SON DAKİKA
Hava Durumu

#Btü Konuşmaları

YENİŞEHİR YÖREM - Btü Konuşmaları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Btü Konuşmaları haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı BTÜ öğrencileriyle buluştu Haber

Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı BTÜ öğrencileriyle buluştu

BTÜ Konuşmaları'nın 6'ncı sezon 55'nci bölüm konuğu, Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi'nde düzenlenen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan, Prof. Dr. Sinan Uyanık ve Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. "Türkiye'nin İnsanlı İlk Uzay Misyonu: ISS" başlıklı konuşmasını yapan Alper Gezeravcı, Türkiye'nin uzay yolculuğunu anlattı. Türkiye'nin uzay alanında yeni bir ülke olmadığını belirten Gezeravcı, geçmişten bugüne yapılan çalışmalara dikkat çekti. Türkiye'nin uydu teknolojileri konusunda önemli bir birikime sahip olduğunu ifade eden Gezeravcı, özellikle son yıllarda uydu geliştirme ve işletme alanında önemli tecrübeler kazanıldığını söyledi. Konuşmasında, Türkiye Uzay Ajansı'nın kuruluş süreci ve Türkiye'nin uzay vizyonunu belirleyen Milli Uzay Programı hakkında da bilgi veren Gezeravcı, programın stratejik hedeflerini öğrencilerle paylaştı. Türkiye'nin Milli Uzay Programı hedefleri Milli Uzay Programı kapsamında Türk astronot yetiştirme hedefinin de yer aldığını belirten Gezeravcı, yerli uydu geliştirme çalışmalarının da hızla sürdüğünü söyledi. Türkiye'nin ilk yerli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A'nın uzaya fırlatılmasıyla Türkiye'nin bu kapasiteye sahip dünyadaki 11'inci ülke olduğunu hatırlattı. Türkiye'nin uzay hedeflerinin sadece Dünya yörüngesiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Gezeravcı, Ay Araştırma Programı'na da değindi. 2027 yılında Ay'a erişme hedefinin bulunduğunu belirten Gezeravcı, "Bunu başarabilmiş şu an dünyada sadece 5 ülke var. Bizim hedefimiz 6'ncı ülke olmak" dedi. Gezeravcı, uzay erişim projeleri kapsamında bir uzay limanı kurulmasının da hedefler arasında yer aldığını ifade etti. 36 bin başvuru arasından seçildi Türk Astronot ve Bilim Misyonu kapsamında 2022 yılında başlatılan astronot seçim sürecini anlatan Gezeravcı, ilk Türk astronotu olmak için yaklaşık 36 binden fazla kişinin başvuru yaptığını söyledi. Astronotluk yolculuğunun uzun ve zorlu bir süreç olduğunu belirten Gezeravcı, sekiz ay süren test ve mülakat süreçlerinin ardından seçildiğini, daha sonra ABD'de yoğun bir eğitim programına katıldığını belirtti. Eğitim sürecindeki; acil durum senaryoları, kapsül operasyonları, ilk yardım ve hayatta kalma eğitimlerini detaylarıyla anlattı. SpaceX eğitimleri ve uzay yolculuğu Eğitimlerin ardından ABD'deki SpaceX tesislerinde kapsül içi operasyonlar ve acil durum prosedürleri üzerine eğitimler aldıklarını belirten Gezeravcı, kapsüllerin suya iniş yapabildiği için deniz üzerinde de eğitim yaptıklarını ifade etti. Uzaya yolculuğun ABD'deki Kennedy Space Center'ndan gerçekleştirildiğini söyleyen Gezeravcı, 39 numaralı fırlatma rampasından yapılan kalkışta, roketin ses hızının 25 katına kadar ulaştığını ve roketin yaklaşık 28 bin kilometre hıza çıktığını belirtti. Uzayda 13 bilimsel deney Gezeravcı, görev kapsamında Uluslararası Uzay İstasyonu'nda 13 farklı bilimsel deney gerçekleştirdiklerini ifade etti. Deneylerin savunma sanayii, malzeme bilimi, yaşam destek sistemleri ve biyoloji gibi alanlarda yürütüldüğünü belirten Gezeravcı, bazı çalışmaların Ay ve Mars'ta yaşamın sürdürülebilirliği açısından önemli veriler sağlayacağını söyledi. Uzayda yaşamın dünyadan oldukça farklı olduğunu vurgulayan Gezeravcı, uyku, temizlik ve günlük yaşamın sınırlı sistemlerle sürdürüldüğünü anlattı. Türkiye'nin dönüm noktası Görevin ardından Türkiye'nin uzaya insan göndererek bilimsel deney gerçekleştiren 22'nci ülke olduğunu hatırlatan Gezeravcı, insanlı uzay misyonunun Türkiye için tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Görev kapsamında farklı bilim alanlarında özgün çalışmalar yürüttüklerini belirten Gezeravcı, elde edilen verilerin önümüzdeki dönemde bilim insanları tarafından paylaşılacağını ifade etti. "Bu, Türk evladının uzaydaki ilk adımı" Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Gezeravcı, bu görevin sadece bir başlangıç olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Siz değerli kardeşlerimize ilham olacak bir görev icra ettik. Bu işin merkezinde olan sizlersiniz. Başarıyı emsal almak varken başarısızlığa bakmayın. Sizden daha iyi potansiyel yok. Kimsenin potansiyelinizi küçümsemesine izin vermeyin. Özgüveninizi kaybederseniz her şeyinizi kaybedersiniz. Bu, bir hikâyenin başlangıç hikâyesiydi, bir yere varış hikâyesi değil. Bundan sonra bu hikâyeyi sizler yazacaksınız. Hikâye sizin. Milyarlarca insan milyarlarca adım atarken, bir annenin en değerli adımı evladının attığı ilk adımdır. Bu da Türk evladının uzaydaki ilk adımıdır." Soru-cevap bölümüyle devam eden BTÜ Konuşmaları, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar'ın ilk Türk astronot Alper Gezeravcı'ya plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: "Dijital bağımlılık yeni neslin en büyük tehdidi" Haber

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: "Dijital bağımlılık yeni neslin en büyük tehdidi"

Bursa Teknik Üniversitesinin düzenlediği BTÜ Konuşmaları programının bu haftaki konuğu, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da düzenlenen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Prof. Dr. Nevzat Tarhan öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği Prof. Dr. Gazanfer Anlı’nın moderatörlüğündeki programda; "Yapay Zekâ, Sosyal Medya ve Bağımlık Döngüsü" başlıklı konuşması ile yapay zekâ psikolojisi, dijital bağımlılık, küresel kültürel dönüşüm ve aile yapısının geleceği üzerine değerlendirmelerde bulundu. Yapay zekânın insanlık tarihindeki dönüşümlere benzer bir kırılma oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, "Matbaanın bulunması nasıl tarihi değiştirdiyse yapay zekâ da benzer bir dönüşüm yapacak" dedi. "Yapay zekâ bilinçli bir varlık değil" Yapay zekânın bilinçli bir varlık olmadığını vurgulayan Tarhan, "İnsandan daha fazla şey biliyor olabilir ama bir insan olamaz. Çünkü yapay zekâ bilinçli bir varlık değil. Bu nedenle eğer ona bir anne, baba gibi davranırsanız sizi yönetir; liderlik sizde olursa size hizmet eder" ifadelerini kullandı. Yanlış kullanıldığında yapay zekânın özellikle ruhsal kırılganlık yaşayan kişilerde psikoza yol açabileceğini belirten Tarhan, "Onun söylediğini sorgulamadan kabul eden insanlar psikoza sürüklenebilir. Bu nedenle kullanım bilinci şart" uyarısında bulundu. "Yapay zekâ özellikle ergenlik öncesi için büyük tehlike" Prof. Dr. Nevzat Tarhan, yapay zekânın bilinç gelişimini tamamlamamış bireyler üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, "Zihinsel olgunluğu olmayan kişiler, yapay zekâya aşırı bağlandığında halüsinasyon benzeri etkiler yaşayabiliyor. Özellikle ergenlik öncesi dönemde yapay zekâ ciddi bir risk. Ekran maruziyeti 13 yaş öncesi için sınırlandırılmalı. Bu nedenle ebeveyn denetimi şart. Haftada bir gün ailece dijital detoks yapılmalı" ifadelerinde bulundu. "Yalnızlık küresel bir tehdit, aileler hızla değişiyor" Dijital bağımlılığın günümüzde madde ve kumar bağımlılıklarıyla aynı beyin mekanizmasını etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Tarhan, "Dopamin yani haz arayışı yaşamın merkezine yerleşmiş durumda. Hazcılık arttıkça yaşam amacı zayıflıyor. Bu da egoistliği, yalnızlığı, mutsuzluğu ve aile yapısındaki bozulmayı tetikliyor" dedi. Yalnızlığın artık uluslararası kuruluşlar tarafından geleceğin en büyük toplumsal tehlikelerinden biri olarak tanımlandığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, dünyadaki aile yapısına ilişkin verileri de paylaştı; "İlk beş yıldaki boşanma oranı her geçen gün yükseliyor. Evlilik dışı doğum oranı artıyor, tek ebeveynli aile sayısı yükseliyor. Bu tablo küresel bir tehdit. Bir toplumu bozmak isteyenler önce kültürel ve psikolojik savaşla başlar. Bu nedenle kültürümüze ve aile yapımıza sahip çıkmalıyız, bu bilince ulaşmalıyız. Çünkü zihinsel dönüşüm olmadan sosyal dönüşüm gerçekleşemez." "Yapay zekâ terapist değildir, sadece aracı olabilir" Yapay zekâ destekli terapi tartışmalarına da değinen Tarhan, "Terapinin özü bilgi yığını değil; kişinin ihtiyaç duyduğu doğru bilgiyi seçmektir. Yapay zekâ bilinçli bir varlık değil, muayene edemez, beyin kimyasını değerlendiremez. Bu nedenle yapay zekâ terapist olamaz ama terapistin işini kolaylaştırabilir" dedi. Öğrencilerin sorularıyla devam eden program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a teşekkür plaketi takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.