SON DAKİKA
Hava Durumu

#Duruşma

YENİŞEHİR YÖREM - Duruşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Duruşma haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

'Kızım ölümüne sevdi' Haber

'Kızım ölümüne sevdi'

Bursa'da geçtiğimiz yıl eski eşi tarafından defalarca bıçaklanarak katledilen Sevgi Yandık dosyasında ilk duruşma görüldü. Duruşma, bir görgü şahidinin gelmemesi üzerine 8 Temmuz'a ertelendi. Acılı aile, ilk duruşma sonrası İhlas Haber Ajansı mikrofonlarına konuştu. Bursa 20. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu sanık Doğan A., müştekiler ve taraf avukatları hazır bulundu. Sanık savunmasında, olay sırasında "garipten sesler duyduğunu" öne sürerek, "Çocukların benden olmadığını söyledi. Bunun üzerine eylemi gerçekleştirdim" dedi. Sanık müdafii, müvekkilinin akıl sağlığına ilişkin yeniden rapor alınmasını ve tahliyesini talep etti. Mahkemeye sunulan mevcut sağlık raporunda ise sanığın ceza sorumluluğunun tam olduğu belirtildi. Duruşmada dinlenen tanık Ü.B., parkta çocuklarını sallayan çift arasında tartışma duymadığını belirterek, "Bir anda bıçağı çıkarıp kadına saldırmaya başladı. Kadın yere düştükten sonra da defalarca bıçakladı" ifadelerini kullandı. Maktulün anne ve babası ise sanığın daha önce de kızlarını bıçakladığını ve kızlarını sürekli uyardıklarını söyledi. Aile avukatı, sanığın eylemi tasarlayarak ve canavarca hisle gerçekleştirdiğini savundu. Cumhuriyet savcısı, suçun niteliği, mevcut delil durumu ve kuvvetli suç şüphesi nedeniyle sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına, eksik tanığın zorla getirilmesine karar vererek duruşmayı 8 Temmuz 2026 tarihine erteledi. "Kızım ölümüne sevdi" Acılı baba Volkan Yandık, davanın 8 Temmuz'a ertelenmesinden sonra, "Duruşma bizim açımızdan iyi geçti. Şüphelinin daha ağır ceza almasını bekliyoruz. Rabbim kimsenin başına vermesin. Şahit gelmediği için mahkeme ertelendi. Dava bizim lehimize sonuçlanacak. Şüpheli ilk ifadesinde "Maddenin etkisindeyim" dedi. Mahkemede ise kullanmadığını söyledi. Açıkça deli taklidi yapıyor. Yaklaşık 2 yıl önce kızımı 7 yerinden bıçakladı. Sonrasında 5 ay ceza yattı. Sonra kızımla barıştı ve malum olay gerçekleşti. Kızıma bizzat söyledim, 'Bak kızım, bu sana bir defa böyle yaptı ikinciye yine yapar' dedim. Kızım ölümüne sevdi" diye konuştu. "En ağır cezayı almasını istiyorum" Acılı anne Vildan Yandık ise, "Duruşma salonunda şüpheliyi görünce çok kötü oldum. Aklıma kızım ve torunlarım geldi. Duruşmada suçunu hafifletmek için deli taklidi yaptı. Ama kimse buna inanmadı. Adaletin yerini bulmasını istiyorum. Ben önce Rabbime güveniyorum, sonra devletime güveniyorum. En ağır cezayı almasını istiyorum. Bilerek, isteyerek vurdu benim kızımı. 3 yaşındaki çocuğunun yanında yaptı. Çocukları annesiz, ben de Sevgi'mden ayrı kaldım" diye konuştu. Sevgi Yandık'ın ailesinin avukatı Nazlı Ceren Şendoğan da, "Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği' adına dosyayı üstlendim. Geçtiğimiz yıl gerçekleşen trajik bir olay. Şahıs, eski eşi olan Sevgi Yandık'ı barışma bahanesiyle evinin önünden alıyor. Parka gittikten sonra 15 bıçak darbesiyle Sevgi Yandık'ı katlediyor. Sevgi Yandık bıçaklanıp yere düştükten sonra da devam ediyor. Darbelerin 9 tanesi ölümcül nitelikte. Sonrasında olay yerinden kaçıyor. Davanın ilk duruşması görüldü. Şüpheli şahıs hiçbir şekilde pişmanlık belirtisi göstermedi. Her seferinde ifadesini değiştirerek bahane bulmaya çalıştı. Maktül kendisini savunabilecek durumda olmadığı için maktüle iftira attı. İftiraların hiçbirini destekleyemedi. Elimizdeki somut deliller, ve soruşturma esasında toplanan deliller şahsın olayı planlayarak yaptığını ispatlıyor. Mahkeme heyetinin ifadeye itibar ettiğini düşünmüyoruz. Bir sonraki tanığın ifadesinin alınması için duruşma ertelendi. Biz bu dosya özelinde ve diğer kadın cinayetleri davalarında derneğimiz adına dosyaları titizlikle takip ediyoruz. Bu cinayetlerin ortadan kalkmasını temenni ediyoruz. Bu süreçte de geriye kalan hem aile, hem yakınlar hem de kamu vicdanı adına adil bir sonuç arzu ediyoruz. Yargılama da gayet sağlıklı bir şekilde gidiyor. Dolayısıyla Temmuz ayındaki mahkemede adaletin yerini bulacağına inanıyoruz" dedi. Olay, 27 Ağustos 2025 tarihinde saat 22.00 sıralarında İncirli Caddesi'nde meydana geldi. Annesiyle yaşayan 27 yaşındaki Sevgi Yandık, eski eşi 32 yaşındaki Doğan Ş. tarafından "konuşmak" bahanesiyle dışarı çağrıldı. 3 yaşındaki çocuğuyla birlikte evden çıkan genç kadın, Doğan Ş. ile parkta buluştu. Kısa sürede büyüyen tartışmada Doğan Ş., yanında getirdiği bıçakla eski eşini parkta çocuğunun gözü önünde defalarca bıçakladı. Kanlar içinde yere yığılan Sevgi Yandık, sağlık ekiplerinin tüm müdahalesine rağmen kaldırıldığı Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Olay sonrası kaçan Doğan Ş., bir süre sonra karakola giderek teslim oldu ve sorgusunun ardından tutuklandı. Ortaya çıkan yeni güvenlik kamerası görüntülerinde, şüphelinin Sevgi Yandık ve çocuğuyla birlikte parka yürüdüğü anlar saniye saniye kaydedildi.

Milli kayakçının öldüğü otel yangınında çıkan karara aileden tepki Haber

Milli kayakçının öldüğü otel yangınında çıkan karara aileden tepki

Uludağ'da geçtiğimiz yıl bir otelde çıkan yangında milli kayakçı Berkin Usta ile Türkiye Kayak ve Snowboard Öğretmenleri Derneği Başkanı olan babası Yahya Kemal Usta ve annesi Fikriye Usta hayatını kaybetti. Yangının ardından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporlarında çelişkiler bulunduğu öne sürülürken, oteldeki eksiklikler ve müdahale sürecine ilişkin ihmaller tartışma konusu oldu. Olayla ilgili açılan davada tutuklu sanıklar Cevdet Kadir A. ile Tekin D., 26 Şubat 2026 tarihinde görülen ilk duruşmada yurt dışı çıkış yasağı ve ev hapsi şartıyla tahliye edildi. Kararın ardından hayatını kaybedenlerin yakınları ve avukatları, soruşturmanın eksik yürütüldüğünü savunarak karara tepki gösterdi. Birbiriyle çelişen iki farklı bilirkişi raporu Duruşma sonrası açıklama yapan Avukat İsmail Eray Çokal, dosyada ciddi eksiklikler bulunduğunu ileri sürdü. Soruşturma sürecinin yaklaşık 11 ay sürdüğünü belirten Çokal, dosyada birbiriyle çelişen iki ayrı bilirkişi raporu bulunduğunu söyledi. Raporlardan birinin otel sahiplerini asli kusurlu bulduğunu, diğerinin ise kusur yüklemediğini ifade eden Çokal, kusur atfetmeyen raporun esas alınarak iddianame düzenlendiğini savundu. Duruşmada mağdur vekillerine tanıklara doğrudan soru sorma imkanı tanınmadığını da öne süren Çokal, "Verilecek hiçbir karar ölenleri geri getirmeyecek, sadece Türkiye ucuz ölümler ülkesi olmasın, insanlar gittikleri otellerde tatillerini yaparken dumandan zehirlenip ölmesinler diye emsal bir karar alma derdindeyiz. Bunun mücadelesini veriyoruz. Elimizde de çok fazla bir yetki yok bu mücadele esnasında. Duruşmada basın mensupları mahkeme başkanının kararı ile duruşma salonuna alınmadı. Başsavcılığın bu yönde bir kararı olmamasına, dosyada bir gizlilik kararı olmamasına rağmen basın mensuplarının alınmamasını biz de anlayamadık. Mahkemelerden, hakim ve savcılarımızdan, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulundan, Adalet Bakanlığı ve adalet bakanımızdan destek bekliyoruz. Bu dosya iyi araştırılmadı. Raporlar eksik, dosyadaki tanık beyanlarından ne denli eksik bir soruşturma aşaması yürütüldüğünü zaten net bir şekilde anlayabiliyoruz. Çok uzun uzadıya anlatmak, teknik detaylara girmek istemiyorum fakat hukuk tekniği açısından pek çok hata var dosya içerisinde" dedi. Duruşma çıkışında Yahya Kemal Usta'nın kız kardeşlerinin yanına gelip, çözüm arayan gözlerle baktıklarını belirten Çokal, "Çok üzgünüz, çok üzülüyoruz. Ölen aile bizim de yakınlarımızdı, aile dostlarımızdı. Onları kaybetmiş olmanın verdiği acı bir tarafa, hukukçu olarak onların hatıralarına binaen bir şey yapamıyor olmak ayrı bir acı veriyor. Ailelerine de bir cevap veremiyoruz. Duruşmanın çıkışında vefat eden Yahya Kemal Usta'nın iki kız kardeşi yanıma geldi, ‘Bizim yeğenimiz, gelinimiz ve kardeşimiz vefat etti. Ne yapalım, bizi tutuklasınlar bari. Zaten hayatta yaşayacak bir gücümüz kalmadı' dediler. Verecek bir cevap bulamadım kendilerine. Bütün temennimiz mağdur ailelerin bir nebze olsun vicdanını rahatlatacak bir karar çıkması, suçluların cezalandırılması ve bir daha ülkemizde bu tür yangınların çıkmaması için emsal niteliğinde bir karar alınması yönünde" dedi. Hayatını kaybeden Yahya Kemal Usta'nın yeğeni Uğur Gündüz ise yangın gecesi yaşananlara ilişkin çelişkilere dikkat çekti. Yangını duydukları anda olay yerine gittiklerini belirten Gündüz, bilirkişi raporları arasında ciddi farklılık bulunduğunu savunarak, "Sanki yangına dayım sebep olmuş gibi bir tablo oluşturuluyor. Oysa o saatte orada olmadığı ortada. Yeniden kapsamlı bir bilirkişi incelemesi istiyoruz" ifadelerini kullandı. Usta'nın kız kardeşi Feride Gündüz de duruşmada verilen tahliye kararına tepki göstererek, ifadelerin birbiriyle örtüşmediğini iddia etti. Gündüz, "Üç canımızı kaybettik. Herkes serbest kalıyor, biz ise adalet arıyoruz. Tüm suçların kardeşimin üzerine yıkılmasını kabul edemiyorum" dedi. Avukatlara söz hakkı verilmediğini ve çelişkili ifadelerin yer aldığını belirten Feride Gündüz, "Benim kardeşim şömineyi yakarlarken orada değilmiş, bunu kendileri itiraf etti. Oradaki çalışanlar yakmış. Kardeşim defalarca 'Ateşi söndürdünüz mü?' diye sormuş, 'Evet söndürdük' demişler fakat közler kalmış. Benim burada kardeşimin bir suçu yok. Biz üç canımızı kaybettik fakat otelin ne sahibi ortada ne de bilirkişi raporları tutuyor. Kamera kayıtlarını ortaya çıkarmıyorlar" dedi. Aile üyeleri, tek beklentilerinin adaletin sağlanması ve benzer olayların bir daha yaşanmaması olduğunu dile getirdi. Davanın 22 Nisan tarihinde devam edeceği öğrenildi.

Kentsel dönüşüm yasası TBMM’den geçti! Haber

Kentsel dönüşüm yasası TBMM’den geçti!

Bu yasa, özellikle afet riski altındaki alanların dönüştürülmesini hedef alarak deprem gibi doğal afetlere karşı daha dirençli yapıların inşasını öngörüyor. Yasadaki temel düzenlemeler ve getirilen yenilikler aşağıda özetlenmiştir: 1. Rezerv Yapı Alanı Tanımının Genişletilmesi: Rezerv yapı alanı tanımı, sadece yeni yerleşim alanları dışındaki bölgelerle sınırlı olmaktan çıkarılarak, mevcut yerleşim yerlerindeki parsellerin de bu tanıma dahil edilmesi sağlanmıştır. 2. Yargı Süreçlerinin Hızlandırılması: Afet bölgesi ilan edilen yerlerde hasar tespiti ve ilgili idari işlemlere yönelik açılan davaların süreçlerinin hızlandırılması hedeflenmiştir. Bu kapsamda, ilk incelemeler 10 gün içinde yapılacak, savunma verme süresi en fazla 25 gün olacak, ve yürütmenin durdurulması taleplerine itiraz edilemeyecektir. 3. Keşif ve Bilirkişi İncelemesi: Gerektiğinde 15 gün içinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması planlanmış, bilirkişi raporlarına itiraz süresi 7 gün olarak belirlenmiştir. 4. Duruşma Süreçleri: Duruşmaların yapılıp yapılmayacağı mahkemenin kararına ve tarafların talebine bağlı kılınmıştır. 5.İstinaf Süreci:Verilen kararlara karşı istinaf başvuruları 15 gün içinde yapılabilecek, bu başvurular en geç 2 ay içinde karara bağlanacaktır. 6. Riskli Yapı Tespitinde Yeni Düzenlemeler: Riskli yapı tespitinde Kentsel Dönüşüm Başkanlığının yetkileri artırılmış, engellemelerin önüne geçebilmek için kolluk kuvveti kullanımına izin verilmiştir. 7. Dış Finansman ve Bütçe Yönetimi: Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, özel bütçeli bir idare olarak düzenlenmiş ve dış finansman imkanlarına erişim sağlanmıştır. 8. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı Yetkileri: İmar ve yapılaşma haklarının kısıtlaması, riskli yapıların yıktırılması gibi süreçlerde Başkanlık yetkili kılınmıştır. 9. Tahliye ve Yıkım İşlemleri: Tahliye ve yıkım işlemleri için yeterli süre verilecek ve engellenmesi durumunda kolluk kuvvetleri marifetiyle müdahale edilebilecek. Bu düzenlemelerle, kentsel dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması, afet risklerine karşı dayanıklı yapıların inşası ve kentsel altyapının güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Yasa, riskli yapılardan, kentsel dönüşüm projelerine kadar geniş bir yelpazeyi etkileyecek ve uygulamada birçok yeniliği beraberinde getirecektir. HABER:KAAN KOÇAK

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.