SON DAKİKA
Hava Durumu

#Domates

YENİŞEHİR YÖREM - Domates haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Domates haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Zayıflamak isteyenlere sağlıklı tavsiyeler Haber

Zayıflamak isteyenlere sağlıklı tavsiyeler

Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzman Diyetisyen Veysel Ciğerli, yazın gelmesiyle zayıflama sürecine giren kişilerin yaptığı hatalara değinerek, hangi besinlerin tüketilmesi gerektiğini anlattı. Lifli gıdaların daha uzun süre tok tuttuğunu ancak midenin ne yenilirse yenilsin 4 saat içinde boşaldığını söyleyen Ciğerli, "Bir sonraki öğününüzde fazla yemeyi engellemek için 2-2,5 saatte bir beslenmenizde fayda vardır. Kan şekerinin dengelenmesi için '3 ana, 3 ara öğün' şeklinde beslenme kuralına uymak gerekmektedir" dedi. Düzenli kahvaltı edinme alışkanlığının sağlıklı bir hayat için şart olduğunu vurgulayan Ciğerli, "Metabolizma uyandıktan hemen sonra kahvaltı yapınca metabolizma hızlanmaya başlayacaktır. Aksi takdirde kahvaltı yapmadan öğle yemeğine kadar aç kalınırsa yavaşlamış metabolizma hızı ile birlikte diğer öğünümüzde daha fazla yemek kaçınılmaz olacağından kilo almakta beklenen bir sonuç olacaktır. Sabahın erken saatlerinde dengeli bir kahvaltı ile güne başlamak metabolizmamızın hızlanmasını sağlayarak, daha rahat kilo vermemize yardımcı olacaktır" diye konuştu. Zayıflamak için yemek tabaklarının ve çorba kaselerinin küçültülmesi tavsiyesinde bulunan Beslenme ve Diyet Uzmanı Ciğerli, şöyle devam etti: "Böylece 'sadece 1 kase çorba' diye kendinizi kandırmazsınız. Psikolojik olarak o tabaktaki yemekleriniz bittiği zaman kendinizi doymuş hissedersiniz. Bir diğer önemli nokta da ekmek tüketimidir. Ekmek ve yerine geçen tahıl ürünleri yemeden zayıflamak söz konusu olduğunda ne yazık ki işin sağlık boyutundan hiç bahsedilmiyor. Bu denli bilinçsizce yapılan öneriler bireylerde birçok hastalığın artışına sebep olabiliyor. Tam tahıllı ekmek içeren diyet, lif oranı yüksek olduğundan dolayı acıkmayı geciktirir ve uzun süre tok kalmanıza yardımcı olur. Karbonhidrat kaynağı bir besin olan ekmeğin sindirimi ağızda başlar ve çok kısa sürede beyne tokluk sinyallerini iletir. Öğününüze bir parça ekmeği çiğneyerek başlayın. Böylece daha kontrollü bir öğün geçirerek, tokluk hissi sağlamış olacaksınız. Ayrıca tam tahıl ekmeği B12 vitamini hariç bütün B grubu vitaminlerinin temel kaynağıdır. "Lifli besinler sindirim sisteminin daha aktif çalışmasını sağlar" Liflerin sadece bitkisel kökenli besinlerde bulunduğunu belirten Ciğerli, "Lifler sindirim sisteminden parçalanmadan geçmektedir. Bu da kişinin uzun süre tok kalmasını sağlayarak daha az yemek yenmesini sağlamaktadır. Lifler, kandaki kötü kolesterolün düşürülmesine yardımcı olup, sindirim sisteminin daha aktif çalışmasını sağlamaktadır. Ayrıca lifli besinler kabızlığın geçmesini, hemoroid problemlerinin giderilmesini, vücudun şeker seviyesinin dengelenmesini sağlar, aynı zamanda kalp sağlığını koruma açısından da önem arz etmektedir. Yapılan araştırmalar lifli besin tüketenlerin, tüketmeyenlere göre daha fazla kilo verdiklerini ortaya koymuştur" dedi. Diyetisyen Ciğerli, lif içeren yiyecekleri de buğday kepeği, kepekli çavdar unu, arpa unu, yulaf, kuru erik, armut, narenciye ürünleri, elma, muz, fasulye, nohut, sarı ve yeşil mercimek, yeşil yapraklı sebzeler, karnabahar, lahana, brokoli, yeşil fasulye, salatalık, kereviz, soğan, domates, biber, patlıcan ve havuç olarak sıraladı. Ciğerli, sağlıklı bir zayıflama için paketli olarak satılan hazır gıdalardan uzak durulması gerektiğini ifade etti. Bu ürünlere gıdanın dayanıklılığını artırmak için katkı maddeleri, gıda boyaları ve kimyasal içeren yiyecekler konulduğuna dikkat çeken Ciğerli, "Evde yapılmayan, organik olmayan ve marketlerden alınan hemen hemen tüm paketli ürünler hazır gıdalar sınıfına girmektedir. Hazır gıdaları daha az tüketmek için domates salçası, biber salçası, turşu ve tarhana gibi bütün bir yıl tüketilebilecek besinleri evde yapabilirsiniz. Hazır bulyonları kullanmak yerine et, tavuk ve balık sularını evde hazırlamak, yemeğinize daha az katkı maddesinin girmesini sağlar" şeklinde konuştu. "Düzenli uyku metabolizma hızının artmasına yardımcı olur" "Tatlı krizlerinizde tercihinizi meyve ve kuru meyvelerden yana kullanın" diyen Uz. Dyt. Veysel Ciğerli, sözlerini şöyle tamamladı: "Tatlı ve şeker tüketimini azaltmak veya ortadan kaldırmak için mutlaka diyete doğal şeker içeren kuru meyveler, taze meyveler, meyveli yoğurtlar eklenmelidir. Bu besinleri ara öğün olarak tüketebilirsiniz. Artan sıcak havaların etkisiyle terleme sonucu sıvı kaybı artacağından su tüketimi arttırılmalıdır. Su, metabolizmanın hızlanmasına katkı sağlar, böbreklerdeki toksik maddelerin atımına yardımcı olur. Su içmek için susamayı beklemeyiniz. Ortalama yetişkin bir insanın 2-2,5 litre su tüketmesi, her mevsim ve yaş için önerilir. Metabolizmayı hızlandıran en temel faktör fiziksel aktivitenin arttırılmasıdır. Günlük hayatta yakın mesafelere araba ile gitmek yerine yürüyüşü tercih etmek, asansör kullanmak yerine merdivenleri kullanmak gibi fiziksel aktivitelerle ya da dans etmek gibi eğlenceli aktivitelerle hem kendinizi daha iyi hissedebilir hem de daha sağlıklı bir vücuda sahip olabilirsiniz. Düzenli uyku ile kilo kaybınızın ve diyete olan uyumunuzun direkt ilişkili olduğunu unutmayın. Düzenli uyku zihinsel gelişim ve dinlenmeyi olumlu yönde etkileyerek metabolizma hızının artmasına yardımcı olur."

Karacabey'de salçalık domates ekiminde "serbest"in fazla olması bekleniyor Haber

Karacabey'de salçalık domates ekiminde "serbest"in fazla olması bekleniyor

Türkiye'nin salçalık domates ihtiyacının yaklaşık yarısını karşılayan Karacabey'de, üretim sezonu öncesi hesaplanan maliyetler ile piyasa gerçekleri arasındaki farkı çiftçiyi düşündürüyor. Savaşın küresel piyasalar üzerindeki etkisiyle tırmanan girdi maliyetleri, 1,5 ay önce fabrikalarla yapılan 5 bin ile 5 bin 250 liralık taahhüt fiyatlarını yetersiz bıraktı. Savaş öncesi hesaplar altüst oldu Karacabey Ziraat Odası 2. Başkanı Ramazan Düzen, bölgedeki salça fabrikalarıyla masaya oturulduğunda dekara maliyetin 45-50 bin lira civarında öngörüldüğünü ancak gelinen noktada bu rakamın 55-60 bin liraya kadar yükseldiğini belirtti. Düzen, özellikle gübre fiyatlarındaki son bir yılda yaşanan yüzde 100’lük artış ve fide fiyatlarının tanesinin 40 liraya kadar çıkmasının çiftçinin hesaplarını karıştırdığını anlattı. Sözleşmeli tarım yerine "serbest ekim" Taahhüt fiyatlarının maliyetleri karşılamaması nedeniyle bölge çiftçisinin bu yıl farklı bir strateji izleyeceğini belirten mDüzen, mevcut sözleşme fiyatlarına imza atmanın doğrudan "zarara imza atmak" anlamına geldiğini vurguladı. Düzen, bu sezon bölgede serbest ekimin (sözleşmesiz üretim) çok daha yaygın olacağını ifade ederek, Karacabey Ovası'nda bu yıl yaklaşık 80-90 bin dekar alanda ekim yapılmasının planlandığını kaydetti. Umut yüksek verimde Firmaların maliyet artışları ve ihracat sorunlarını gerekçe göstererek fiyat revizesine yanaşmamasının üreticiyi zorlu bir sürece ittiğini belirten Düzen, kış ve bahar aylarında düşen bereketli yağışların, tek umut kaynağı olarak görüldüğünü söyledi. Düzen, eğer iklim şartları olumlu gider ve dekara alınan verim ortalamaların üzerine çıkarsa, çiftçinin yüksek tonajla maliyet baskısını hafifletebileceğini ifade etti.

Karacabey çiftçisi yeni sezon ekimleri için suların çekilmesini bekliyor Haber

Karacabey çiftçisi yeni sezon ekimleri için suların çekilmesini bekliyor

Tarımsal üretimin önde gelen ilçelerinden Karacabey metrekareye 95,3 kilogram yağış düşerken, Mustafakemalpaşa 105,8, İznik 90,8, Gürsu 100,7 Kestel 116,8 ve Yenişehir ise 65,2 kilogram yağış aldı. Yağışların ve Uludağ'daki karların erimesiyle Uluabat Gölü, son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken yaşanan taşkınlar Karacabey'de dönümlerce tarım arazisini su altında bıraktı. Karacabey Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Ramazan Düzen, yaklaşık 2 bin dönüm tarım alanının suyla kaplı olduğunu belirterek, "Bunların bir bölümü hububat ekili arazi. Bunlarda ciddi zarar oluştu. Buğday 2 gün su içinde kalırsa bozulur ki günlerdir adeta göl içindeler" dedi. Zarar gören bu alanların tekrar dikileceğini, diğer alanlara farklı ürünler için değerlendirileceğini dile getiren Düzen, şunları söyledi: "Şu anda araziler suyla kaplı, çiftçinin eli kolu bağlı. Suların çekilmesini bekliyoruz. Domates ve biber gibi sebze ekimleri bu yıl nisan ve mayıs gibi başlar. Mayısa kadar suların çekilmesini bekliyoruz. Nisan ayında suyun çekildiği yerde çiftçilerimiz hızla ekimini yapar. Zarar gören buğday ekili arazilerde bahar dönemi ekilişlerinde mısır ve ayçiçeği olabilir. Yağışlar iyi oldu umarız verimli bir sezon geçiririz." Düzen, suların bazı buğday yerlerde hızlı çekildiğini ve ciddi zarar oluşmadığına dikkati çekerek, "Tek sorun traktörüyle tarlaya giremedi kimse. Gübre ve ilaçlarını dron desteğiyle attılar. Buralar iyi su aldı, verimi de iyi olacaktır diye düşünüyoruz" dedi. Karacabey ilçesinde 22 yıldır süt inekçiliği yapan Mustafa Çolakoğlu (62) da yıllardır hayvanlarını otlattığı arazilerin, meraların su altında kaldığını belirterek, "Haftalardır hayvanları otlatmaya çıkaramıyorum. Mecbur yemli devam ediyoruz. Yem de çok pahalı, hayvancılık yapanların belini büküyor. Balya alıyoruz mecburen ve karışık yaparak maliyet düşürmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Hayvan gübresiyle 40 kilograma ulaşan kabaklarını taşımakta zorlandı Haber

Hayvan gübresiyle 40 kilograma ulaşan kabaklarını taşımakta zorlandı

Meyve bahçesinin bir kısmında kendi tüketeceği kadar fasulye, biber, domates ve bal kabağı yetiştiren çiftçi Yurdagül Çavdar, ekimde soğukların etkili olmasıyla bahçesindeki son ürünleri toplamaya gitti. Bal kabaklarını iki haftadır görmeyen Çavdar, yaprakları kaldırdığında 40 kilograma ulaşan 2 kabak görünce mutlu oldu Elleriyle kabaklarını seven ve onlarla konuşan Çavdar, "Kabaklarım nasıl olmuş böyle; maşallah. Otların arasına da saklanmışlar. Torunum kadar olmuş." dedi. Bu kadar büyümesi için damla sulama ve hayvan gübresi dışında bir çabasının olmadığını dile getiren Çavdar, "Hayvan gübresi kullandım. Hayvan gübresinin yaptığını hiçbir gübre yapmaz. Hayvan gübresinin yerini kimyasallar tutar mı? Bir de yerini sevdi herhalde bu kadar büyüdü. Bir kişi kaldıramaz bu kabağı" diye konuştu. Çavdar, kabağı bıçakla parçalara ayırmanın zor olacağını belirterek, önce testere ile böleceklerini sonra bıçakla daha küçük parçalara ayıracaklarını söyledi. Bal kabağının şifalı gücü İçerdiği A, C ve E vitaminleriyle adeta bir besin deposu olan bal kabağı, bağışıklık sistemini destekleyerek vücudu enfeksiyonlara karşı koruyor, kalp sağlığını düzenliyor ve kanser riskini azaltmaya yardımcı oluyor. Sonbahar ve kış aylarının vazgeçilmez lezzetlerinden olan bal kabağı, taşıdığı yüksek besin değerleri sayesinde sağlık açısından pek çok fayda sunuyor. Bal kabağı meyvesi, özellikle A, C ve E vitaminleri açısından zengin bir kaynak olup, düzenli tüketildiğinde vücut fonksiyonlarına önemli katkılarda bulunuyor.

Iphone 17'nin çiftçi gözünden hesabı Haber

Iphone 17'nin çiftçi gözünden hesabı

Iphone 17 256 GB olan en düşük fiyatlısı 80 bin lira olarak açıklanırken; Iphone Pro Max 2 TB olanı 220 bin liradan satılıyor. Rengine, modeline, satan firmaya göre bu fiyatlar arasında Iphone 17 modelinden alınabiliyor. Çiftçi tarafından bakılacak olursa bu telefonlara ulaşmaları çok da kolay olmayacak. Üreticiler gübre, mazot, işçilik, ilaçlama gibi girdi maliyetlerinin bir tekini bile karşılamadan sadece tarladan çıkış fiyatı üzerinden ürün satarak bu lüks iletişim aracını almak isterlerse epeyce bir tarım ürününü gözden çıkarmak zorunda kalacak. Örneğin en düşük fiyata sahip 80 bin liralık yeni modelden almak isteyen bir domates üreticisi, kilosu 4 lira olan salçalık domatesten 20 ton ürün satması gerekiyor. Şu anda Balıkesir'in Edremit ve Ayvalık ilçesinde yağlık zeytinin kilosu 40 lira olduğu göz önüne alındığında Iphone 2 ton yeşil zeytine denk geliyor. Bursa'nın Karacabey ve Balıkesir'in Sındırgı ilçelerinde kilosu ortalama 10 lira olan yağlık biberden ise çiftçiler, 8 ton satması durumunda yeni telefon alabiliyor. En stratejik ürün olan buğdayın kilosu bugünlerde 14 liradan alıcı buluyor. Konyalı bir hububat üreticisi yaklaşık 5,7 ton ürün satarak telefon akımına ayak uydurabiliyor. Adana ve Şanlıurfalı pamuk üreticisinin ise kilosu 31 lira olan ürününden 2,5 ton satması gerekiyor. En yüksek modeli için daha çok ürün gerekiyor En yüksek model olan Iphone Pro Max 2 TB'ye ulaşmak çiftçiler için çok zor görünüyor ve daha çok ürünü gözden çıkarması gerekiyor. 220 bin liralık telefon için salçalık domatesten 55 tona ihtiyaç duyuluyor. Başka bir ifadeyle bir çiftçi, giderlerini hiç karşılamadan hasat ettiği domatesin 24 tonluk bir tır hesabıyla 2 tırdan fazla kısmını gözden çıkarmak zorunda kalıyor. Yeşil zeytin üreticisi ise kilosu 40 lira olan yağlık zeytinden 5,5 ton satarak bu telefona sahip olabiliyor. Buğday çiftçisi ise en yüksek modeli için 15 tonun üzerinde yani 15 bin 714 kilogram buğday satması gerekiyor. Pamuk üreticisi 7 bin 96 kilogram ürün satarak, kapya biber çiftçisi de yaklaşık bir tır dolusu yani 22 bin kilogramı elden çıkararak Iphone 17'nin en yüksek modeline ulaşabiliyor. Yaz aylarında 30 kuruşa kadar düşen karpuz üzerinden hesapla, 220 bin liralık telefonun karşılığı 733 ton karpuz; başka bir ifadeyle 30 tır dolusu karpuz yapıyor.

Tarımda plansızlık, üreticiyi zora sokuyor Haber

Tarımda plansızlık, üreticiyi zora sokuyor

Karacabey Ziraat Odası 2. Başkanı Ramazan Düzen, Güney Marmara'nın 680 bin dönüm tarım alanıyla en büyük ovası olan Karacabey Ovası'nın verimli topraklarıyla bilindiğini söyledi. Bu alanın 450 bin dönümünün sulanabildiğini dile getiren Düzen, böylesine verime rağmen son yıllarda çiftçilerin hanesine hep zarar yazdığını savundu. Geçen yıl 150 bin dönümde salçalık domates ekildiğini ve kilogram fiyatlarının 1,5 liraya kadar düştüğünü anlatan Düzen, bu yıl sözleşmeli fiyatların 4 liranın üzerine çıkmasına rağmen ekim alanlarının 90 bin dönüme gerilediğine dikkati çekti. Salçalık domateste 4 liranın üzerindeki fiyatın da kurtarmadığını aktaran Düzen, şunları söyledi: "Bu yıl 60 bin dönümde salçalık domates ekilmedi. Karpuz üretimi çok arttı ama sezon kötü gitti. 70 kuruştan başladı ve kilosu 30 kuruşa kadar düştü. Domatesten kaçan karpuzda vuruldu. Mısır üretimi de çok arttı bu yıl. Sanayi mısırında Karacabey ortalaması dönüme 1400-1450 kilogramdı. Bu yıl 1200 kilograma kadar düşebilir. Tohumlukta ise 600 kilo bekliyorduk fakat şu anda çalışmalarımıza göre verim 400 kilonun altına düşecek. Açıklanan fiyatlar ise ton başına 1300 lira. Dönüme sanayi mısırında 200-250 kilogram ciddi bir kayıp. Silaj fiyatları 2500 lira. Dönümden 6 ton alıyorlar. 15 bin lira kazanır silajlık mısırda. Şu anda silajın maliyeti 17 bin lira civarında." "Dengesiz ve plansız üretim çiftçiye eksi yazıyor" Düzen, dengesiz üretimin çiftçiye hem eksi yazdığına dikkati çekerek, "Dengeyi sağlayamayınca böyle oluyor çiftçi savruluyor. Domatesten kaçıp karpuz ve mısır eken de kazanamadı" dedi. Türkiye'de buğday, mısır, pancar, pamuk ve ayçiçeği olmak üzere 5 ana ürüne iyi fiyat verilmesi gerektiğini vurgulayan Düzen, şöyle konuştu: "Bu 5 ana ürünü eken zarar etmemeli. Sübvanse edilmeli bu ürünler. Ürün deseni kendiliğinden dengeye girer yayılır. Buğday eken zararda, pancar, ayçiçeği eken zarar ediyor. Bunlarda zarar edince domates karpuz ekip kazanmaya çalışıyor çiftçi ama üretim fazlası olunca zarar ediyor. Ürün deseni oluşsa, ben bin dönüm arazimin 200 dönümünde buğday üretirim, 200 dönüm mısır, 200 dönüm karpuz, 200 dönüm domates biber derken riskimi azaltırım." Bu olmayınca birçok bölgede yaşandığı gibi dengesiz fazla üretim oluştuğunu ve ürünün para etmediğini vurgulayan Düzen, "Tek zarar eden çiftçi oluyor. Maliyetlerimiz çok arttı üretim çok zorlaştı. Tarım ve Orman Bakanlığı çiftçiyi daha fazla gözetmeli. Çiftçi zarar etmemeli." dedi.

Ekim alanı daralan domateste fiyatlar çiftçi lehine 3'e katladı Haber

Ekim alanı daralan domateste fiyatlar çiftçi lehine 3'e katladı

Karacabey Ziraat Odası 2. Başkanı Ramazan Düzen, Karacabey Ovası'nın Güney Marmara'nın en büyük ovası olduğunu söyledi. Yaklaşık 680 bin dönümlük ovanın 450 bininin sulanabilir olduğunu aktaran Düzen, domates ekiminin en fazla yapıldığı Karacabey'in yıllara göre değişmekle beraber ülke ihtiyacının yüzde 40-50'sini karşıladığını anlattı. Geçen yıl salçalık domatesin tonunun bin 500 liraya kadar düştüğünü, çiftçilerin eylemlerle sesini duyurmaya çalıştığını dile getiren Düzen, şöyle konuştu: "Şu anda serbest piyasada tonu 4 bin 500 ve 4 bin 800 bandında gidiyor. Geçen seneye göre 3 katını gördü. Fabrika teslim ise 4 bin 700 ila 4 bin 850 lira arasında seyrediyor. Karacabey ortalaması dekara 7 tondur. Taahhütle fiyatlar bizi kurtarmıyor. 10 ton alan zarar etmeyebilir. Ama yüzde 10 civarında kar ediyordur. Üreticinin toplanan maldan zararı var. Güney Marmara'da yani Karacabey, Susurluk, Manyas ve Mustafaemalpaşa'da 17 salça fabrikası bulunuyor. Bu fabrikaların bulunduğu alanda köylerle beraber geçen yıl 150 bin dekara yakın ekim vardı. Bu yıl 80-90 bin dekara geriledi." "Çiftçiler zarara imza atmadı" Düzen, ton olarak bakıldığını 1 milyon ton civarından 600 bin tonlara gerilediğini yani 400 bin tonluk bir azalma olduğunu söyledi. Yaklaşık 60 bin dekara bu yıl genellikle karpuz ekiminin yapıldığına dikkati çeken Düzen, "Mısırda ve diğer ürünlerde artış oldu. Domatesten kaçılmasının sebebi şu, fabrikalar taahhüt fiyatlarını açıkladığı dönemde yılbaşında, 4 bin 300 lira da vadeli, 4 bin 200 lira peşin olarak açıkladı. Çiftçiler zarara imza atmadı. Geçen yıl serbest ekenler de çok zarar etti. Her köyde çiftçiler zararını karşılamak için tarlasını, traktörünü sattı. Geçen yıl yapılan zarar 3-5 yılda kapatılacak gibi değil" dedi. Kendisinin bin dönüme yakın ekim yaptığını dile getiren Düzen, "Her ekimimde dönümün maliyeti 40 bin lira. Dönümden 7 ton aldınız ve kilosunu 5 liradan verdiniz elinize geçecek para 35 bin lira. Dönüm başına 5 bin lira zarar. Bin dönümde 5 milyon zarar. Girdilerimizi hem vadeli yapıyoruz. Mazot gübre ne kullansanız vadeli alıyorum. Enflasyon, dolar her şey yükseliyor girdiler yükseliyor. Ama çiftçinin ürünü yükselmiyor" diye konuştu. Düzen, buğday, mısır, ayçiçeği, pancar gibi ana ürünlerde çiftçiye yeteri destek verilmedikçe benzer sorunların birçok üründe sürekli yaşanacağını sözlerine ekledi.

Domatesin başkenti Karacabey'de hasat sezonu sürüyor Haber

Domatesin başkenti Karacabey'de hasat sezonu sürüyor

Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, çiftçilerle bir araya gelerek bereketli bir sezon temennisinde bulundu. İlçede yıllara yaygın 90 ile 120 bin dönüm alanda üretim yapıldığını ve fabrikalarda günlük 35/40 bin ton domates işlendiğini belirten Başkan Karabatı, kuraklık ve bazı çeltik ilaçlarının üretimde sorunlara sebep olduğunu vurguladı. Karabatı ayrıca, kurdukları kooperatif aracılığıyla da ilerleyen dönemlerde çiftçiye daha güçlü destek vereceklerini söyledi. Türkiye'nin "domates deposu" olarak bilinen Karacabey Ovası'nda yeni sezon salçalık domates hasadı tüm hızıyla devam ediyor. Salçalık domates üretiminden yüzde 40 salça ihtiyacını karşılayan verimli ovada, Eylül ayı sonuna kadar sürecek hasat döneminde üreticiler tarlalarda yoğun mesai yapıyor. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı da ilçedeki bir domates tarlasında gerçekleştirilen hasada katılarak üreticilerle bir araya geldi. Çiftçilere bereketli bir sezon temennisinde bulunan Başkan Karabatı, Karacabey'in tarımsal üretimdeki önemine dikkat çekti. "Her ürünümüz bereketli" Bir televizyon kanalına açıklamalarda bulunan Karabatı, ilçenin sahip olduğu verimli toprakların tarımsal üretimde ülke ekonomisine büyük katkı sunduğunu vurguladı. Domates üretiminin de bu bereketin en somut örneklerinden biri olduğunu belirten Karabatı, şöyle devam etti: "Karacabey'imizin verimli topraklarında yıllara yaygın 90 ile 120 bin dönüm alanda domates üretimi gerçekleşmektedir. Geçen yıllara oranla rekoltede bir miktar düşüş olsa da verimli bir sezon geçirdiğimizi söyleyebiliriz. İlçemiz çiftçisi, salçalık domates üretiminden ülkenin yüzde 40 salça ihtiyacını karşılıyor ve üretiyor. Bu oldukça önemli bir durum." Bölgedeki salça üretim kapasitesine de değinen Karabatı, bölgede yaklaşık 15 fabrikanın faaliyet gösterdiğini ve toplamda 35 ile 40 bin ton arasında domates işlendiğini kaydetti. "Ekim süreçlerinin ardından gelen hasat döneminde bu sezon fiyat politikası da çiftçimize kazandırabilir seviyede" diyen Karabatı, belediye olarak üreticilere destek olmayı hedeflediklerini vurguladı. Başkan Karabatı, "Bu kapsamda Üretim ve İşletme Kooperatifi'ni kurduk. İlerleyen dönemlerde bu yapı üzerinden çiftçimize daha güçlü destekler sunmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. Kuraklık ve ilaç kullanımı sorun oluşturuyor Hasat sürecinde üreticilerin karşılaştığı sıkıntılara da değinen Başkan Karabatı, özellikle mevsimsel kuraklığın ciddi bir sorun olarak öne çıktığını söyledi. Bu noktada ilgili kurumlarla iletişim halinde olduklarını belirten Karabatı, su kaynaklarının etkin kullanımı için planlamalar yaptıklarını ifade etti. Öte yandan, çeltik üretiminde kullanılan bazı tarımsal ilaçların sebze üretimini olumsuz etkilediğini de dile getiren Karabatı, "İlçe Tarım Müdürlüğümüz ve Ziraat Odamız bu konuda gerekli çalışmaları sürdürüyor, bizler de yakından takip ediyoruz" dedi. "Üretim her yıl artarak sürüyor" Domates üretiminin Karacabey'de her yıl daha da katlanarak arttığını vurgulayan Başkan Karabatı, "Çiftçimizin emeği, topraklarımızın bereketi ve ilçemizin tarımsal potansiyeliyle Karacabey, ülkemizin tarımda lokomotif ilçelerinden biri olmaya devam edecek" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.