatsız işten çıkarmalarla karşı karşıya bırakıldığını belirterek, “Yıllardır emeğinin karşılığını alamadan çalıştırılan, hakarete ve baskıya maruz kalan, en sonunda da tazminatsız biçimde işten çıkarılan işçiler var. Bu tablo kabul edilemez. Emeğiyle ayakta kalmaya çalışan yurttaşların yaşadığı mağduriyetin görmezden gelinmesine izin vermeyeceğiz” dedi. Yetkililere çağrı İşçiler, alacaklarına ilişkin açılan davanın ilk duruşmasının görüldüğünü ve süreci yakından takip ettiklerini belirtti. Açıklamada, işçi alacaklarının dava süreçleri gerekçe gösterilerek ötelenmesinin de fiilen bir gasp anlamına geldiği ifade edildi. Konkordato kapsamında bulunan şirketlerden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmazken, sürecin nasıl ilerleyeceği kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

‘Hepimiz aynı gemideyiz söylemi gerçek değil’ Haber

‘Hepimiz aynı gemideyiz söylemi gerçek değil’

Tüm Emeklilerin Sendikası ile Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla düzenlenen “Geçinemiyoruz – Sadaka Değil, Hakkımızı İstiyoruz” yürüyüşü ve basın açıklaması, 2 Ocak 2026 Cuma günü yoğun halk katılımıyla gerçekleştirildi. Saat 13.30’da Saat Kulesi önünde bir araya gelen platform bileşenleri ve yurttaşlar, sloganlar eşliğinde kortej halinde Heykel Meydanı’na yürüdü. Yürüyüşün ardından saat 14.00’te meydanda basın açıklaması yapıldı. Basın açıklaması öncesinde kısa bir konuşma yapan Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü , aynı zamanda CHP Yenişehir ilçe sekreteri Erkan Erdem, eylemin bir talep değil hak arayışı olduğunu vurguladı. Erdem, “Bugün burada bir lütuf istemek için değil, hakkımız olanı almak için toplandık. Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz” dedi. Açıklanan bütçelerde emekçinin, emeklinin ve halkın yer almadığını belirten Erdem, TÜİK’in gerçek yaşamla örtüşmeyen enflasyon verilerine dayanılarak yapılan zamların kabul edilemez olduğunu, refah payının tüm memur, işçi ve emeklilere eksiksiz uygulanması gerektiğini ifade etti. Erdem, platformun örgütlü ve kararlı olduğunu vurguladı. CHP Yenişehir İlçe Başkanı Deniz Dörtkardeş, yaşanan yoksulluğun geçici değil, bilinçli bir yoksullaştırma politikası olduğunu söyledi. Açıklanan asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını belirten Dörtkardeş, “Bu mesele artık yalnızca ücret değil, bir yaşam ve onur meselesidir. Geçim olmazsa, seçim olur” dedi. Eğitim Sen Yenişehir Şube Temsilcisi Şafak Ayhan, gelir adaletsizliğine dikkat çekerek, “Bir yanda milyonluk ayrıcalıklar, diğer yanda yoksulluğa mahkûm edilen milyonlar var. ‘Hepimiz aynı gemideyiz’ söylemi gerçeği yansıtmıyor” ifadelerini kullandı. Tüm Emeklilerin Sendikası MYK Üyesi Cemile Boncuk ise emekliliğin bir lütuf değil, alın terinin karşılığı olduğunu vurgulayarak, emeklilerin yoksulluğa ve sessizliğe mahkûm edilemeyeceğini söyledi. Boncuk, “Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz” dedi. Eylemin son bölümünde, Tüm Emeklilerin Sendikası Yenişehir Şube Başkanı Kamettin Baştürk tarafından Türkiye genelinde eş zamanlı okunan basın açıklaması paylaşıldı. Açıklamada, milyonlarca emeklinin açlık sınırının altındaki aylıklarla yaşamaya zorlandığı, “enflasyona ezdirmedik” söyleminin gerçeği yansıtmadığı ifade edildi. Emekliler için seyyanen zam, en düşük emekli aylığının insanca yaşam düzeyine çıkarılması, sağlıkta katkı paylarının kaldırılması ve barınma desteği sağlanması talepleri dile getirildi. Açıklama, “Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz. Bu düzen değişecek” sözleriyle sona erdi. Yürüyüş ve basın açıklamasına CHP Yenişehir İlçe Başkanlığı, CHP Yenişehir Kadın Kolları yönetimi, CHP Yenişehir Belediye Meclis Üyeleri, Tüm Emeklilerin Sendikası’nın Yenişehir, Bursa ve Kestel Şubeleri ile İnegöl Temsilciliği, Eğitim Sen, Eğitim-İş ve TEÇ-SEN Yenişehir Temsilcilikleri ve Yenisehir Çevre Platformu katıldı. Katılımcılar, talepler karşılık bulana kadar alanlarda olmayı ve mücadeleyi büyütmeyi sürdüreceklerini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.