SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dijitalleşme

YENİŞEHİR YÖREM - Dijitalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijitalleşme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

KGK Londra’da diaspora gazetecilerini buluşturdu Haber

KGK Londra’da diaspora gazetecilerini buluşturdu

KGK Birleşik Krallık Temsilcisi Vatan Öz öncülüğünde Londra’da Yunus Emre Enstitüsü salonunda gerçekleştirilen resepsiyona katılan konuklara açık büfe olarak alkolsüz sıcak ve soğuk içecekler, soğuk kanepeler ve atıştırmalıklar ikram edildi. ÖZ: SOMUT ADIMLAR ATTIK Vatan Öz’ün açılış konuşmasıyla başladı. Öz, Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) ile Foreign Press Association (FPA) toplantısında olası iş birliği alanlarını değerlendirdiğini belirterek, İngiltere’deki gazetecilik meslek kuruluşlarıyla yürütülebilecek ortak çalışmaların da ele alındığını söyledi. Görüşmenin son derece verimli ve keyifli geçtiğini ifade eden Öz, FPA’nın köklü bir İngiliz kuruluşu olmasına rağmen Türk gazeteciler olarak kendilerini başarıyla temsil ettiklerini ve iş birliği adına somut adımlar attıklarını vurguladı. Ziyaretin FPA’nın kurumsal ve sosyal medya hesaplarında paylaşılmasının kendileri için ayrıca anlamlı olduğunu belirten Öz, “Bu, bizim açımızdan son derece kıymetli bir gelişme. Küresel Gazeteciler Konseyi Genel Başkanımız Mehmet Ali Dim’in paylaşımının FPA’nın resmi hesaplarında yer alması bizi onurlandırdı” dedi. KGK’nın 80 ülkede temsilciliği bulunduğunu hatırlatan Vatan Öz, bu temsilciliklerden birinin de Birleşik Krallık olduğunu belirterek, “Birleşik Krallık Temsilcisi olarak, KGK’yı en iyi şekilde temsil etmek için tüm gayretimizle çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. DİM: İNGİLTERE MEDYASI ÖRNEKTİR Daha sonra kürsüye gelen Mehmet Ali Dim şunları söyledi: “Birleşik Krallık’ta böyle bir organizasyonda sizlerle bir araya gelmemizi sağlayan; sevgili kardeşim, arkadaşım, meslektaşım ve buradaki temsilcimiz Vatan Öz’e özellikle teşekkür ediyorum. Gerçekten çok güzel bir program hazırlamış. Ben bugün programın ikinci günündeyim ve son derece yoğun bir takvimle karşı karşıyayım. Sağ olsun, neredeyse nefes almaya vakit bırakmadı ama bundan son derece memnunum. Öncelikle sizlere Türkiye’den meslektaşlarınızın selamlarını getirdim. Onların da sizlere sevgi, saygı ve muhabbetleri var. Gazetecilik mesleği, hepinizin bildiği gibi, özellikle son yıllarda dijitalleşme ve sosyal medyanın etkisiyle ciddi bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Sosyal medyanın hızla geleneksel medyanın alanına girmesi ve bunun sonucunda geleneksel medyanın giderek güç kaybetmesi en büyük kaygılarımızdan biri. İki gündür yaptığımız tüm toplantılarda bu konu gündeme geliyor ve herkes bu noktada hemfikir. Ne yazık ki sosyal medya üzerinden 'gazetecilik' adı altında yapılan paylaşımların önemli bir kısmı dezenformasyon içeriyor. Bu durum yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın pek çok ülkesinde, özellikle gelişmiş demokrasilerde ciddi rahatsızlıklara yol açıyor. Bugün istatistikler gösteriyor ki sosyal medya paylaşımlarının yaklaşık yüzde 86’sı dezenformasyon, yani sahte ve doğrulanmamış içerikten oluşuyor. İşte tam bu noktada Küresel Gazeteciler Konseyi olarak sorumluluk üstleniyoruz. Çok şükür ki ülkemizde ve uluslararası alanda etkili bir meslek örgütü hâline geldik. Bu başarıda, burada bulunan değerli temsilcilerimizin katkısı büyük. Aramızda uzun yıllar Londra’da yaşamış, Demirören Haber Ajansı’nın Londra temsilciliğini yapmış ve konseyimizin kurucu üyelerinden olan Aynur Hanım da bulunuyor. Kendilerini ayrıca selamlıyorum. Yine aramızda önceki dönem İngiltere’nin St. Albans ilçesi belediye başkanlarımızdan Salih Gaygusuz ve KGK Avusturya Temsilcimiz Adil Elmas de yer alıyor. Kendilerini de sizlere takdim etmek isterim. Londra denildiğinde aslında çok şey ifade ediliyor. Halk arasında kimi zaman 'Londra dünyanın merkezidir' şeklinde anlatılan bir şehir efsanesi vardır. Bugün baktığımızda dünyanın finans merkezi ağırlıklı olarak New York olsa da, etik ve evrensel gazetecilik ilkelerini benimseyip uygulamaya devam eden en önemli merkezlerden birinin hâlâ Londra olduğunu memnuniyetle söylemek isterim. Londra’daki medya kuruluşlarının ve gazetecilerin etik değerlere bağlılığını son derece başarılı buluyor, yakından takip ediyorum. Bu durum mesleğimizin geleceği adına bana umut veriyor. Kısa bir konuşma yapacağımı söylemiştim ama gazeteciler, mikrofonu eline alınca biraz fazla konuşabiliyor; kusuruma bakmayın. Aynı zamanda bu konuşma benim için bir dertleşme fırsatı da oldu Londra’da çeyrek asırdır Türkçe bir yayını ayakta tutmak gerçekten büyük bir başarıdır. Türkiye’de medya faaliyetlerini sürdürmek bile zorken, yurt dışında bunu 25 yıl boyunca devam ettirebilmek büyük bir özveri ister. Kendi yaşamından, ailenden ve maddi imkânlarından fedakârlık yapmayı gerektirir. Bu nedenle Vatan Öz’ü ve burada emek veren tüm gazetecileri yürekten tebrik ediyorum. Burada görev yapan Türk gazetecilerinin güçlü bir diaspora medyası oluşturduğunu memnuniyetle görüyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden yayın yapan medya kuruluşları da dâhil olmak üzere, farklı görüşlere sahip olsalar bile hepsi bizim sesimizdir. Demokrasi varsa, farklı seslere hoşgörüyle yaklaşmak zorundayız. Son olarak, Küresel Gazeteciler Konseyi yayınlarından kısaca bahsetmek isterim. Burada masamızda Küresel Medya dergimizin 13. sayısı bulunuyor. Dergimiz Türkçe ve İngilizce olmak üzere çift dilli yayımlanıyor. İçeriğinde 80 ülkedeki temsilcilerimizden seçilmiş 30’dan fazla yazı yer alıyor. Gerçek anlamda küresel bir yayın olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. İlgilenen meslektaşlarımızın almasını rica ediyoruz. Hepinize katılımınız için teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.” İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ Londra merkezli Avrupa Türk Gazeteciler Cemiyeti (UK) ile Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) arasında iş birliği protokolü de imzalandı. Protokolle İngiltere’de yapılması planlanan KGK etkinliklerinin altyapısı oluşturulmuş oldu. SEALE: VERİMLİ BULUŞMA Resepsiyona katılan yabancı gazetecilerden bir diğer isim Londra merkezli gazeteci ve yayıncı Alexander Seale oldu. Paris’te 11 yıl yaşayan ve BBC’nin Fransızca bölümü (BBC Afrique) için Afrika haberleri ve uluslararası konular üzerine yazılar kaleme alan Seale, halen RFI English ve Radio Canada için Londra muhabirliği yapıyor. Fransız ve Avrupa siyaseti, Orta Doğu ve Afrika haberleri, kültür ve spor konularına ilgi duyan Seale, Brexit, Fransız siyaseti ve güncel İngiltere haberleri üzerine tartışmalar yapmaya açık olduğunu ifade etti. Söz alan Seale konuşmasında şunları söyledi:
“Etkinlik, hem Avrupa’daki gazetecilik deneyimlerinin paylaşılması hem de Küresel Gazeteciler Konseyi’nin uluslararası iş birliklerini güçlendirmesi açısından verimli geçti. Londra’dan Fransa, Belçika veya sizler gibi Türkiye gibi kendi ülkelerimizi destekliyoruz ve ülkelerimize bilgi vererek aktarıyoruz. Bunu mümkün olduğunca en güzel şekilde yapıyoruz. Tüm katılımcılara teşekkür ederim.” GAYGUSUZ DÖNÜŞÜME DİKKAT ÇEKTİ St. Albans ilçesi eski Belediye Başkanı Salih Gaygusuz, konuşmasında Avrupa’da gazeteciliğin geçirdiği dönüşüme dikkat çekti. 1972 yılında, 15 yaşındayken Avrupa’ya geldiği dönemde Türkiye’den haber almanın son derece sınırlı imkânlarla mümkün olduğunu belirten Gaygusuz, o yıllarda gazete, televizyon ve radyoya erişimin neredeyse yok denecek kadar az olduğunu ifade etti. Türkiye’deki gelişmelerin kısa dalga radyolar aracılığıyla, büyük çabalarla takip edilebildiğini hatırlatan Gaygusuz, bugün gelinen noktada gazeteciliğin önemli bir ilerleme kaydettiğini vurguladı. Bu başarının, yurt dışında fedakârca görev yapan gazeteciler sayesinde mümkün olduğunu belirten Gaygusuz, özellikle Vatan Öz ve benzeri medya emekçilerinin Türkiye’deki gelişmeleri Avrupa’ya hızlı ve doğru biçimde aktardığını söyledi. Konuşmasını teşekkür ederek tamamladı. KİMLER KATILDI Alexander Seale – Belgium/France Journalist, FPA – Londra, Aynur Tattersall – HÜRRİYET / KGK – İngiltere, Güzel Öz – Avrupa Ajansı (AVA) – Londra, Necati Kola – Turcs Europe TV – Newcastle, Adil Elmas – KGK/Avrupa Günlüğü – Viyana, Zeynep Clyburn – IHA – Newcastle / Londra, Sevgin Alişoğlu – ATV / Londra Aktüel – Londra, Poyraz Çadır – WorldTurk TV – Londra, Hüseyin Çekiç – London Face TV – Londra, Sevim Özdemir – Freelance – Londra, Arzu Sheridan – Avrupa Yazar – İtalya / İspanya, İlkgül Karaca – Avrupa Yazar – Londra, Selahattin Çekiç – Turkish Press – Londra, Barış Çimen – Freelance / VOA – Londra

İnegöl’de yapılar kimlikleniyor Haber

İnegöl’de yapılar kimlikleniyor

İnegöl Belediyesi şehirdeki yapıların kimliklerinin oluşturulması ve şehrin dijital ikizi çalışmaları kapsamında hayata geçirdiği QR kodlu numaratajların montajlarını sürdürüyor. İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün yürüttüğü çalışmada, şehirdeki tüm binaların numaratajları yenilenirken, yeni numaratajda ise en büyük özellik QR kod uygulaması. QR koda yüklenen bilgilerle vatandaşlara da ciddi kolaylıklar sağlanırken, aynı zamanda; yapıya ait mahalle, ada/parsel ve adres bilgisi, inşaat ruhsat tarihi ve yapı kullanma tarihi, afet durumu için yapıya ait en yakın 3 toplanma alanının konumları, ayrıca istediklerinde yapıdaki ilgili daireye ait numarataj belgesi alabilmeleri sağlanıyor. 5 mahallede 12 bin 400 yapının Qr kodlu numarataj montajı yapıldı 2024 yılında numarataj üretimi için makine alımı yapan İnegöl Belediyesi, 2024’ün ikinci yarısında pilot bölge olarak belirlenen Kemalpaşa Mahallesinde başladığı uygulamada bugün itibariyle; Kemalpaşa, Hamidiye, Yenice, Cuma ve Mahmudiye Mahallesi konut alanı olmak üzere 5 mahallede QR kodlu kapı numarası montajlarını tamamlandı. 532 sokakta bulunan yapılara QR kodlu kapı numarası montajı yapıldı. Toplamda 12 bin 816 adet QR kodlu kapı numarası üretimi yapılırken, yaklaşık 12 bin 400 adetinin ise montajı tamamlandı. Orhaniye Mahallesinde QR kodlu numaratajların uygulaması devam ediyor. 24 bin fotoğraf çekildi Belediye Başkanı Alper Taban, basımı ve uygulamasının devam ettiği QR kodlu numaratajların hazırlandığı İnegöl Belediyesi Numarataj birimini ziyaret etti. Burada hem numaratajların hazırlanma sürecini yerinde gördü hem de uygulamada gelinen nokta hakkında bilgiler verdi. Altın kuralın "yönettiğiniz alanı ölçmek" olduğunu ifade eden Başkan Taban, "Biz bunları yapıyoruz artık. İnegöl Belediyesi olarak dijital dünyanın avantajlarını kullanabilmek adına, dijitalleşme adı altında atmış olduğumuz adımlar var. Numarataj birimimiz QR kodlu numarataj uygulamasını gerçekleştiriyor. Bu uygulamamız 116 mahallemizde, tüm yapılarda tamamlanana kadar devam edecek. Bu çalışma kapsamında toplamda 24 bin fotoğraf çekmiş olduk. Bu çektiğimiz fotoğraflarla yapıların aslında güncel durumunu da tespit etmiş oluyoruz" dedi. Bu uygulamayla yapıların kimliklendiğini vurgulayan Başkan Taban, "QR kodlardan vatandaşlar hangi bilgilere erişebiliyor bu da önemli. Yapıya ait mahalle, ada parsel ve adres bilgilerine erişebilir. İnşaat ruhsatı tarihi ve yapı kullanma tarihi gibi bilgilere erişebilir. Afet durumu için yapıya en yakın toplanma alanlarını görebilir ve ayrıca istediklerinde yapıdaki ilgili daireye ait numarataj belgesi alabilmeleri gerçekleşiyor. Bu uygulamayla yapılar kimlikleniyor. Tüm binalar kimlikli, binalar hakkında bilgi sahibi olduğumuz bir düzenimiz oluyor. Aslında bu binalara astığımız numaratajlar, sadece gözüken bir tabela değil" diye konuştu.

BTSO’dan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi için ortak vizyon toplantısı Haber

BTSO’dan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi için ortak vizyon toplantısı

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, yönetim kurulu üyeleri ve meclis divan üyeleri, Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği (BTÇH) Başkanı İsa Altıkardeş, çarşı başkanları ve bölgedeki BTSO üyeleri ile bir araya geldi. Koza Han’da gerçekleştirilen programda konuşan İbrahim Burkay, Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin Bursa’nın kültürel kimliğini taşıyan güçlü bir okul niteliğinde olduğunu ifade ederek, "Çarşı bizim doğduğumuz, büyüdüğümüz ve mesleki meşguliyetimizin şekillendiği bölge. Bugün bu bölgeden yetişen birçok dostumuz hem Bursa’ya hem ülkemize büyük değer katmaya devam ediyor" dedi. Küresel ekonomide tüketici alışkanlıklarının hızla değiştiğine işaret eden İbrahim Burkay, "Dünya artık 24 saatlik bir ticaret ekosistemiyle çalışıyor. Bu dönüşümü doğru okumak ve köklerimizden kopmadan iş modellerimizi buna göre uyarlamak zorundayız." diye konuştu. "Dijitalleşme çarşımıza yeni bir vizyon kazandıracak" Konuşmasında, dijitalleşmenin işletmeler için oluşturduğu yeni fırsatlara dikkat çeken Başkan Burkay, BTSO tarafından planlanan Dijital Dönüşüm Merkezi’nin bölgeye önemli bir ivme kazandıracağını söyledi. Projenin üyelerin rekabet gücünü artıracağını aktaran İbrahim Burkay, "Burada yüzlerce dükkân, büyük bir sermaye birikimi ve eşsiz bir insan kaynağı var. Özellikle e-ticaret her yıl ciddi biçimde büyüyor. Stok takibinden barkodlamaya, e-ticaretten e-ihracata kadar her alanda üyelerimizi güçlendirecek bu merkezi en kısa sürede bölgemize kazandırmak istiyoruz. Genç neslin yeni ticaret modellerine yönelmesi gerekiyor. Bugün gençler kendi hikâyelerini yazabilecekleri farklı alanlarda arayış içinde. Onları doğru işler için yönlendirmeli ve desteklemeliyiz." ifadelerini kullandı. "Birlikte hareket ettikçe bölgemiz daha da güçlenecek" Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği ile uzun süredir uyum içinde çalıştıklarını belirten İbrahim Burkay, bölgedeki üyelerin projeleri sahiplenmesinin kendileri için son derece önemli olduğunu dile getirdi. "Bu bölgenin değerini artırmak için hep birlikte çalışıyoruz. Reform niteliğinde projeler üretiyoruz ve bu uyumun gelecekte de artarak devam edeceğine inanıyorum. Çarşının geleceğini hep birlikte şekillendireceğiz. Çarşıdaki mekânlarımızı hem Bursa’dan hem de Bursa dışından insanların gelebileceği sanatsal etkinliklerle buluşturmalıyız. Aynı Avrupa’daki tarihi hanlar gibi ticaretin sanatla iç içe olduğu bir konseptle bu bölgenin cazibesini artırmayı arzu ediyoruz. Kendi imkânımız dâhilinde olan projeleri hızlı bir şekilde hayata geçireceğiz." dedi. "Sorunları birlikte aşacağız" Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Başkanı İsa Altıkardeş, düzenlenen toplantının bölgedeki sorunların ele alınması ve yeni projelerin hayata geçirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti. Üyelerin finansmana erişimde zorluk yaşadığını ifade eden Altıkardeş, bu konuda yapılacak kolaylaştırıcı adımların piyasayı rahatlatacağını söyledi. BTSO ile bugüne kadar önemli çalışmalar yürüttüklerini, ilerleyen dönemde de ticareti canlandıracak projeleri sürdürmeyi hedeflediklerini dile getiren Altıkardeş, "BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay da burada çok önemli bir vizyon ortaya koydu. Kendisine ve toplantıya katılan tüm üyelerimize teşekkür ediyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum." dedi. "BTSO’nun vizyonuyla örnek projeler yaptık" Tarihi Çarşılar Federasyonu Başkanı Muhsin Özyıldırım, yaklaşık 30 yıldır tarihi çarşılar için çalıştığını belirterek, "Bizimle gerçekten bir araya gelmeyi beceren çok az kişi ve kurum var. Bunlardan biri de sağ olsun Bursa iş dünyasının çatı kuruluşu BTSO. İbrahim Başkan’ın vizyoner ve kapsayıcı yaklaşımıyla birlikte bu buluşmalar çok daha anlamlı bir zemine oturdu, iş birliği kültürü güç kazandı ve çalışmalarımız ciddi bir ivme yakaladı. Türkiye’de örneği olmayan işler yaptık, dokunmadığımız yer kalmadı. BTSO’ya her zaman minnettarız. Hep birlikte bölgemiz için bir şeyler yapmak istiyoruz." diye konuştu. "Çarşının cazibesini artırmalıyız" Toplantıda söz alan Zafer Plaza AVM Müdürü Ayşe Doğrugidengil, özellikle akşam saatlerinden sonra Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin cazibesini artıracak adımlara ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Çocukluğunun bu bölgede geçtiğini ifade eden Doğrugidengil, "Akşamları insanların çarşıya gelmesini sağlayacak alanlar yok, bunların olması için çabalamalıyız. Meydanların mutlaka ışıklandırılması ve açık tutulması gerekiyor. Zafer Plaza olarak biz de tarihi çarşılarımız için elimizden geleni yapmaya hazırız. BTSO’nun daha önce düzenlediği çalıştaylara katıldık, neler yapılması gerektiğini istişare ettik. İnşallah birlikte çalışarak somut adımlar atacağız." dedi.

Karadeniz limanları için mavi dönüşüm başladı Haber

Karadeniz limanları için mavi dönüşüm başladı

Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon'da gerçekleşen "Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi (Blue Port Index For BSEC Countries)"projesinin açılış toplantısına; Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Genel Sekreter Birinci Yardımcısı, Büyükelçi Merve Kavakçı, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, proje ortakları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Projenin açılış toplantısında konuşan Büyükelçi Merve Kavakçı, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü hakkında bilgi vererek, proje geliştirme fonu faaliyeti kapsamında bilim, teknoloji, çevre koruma, enerji, tarım gibi alanlarda çalışmaların desteklendiğini kaydetti. Bursa Teknik Üniversitesi tarafından sunulan "Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi" projesinin KEİ tarafından desteklenmesinin kendileri için önemli olduğunu belirten Kavakçı, bu çalışmanın Karadeniz limanlarına önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Bu proje ile sürdürülebilirlik teşvik edilecek BTÜ yürütücülüğündeki proje kapsamında, Türkiye, Bulgaristan ve Gürcistan'dan üç limanın seçildiğini aktaran Kavakçı, "Bu çalışma ile sürdürülebilir ulaşım sistemlerini teşvik etmek, ekonomik, sosyal ve çevresel ihtiyaçlara yanıt veren politikaları güçlendirmek ve çevresel boyutun ulaştırma süreçlerine entegrasyonunu artırmak hedefleniyor. BSEC bölgesinde ulaşımın karbonsuzlaştırılması, emisyonların azaltılması ve alternatif yakıt kullanımının yaygınlaştırılması önceliklerimiz arasında yer alıyor. Dolayısıyla bu proje, güncellenmiş ekonomik gündemimiz açısından büyük önem taşıyor" dedi. Büyükelçi Kavakçı, proje hakkında detaylı bilgi vererek konuşmasını sonlandırdı. Projemiz Karadeniz havzasına önemli zemin oluşturacak BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi projesinin BTÜ'nün marka değerine önemli bir katkı sağlayacağını ifade etti. BTÜ yürütücülüğündeki çalışmanın, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü tarafından Türkiye'de desteklenen ilk ve tek proje olma özelliğini taşıdığını hatırlatan Rektör Çağlar, "Projemiz; limanların mavi ekonomiye katkısını artırmayı, geliştireceğimiz Mavi Liman İndeksi aracılığıyla daha sürdürülebilir, daha çevreci ve sosyal açıdan duyarlı denizcilik uygulamalarını teşvik etmeyi hedefliyor. Uluslararası ortaklı projemizin; Karadeniz havzasında daha rekabetçi ve daha sürdürülebilir limanlar için önemli bir zemin oluşturacağına inanıyoruz" şeklinde konuştu. Karadeniz limanlarına büyük katkı sağlayacak Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, projenin Bursa'ya, BTÜ'ye ve Karadeniz ülkelerine büyük katkı sağlayacağını dile getirdi. Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun, KEİ tarafından kabul edilen Türkiye'deki ilk projede yer almaktan duyduğu gururu dile getirerek, çalışma hakkında bilgilendirmede bulundu. BTÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Erasmus Koordinatörü Prof. Dr. Hilal Yıldırır Keser, BTÜ'nün uluslararası projeleri hakkında katılımcılara bilgi aktardı. Bulgaristan Burgas Free Universitesi Rektörü Prof. Dr. Milen Baltov, projenin ve uluslararası ortaklığın öneminden bahsetti. Gürcistan Tourism Enstitüsü Direktörü Mamuka Berdansvili, projenin Karadeniz için çok değerli olduğunu belirtti. Proje neyi amaçlıyor? Proje, limanların mavi ekonomiye katkısını artırmayı ve Mavi Liman Endeksi (BPI) ile sürdürülebilir denizcilik uygulamalarını teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu çalışma ile Karadeniz limanlarını temsilen Türkiye, Bulgaristan ve Gürcistan'dan 3 limanın; çevresel sürdürülebilirlik, altyapı, dijitalleşme gibi çeşitli kriterler açısından karşılaştırılması hedefleniyor. Elde edilecek veriler doğrultusunda, bölgesel kalkınmayı destekleyecek ve denizcilik alanında iş birliğini güçlendirecek politika önerileri için bilimsel bir temel oluşturulacak. BTÜ öncülüğünde yürütülecek proje, bölgesel denizcilik stratejilerine katkı sunacak. Uluslararası ortaklı proje Bursa Teknik Üniversitesi koordinatörlüğünde yürütülen projenin uluslararası paydaşları arasında Bulgaristan Burgas Free Universitesi ve Gürcistan Tourism Enstitüsü yer alıyor. Projenin koordinatörlüğünü BTÜ Denizcilik Fakültesi, Denizcilik İşletmeleri Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun üstleniyor. Proje ekibinde İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Hilal Yıldırır Keser ve Prof. Dr. Oğuz Başol, Proje Destek Ofisi Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Oya Güler ve Proje Destek Ofisi'nden Öğretim Görevlisi Melis Ece Özyiğit bulunuyor.

9. Uluslararası Okul Öncesi Eğitimi Kongresi BUÜ’de gerçekleşti Haber

9. Uluslararası Okul Öncesi Eğitimi Kongresi BUÜ’de gerçekleşti

Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde "Erken Çocuklukta Kayıp Parçaları Birleştirmek" temasıyla gerçekleştirilen kongre, alanın en kapsamlı bilimsel buluşmalarından biri olarak kabul ediliyor. Açılış töreninde BUÜ Rektörlüğü, Eğitim Fakültesi Dekanlığı, yerel yönetim temsilcileri, destekleyen kuruluşların yanı sıra çok sayıda akademisyen, öğretmen, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve öğrenci yer aldı. "Erken çocukluk eğitiminde dijitalleşme zorunlu" Kongrede konuşan BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, BUÜ’nün 23 araştırma üniversitesi arasında yer aldığını ve yükseköğretim kalitesinin YÖKAK akreditasyonu ile tescillendiğini vurguladı. Konuşmasının odağına eğitimin hızla değişen yapısını alan Prof. Dr. Kırıştıoğlu, eğitimin artık daha erken yaşlara kaydığını ve çocukların dijital cihazları küçük yaşta yetkin bir şekilde kullandığını belirtti. Kırıştıoğlu, bu durumun eğitimdeki klasik algıları değiştirdiğini ve erken çocukluk döneminin dijitalleşme boyutuyla ele alınmasının zorunlu hale geldiğini ifade etti. "Geleceği şekillendirmek için bilimin ışığını tutuyoruz" Kongre Başkanı Prof. Dr. Nalan Kuru ise konuşmasında erken çocukluk eğitiminin bir toplumun geleceğini şekillendirme gücüne sahip olduğunu vurgulayarak, kongreyi bilimin ışığını tutma çabası olarak nitelendirdi. Prof. Dr. Nalan Kuru, kongrenin ana teması olan "Erken Çocuklukta Kayıp Parçaları Birleştirmek" ile temel amaçlarının, gelişim sürecinde eksik kalan, göz ardı edilen ve hiç konuşulmayan konulara odaklanarak alana bütüncül bir bakış açısı getirmek olduğunu söyledi. "20 yılda büyük hamle gerçekleşti" BUÜ Eğitim Fakültesi Dekanı ve Kongre Onursal Başkanı Prof. Dr. Salih Çepni da okul öncesi eğitimi alanında son 20 yılda yaşanan büyük hamlelere dikkat çekti. Programların kurulduğu 1997 yılında yüzde 8 civarında olan okullaşma oranının bugün yüzde 95'lere ulaşarak OECD ortalamasının üzerine çıktığını ifade eden Prof. Dr. Çepni, ilk yıllarda akademisyen eksikliğinin büyük bir sorun olduğunu ancak gelinen noktada, kongre düzenleyebilecek yetkinlikte ve uluslararası düzeyde iyi bilim insanlarının yetişmesinden büyük memnuniyet duyduğunu belirtti. Kongrede, erken çocukluk eğitiminin uluslararası düzeyde tanınmış isimleri çağrılı konuşmacı olarak yer aldı. Milli Eğitim eski bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk, sosyal duygusal öğrenme alanında dünyadaki öncü isimlerden biri olarak Prof. Dr. Susanne Denham, Prof. Dr. Sinan Canan, Prof. Dr. Selçuk Şirin ile Prof. Dr. Belma Tuğrul, alanın güncel yaklaşımlarını, araştırma sonuçlarını ve uygulama örneklerini paylaştı. Bu nitelikli katkılar kongrenin bilimsel derinliğini artırırken, Türkiye’de erken çocukluk eğitiminin gelişiminde uluslararası bir köprü kurdu. Kongreye ilişkin sayısal veriler, organizasyonun büyüklüğünü ve etkisini açıkça ortaya koydu. 1.000’i aşkın sayıda misafiri Bursa’da ağırlayan uluslararası kongrede bilimsel açıdan da dikkat çekici bir çeşitlilik gözlendi. Etkinlik kapsamında 12 alt temada kabul alan 568 bildiri, 19 atölye, 2 özel oturum, 1 "Eğitimde İyi Örnekler" oturumu, 7 poster sunumu ve 3 panel gerçekleştirildi. Katılımcıların ve davetli konuşmacıların paylaşımlarıyla erken çocukluk döneminde bütüncül, kapsayıcı ve duygusal olarak destekleyici öğrenme ortamları oluşturmanın önemi bir kez daha vurgulandı.

BTSO’dan yapay zekâ hamlesi Haber

BTSO’dan yapay zekâ hamlesi

BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlenen toplantıya BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Bilgi İşlem ve Otomasyon Teknolojileri Konseyi Başkanı Osman Akın ile BTSO Meclis ve Komite Üyelerinin yanı sıra Bursa Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Aydın Bakoğlu ve KOSGEB Bursa Batı Müdürü Erkan Güngör de katıldı. Yapay Zekâ Olgunluk Değerlendirmesi metodolojisi ve içeriği, sektörlerden başarı örnekleri ve uygulama deneyimleri, değerlendirme süreci ve raporlama detayları ile Bursa firmalarına özel uygulama planlarının paylaşıldığı toplantıya BTSO üyeleri büyük ilgi gösterdi. "Küresel rekabette yeni bir dönem" BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, küresel ekonominin teknoloji odaklı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini vurgulayarak, yapay zekânın bu değişimde kilit rol oynadığını ifade etti. Batmaz, "Küresel ekonomi, teknolojinin öncülüğünde baş döndürücü bir hızla yeniden şekilleniyor. Güç dengeleri değişiyor, ticaretin kuralları yeniden yazılıyor. Yapay zekâ, yeşil enerji, dijitalleşme ve veri ekonomisi, her sektörü yeniden tanımlıyor. 2030 yılına kadar iş süreçlerinin yüzde 60’ından fazlası otomasyon ve yapay zekâ destekli sistemlerle yürütülecek. Dijital ekonominin küresel ekonomideki payı yüzde 20’yi aşmış durumda. İş dünyası liderlerinin yüzde 61’i dijital dönüşümü en önemli öncelik olarak görüyor, büyük kuruluşların ise yüzde 94’ü bir dijital dönüşüm stratejisine sahip. Günümüz rekabeti, veri analizi ve hızlı öğrenme üzerine kurulu. Eğer bir işlemi rakibinizden daha yavaş yapıyorsanız, maliyetiniz ne kadar düşük olursa olsun, er ya da geç sahneden çekilirsiniz" dedi. "Tehdit değil fırsat olarak görülmeli" Batmaz, Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu ile dijitalleşmeye yatkın olmasına rağmen, üretim, enerji ve lojistik gibi lokomotif sektörlerde dijital olgunluk düzeyinin küresel rakiplerin gerisinde kaldığını belirtti. BTSO’nun Bursa’da yapay zeka ve dijitalleşme hamlesine öncülük ettiğini vurgulan Batmaz, "Bugün başlattığımız Yapay Zekâ Olgunluk Değerlendirme Programı, MEXT ve BUTEKOM iş birliğiyle işletmelerimizin dijitalleşme seviyesini bilimsel bir kesinlikle ortaya koyacak ve geleceğe yönelik bir operasyonel kılavuz sunacak. Yapay zekâ, yavaş kalanlar için tehdit, hızlı adapte olanlar için ise bir sıçrama tahtası. Bursa iş dünyasını bu potansiyeli somut bir değere dönüştürmeye davet ediyorum." "Yapay zekâ dönüşümüne rehberlik edeceğiz" BTSO Bilgi İşlem ve Otomasyon Teknolojileri Konseyi Başkanı Osman Akın, Yapay Zekâ Olgunluk Değerlendirme Programı’nın temellerinin 18-19 Haziran tarihlerinde Bursa Business School’da düzenlenen Next Level Yapay Zekâ Zirvesi’nde atıldığını söyledi. Akın, "Bursa’da ilk kez düzenlenen bu zirve, otomotiv sektörüne odaklanarak iki gün boyunca çok değerli firmaları ve geniş bir katılımcı kitlesini bir araya getirdi. MEXT ile stratejik bir iş birliği gerçekleştirdik. Yapay zekânın önemi artık herkes tarafından biliniyor. İlk zirvemiz farkındalık oluşturmayı hedefliyordu. Bu programda ise o farkındalığı somut bir dönüşüme taşıyoruz. Yapay zekâ ile nasıl bir dönüşüm gerçekleştirmeliyiz, bu süreci kimler yönetecek ve şu an ne aşamadayız gibi sorulara yanıt arayacağız." dedi. Dönüşüm için destekler önemli BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın da programa tam destek verdiğini belirten Akın, sözlerini şöyle sürdürdü: "MEXT ile iş birliği içinde örnek projeler geliştiriyoruz. Ben tüm sanayicilerimize MEXT ve BUTEKOM’u görmelerini tavsiye ediyorum. Bundan 15 yıl önce bu konuları anlattığımızda bize gülüyorlardı. Ancak şimdi sektörde kalıcı olmak istiyorsanız bu değişime ayak uydurmak zorundasınız. O dönemde bu bilinç düzeyinde olsaydık bugün yaşadığımız pek çok sorunun önüne geçebilirdik. Bursa’da yapay zekâ ile ilişkili otomotiv ve makine gibi güçlü sektörlerimiz var. Sağlık ve hizmet sektörlerini de bu çalışmalara dahil edebiliriz. Yine özellikle 48, 50 ve 69’uncu meslek komitelerimizde önemli teknoloji üreticileri bulunuyor. Bu çalışmalar bu firmalarımıza da yeni iş alanları açacak ve umarım başarılı projeler uluslararası platformlara taşınacak" dedi. Yapay zekânın amacı verimlilik BUTEKOM Genel Müdürü Murat Kurtlar, dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarının temel amacının verimlilik artışı olduğunu söyledi. Kurtlar, "Dijitalleşme ya da yapay zekâ uygulamalarına yalnızca bu teknolojileri kullanmak için adım atmak yanıltıcı olur. Bunların tek amacı işletmelerde verimlilik sağlamaktır. BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü’nde bu doğrultuda, gelişen teknolojilerle sürekli kendimizi yeniliyoruz. BUTEKOM, Bursa Model Fabrika, Enerji Verimliliği Merkezi, BTSO MESYEB ve BUTGEM’de sürdürülebilirlik, sosyal gelişim, çevre koruma ve ekonomik büyüme gibi temel alanlara odaklanıyoruz" dedi. "Yol haritasına ihtiyacımız vardı" BUTEKOM olarak çok önemli bir programı hayata geçirdiklerini ifade eden Kurtlar, "MEXT iş birliğiyle ilk pilot uygulamayı BUTEKOM’da gerçekleştirdik. Veriyle çalışıp çalışmadığımızı, veriyi ne kadar etkin kullandığımızı ve veriyle neler yapabileceğimizi değerlendirmek için bir yol haritasına ihtiyacımız vardı. Bu program, işletmelerimizin bu sorulara yanıt bulmasına ve verimlilik odaklı bir dönüşüm gerçekleştirmesine katkı sağlayacak. Programın faydalı sonuçlar getireceğine inanıyorum" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.