SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dijitalleşme

YENİŞEHİR YÖREM - Dijitalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijitalleşme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Şişecam Uluslararası Cam Konferansı 40. Yılında Sektörün Dönüşüm Gündemini İstanbul’a Taşıyor Haber

Şişecam Uluslararası Cam Konferansı 40. Yılında Sektörün Dönüşüm Gündemini İstanbul’a Taşıyor

Cam ve kimyasallar sektörlerinin küresel oyuncusu Şişecam, camın farklı endüstrilerde üstlendiği dönüştürücü rolü çok boyutlu bir perspektifle ele alarak akademi, tasarım ve sanayi dünyasını aynı platformda buluşturmaya devam ediyor. 40 yıllık köklü bir bilgi paylaşımı geleneği olan Şişecam Uluslararası Cam Konferansı, bu yıl da cam endüstrisinin geleceğine yön veren stratejik konuları gündemin merkezine taşıyacak. Konferansın ana konuşmacısı, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) İcra Direktörü Dr. Fatih Birol olacak. Dr. Birol, küresel enerji dönüşümünün sanayi üzerindeki etkilerini değerlendirirken; cam sektörü özelinde sürdürülebilir üretim, enerji verimliliği ve düşük karbonlu dönüşümün yol haritasına dair kapsamlı bir çerçeve sunacak. Konferans kapsamında ayrıca Dr. Birol’un katılımıyla gerçekleştirilecek özel oturumda, enerji dönüşümünün sektöre etkileri daha kapsamlı biçimde tartışmaya açılacak. Konferansın diğer ana konuşmacıları arasında yer alan AGC Architectural Glass Avrupa ve Amerika Başkanı ve Glass for Europe Belçika Yönetim Kurulu Başkanı Davide Cappellino sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümü kapsamında Avrupa düz cam sektörü için zorluklar ve fırsatlara odaklanırken; +MURAT TABANLIOĞLU Studio’nun kurucusu mimar Murat Tabanlıoğlu ise camın mimarlık ve tasarım alanındaki kullanımını mekânsal deneyim ve tasarım yaklaşımı üzerinden ele alacak. Programın merkezinde yer alan panel oturumları, sektörün dönüşümünü en somut başlıklarıyla ele alacak. İlk gün düzenlenecek “How the Glass Innovation and Technology Ecosystem Works” panelinde, inovasyonun temel araştırmadan endüstriyel ölçeğe taşınmasındaki zorluklar, cam inovasyonunun neden yavaş ölçeklendiği, dekarbonizasyon yarışı, kurumlar arası iş birliği ihtiyacı ve rekabet–tamamlayıcılık dengesi gibi kritik başlıklar tartışılacak. İkinci gün gerçekleştirilecek “From Lab to Scalable Innovation” panelinde ise teknolojilerin ticarileşme süreci; ölçeklenme stratejileri, kurumsal–startup iş birlikleri, yatırımcı yaklaşımı, hızlandırma programları, yetenek ekosistemi ve girişimlerin karşılaştığı “valley of death” gibi başlıklar üzerinden ele alınacak. İki gün boyunca gerçekleştirilecek paralel oturumlarda ise; enerji dönüşümü, dekarbonizasyon, dijitalleşme, yapay zekâ, ileri üretim teknolojileri ve tasarım başlıkları tartışılacak. Program dahilinde uluslararası konuşmacılar; akıllı cam teknolojileri, düşük karbonlu üretim yaklaşımları ve AI destekli üretim çözümleri gibi alanlardaki güncel gelişmeleri paylaşacak. Konferans, panel ve sunumların yanı sıra poster oturumları ile katılımcılar arasında doğrudan etkileşim ve iş birliği imkânı sunacak. Şişecam Uluslararası Cam Konferansı; sürdürülebilirlik, dijitalleşme, yeni üretim teknolojileri ve tasarım trendlerini aynı çatı altında buluşturarak cam endüstrisinin dönüşümüne yön veren stratejik bir bilgi paylaşım platformuolma özelliğini sürdürüyor. Camın geleceğine yön veren küresel bir buluşma noktası olarak konumlanan konferans, Şişecam’ın uluslararası cam ekosistemini geliştirme vizyonu doğrultusunda sektör profesyonelleri için güçlü bir etkileşim ve düşünce alışverişi alanı sunuyor.

E-ticaret hacmi 4,5 trilyon lirayı aştı Haber

E-ticaret hacmi 4,5 trilyon lirayı aştı

BTSO’nun Bursa iş dünyasını yeni nesil ticaret modellerine hazırlamak amacıyla hayata geçirdiği etkinlik kapsamında Trendyol, Hepsiburada, Alibaba, Ozon, eBay, N11, Pazarama, Idefix, PTTAVM ve SHEIN platformlarının üst düzey temsilcileri Bursalı firmalarla bir araya geldi. Dinamik bir networking formatında gerçekleştirilen programda katılımcılar, dijital pazaryerlerinin sunduğu fırsatlar hakkında birebir görüşmeler yapma imkânı buldu. Etkinliğe BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Meclis Üyeleri İlker Özgüven ve Mesut Ceylan, 70. Meslek Komitesi Başkanı Barış Sülün ile Komite Başkan Yardımcısı Selda İyici ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin önde gelen 10 pazaryeri katıldı Etkinliğin açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, "Bursa Dijital Pazaryeri B2B Networking 2026" etkinliğiyle Türkiye’nin dijital pazaryeri alanındaki en kapsamlı B2B networking organizasyonlarından birine ev sahipliği yaptıklarını söyledi. Türkiye’nin önde gelen 10 dijital pazaryeri şirketinin Bursa iş dünyasıyla bir araya geldiğini belirten Burkay, tekstilden elektroniğe, bilişimden gıdaya, otomotiv yedek parçadan makine sektörüne kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren yaklaşık 60 firmanın etkinlikte yer aldığını ifade etti. Burkay, "Ortaya çıkan bu tabloyu son derece kıymetli buluyorum. Organizasyonda emeği geçen 70. Meslek Komitemizi tebrik ediyorum" dedi. E-ticaret hacmi 4,5 trilyon lirayı aştı Dünyada ticaret alışkanlıklarının hızla değiştiğine dikkat çeken İbrahim Burkay, bu dönüşümle birlikte ticaretin zemininin de farklılaştığını söyledi. Geçmişte iyi bir dükkân, güçlü bir çevre ve yılların itibarı ticarette önemli avantajlar sağlarken bugün dijital kabiliyetlerin de aynı ölçüde önem taşıdığını vurgulayan Burkay, "Artık dünyanın en büyük çarşısı telefon ve tablet ekranları oldu." ifadelerini kullandı. Türkiye’de e-ticaret hacminin 2025 yılında yüzde 52 artışla 4 trilyon 567 milyar liraya ulaştığını belirten Burkay, bu rakamın 2025 yılı için ortalama kur hesabıyla yaklaşık 115,5 milyar dolarlık bir büyüklüğe karşılık geldiğini söyledi. E-ticaretin toplam ticaretteki payının yüzde 20 seviyesine yaklaştığını kaydeden Burkay, internet üzerinden yapılan kartlı alışveriş hacminin ise 7,3 trilyon liraya ulaştığını ifade etti. Dönüşümü kurumsal yapılarla destekliyoruz Dünyada da benzer bir dönüşüm yaşandığına dikkat çeken İbrahim Burkay, BTSO’nun bu değişimi erken fark eden kurumların başında geldiğini dile getirdi. Dijitalleşme ve e-ticaret konularının Türkiye’de gündeme geldiği dönemde BTSO’nun kurumsal yapılar oluşturmaya başladığını belirten Başkan Burkay, "Şimdi bu platformlarda nasıl yer alacağımız çok önemli. Bu etkinlik sayesinde dijital pazaryeri şirketleri Bursa’nın üretim gücünü ve ticaret kültürünü daha yakından tanıyacak. Firmalarımız da bu platformların sunduğu satış modellerini, veri altyapılarını, ödeme sistemlerini, lojistik çözümlerini ve müşteri erişim kanallarını doğrudan değerlendirme fırsatı bulacak" diye konuştu. Teknolojik dönüşüm süreçlerinde "yıkıcı inovasyon" kavramının önemine dikkat çeken Burkay, her büyük teknolojik kırılımın ekonomiye yeni oyuncular kazandırdığını ifade etti. İş dünyasında yaşanan değişimin kendi yaşamlarında da net şekilde görüldüğünü belirten Burkay, "Bizim çocukluğumuzdaki ekonomik aktörlerle bugünküler çok farklı. Yarının güçlü aktörleri ise sizler olacaksınız." dedi. Değişimin kolay olmadığını ancak bunu doğru okuyabilmenin büyük bir fırsat sunduğunu vurgulayan Burkay, BTSO olarak projeler ve çalışmalarla bu süreci somutlaştırmak için yoğun çaba gösterdiklerini söyledi. Ticaret Bakanlığı ile yakın iş birliği içinde çalıştıklarını ifade eden İbrahim Burkay, Bursa’nın sanayi, ticaret ve ihracatta olduğu gibi e-ticaret ve e-ihracat pastasından daha fazla pay alması için çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi. Bursa e-ticarette öncü bir şehir BTSO Meclis Üyesi ve E-Ticaret ile Dijitalleşme Konseyi Başkanı İlker Özgüven, etkinliğin Türkiye’den ve dünyadan önemli dijital pazaryerlerini Bursa’da buluşturduğunu belirterek organizasyonu geleneksel hale getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Bursa’nın e-ticarette her zaman öncü şehirlerden biri olduğunu vurgulayan Özgüven, "Şehrimiz e-ticaretteki güçlü konumunu koruyor. BTSO olarak bu alana özel önem veriyor, yatırımlarımızı ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu komitenin kurulmasıyla önemli bir ilke imza atıldı. Sayın Başkanımız İbrahim Burkay ve üyelerimizin desteğiyle güçlü bir ekosistem oluşturduk. Etkinliğin verimli iş birliklerine ve başarılı sonuçlara vesile olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Birlikte iş yapma kültürünü geliştiriyoruz BTSO 70. Meslek Komitesi Başkanı Barış Sülün ise komitenin Türkiye’de oda ve borsalar arasında e-ticaret alanında faaliyet gösteren tek komite olma özelliği taşıdığını belirterek, bugüne kadar sektör temsilcilerini bir araya getiren birçok çalışma gerçekleştirdiklerini söyledi. Komitenin e-ticaret alanında faaliyet gösteren tüm firmaları kapsadığını ifade eden Sülün, "Üyelerimiz arasında birlikte iş yapma kültürünü geliştirme ve verimli iş birlikleri oluşturma adına önemli bir fırsat yakaladık. Katılan tüm üyelerimize teşekkür ediyoruz" dedi.

Yenişehir’de dev proje hayata geçiyor Haber

Yenişehir’de dev proje hayata geçiyor

Yenişehir tarımında dijitalleşme dönemini başlatacak olan ve Avrupa Birliği’nden 464 bin Euro fon desteği alan “İklime Dirençli ve Sürdürülebilir Tarım: Yenişehir’de Yenilikçi ve Kooperatifçi Çözümler” projesinin lansmanı gerçekleştirildi. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Yenişehir’in tarımda dijital dönüşüm sürecine öncülük edeceğini belirterek, “Yenişehir artık sadece bereketli topraklarıyla değil, teknolojiyle desteklenen üretim modeliyle de örnek bir tarım kenti olacak” dedi. Yenişehir Belediyesi, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde ilçenin tarımsal geleceğini kökten değiştirecek vizyoner bir projenin lansmanını gerçekleştirdi. Lansmana AK Parti Bursa İl Başkan Vekili Cem Kürşat Hasanoğlu, Özyeğin Üniversitesi’nden akademisyen ve öğrenciler, AK Parti İlçe Başkan Vekili Kamil Aydoğdu, Ziraat Odası Başkanı Sadi Aktaş, Muhtarlar Derneği Başkanı İsmail Yüksel, muhtarlar ve çok sayıda üretici katılım sağladı. Programda konuşan Başkan Ercan Özel, Yenişehir’in tarım potansiyeline dikkat çekti. İlçe nüfusunun büyük bölümünün geçimini tarım ve hayvancılıkla sağladığını ifade eden Başkan Özel, “Yenişehir bir tarım kentidir. Biz de bu bilinçle üreticimizin yanında olmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Başkan Özel, Yenişehir Belediyesi’nin tarıma yönelik çalışmalarının hem akademik çevrelerde hem de uluslararası platformlarda ilgi gördüğünü belirterek, Özyeğin Üniversitesi ile kurulan iş birliğinin de bu çalışmalar sayesinde başladığını söyledi. 464 BİN EURO’LUK DEV PROJE Avrupa Birliği ve Türkiye iş birliğiyle hazırlanan, Özyeğin Üniversitesi’nin bilimsel desteğiyle yürütülecek projenin toplam bütçesinin 464 bin Euro olduğunu açıklayan Başkan Ercan Özel, projenin Yenişehir tarımı için tarihi bir dönüşüm anlamı taşıdığını vurguladı. “İklime Dirençli ve Sürdürülebilir Tarım: Yenişehir’de Yenilikçi ve Kooperatifçi Çözümler” projesi kapsamında tarımda dijitalleşme sürecinin başladığını ifade eden Özel, kurulacak Yeşil ve Dijital Tarımsal Dönüşüm Koordinasyon Merkezi ile çiftçilerin teknoloji ve bilimle buluşturulacağını söyledi. ‘ÇİFTÇİMİZ TARLASINI TELEFONUNDAN TAKİP EDEBİLECEK’ Proje kapsamında kurulacak dijital sistemlerle üreticilerin anlık verilerle üretim yapabileceğini belirten Başkan Özel, “Toprağın nem durumu anlık takip edilecek. Don riski, hastalık riski ve zararlı tehditleri önceden görülebilecek. Çiftçimiz ne zaman sulama yapacağını, ne kadar gübre kullanacağını telefonundan öğrenebilecek. Böylece daha az maliyetle, daha doğru ve verimli üretim mümkün olacak” dedi. ‘MALİYETLER DÜŞECEK VERİM ARTACAK’ Projeyle birlikte; gübre ve ilaç kullanımının azaltılması, su kaynaklarının daha verimli kullanılması, tarımsal maliyetlerin düşürülmesi ve verimin artırılmasının hedeflendiğini belirten Başkan Özel, “Toprağı korumak geleceği korumaktır. Çiftçiyi korumak ise ülkenin yarınını korumaktır” ifadelerini kullandı. ‘YENİŞEHİR TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLACAK’ Yenişehir’in iklim krizine hazırlıklı, teknolojiyi kullanan ve veriyi yöneten örnek bir tarım kenti olacağını ifade eden Başkan Ercan Özel, “Biz günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir anlayışla çalışıyoruz. Bugün attığımız bu adımın yarın Türkiye’ye örnek gösterilecek bir başarı hikâyesine dönüşeceğine inanıyorum” diye konuştu. Başkan Özel, projede emeği geçen belediye çalışanlarına, Özyeğin Üniversitesi’ne, kooperatiflere, teknik ekiplere ve üreticilere teşekkür ederek konuşmasını tamamladı. BAŞKAN ÖZEL VE EKİBİNE AKADEMİK TEŞEKKÜR Özyeğin Üniversitesi Proje Koordinatörü Orkun Doğan da Yenişehir’in yalnızca verimli topraklarıyla değil; bilinçli üreticileri, güçlü kooperatifleri ve üreticinin her zaman yanında duran başta Yenişehir Belediyesi ve Belediye Başkanı Ercan Özel olmak üzere tüm tarım paydaşlarıyla Marmara Bölgesi’nin örnek tarım merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. Bu projenin Türkiye genelinde 718 proje arasından hibe almaya hak kazandığını vurgulayan Doğan, bu başarının en önemli nedenlerinden birinin Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel ve ekibinin tarımı sahiplenen yaklaşımı, üreticinin yanında duran güçlü iradesi olduğunu söyleyerek başta Belediye Başkanı Ercan Özel olmak üzere tüm ekibe teşekkür etti. Yerelde koordinasyon ve hizmet noktasında belediyenin büyük bir sorumluluk üstlendiğini ifade eden Doğan, Yenişehir Belediyesi’nin bu sorumluluğu başarıyla yerine getirdiğini söyleyerek, “Önümüzde zorlu ama heyecan verici bir süreç var. Yenişehir’de yeni bir hikâye yazmaya hazırız” dedi ve programın gerçekleşmesinde emeği geçenlere ve katılım sağlayan tüm protokole teşekkürlerini sundu.

Yeşil dönüşümde söz değil eylem üretiyoruz Haber

Yeşil dönüşümde söz değil eylem üretiyoruz

İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde "Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe" temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. "Forum COP 31’e giden yolda önemli bir fikri hazırlık süreci olacak" Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, "Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum." dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, "Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor." diye konuştu. Sürdürülebilirlik alanında somut adımlar atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, "Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır." ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: "Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz." İş dünyası olarak önemli bir eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. "Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor." Diyen Başkan Burkay, "Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır." dedi. Sürdürülebilirliğin temelinde insan var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, "Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla akışına terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir." dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, "Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi.

Bursa Vali Yardımcısı Doğan: "30-40 yıl içinde artan dünya nüfusuna ne toprak ne de üretim yetecek" Haber

Bursa Vali Yardımcısı Doğan: "30-40 yıl içinde artan dünya nüfusuna ne toprak ne de üretim yetecek"

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Ziraat Fakültesi ve Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliği ile düzenlenen "Bursa Tarım Kongresi" başladı. BUÜ Prof. Dr. Mete Cengiz Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Bursa'da Tarımın Dünü Bugünü ve Geleceği" konulu kongrenin açılış konuşmalarını, Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Ak, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, BUÜ Zirat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Turgut, Tarım ve Orman Bakanlığı BÜGEM İyi Tarım Uygulamaları ve Organik Tarım Daire Başkanı Başak Egesel ile Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan yaptı. Vali Yardımcısı Doğan, tarımda uluslararası rekabet olduğunu vurgulayarak, artık diğer ülkelerle hem ekonomik hem de gıda güvenliği olarak mücadele edildiğini anlattı. Dünya nüfusundaki artışa dikkati çeken Doğan, şu anda 8 milyarı geçen nüfusun 30-40 yıl içinde daha fazla olacağını ve bu kadar insana ne toprak ne de üretimin yeteceğini kaydetti. Bu yüzden babadan kalma yöntemler yerine daha bilimsel yüksek verim hedefli üretim yapılmasına gerektiğini belirten Doğan, "Gençlerin üretimde olması önemli. Kongreye katılıma baktığımızda orta yaş ve üzeri kişiler var genellikle. Gençlerin daha çok katılımının sağlanması gerekir. Salonda gençlerin olması gerekir" ifadesini kullandı. Hatunoğlu ise pandemi, küresel krizler ve savaşların tarımsal üretimi ekonomik değil stratejik bir zorunluluk olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Gıda güvenliğinin bağımsızlık kadar önemli hale geldiğine dikkati çeken Hatunoğlu, "Tarımın geleceği gençlerdedir. Tarıma olan ilgilerinin azaldığını görüyoruz. Gençler tarımda kazanabildiklerini görmeli. Sektöre adım atabilmeli, bilgi ve eğitimlerini katma değerli üretime dönüştürebilmelidirler. Bu yüzden gençlerin teşvik edilmesi çok önemli. Özel finans modelleri ve uygulamalı eğitimler gibi somut adımların hayata geçirilmesini önemsiyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından "Tarımsal Üretim" başlıklı panele geçildi. Oturum başkanlığını Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği Başkanı Prof. Dr. Uygun Aksoy'un yaptığı panelde; Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ali Cihan "Bursa Tarım Eğitiminde 135. Yıl", Ziraat Fakülteleri Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (ZİDEK) Başkan Yardımcısı Prof .Dr. Ayzin Küden "Tarım Eğitiminde Akreditasyon", Tarım ve Gıda Etiği Derneği Başkanı Prof. Dr. Cemal Taluğ "Tarımsal Üretim ve Etik", BUÜ Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayrettin Kuşcu "Tarımsal Kuraklık ve Sulama Yönetimi", BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüsamettin Çoban ise "AB Yeşil Anlaşması ve Tarım Sektörü" konulu konuşma yaptı. Kongrenin öğleden sonraki programı "Tarımda Sürdürülebilirlik" başlıklı panel ve kongre çalıştay raporlarının sunumuyla devam etti. Yarınki oturumlarda ise, güncel üretim yapısı ve sektörel sorunlar, küresel iklim değişikliğinin tarımsal üretime etkileri, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği, tarım–sanayi entegrasyonu, AB Mevzuatı ve regülasyonlar, ihracat ve markalaşma, dijitalleşme, akıllı tarım uygulamaları ve gelecek vizyonu gibi konular, akademisyenler, kamu temsilcileri, sanayiciler, üreticiler ve sektör paydaşlarının katılımıyla çok yönlü ele alınacak.

KGK Londra’da diaspora gazetecilerini buluşturdu Haber

KGK Londra’da diaspora gazetecilerini buluşturdu

KGK Birleşik Krallık Temsilcisi Vatan Öz öncülüğünde Londra’da Yunus Emre Enstitüsü salonunda gerçekleştirilen resepsiyona katılan konuklara açık büfe olarak alkolsüz sıcak ve soğuk içecekler, soğuk kanepeler ve atıştırmalıklar ikram edildi. ÖZ: SOMUT ADIMLAR ATTIK Vatan Öz’ün açılış konuşmasıyla başladı. Öz, Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) ile Foreign Press Association (FPA) toplantısında olası iş birliği alanlarını değerlendirdiğini belirterek, İngiltere’deki gazetecilik meslek kuruluşlarıyla yürütülebilecek ortak çalışmaların da ele alındığını söyledi. Görüşmenin son derece verimli ve keyifli geçtiğini ifade eden Öz, FPA’nın köklü bir İngiliz kuruluşu olmasına rağmen Türk gazeteciler olarak kendilerini başarıyla temsil ettiklerini ve iş birliği adına somut adımlar attıklarını vurguladı. Ziyaretin FPA’nın kurumsal ve sosyal medya hesaplarında paylaşılmasının kendileri için ayrıca anlamlı olduğunu belirten Öz, “Bu, bizim açımızdan son derece kıymetli bir gelişme. Küresel Gazeteciler Konseyi Genel Başkanımız Mehmet Ali Dim’in paylaşımının FPA’nın resmi hesaplarında yer alması bizi onurlandırdı” dedi. KGK’nın 80 ülkede temsilciliği bulunduğunu hatırlatan Vatan Öz, bu temsilciliklerden birinin de Birleşik Krallık olduğunu belirterek, “Birleşik Krallık Temsilcisi olarak, KGK’yı en iyi şekilde temsil etmek için tüm gayretimizle çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. DİM: İNGİLTERE MEDYASI ÖRNEKTİR Daha sonra kürsüye gelen Mehmet Ali Dim şunları söyledi: “Birleşik Krallık’ta böyle bir organizasyonda sizlerle bir araya gelmemizi sağlayan; sevgili kardeşim, arkadaşım, meslektaşım ve buradaki temsilcimiz Vatan Öz’e özellikle teşekkür ediyorum. Gerçekten çok güzel bir program hazırlamış. Ben bugün programın ikinci günündeyim ve son derece yoğun bir takvimle karşı karşıyayım. Sağ olsun, neredeyse nefes almaya vakit bırakmadı ama bundan son derece memnunum. Öncelikle sizlere Türkiye’den meslektaşlarınızın selamlarını getirdim. Onların da sizlere sevgi, saygı ve muhabbetleri var. Gazetecilik mesleği, hepinizin bildiği gibi, özellikle son yıllarda dijitalleşme ve sosyal medyanın etkisiyle ciddi bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Sosyal medyanın hızla geleneksel medyanın alanına girmesi ve bunun sonucunda geleneksel medyanın giderek güç kaybetmesi en büyük kaygılarımızdan biri. İki gündür yaptığımız tüm toplantılarda bu konu gündeme geliyor ve herkes bu noktada hemfikir. Ne yazık ki sosyal medya üzerinden 'gazetecilik' adı altında yapılan paylaşımların önemli bir kısmı dezenformasyon içeriyor. Bu durum yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın pek çok ülkesinde, özellikle gelişmiş demokrasilerde ciddi rahatsızlıklara yol açıyor. Bugün istatistikler gösteriyor ki sosyal medya paylaşımlarının yaklaşık yüzde 86’sı dezenformasyon, yani sahte ve doğrulanmamış içerikten oluşuyor. İşte tam bu noktada Küresel Gazeteciler Konseyi olarak sorumluluk üstleniyoruz. Çok şükür ki ülkemizde ve uluslararası alanda etkili bir meslek örgütü hâline geldik. Bu başarıda, burada bulunan değerli temsilcilerimizin katkısı büyük. Aramızda uzun yıllar Londra’da yaşamış, Demirören Haber Ajansı’nın Londra temsilciliğini yapmış ve konseyimizin kurucu üyelerinden olan Aynur Hanım da bulunuyor. Kendilerini ayrıca selamlıyorum. Yine aramızda önceki dönem İngiltere’nin St. Albans ilçesi belediye başkanlarımızdan Salih Gaygusuz ve KGK Avusturya Temsilcimiz Adil Elmas de yer alıyor. Kendilerini de sizlere takdim etmek isterim. Londra denildiğinde aslında çok şey ifade ediliyor. Halk arasında kimi zaman 'Londra dünyanın merkezidir' şeklinde anlatılan bir şehir efsanesi vardır. Bugün baktığımızda dünyanın finans merkezi ağırlıklı olarak New York olsa da, etik ve evrensel gazetecilik ilkelerini benimseyip uygulamaya devam eden en önemli merkezlerden birinin hâlâ Londra olduğunu memnuniyetle söylemek isterim. Londra’daki medya kuruluşlarının ve gazetecilerin etik değerlere bağlılığını son derece başarılı buluyor, yakından takip ediyorum. Bu durum mesleğimizin geleceği adına bana umut veriyor. Kısa bir konuşma yapacağımı söylemiştim ama gazeteciler, mikrofonu eline alınca biraz fazla konuşabiliyor; kusuruma bakmayın. Aynı zamanda bu konuşma benim için bir dertleşme fırsatı da oldu Londra’da çeyrek asırdır Türkçe bir yayını ayakta tutmak gerçekten büyük bir başarıdır. Türkiye’de medya faaliyetlerini sürdürmek bile zorken, yurt dışında bunu 25 yıl boyunca devam ettirebilmek büyük bir özveri ister. Kendi yaşamından, ailenden ve maddi imkânlarından fedakârlık yapmayı gerektirir. Bu nedenle Vatan Öz’ü ve burada emek veren tüm gazetecileri yürekten tebrik ediyorum. Burada görev yapan Türk gazetecilerinin güçlü bir diaspora medyası oluşturduğunu memnuniyetle görüyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden yayın yapan medya kuruluşları da dâhil olmak üzere, farklı görüşlere sahip olsalar bile hepsi bizim sesimizdir. Demokrasi varsa, farklı seslere hoşgörüyle yaklaşmak zorundayız. Son olarak, Küresel Gazeteciler Konseyi yayınlarından kısaca bahsetmek isterim. Burada masamızda Küresel Medya dergimizin 13. sayısı bulunuyor. Dergimiz Türkçe ve İngilizce olmak üzere çift dilli yayımlanıyor. İçeriğinde 80 ülkedeki temsilcilerimizden seçilmiş 30’dan fazla yazı yer alıyor. Gerçek anlamda küresel bir yayın olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. İlgilenen meslektaşlarımızın almasını rica ediyoruz. Hepinize katılımınız için teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.” İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ Londra merkezli Avrupa Türk Gazeteciler Cemiyeti (UK) ile Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) arasında iş birliği protokolü de imzalandı. Protokolle İngiltere’de yapılması planlanan KGK etkinliklerinin altyapısı oluşturulmuş oldu. SEALE: VERİMLİ BULUŞMA Resepsiyona katılan yabancı gazetecilerden bir diğer isim Londra merkezli gazeteci ve yayıncı Alexander Seale oldu. Paris’te 11 yıl yaşayan ve BBC’nin Fransızca bölümü (BBC Afrique) için Afrika haberleri ve uluslararası konular üzerine yazılar kaleme alan Seale, halen RFI English ve Radio Canada için Londra muhabirliği yapıyor. Fransız ve Avrupa siyaseti, Orta Doğu ve Afrika haberleri, kültür ve spor konularına ilgi duyan Seale, Brexit, Fransız siyaseti ve güncel İngiltere haberleri üzerine tartışmalar yapmaya açık olduğunu ifade etti. Söz alan Seale konuşmasında şunları söyledi:
“Etkinlik, hem Avrupa’daki gazetecilik deneyimlerinin paylaşılması hem de Küresel Gazeteciler Konseyi’nin uluslararası iş birliklerini güçlendirmesi açısından verimli geçti. Londra’dan Fransa, Belçika veya sizler gibi Türkiye gibi kendi ülkelerimizi destekliyoruz ve ülkelerimize bilgi vererek aktarıyoruz. Bunu mümkün olduğunca en güzel şekilde yapıyoruz. Tüm katılımcılara teşekkür ederim.” GAYGUSUZ DÖNÜŞÜME DİKKAT ÇEKTİ St. Albans ilçesi eski Belediye Başkanı Salih Gaygusuz, konuşmasında Avrupa’da gazeteciliğin geçirdiği dönüşüme dikkat çekti. 1972 yılında, 15 yaşındayken Avrupa’ya geldiği dönemde Türkiye’den haber almanın son derece sınırlı imkânlarla mümkün olduğunu belirten Gaygusuz, o yıllarda gazete, televizyon ve radyoya erişimin neredeyse yok denecek kadar az olduğunu ifade etti. Türkiye’deki gelişmelerin kısa dalga radyolar aracılığıyla, büyük çabalarla takip edilebildiğini hatırlatan Gaygusuz, bugün gelinen noktada gazeteciliğin önemli bir ilerleme kaydettiğini vurguladı. Bu başarının, yurt dışında fedakârca görev yapan gazeteciler sayesinde mümkün olduğunu belirten Gaygusuz, özellikle Vatan Öz ve benzeri medya emekçilerinin Türkiye’deki gelişmeleri Avrupa’ya hızlı ve doğru biçimde aktardığını söyledi. Konuşmasını teşekkür ederek tamamladı. KİMLER KATILDI Alexander Seale – Belgium/France Journalist, FPA – Londra, Aynur Tattersall – HÜRRİYET / KGK – İngiltere, Güzel Öz – Avrupa Ajansı (AVA) – Londra, Necati Kola – Turcs Europe TV – Newcastle, Adil Elmas – KGK/Avrupa Günlüğü – Viyana, Zeynep Clyburn – IHA – Newcastle / Londra, Sevgin Alişoğlu – ATV / Londra Aktüel – Londra, Poyraz Çadır – WorldTurk TV – Londra, Hüseyin Çekiç – London Face TV – Londra, Sevim Özdemir – Freelance – Londra, Arzu Sheridan – Avrupa Yazar – İtalya / İspanya, İlkgül Karaca – Avrupa Yazar – Londra, Selahattin Çekiç – Turkish Press – Londra, Barış Çimen – Freelance / VOA – Londra

İnegöl’de yapılar kimlikleniyor Haber

İnegöl’de yapılar kimlikleniyor

İnegöl Belediyesi şehirdeki yapıların kimliklerinin oluşturulması ve şehrin dijital ikizi çalışmaları kapsamında hayata geçirdiği QR kodlu numaratajların montajlarını sürdürüyor. İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün yürüttüğü çalışmada, şehirdeki tüm binaların numaratajları yenilenirken, yeni numaratajda ise en büyük özellik QR kod uygulaması. QR koda yüklenen bilgilerle vatandaşlara da ciddi kolaylıklar sağlanırken, aynı zamanda; yapıya ait mahalle, ada/parsel ve adres bilgisi, inşaat ruhsat tarihi ve yapı kullanma tarihi, afet durumu için yapıya ait en yakın 3 toplanma alanının konumları, ayrıca istediklerinde yapıdaki ilgili daireye ait numarataj belgesi alabilmeleri sağlanıyor. 5 mahallede 12 bin 400 yapının Qr kodlu numarataj montajı yapıldı 2024 yılında numarataj üretimi için makine alımı yapan İnegöl Belediyesi, 2024’ün ikinci yarısında pilot bölge olarak belirlenen Kemalpaşa Mahallesinde başladığı uygulamada bugün itibariyle; Kemalpaşa, Hamidiye, Yenice, Cuma ve Mahmudiye Mahallesi konut alanı olmak üzere 5 mahallede QR kodlu kapı numarası montajlarını tamamlandı. 532 sokakta bulunan yapılara QR kodlu kapı numarası montajı yapıldı. Toplamda 12 bin 816 adet QR kodlu kapı numarası üretimi yapılırken, yaklaşık 12 bin 400 adetinin ise montajı tamamlandı. Orhaniye Mahallesinde QR kodlu numaratajların uygulaması devam ediyor. 24 bin fotoğraf çekildi Belediye Başkanı Alper Taban, basımı ve uygulamasının devam ettiği QR kodlu numaratajların hazırlandığı İnegöl Belediyesi Numarataj birimini ziyaret etti. Burada hem numaratajların hazırlanma sürecini yerinde gördü hem de uygulamada gelinen nokta hakkında bilgiler verdi. Altın kuralın "yönettiğiniz alanı ölçmek" olduğunu ifade eden Başkan Taban, "Biz bunları yapıyoruz artık. İnegöl Belediyesi olarak dijital dünyanın avantajlarını kullanabilmek adına, dijitalleşme adı altında atmış olduğumuz adımlar var. Numarataj birimimiz QR kodlu numarataj uygulamasını gerçekleştiriyor. Bu uygulamamız 116 mahallemizde, tüm yapılarda tamamlanana kadar devam edecek. Bu çalışma kapsamında toplamda 24 bin fotoğraf çekmiş olduk. Bu çektiğimiz fotoğraflarla yapıların aslında güncel durumunu da tespit etmiş oluyoruz" dedi. Bu uygulamayla yapıların kimliklendiğini vurgulayan Başkan Taban, "QR kodlardan vatandaşlar hangi bilgilere erişebiliyor bu da önemli. Yapıya ait mahalle, ada parsel ve adres bilgilerine erişebilir. İnşaat ruhsatı tarihi ve yapı kullanma tarihi gibi bilgilere erişebilir. Afet durumu için yapıya en yakın toplanma alanlarını görebilir ve ayrıca istediklerinde yapıdaki ilgili daireye ait numarataj belgesi alabilmeleri gerçekleşiyor. Bu uygulamayla yapılar kimlikleniyor. Tüm binalar kimlikli, binalar hakkında bilgi sahibi olduğumuz bir düzenimiz oluyor. Aslında bu binalara astığımız numaratajlar, sadece gözüken bir tabela değil" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.