SON DAKİKA
Hava Durumu

#Demokrasi

YENİŞEHİR YÖREM - Demokrasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Demokrasi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Nilüfer’de çocuk işçiliği ele alındı Haber

Nilüfer’de çocuk işçiliği ele alındı

Nilüfer Kent Konseyi, Mülkiyeliler Birliği Bursa Şubesi ve Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Vakfı iş birliğiyle düzenlenen "MESEM ve Sermaye Kıskacında Çocuklar ve Çocuk İşçiliği" paneli, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Nilüfer Kent Konseyi’nde, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında çalışan çocukların karşılaştığı sorunlar ve çocuk işçiliğinin geldiği boyutun ele alındığı panelin moderatörlüğünü Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın üstlendi. Fişek Enstitüsü’nden Doç. Dr. Emirali Karadoğan ve Dr. Nail Dertli’nin konuşmacı olarak yer aldığı programa, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Mülkiyeliler Birliği Bursa Şubesi Başkanı Naci Damar ve Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Elifhan Köse Çal da katıldı. Panel öncesinde konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Türkiye’de çok sayıda çocuğun çalışmak zorunda kaldığına dikkat çekerek çocukların yerinin iş yerleri değil okullar olduğunu söyledi. Nilüfer Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışının temelinde her çocuğun eşit, onurlu ve güvenli yaşam hakkı bulunduğunu vurgulayan Erman, şunları kaydetti: "Çocukların emeği üzerinden büyüyen hiçbir düzen adil değildir. Nilüfer’de bizler çocukların çalışmak zorunda kalmadığı, özgürce gelişebildiği ve geleceğe umutla bakabildiği bir kent için sorumluluk almaya, ses yükseltmeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Çünkü çocukları korumak yalnızca bir sosyal hizmet politikası değil, aynı zamanda adalet ve demokrasi meselesidir." Panelde konuşan Dr. Nail Dertli, MESEM kapsamında çırak olarak çalışan çocukların eğitimden çok üretim sürecinin parçası haline geldiğini belirterek, çocukların haftada bir gün okula, dört gün iş yerlerine gittiğini söyledi. Çıraklık sisteminin temel amacının meslek öğretmek olduğunu hatırlatan Dertli, uygulamada bunun ana istihdam modeline dönüştüğünü ifade ederek, "Korunması gereken bir grubu piyasanın insafına bırakmış olursunuz" dedi. Dertli ayrıca çocuk işçilerin yaşadığı kazaların çoğu zaman resmi kayıtlara yansımadığına dikkat çekerek, iş kazalarının genellikle uzuv kaybı veya ağır yaralanma olmadıkça bildirilmediğini söyledi. Doç. Dr. Emirali Karadoğan ise çocuk işçiliğinin özellikle yoksul ailelerin çocuklarını etkilediğini belirterek, küçük işletmelerde uzun ve belirsiz saatlerle çalıştırıldıklarını ifade etti. Karadoğan, çocukların haklarını ve iş kazası kavramını çoğu zaman bilmediklerini de vurguladı. Panelde, çocuk işçiliğiyle mücadelede kamu politikalarının güçlendirilmesi ve çocukların eğitim hakkının korunmasının önemine dikkat çekildi.

KGK Londra’da diaspora gazetecilerini buluşturdu Haber

KGK Londra’da diaspora gazetecilerini buluşturdu

KGK Birleşik Krallık Temsilcisi Vatan Öz öncülüğünde Londra’da Yunus Emre Enstitüsü salonunda gerçekleştirilen resepsiyona katılan konuklara açık büfe olarak alkolsüz sıcak ve soğuk içecekler, soğuk kanepeler ve atıştırmalıklar ikram edildi. ÖZ: SOMUT ADIMLAR ATTIK Vatan Öz’ün açılış konuşmasıyla başladı. Öz, Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) ile Foreign Press Association (FPA) toplantısında olası iş birliği alanlarını değerlendirdiğini belirterek, İngiltere’deki gazetecilik meslek kuruluşlarıyla yürütülebilecek ortak çalışmaların da ele alındığını söyledi. Görüşmenin son derece verimli ve keyifli geçtiğini ifade eden Öz, FPA’nın köklü bir İngiliz kuruluşu olmasına rağmen Türk gazeteciler olarak kendilerini başarıyla temsil ettiklerini ve iş birliği adına somut adımlar attıklarını vurguladı. Ziyaretin FPA’nın kurumsal ve sosyal medya hesaplarında paylaşılmasının kendileri için ayrıca anlamlı olduğunu belirten Öz, “Bu, bizim açımızdan son derece kıymetli bir gelişme. Küresel Gazeteciler Konseyi Genel Başkanımız Mehmet Ali Dim’in paylaşımının FPA’nın resmi hesaplarında yer alması bizi onurlandırdı” dedi. KGK’nın 80 ülkede temsilciliği bulunduğunu hatırlatan Vatan Öz, bu temsilciliklerden birinin de Birleşik Krallık olduğunu belirterek, “Birleşik Krallık Temsilcisi olarak, KGK’yı en iyi şekilde temsil etmek için tüm gayretimizle çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. DİM: İNGİLTERE MEDYASI ÖRNEKTİR Daha sonra kürsüye gelen Mehmet Ali Dim şunları söyledi: “Birleşik Krallık’ta böyle bir organizasyonda sizlerle bir araya gelmemizi sağlayan; sevgili kardeşim, arkadaşım, meslektaşım ve buradaki temsilcimiz Vatan Öz’e özellikle teşekkür ediyorum. Gerçekten çok güzel bir program hazırlamış. Ben bugün programın ikinci günündeyim ve son derece yoğun bir takvimle karşı karşıyayım. Sağ olsun, neredeyse nefes almaya vakit bırakmadı ama bundan son derece memnunum. Öncelikle sizlere Türkiye’den meslektaşlarınızın selamlarını getirdim. Onların da sizlere sevgi, saygı ve muhabbetleri var. Gazetecilik mesleği, hepinizin bildiği gibi, özellikle son yıllarda dijitalleşme ve sosyal medyanın etkisiyle ciddi bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Sosyal medyanın hızla geleneksel medyanın alanına girmesi ve bunun sonucunda geleneksel medyanın giderek güç kaybetmesi en büyük kaygılarımızdan biri. İki gündür yaptığımız tüm toplantılarda bu konu gündeme geliyor ve herkes bu noktada hemfikir. Ne yazık ki sosyal medya üzerinden 'gazetecilik' adı altında yapılan paylaşımların önemli bir kısmı dezenformasyon içeriyor. Bu durum yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın pek çok ülkesinde, özellikle gelişmiş demokrasilerde ciddi rahatsızlıklara yol açıyor. Bugün istatistikler gösteriyor ki sosyal medya paylaşımlarının yaklaşık yüzde 86’sı dezenformasyon, yani sahte ve doğrulanmamış içerikten oluşuyor. İşte tam bu noktada Küresel Gazeteciler Konseyi olarak sorumluluk üstleniyoruz. Çok şükür ki ülkemizde ve uluslararası alanda etkili bir meslek örgütü hâline geldik. Bu başarıda, burada bulunan değerli temsilcilerimizin katkısı büyük. Aramızda uzun yıllar Londra’da yaşamış, Demirören Haber Ajansı’nın Londra temsilciliğini yapmış ve konseyimizin kurucu üyelerinden olan Aynur Hanım da bulunuyor. Kendilerini ayrıca selamlıyorum. Yine aramızda önceki dönem İngiltere’nin St. Albans ilçesi belediye başkanlarımızdan Salih Gaygusuz ve KGK Avusturya Temsilcimiz Adil Elmas de yer alıyor. Kendilerini de sizlere takdim etmek isterim. Londra denildiğinde aslında çok şey ifade ediliyor. Halk arasında kimi zaman 'Londra dünyanın merkezidir' şeklinde anlatılan bir şehir efsanesi vardır. Bugün baktığımızda dünyanın finans merkezi ağırlıklı olarak New York olsa da, etik ve evrensel gazetecilik ilkelerini benimseyip uygulamaya devam eden en önemli merkezlerden birinin hâlâ Londra olduğunu memnuniyetle söylemek isterim. Londra’daki medya kuruluşlarının ve gazetecilerin etik değerlere bağlılığını son derece başarılı buluyor, yakından takip ediyorum. Bu durum mesleğimizin geleceği adına bana umut veriyor. Kısa bir konuşma yapacağımı söylemiştim ama gazeteciler, mikrofonu eline alınca biraz fazla konuşabiliyor; kusuruma bakmayın. Aynı zamanda bu konuşma benim için bir dertleşme fırsatı da oldu Londra’da çeyrek asırdır Türkçe bir yayını ayakta tutmak gerçekten büyük bir başarıdır. Türkiye’de medya faaliyetlerini sürdürmek bile zorken, yurt dışında bunu 25 yıl boyunca devam ettirebilmek büyük bir özveri ister. Kendi yaşamından, ailenden ve maddi imkânlarından fedakârlık yapmayı gerektirir. Bu nedenle Vatan Öz’ü ve burada emek veren tüm gazetecileri yürekten tebrik ediyorum. Burada görev yapan Türk gazetecilerinin güçlü bir diaspora medyası oluşturduğunu memnuniyetle görüyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden yayın yapan medya kuruluşları da dâhil olmak üzere, farklı görüşlere sahip olsalar bile hepsi bizim sesimizdir. Demokrasi varsa, farklı seslere hoşgörüyle yaklaşmak zorundayız. Son olarak, Küresel Gazeteciler Konseyi yayınlarından kısaca bahsetmek isterim. Burada masamızda Küresel Medya dergimizin 13. sayısı bulunuyor. Dergimiz Türkçe ve İngilizce olmak üzere çift dilli yayımlanıyor. İçeriğinde 80 ülkedeki temsilcilerimizden seçilmiş 30’dan fazla yazı yer alıyor. Gerçek anlamda küresel bir yayın olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. İlgilenen meslektaşlarımızın almasını rica ediyoruz. Hepinize katılımınız için teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.” İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ Londra merkezli Avrupa Türk Gazeteciler Cemiyeti (UK) ile Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) arasında iş birliği protokolü de imzalandı. Protokolle İngiltere’de yapılması planlanan KGK etkinliklerinin altyapısı oluşturulmuş oldu. SEALE: VERİMLİ BULUŞMA Resepsiyona katılan yabancı gazetecilerden bir diğer isim Londra merkezli gazeteci ve yayıncı Alexander Seale oldu. Paris’te 11 yıl yaşayan ve BBC’nin Fransızca bölümü (BBC Afrique) için Afrika haberleri ve uluslararası konular üzerine yazılar kaleme alan Seale, halen RFI English ve Radio Canada için Londra muhabirliği yapıyor. Fransız ve Avrupa siyaseti, Orta Doğu ve Afrika haberleri, kültür ve spor konularına ilgi duyan Seale, Brexit, Fransız siyaseti ve güncel İngiltere haberleri üzerine tartışmalar yapmaya açık olduğunu ifade etti. Söz alan Seale konuşmasında şunları söyledi:
“Etkinlik, hem Avrupa’daki gazetecilik deneyimlerinin paylaşılması hem de Küresel Gazeteciler Konseyi’nin uluslararası iş birliklerini güçlendirmesi açısından verimli geçti. Londra’dan Fransa, Belçika veya sizler gibi Türkiye gibi kendi ülkelerimizi destekliyoruz ve ülkelerimize bilgi vererek aktarıyoruz. Bunu mümkün olduğunca en güzel şekilde yapıyoruz. Tüm katılımcılara teşekkür ederim.” GAYGUSUZ DÖNÜŞÜME DİKKAT ÇEKTİ St. Albans ilçesi eski Belediye Başkanı Salih Gaygusuz, konuşmasında Avrupa’da gazeteciliğin geçirdiği dönüşüme dikkat çekti. 1972 yılında, 15 yaşındayken Avrupa’ya geldiği dönemde Türkiye’den haber almanın son derece sınırlı imkânlarla mümkün olduğunu belirten Gaygusuz, o yıllarda gazete, televizyon ve radyoya erişimin neredeyse yok denecek kadar az olduğunu ifade etti. Türkiye’deki gelişmelerin kısa dalga radyolar aracılığıyla, büyük çabalarla takip edilebildiğini hatırlatan Gaygusuz, bugün gelinen noktada gazeteciliğin önemli bir ilerleme kaydettiğini vurguladı. Bu başarının, yurt dışında fedakârca görev yapan gazeteciler sayesinde mümkün olduğunu belirten Gaygusuz, özellikle Vatan Öz ve benzeri medya emekçilerinin Türkiye’deki gelişmeleri Avrupa’ya hızlı ve doğru biçimde aktardığını söyledi. Konuşmasını teşekkür ederek tamamladı. KİMLER KATILDI Alexander Seale – Belgium/France Journalist, FPA – Londra, Aynur Tattersall – HÜRRİYET / KGK – İngiltere, Güzel Öz – Avrupa Ajansı (AVA) – Londra, Necati Kola – Turcs Europe TV – Newcastle, Adil Elmas – KGK/Avrupa Günlüğü – Viyana, Zeynep Clyburn – IHA – Newcastle / Londra, Sevgin Alişoğlu – ATV / Londra Aktüel – Londra, Poyraz Çadır – WorldTurk TV – Londra, Hüseyin Çekiç – London Face TV – Londra, Sevim Özdemir – Freelance – Londra, Arzu Sheridan – Avrupa Yazar – İtalya / İspanya, İlkgül Karaca – Avrupa Yazar – Londra, Selahattin Çekiç – Turkish Press – Londra, Barış Çimen – Freelance / VOA – Londra

Büyük Birlik Partisi 33. yaşında Haber

Büyük Birlik Partisi 33. yaşında

Alfatlı, Büyük Birlik Partisi’nin 33 yıllık tertemiz bir maziye sahip olduğunu belirterek, partinin hem Türkiye’de hem de yakın coğrafyada mazlumun yanında, zulmün karşısında durma iradesini kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti. Açıklamada, BBP’nin milletin muktedir iktidarını hedefleyen bir siyasi anlayışla yoluna devam ettiği kaydedildi. Şehit Kurucu Genel Başkan Muhsin Yazıcıoğlu’nun izinden gidildiğini vurgulayan Alfatlı, Büyük Birlik Partisi’nin hiçbir derin yapıdan destek almadan, yalnızca millete güvenerek siyaset yaptığını dile getirdi. “Millet ne istiyor, millet ne diyorsa ona göre siyaset yapıyoruz” anlayışının altını çizen Alfatlı, partinin 33. yaşını onurla kutladığını belirtti. Açıklamada, bugüne kadar partiye emek veren herkese teşekkür edilirken, bu davanın dürüst, ahlaklı ve fedakâr Anadolu insanını iktidara taşıyacak bir yürüyüş olduğu ifade edildi. “Önce insan” anlayışıyla yola çıkan Büyük Birlik Partisi’nin her zaman mazlumların sesi olmaya devam edeceği vurgulandı. Ekrem Alfatlı, ahlakı, adaleti ve insanca yaşamı hedefleyen Nizam-ı Âlem ülküsünün, günümüz dünyasında daha da anlam kazandığını belirterek, Büyük Birlik Partisi’nin yalnızca bir siyasi parti değil, kendi felsefesi ve ideolojik duruşu olan özgün bir medeniyet projesi olduğunu kaydetti. Milliyetçilik, muhafazakârlık, demokrasi ve hukuk temelli bir siyaset anlayışıyla Türk-İslam Ülküsü’nün tüm insanlığa umut olmasını hedeflediklerini belirten Alfatlı, “Yeni bir Türkiye” idealini hayata geçirecek siyasi iradenin Büyük Birlik Partisi olduğunu ifade etti.

Cumhuriyetin Eğitimci İlk Kadın Milletvekilleri Osmangazi’de Konuşuldu Haber

Cumhuriyetin Eğitimci İlk Kadın Milletvekilleri Osmangazi’de Konuşuldu

Tarihi Şadırvanlı Han’da Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Kent Konseyi ve STK’lar işbirliğinde düzenlenen ‘Cumhuriyetin Çalıkuşları’ adlı panelde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin eğitimci ilk kadın milletvekilleri konuşuldu. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Osmangazi Kent Konseyi Genel Sekreteri Sosyolog Mutlu Çınar, 5 Aralık’ın aynı zamanda Atatürk’ün ufkunu yansıtan bir simge niteliğinde olduğunu belirterek, "İlk kadın milletvekilleri 8 Şubat 1935’te seçildi, ilk yemin ettikleri gün ise 1 Mart 1935. 18 kadın milletvekilimiz var, 13 tanesi eğitimcidir, her biri bu yurdun evlatlarının yetişmesi için fedakarlıklar yapmıştır, hiçbirinin hayatı tesadüflerle meclise taşınmamıştır, her birinin izi vardır, alın teri vardır." diye konuştu. İlk Kadın Milletvekilleri Anlatıldı Akabinde panel konuşmacıları Bursa Kadın Kuruluşları Birliği Dönem Koordinatörü ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Bursa Şube Başkanı Sibel Özbudak, Bursa Kız Lisesi Mezunları Derneği Başkanı Serap Erzen, Bursa Kadın Ressamlar Derneği’nden Banu Durgunlu ve Türk Anneler Derneği’nden Gizay Tanca Çolpan, Türk kadınlarının mücadelesini anlattı. Afyonkarahisar milletvekili olarak 1935 yılında meclise giren Mebrure Gönenç’ten bahseden ve kendisinin ilk yemin eden kadın milletvekili olduğunu kaydeden Sibel Özbudak, "Bu göreviyle sadece kendi dönemine değil, kendinden sonraki dönemine de yol açan bir figür haline gelmiştir. Milletvekilliği süresince reform hareketleri, yasama çalışmalarında aktif rol almıştır. Gönenç, sadece bir siyasetçi değil, eğitimin ve kadın haklarının da savunucusudur." şeklinde konuştu. "Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Sağlamak İçin Her Çabayı Göstereceğiz" Katkılarından dolayı Osmangazi Belediyesi’ne de teşekkür eden Özbudak, "18 kadın milletvekilimiz meclise giriyor ama bugün meclise baktığınızda aynı yüzdelik oranı göremiyoruz. Hepimiz aynı Türkiye’de yaşıyoruz ama maalesef kadının önündeki engeller hiçbir şekilde kaldırılmıyor. Biz toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için elimizden gelen her çabayı göstereceğiz. Biz, Bursa Kadın Kuruluşları Birliği olarak kısıtlı imkanlarla bu işleri yapmaya çalışıyoruz, bu doğrultuda Osmangazi Belediyesi ilk günden beridir bize çok destek veriyor, yaptığımız çalışmalarda ön ayak oluyor, o yüzden birlikteliğimiz çok kıymetli." ifadelerini kullandı. "Çok Büyük Bir Gurur Yaşadık" Bursa Kız Lisesi Mezunlar Derneği Başkanı Serap Erzen de Fakihe Öymen’in hayatını anlatarak, "Fakihe Öymen bizim müdürümüz, 1931 yılında okulumuza Atatürk tarafından müdür olarak atanmış. Tabii bizler onun izinden gidiyoruz, onun aydınlattığı, açtığı yoldan ilerliyoruz. 2001 yılı mezunumuz Fatma Deniz, Berlin Üniversitesi’ne rektör olarak atandı, böyle bir günde bu haberi alarak çok büyük bir gurur yaşadık." sözlerine yer verdi. Bursa Kadın Ressamlar Derneği’nden Banu Durgunlu da, aynı zamanda bir resim öğretmeni olan ilk kadın milletvekillerinden Bahire Bediz Morova Aydilek’in hayatını aktardı. Durgunlu, "Seçme ve Seçilme Hakkı ile beraber kadın sanatçılar kültür ve sanatsal alanda daha görünür oldular." yorumunu yaptı. Türk Anneler Derneği’nden Gizay Tanca Çolpan ise, eğitimci ve çevirmen olan ilk kadın milletvekillerinden Fatma Esma Nayman’ı hayatını anlatarak, şunları söyledi; "Kadınlarımız toplumda çok ciddi yerlerde, bunun temeli tabii ki o gün yapılan devrimler. Seçme hakkı ile atılan temeller sayesinde bugün buradayız. Osmangazi Belediyesi’ne bu söyleşi için çok teşekkür ediyorum. Kadın güçlenirse toplum güçlenir, kadın yürürse ülke yürür, kadın eşitse demokrasi tam olur." Panelin ardından Mutlu Çınar, konuşmacılara teşekkür sertifikası verdi.

“Cumhuriyet demek, hepimiz demek” Haber

“Cumhuriyet demek, hepimiz demek”

Türkiye Cumhuriyeti’nin 102’nci kuruluş yıl dönümünü büyük bir coşkuyla kutlamaya hazırlanan Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin halkın katılımını merkeze alan bir anlayışla başlattığı ‘Cumhuriyet demek…' kampanyası tüm hızıyla sürüyor. Proje kapsamında ‘cumhuriyetdemek.com’ web sitesini ziyaret eden vatandaşlar, “Cumhuriyet demek...” cümlesini kendi duygu ve düşünceleriyle tamamlayarak paylaşıyor. Yapılan değerlendirme sonucunda ‘Bir Çift Mavi Göz’, ‘Özgürlük ve Bağımsızlık’, ‘Kayıtsız Şartsız Egemenlik’, ‘Evladıma Miras’, ‘İnanç ve Cesaret’, ‘Boyun Eğmemek’, ‘Demokrasi’, ‘Çocuğumun Gülüşü’, ‘Kadının Sesi’, ‘Fırsat Eşitliği’, ‘Gülümseyen Gençlik’, ‘Mücadele ve Zafer’, ‘Hak, Hukuk, Adalet’, ‘Vatan Sevgisi’, ‘Bilimle Aydınlanmak’ ve ‘Devrimlerin İzinde Olmak’ sloganları belirlendi. Dijital kampanyaya katılan vatandaşların duygu ve düşünceleri, Cumhuriyet coşkusunu kentin tüm sokaklarına taşıdı. Sloganları sergilenmeye değer görülen vatandaşlar, Sıcak Su mevkiindeki billboardlara kendi ifadelerini sprey boyayla yazdı. “Tüm Bursalıları alanlara davet ediyorum” Kampanyaya ‘Cumhuriyet demek, hepimiz demek’ diyerek katılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de sloganını billboarda sprey boyayla yazdı. 29 Ekim’de Cumhuriyet Bayramı coşkusunu yaşamak için tüm Bursalıları alanlara davet eden Başkan Mustafa Bozbey, “Cumhuriyet demek, hepimiz demek. Cumhuriyet demek, aydınlanma demek. Cumhuriyet demek, bağımsızlık demek. Cumhuriyet demek, vatan demek. Cumhuriyet demek, Atatürk demek. Onun için Cumhuriyete sahip çıkmak hepimizin sorumluluğudur. Hep birlikte en büyük bayramımızı kutlayalım. Cumhuriyeti gelecek kuşaklara hep birlikte taşıyalım” dedi. “Cumhuriyet demek, bilimle aydınlanmak demek” Kampanyaya ‘Cumhuriyet demek, bilimle aydınlanmak demek’ sloganıyla katılan CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala “Cumhuriyet, her anlamda hayatımızı kolaylaştıran ve her birimizin eşit yurttaş olması için çok önemli bir değer. Bilim ise bu değeri evrensel ölçütlere taşıyan temel bir araç. Dolayısıyla Cumhuriyet demek, bilimle aydınlanmak demektir” diye konuştu. B Kafe’lerde Cumhuriyet coşkusu Bu arada 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na özel olarak kent genelindeki tüm B Kafe’lerde “Cumhuriyet Demek…” temalı kahve bardakları hazırlandı. Bursalılar, özel tasarımlı bardaklarla sıcak içeceklerin tadını çıkarırken, kendi isimlerinin yer aldığı sloganlarla Cumhuriyet coşkusunu derinden hissediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.