SON DAKİKA
Hava Durumu

#Devlet

YENİŞEHİR YÖREM - Devlet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Devlet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

28 Şubat dramını gözyaşları içinde anlattılar Haber

28 Şubat dramını gözyaşları içinde anlattılar

Bursa'nın İnegöl ilçesi Şükrünailipaşa İlkokulu sınıf öğretmeni Sakine Zengin, 1991 yılında mesleğe başladığını hatırlatarak, "28 Şubat'ı iliklerine kadar yaşayan bir öğretmenim. 1997 yılına kadar çok rahat bir şekilde görevimizi yapıyorduk ama 28 Şubat 1997 sonrası bütün severek yaptığımız, özveriyle yaptığımız öğretmenliğimizden yavaş yavaş kopmaya başladık. Hep korku içinde yaşadık. Öğrencilerimizle zevkle, heyecanla ders anlatırken anlatırken teneffüslerde dışarıda korkuyla yaşamaya başladık. Süreç çok hızlı gelişti. 28 Şubattan sonra müfettişler sık sık bize uğrayıp cezalar yazmaya başladılar. Kınama, görevden uzaklaştırma, aylıktan kesme gibi cezalar aldık. 1999 yılında. Domaniç'e geldim. Beni en çok üzen yaralayan olaylardan biridir. Bu arada da bütün cezalarımızı tamamlamak üzereydik. Bir görevden uzaklaştırma, atılma kalmıştı. Domaniç'e geldim müdürüm bana "Hocam ben size sınıf veremem bu halinizle" dedi. "Ne yapacağız hocam?" dedim öğretmenler odasında 6 ay 7 ay ta ki 2000 yılının haziranın yedisine kadar öğretmenler odasında oturdum. Bir sınıf tahsis edilmedi bana, sırf örtülü olduğum için müdürüm ceza almaktan korktuğu için. 7 Haziran sabahı 11 gibi öğretmenler odasında oturuyorum, sınıfım yok, hasretle bakıyorum öğrencilerime her gün geliyorum. Müdürüm çağırdı 11 gibi. Girdim baktım içeride 5-6 tane kravatlı insanlar. Anladım tabii ki dedim bu bugün benim herhalde son günüm. Bugünü hiç unutmuyorum. Hayatımdaki en zor andı. Hocam gel dediler, girdim imzamı attım, bir kağıt verdi bana. Tebellüğ ettim. Neyi tebellüğ ettim? Bittiğini. Hocam "Ne yapacağım ben şimdi?" dedim. "Evine git" dedi bana. "Tamamen bitti mi?" dedim. "Bitti" dedi. Elimdeki kağıda baktım. Benim atılmamda başörtülü olduğum için atıldığı yazmıyordu." dedi. "Terörist ilan edildik" Başörtüsü kullandığı için devlet düzenini bozmaktan, teröristlerin yargılandığı durum gibi görevden atıldığını söyleyen Zengin," Bugünü şu anda yaşıyor gibiyim gerçekten. Yani nasıl anlatılır, nasıl diyeyim bilmiyorum ama o merdivenlerden inerken ki duygumu hiçbir zaman anlatamam. Yani dünyanın sona erdiğini düşündüm. 11 yıl görevimden ayrı kaldım. Öğrencilerimden çocuklarımdan ayrı kaldım. Ta ki 2010 yılına kadar. 2010 yılının eylülünde Allah razı olsun cumhurbaşkanımızdan binlerce kere şükürler olsun. 16- 17 yıldır bir fiil tekrar görev yapıyorum. Şu anda çok mutluyum. Bugünleri gösteren rabbime şükürler olsun. Başörtüsü taktığım için okuldan atıldım ama bu sene Ramazan ayında öğrencilerimle beraber ramazanı sınıfımda kutlayabiliyorum. Bu konuda gayet rahat kimseden çekinmeden, bir baskı altında olmadan, Allah'ın emirlerini çocuklarıma öğrenebiliyorum. Çok mutluyum şu anda gene tekrar söylüyorum Cumhurbaşkanımızdan Allah razı olsun. Çok zor günler geçirdik. Rabbim bir daha o zor günleri asla bu millete yaşatmasın, teşekkür ediyorum, sağ olun." dedi. "Kapıdan içeri almadılar" Erdem Beyazıt Ortaokulu Fen Bilimleri öğretmeni Vahide Coşkun ise," 1999 yılında ilk atamam İstanbul'da Eşrefpaşa Lisesi'ne fen bilimleri öğretmeni olarak yapıldı. Fakat ben büyük bir sevinçle okuluma koştuğumda okula giremedim. Girdim, ilk önce tanıştık, görüştük. Elime ders programı verildi, ders araç gereçlerimi topladım. Tam sınıfıma girecekken, tıpkı şu anda buradaki gibi canlı yaşıyorum bunu. Bütün idareciler kapıdaydılar ve ben de sınıfa girecekken beni kapıda karşıladılar ve sınıfa bu şekilde giremeyeceğim söylendi. Evet, sınıfa şöyle kapıyı bir araladım, içeriye baktım, öğrencilerle şöyle bir göz göze geldim ama sınıfa hiç girmedim. Tamam aşağı buyurun dediler, aşağıda oturdum. Bir gün, birkaç gün öğretmenler odasında oturdum. Birkaç gün sonra kapıya geldiğimde okulun kapısından sokulmadım. Birkaç gün sonra bahçe kapısından sokulmadım ve okula giremediğim için beni istifa etmiş kabul ettiler. Yani okuldasınız ama onlar okula sokmuyorlar, istifa etmiş kabul ettiler ve zorunlu bir istifa dilekçesi yazdırdılar ve ben bu şekilde okuldan eğitim hayatından ayrılmış oldum. Başımı açmamı istediler. Hatta duygu sömürüsü yapıldı. Bu çocuklar sizin yüzünüzden bakın boşta kalıyorlar. Bu çocuklar sizin ilminize ihtiyaçları var, açıp yapın gibi zorlamalarda da bulundular. Ama ben bunu kendime yapamadım. Kendimle çeliştim. Yani kendime saygı duymayacağım bir şekilde sınıfa girseydim, o sınıfta hiçbir çocuğa faydalı olamayacaktım. Kendimi en iyi hissettiğim hal buydu çünkü. Kabul ettim ben de artık yapacak bir şeyim yoktu. Zaten evde küçük bir çocuğum vardı. Bu şekilde ayrıldık, uzaklaştık. Tam 14 yıl geçti üzerinden. Yine burada İnegöl'de oturuyorduk o zamanlarda. İmam Hatip'te ücretli öğretmenlik yapıyordum. O dönemde böyle bir şey olabileceğini, tekrar göreve dönebileceğimiz gibi bir şey oluştu sendika vasıtasıyla. Evet, gerçekten bir yarım dönem sonra da inanılmaz bir şey oldu ve gerçekten döndük" diye konuştu "Atamam yapıldığına sevinemedim" Coşkun sözlerini şöyle sürdürdü: "Döndüğümde şöyle bir duygu yaşadım, bunu paylaşmak istiyorum özellikle. Okuldan çıkıyorum, bunu öğrendim, atama yapılacağını öğrendim ama hiç sevinemiyorum. Neden sevinmiyorum acaba diye kendime sorduğumda, geç gelen şeylerin, geç gelen nimetlerin insanı o kadar çok sevindirmediğini, sevindirse de buruk bir sevinç olduğunu fark ettim. Ve o anda hiç unutmuyorum, milletvekilimiz var, Özlem Zengin şu anda Meclis'te hala. O da aynen benim gibi birisiydi, avukatlık mesleğinden atılmıştı, o anlatıyordu. Aynı duyguyu yaşamış, geç geldiği için böyle bir burukluk vardı içimde. Yaşayamadım, bir sevinç yaşayamadım ben dedi. Bedenime baktım, bedenim yaşlanmıştı. O sevinçle bu bedeni bağdaştıramadım demişti. Gerçekten bunu yaşadık. Başladığımda fark ettim ben nelerden vazgeçmişim, neleri terk etmişim ve benden kaçan şeyler neler olmuş. Çünkü o sevinci ve heyecanı yaşamak istiyorum. Evet, bedenim yaşlandı ve o sevinci yaşayamıyordum. Ama Elhamdülillah şu anda aradan kaç yıl geçti. 2023 yılından beri filler çalışıyorum. 2013'ten beri yeniden sınıflarımızdayız, işte ortamımızdayız. Bize bu imkanı devletimiz sağladı. Yine onların sayesinde buradayız. Bunun farkındayım. Onların bize sağladığı nimetler için çok teşekkür ediyorum onlara. İnşallah hiçbir insan yani karşı görüşte olan bir insanın bile bunu yaşamasını ben istemem. İnsanların hak ve özgürlüklerinin en üst düzeyde tutulduğu şu çağda kimse bunu yaşasın istemem. Ben de başkasına yapmak istemem. Bu hayatta herkes gerçekten inandığı gibi, istediği gibi yaşayabilsin. Ve gerçekten şu anda bak harika bir ders yapıyoruz. Biz kimsenin beynini yıkamıyoruz. Kimseye bir şey empoze etmiyoruz. Fikir empoze etmiyoruz. Nelerle suçladılar o dönemde bizleri Bu suçların hiçbirini işlemiyoruz. Kimseye bir tehditimiz yoktur. Kalemimizle, defterimizle, ilmimizle buralardayız inşallah."

Başkan Ercan Özel muhtarlarla dayanışma yemeğinde buluştu Haber

Başkan Ercan Özel muhtarlarla dayanışma yemeğinde buluştu

Osmanlı’nın ilk başkenti Yenişehir’de, yerel demokrasinin temel taşı olan muhtarlar için anlamlı bir organizasyon düzenlendi. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel’in ev sahipliğinde gerçekleşen programa; İlçe Kaymakamı Ümit Altay, Garnizon Komutanı İbrahim Feyzi Büğdüz, kurum amirleri ve muhtarlar aileleriyle birlikte katıldı. ‘Muhtarlar bizim en yakın mesai arkadaşımız’ Gecede konuşan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, muhtarlık müessesesinin önemine vurgu yaparak, "Göreve geldiğimiz günden bu yana tek bir anlayışla hareket ettik: Her mahalleye eşit hizmet. Muhtarlarımızı her zaman en yakın mesai arkadaşlarımız olarak gördük” dedi. Yenişehir Belediyesi bünyesinde Muhtarlıklar Müdürlüğü’nün kurulduğunu hatırlatan Başkan Ercan Özel, bu birim sayesinde mahallelerden gelen taleplerin daha hızlı çözüme kavuşacağını belirtti. 71 mahallede hizmet seferberliği Başkan Ercan Özel, konuşmasında görev süresi boyunca hayata geçirilen projelerden bazılarını rakamlarla paylaştı: “19 mahallede 48 bin metrekare parke taşı döşemesi tamamlandı. 93 camide temizlik ve halı yıkama çalışması yapıldı. 37 mahalle konağında bakım, onarım ve boya işlemleri gerçekleştirildi. 30 mahallede yol açma ve iyileştirme çalışmalarıyla ulaşım konforu artırıldı.” ‘Ortak Geleceğe Omuz Omuza’ Başkan Ercan Özel, konuşmasını, “Bu gece sadece bir yemek vesilesiyle değil, birlikte çalışmanın ve dayanışmanın gücünü hatırlamak için bir aradayız. Bizler şuna yürekten inanıyoruz ki; aynı masa etrafında buluşup gönül birliği yapabilenler, ortak bir geleceği de omuz omuza inşa edebilirler. Bu birlik ve beraberlik ruhundan aldığımız güçle, Yenişehir’imiz için daha güzel hizmetleri hep birlikte hayata geçirmeye kararlıyız” sözleriyle tamamladı. ‘Yenişehir’deki Dayanışma Ruhu’ Yenişehir Kaymakamı Ümit Altay da gecenin organize edilmesinden dolayı Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel’e teşekkür ederek, yerel demokrasinin temel taşı olan muhtarlarımızla bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. Yenişehir’deki mahalle muhtarlarının vatandaş ile devlet arasında köprü kurduğunu ifade etti. Kaymakam Altay; “Yerel demokrasinin temel taşı olan muhtarlarımız, vatandaşın taleplerini göğüsleyerek devletle millet arasında sarsılmaz bir güven köprüsü kuruyor. Yenişehir’deki bu güçlü dayanışma ruhu, belediyemiz ve tüm kurumlarımızın iş birliğiyle perçinleniyor” diye konuştu. Muhtarlar başkanından Başkan Özel’e teşekkür Yenişehir Muhtarlar Derneği Başkanı İsmail Yüksel, muhtarların mahallelerindeki fedakâr çalışmalarına değinerek, belediye ile olan güçlü diyaloglarının meyvelerini topladıklarını ifade etti. Belediye Başkanı Ercan Özel’in 'En Başarılı Belediye Başkanı' ödülünü kutlayan Yüksel; Başkan Özel’e, göreve geldiği günden bu yana muhtarlara verdiği kesintisiz destek ve her talebi ivedilikle yerine getirme hassasiyeti için tüm muhtarlar adına teşekkürlerini sundu.

Aileleri cenazelerini bile istemedi Haber

Aileleri cenazelerini bile istemedi

Yalova'da 3 kahraman polisin şehit olduğu DEAŞ operasyonunda Özel Harekat polisleri ile girdikleri çatışmada etkisiz hale getirilen 6 DEAŞ'lı militan, Bursa'da cenaze namazları bile kılınmadan gömüldü. Yalova'da geçtiğimiz ay DEAŞ'lı teröristlerin bulunduğu İsmetpaşa Mahallesi Seher Sokak'taki 2 katlı eve Yalova İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda, bina içerisinde bulunan teröristlerin görevli polis memurlarına ateş açması sonucunda Yalova İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görevli Yasin Koçyiğit, Turgut Külünk ve İlker Pehlivan isimli polisler şehit oldu. Yaralanan polisler Zekeriya Kınalı, Eren Çelik, Eren Işık Cihan Kadıoğlu, Yusuf Irak ve Akşemsettin Temel Yalova Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Zafer Umutlu ve Haşem Sordabak isimli teröristlerin de aralarında bulunduğu 6 terörist ise etkisiz hale getirildi. Şehit polisler memleketlerinde düzenlenen merasimlerin ardından toprağa verilirken, otopsi için Bursa Adli Tıp Morgu'na gönderilen teröristlerin cesetlerini ise sahiplenen çıkmadı. Adli tıp tarafından ailelere yapılan çağrıya kulak veren olmayınca süreç devlet tarafından ilerletildi. Ailelerinin cenazelerini bile teslim almaya gelmediği 6 teröristin cesedi, adli tıpta geçen 25 günlük sürenin ardından devlet tarafından defnedilmek üzere işlemlere başlandı. Valilik tarafından ada ve parselleri belirlenen Erdoğan Köy ve Hasköy Mezarlıklarındaki yerlere 6 terörist geniş güvenlik önlemleri eşliğinde sessiz ve kontrollü bir şekilde gömüldü.

‘3 Aralık Hatırlatma Değil, Hesap Sorma Günü’ Haber

‘3 Aralık Hatırlatma Değil, Hesap Sorma Günü’

Özel Eğitim Gerektiren Çocuk Hakları Derneği Başkanı Hüsamettin Akyıldız, 3 Aralık Dünya Engelliler Gününün; farkındalık maskesi altında geçiştirilen bir zaman dilimine hapsedilmesini reddettiklerini dile getirdi. ‘Sorumluların ihmali var’ Türkiye’de engelli bireyler ve özel eğitim gerektiren çocukların haklarının yasalarda olmasına karşın uygulamada neredeyse yok sayıldığını belirten Özel Eğitim Gerektiren Çocuk Hakları Derneği Başkanı Hüsamettin Akyıldız, “Devlet, yerel yönetimler ve karar vericiler sorumluluklarını yerine getirmedikçe 3 Aralık, yalnızca hatırlatma değil hesap sorma günüdür. Hâlâ okula gidemeyen özel gereksinimli çocuklar var. Okullarda özel eğitim personeli yetersiz. Özel eğitim kurumları standarttan uzak. Aileler yalnız bırakılıyor, çocukların gelişim hakkı ihlal ediliyor. Biz bu tabloyu kabul etmiyoruz. Bu ülkenin geleceği için mücadele eden çocuklarımıza fırsat eşitliği tanınmıyorsa hiçbir gelişmişlik iddiası anlam taşımamaktadır. Açıkça ifade ediyoruz: Engellilerin sorunu değil, sorumluların ihmali vardır. ‘Rapor işkencesi sona ersin’ Yetkilileri göreve de çağıran Akyıldız, “Destek eğitim kadrolarını artırın, özel gereksinimli çocukların okullarda dışlanmasına son verin. Destek programları genişletin, bakım yükü ailelerin omuzlarında değil sosyal devletin üzerinde olmalıdır. Mola evleri ile haftada bir gün de olsa engelli çocuğu olan anne babalara dinlenme, yakınlarının düğünlerine, cenazelerine gitme fırsatı verin. Şehirleri erişilebilir olmayan kaldırımlarla, ulaşım sistemleriyle engelli çocuklara kapatamazsınız. Görevlerini ihmal edenlere yaptırım istiyoruz. 18 yaş öncesi eğitim sürecinde yüzde 40 üzeri olan engel oranı, lise bitiminden sonra yüzde 40’ın altına indirilince birey engelli istihdamından yararlanamıyor. Ömür boyu hastalığı sürecek olanlardan her yıl sağlık raporu istenmesi işkenceye dönüşüyor. Bu çocuklar sabırla beklemeye değil, haklarıyla yaşamaya layık. Bir kez daha değil, bin kez daha güçlü biçimde söylüyoruz: 3 Aralık bir kutlama değil; mücadele günüdür. Görev, yetki ve sorumluluk makamındakilerindir. Biz takipçisi olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

AK Parti teşkilatı muhtarlarla bir araya geldi Haber

AK Parti teşkilatı muhtarlarla bir araya geldi

Düzenlenen gecede, Osmangazi’nin 136 mahalle muhtarıyla bir araya gelen Başkan Gürkan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın muhtarlığa verdiği önemi herkesin çok iyi bildiğini ifade etti. Gürkan, "Cumhurbaşkanımızın iradesiyle muhtarlarımızla her zaman güçlü bir istişare içindeyiz. Çünkü biz biliyoruz ki muhtarlarımız, devletimizin vatandaşa uzanan ilk elidir. Mahalledeki her ihtiyaçtan, her vatandaşımızın derdinden ilk haberdar olan, devletin sıcak yüzünü mahalle halkına yansıtan kişiler sizlersiniz. Biz, AK Parti teşkilatları olarak her zaman muhtarlarımızın yanında olduk. Çünkü güçlü bir yerel yönetim anlayışının en önemli parçası muhtarlarımızdır. Sizlerin katkısıyla şehirlerimiz gelişiyor, mahallelerimiz güzelleşiyor, vatandaşlarımızın ihtiyaçları daha hızlı karşılanıyor. Biz, mahalle mahalle, sokak sokak sahadayız ve bu yolda muhtarlarımızla el ele yürümekten büyük bir onur duyuyoruz. Cumhurbaşkanımızın da sık sık ifade ettiği gibi, bizim siyaset anlayışımız millete hizmet siyasetidir. Bu anlayışla hareket eden muhtarlarımız, devlet-millet kaynaşmasının en somut örneğini ortaya koyuyor. Hep birlikte, Bursa’mızın ve Osmangazi’mizin her köşesine hizmet götürmek için gayretle çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu. AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş ise Osmangazi’nin tüm mahalleleriyle güçlü bir dayanışma içinde olduklarını belirterek, "136 mahallemizdeki muhtarlarımızla birlik, beraberlik ve uyum içinde çalışıyoruz. Mahallelerimizin ihtiyaçlarını, vatandaşlarımızın taleplerini ortak bir anlayışla çözüme kavuşturmak için gece gündüz çalışıyoruz" dedi. Programda ayrıca Osmangazi Muhtarlar Derneği Başkanı Burhan Mandacı, organizasyondan dolayı İl Başkanı Davut Gürkan ve İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş’a teşekkür ederek, muhtarlar adına memnuniyetini dile getirdi.

Bursa'da Kutlu Payaslı konserine yoğun ilgi Haber

Bursa'da Kutlu Payaslı konserine yoğun ilgi

Nilüfer Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu, Cumhuriyetin 100. yılında devlet sanatçısı Kutlu Payaslı’nın eserleriyle Nazım Hikmet Kültürevi’nde sahne aldı. 68 yıllık sanat hayatıyla Türk Sanat Müziği’nin önemli değerlerinden biri olan Payaslı, geceye sesi ve eserleriyle damga vurdu. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği geceye Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Kutlu Payaslı’nın ailesi, TRT İstanbul Radyosu Ses Sanatçısı Vedat Çetinkaya, TRT Ses Sanatçıları Nusret Yılmaz ile Alpay Tanrıverdi de katıldı. Şef Filiz Başıbüyük önderliğindeki Nilüfer Türk Sanat Müziği Korosu, ünlü sanatçının dillere dolanan eserlerini seslendirdi. Konser sırasında yarım asrı aşkın sanat hayatından kesitler ve hatıraları da paylaşan Payaslı, hayranlarını keyifli bir sanat yolculuğuna çıkardı. Kendi eserlerini de seslendiren usta sanatçı ilerleyen yaşına rağmen performansıyla izleyenleri kendine bir kez daha hayran bıraktı. Gecede sahne alan solistler de ünlü sanatçının eserlerini başarıyla seslendirirken, başta Payaslı olmak üzere izleyenlerden büyük alkış aldı. Konsere katılan sanatçılar Vedat Çetinkaya ile Nusret Yılmaz da Payaslı’ya sahnede eşlik ederek müzik ziyafetine imza attılar. Gecenin finalinde Başkan Erdem’de koroya katılarak son şarkı olan ‘Hayat ne güzel ne hoştur’ eserine eşlik etti. Üç saati aşkın süren konser sonunda Başkan Turgay Erdem, Kutlu Payaslı ve Şef Filiz Başıbüyük’e çiçek vererek unutulmaz gece için kutladı. Payaslı’ya başarılarının devamını dileyen Başkan Turgay Erdem, Türk Sanat Müziği’ne kattıklarından dolayı teşekkür etti.

Paşinyan'dan Azerbaycan'a mesaj: Ermeni esirleri takas etmeye hazırız Haber

Paşinyan'dan Azerbaycan'a mesaj: Ermeni esirleri takas etmeye hazırız

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, 2023 yılı biterken yıl sonu değerlendirmesi yaptı. Ermeni halkının internet üzerinden sorduğu sorulara yanıt veren Paşinyan, Azerbaycan'ın elindeki Ermeni esirlerin durumuna da değindi. Paşinyan, "Esirler sorunu dikkatimizin merkezinde yer almaktadır. Tamamen insani olan bu konunun siyasi amaçlar için kullanılmasından üzüntü duyduğumu ifade etmeliyim" dedi. AZERBAYCAN'A MESAJ Bu konuda esnek davranacaklarını ve esirlerin geri dönmesi için Azerbaycan ile birlikte çalışmaya hazır olduklarını belirten Paşinyan, "Müzakereler bu yollardan biridir. Ayrıca, Ermenistan'da hüküm giymiş Azerbaycanlıları bizim esirlerimizle takas etmeye hazır olduğumuzu ifade ettik ve bu konuya insani bir nitelik kazandırdık" ifadelerini kullandı. Bu durumla ilgili daha önce uluslararası mahkemelere ve kuruluşlara başvuru yaptıklarını kaydeden Paşinyan, "Esirlerin iadesiyle ilgili durumdan memnun değiliz. Ancak 2020'den bu yana 100'den fazla Ermeni esiri geri almayı başardık" şeklinde konuştu. Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ'daki topraklarını geri almasından sonra burada yaşayan nüfusun Ermenistan topraklarına göçüyle ilgili konuşan Paşinyan, "Bu insanları topraklarımıza kabul ediyoruz. Eğer Dağlık Karabağ'a geri dönüş mümkün görünmüyorsa onların Ermenistan'da kalmaları ve ülkemizden göç etmemeleri için her şeyi yapacağız" ifadelerini kullandı. "ÜLKEMİZİN DEVLET ÇIKARLARI DOĞRULTUSUNDA KARAR VERECEĞİZ" Son günlerde Ermenistan'ın, Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü'nden (KGAÖ) çekilip çekilmeyeceği ile ilgili soruya da yanıt veren Paşinyan, "Ermenistan'ın devlet çıkarları temelinde bu ve diğer kararları almak için siyasi iradeye sahibiz. Aynı şey KGAÖ ile ilişkiler için de geçerlidir. Sadece ülkemizin devlet çıkarları doğrultusunda karar vereceğiz" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.