SON DAKİKA
Hava Durumu

#Basın Açıklaması

YENİŞEHİR YÖREM - Basın Açıklaması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Basın Açıklaması haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Emekli sendikalarından ilk ortak eylem Haber

Emekli sendikalarından ilk ortak eylem

Tüm Emeklilerin Sendikası, DİSK/Devrimci Emekliler Sendikası ve Emekli Meclisleri Sendikası'nın oluşturduğu Emekli Sendikaları Platformu, Emekliler Haftası kapsamında Yenişehir Atatürk Anıtı önünde ortak basın açıklaması yaptı. Platform adına açıklamayı Tüm Emeklilerin Sendikası Yenişehir Şube Başkanı Kamettin Baştürk okudu. Basın açıklamasında, emeklilerin giderek derinleşen yoksullukla karşı karşıya olduğu belirtilirken, ekonomik politikalar, sosyal güvenlik sistemi ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin eleştiriler dile getirildi. Pazarda, markette, eczanede ve kira giderlerinde hissedilen gerçek enflasyonun resmi rakamların çok üzerinde olduğu belirtildi. Tüm Emeklilerin Sendikası, DİSK/Devrimci Emekliler Sendikası ve Emekli Meclisleri Sendikası'nın oluşturduğu Emekli Sendikaları Platformu, Emekliler Haftası kapsamında Yenişehir Atatürk Anıtı önünde ortak basın açıklaması yaptı. Platform adına açıklamayı Tüm Emeklilerin Sendikası Yenişehir Şube Başkanı Kamettin Baştürk okudu. Basın açıklamasında, emeklilerin giderek derinleşen yoksullukla karşı karşıya olduğu belirtilirken, ekonomik politikalar, sosyal güvenlik sistemi ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin eleştiriler dile getirildi. "Emekliler açıklanan rakamları değil, hayat pahalılığını yaşıyor" Platform adına yapılan açıklamada, TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranlarının emeklilerin günlük yaşamını yansıtmadığı savunuldu. Pazarda, markette, eczanede ve kira giderlerinde hissedilen gerçek enflasyonun resmi rakamların çok üzerinde olduğu belirtilerek, milyonlarca emeklinin açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edildiği ifade edildi. Elektrik, doğalgaz, ulaşım, beslenme ve sağlık giderlerinin her geçen gün arttığına dikkat çekilen açıklamada, emeklilerin artık torunlarına harçlık vermeyi değil, temel ihtiyaçlarını karşılayabilmeyi düşündüğü vurgulandı. "Yoksulluğun nedeni ekonomi politikaları" Açıklamada, yaşanan tablonun kader olmadığı belirtilerek, yıllardır uygulanan ekonomi politikalarının emeklileri yoksullaştırdığı ileri sürüldü. AK Parti iktidarı döneminde sosyal güvenlik sisteminin milli gelirden aldığı payın azaltıldığı, emeklilerin bütçeden aldığı payın ise sürekli gerilediği savunuldu. Emekli aylıklarının düşük kalmasının temel nedenlerinden birinin sosyal güvenlik sistemine yeterli kamu kaynağı ayrılmaması olduğu belirtilirken, bütçeden emeklilere ayrılan payın artırılması ve bu oranın OECD ile Avrupa ülkeleri seviyesine çıkarılması gerektiği ifade edildi. "Kaynak var, tercih emekliden yana değil" Platform, iktidarın kaynak yetersizliği söylemini de eleştirdi. Açıklamada, bütçede emekliler için bulunamadığı belirtilen kaynakların vergi afları, teşvikler, garanti ödemeleri ve sermayeye sağlanan ayrıcalıklar için kullanılabildiği öne sürüldü. "Bu ilk ortak eylem" Platform, açıklamanın Emekliler Haftası içinde yapılmasının ayrı bir önem taşıdığına işaret etti. 21 Haziran'da gerçekleştirilen "Emeklilerin Ortak Geleceği Çalıştayı" sonrasında kurulan Emekli Sendikaları Platformu'nun ilk ortak eylemi olduğu belirtilen açıklamada, emeklilerin sorunlarının ortak olduğu, bu nedenle mücadelenin de ortak yürütülmesi gerektiği ifade edildi. Üç emekli örgütünün bundan sonra da birlikte hareket edeceği belirtilerek, birleşik emekli hareketinin büyütüleceği mesajı verildi. Talepler sıralandı Basın açıklamasında emeklilerin talepleri de kamuoyuyla paylaşıldı. Platform şu talepleri dile getirdi: • En düşük emekli aylığının insanca yaşam koşullarını sağlayacak seviyeye yükseltilmesi, • Bayram ikramiyelerinin asgari ücret düzeyine çıkarılması, • Sağlıkta katkı ve katılım paylarının kaldırılması, • 5510 sayılı yasanın emekliler lehine yeniden düzenlenmesi, • Emeklilerin sendika kurma ve örgütlenme hakkının anayasal güvence altına alınması, • Zamların kök maaşa değil, ele geçen son maaşa uygulanması, • Sosyal güvenlik sistemi ve emeklilere bütçeden ayrılan payın artırılması, • Emeklilere yönelik kamu harcamalarının GSYH içindeki payının OECD ve Avrupa ülkeleri ortalamasına yükseltilmesi. "Birleşe birleşe kazanacağız" Açıklamanın sonunda emeklilerin yalnızca kendi maaşları için değil, çocuklarının, torunlarının ve ülkenin geleceği için mücadele ettikleri vurgulandı. Platform, "Yoksulluğa teslim olmayacağız. Haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Birleşik mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz" mesajını verirken, "Açıklanan enflasyon değil, yaşanan yoksulluktur", "Geçinemiyoruz", "Korkmuyoruz", "Susmuyoruz", "Mücadele ediyoruz", "Sorunlarımız ortak, mücadelemiz ortak" ve "Birleşe birleşe kazanacağız" sloganlarıyla basın açıklamasını sonlandırdı.

Yenişehir'de 8 Mart yankısı Haber

Yenişehir'de 8 Mart yankısı

Etkinlikler kapsamında ilk olarak Atatürk Anıtı önünde bir araya gelen dernek üyeleri, çelenk sunumunun ardından basın açıklaması yaptı. 29 Ekim Kadınları Derneği Yenişehir Şube Başkanı Serpil Kayar tarafından okunan açıklamada, 8 Mart'ın tarihsel süreci hatırlatılarak eşitlik ve özgürlük vurgusu yapıldı. Kayar, "Yaşamlarımızdan, emeğimizden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz" diyerek kadın mücadelesinin kararlılıkla süreceğini belirtti. Kadınlar sistematik eşitsizlikle karşı karşıya Başkan Serpil Kayar, kadınların çalışma hayatındaki zorluklarına güncel verilerle dikkat çekti. Kayar, Türkiye’deki işgücü istatistiklerine değinerek, çalışma çağındaki kadınların yalnızca %20’sinin kayıtlı ve tam zamanlı işlerde çalışabildiğini vurguladı. Kadınların günde ortalama 4 saatten fazla ev işine zaman ayırdığını, erkeklerde bu sürenin ise yaklaşık 1 saat olduğunu belirten Kayar, aynı işi yapan kadınların erkeklere göre daha düşük ücret aldığını ve yönetici pozisyonlarından dışlandığını ifade etti. Şiddete karşı ortak mücadele çağrısı Açıklamada, kadına yönelik şiddetin en ağır insan hakkı ihlali olduğu hatırlatılarak; fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddete karşı örgütlü mücadelenin önemi vurgulandı. Kayar, şiddetsiz bir yaşam ve eşit yurttaşlık hakkı için dayanışmayı büyütme çağrısında bulundu. Şiir ve söyleşiyle "Sesimiz Gücümüz" Gündüz gerçekleşen resmi törenin ardından akşam saatlerinde düzenlenen programda ise kültürel bir etkinlik gerçekleştirildi. ''Sesimiz Gücümüz'' başlığı altında düzenlenen şiir ve söyleşi programında kadınlar, sanatın diliyle haklarını ve taleplerini bir kez daha haykırdı.

Nilüfer’de kadınlar tek ses oldu: “Eşitlik Ses İster Biz Buradayız” Haber

Nilüfer’de kadınlar tek ses oldu: “Eşitlik Ses İster Biz Buradayız”

Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde geniş katılımlı bir yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. “Eşitlik Ses İster, Biz Buradayız” sloganıyla Nilüfer Kent Konseyi önünde başlayan yürüyüşte kadınlar, eşitlik ve direniş sloganları eşliğinde Nilüfer Belediyesi Halk Evi önündeki Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun ve Bukle Erman ve meclis üyeleri ile Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de katıldı. Korteje, Nilüfer Kent Konseyi Bisiklet Çalışma Grubu da bisikletleriyle eşlik etti. Medeni kanun vurgusu Kortejin Cumhuriyet Meydanı’na ulaşmasının ardından, Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir basın açıklamasını okudu. Demir, konuşmasında Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girişinin 100’üncü yılına dikkat çekerek, bu kanunun kadınların yurttaş olarak tanınmasının hukuki temeli olduğunu hatırlattı. Nafaka hakkının sınırlandırılması ve boşanmaların zorlaştırılması gibi gündemlerin kadınları şiddet içeren evliliklere mahkum etme girişimi olduğunu belirten Demir, “Kadınların ekonomik ve hukuki güvencesini çalmaya hazırlanıyorlar, ancak bizler buna geçit vermeyeceğiz” dedi. Demir, açıklamasında cezasızlık politikaları, artan kadın cinayetleri ve toplumsal travmalara da değindi. Yapılması planlanan hukuki değişikliklerin suçlarda caydırıcılığı ortadan kaldırdığını ifade eden Demir, kadınların ve çocukların güvenliğinin devletin sorumluluğunda olduğunu vurguladı. “Barışın savunucularıyız” Komşu coğrafyalarda yaşanan çatışmalara da değinen Demir, İran’da hedef alınan kız çocuklarını hatırlatarak, “Savaşların dili erkektir, yükünü ise en çok kadınlar ve çocuklar taşır. Bizler yaşamın ve barışın savunucularıyız” şeklinde konuştu. Demir açıklamasını, “Kadın cinayetleri politiktir. Haklarımızı pazarlık konusu yaptırmayız. Öfkemiz haklı, mücadelemiz meşru, umudumuz örgütlüdür” sözleriyle noktaladı. Basın açıklamasının ardından Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran kadınlar, Canan Karademir konseriyle, şarkılara eşlik ederek keyifli dakikalar geçirdi.

Mesele Yenişehir Ovası’nın, suyun ve yaşamın meselesidir Haber

Mesele Yenişehir Ovası’nın, suyun ve yaşamın meselesidir

13 Şubat 2024’te Erzincan İliç’te yaşanan ve 9 işçinin hayatını kaybettiği atık barajı faciasının ardından benzer bir riskin Kirazlıyayla’da da ortaya çıkması, kamuoyunda “ikinci bir felaket” endişesini büyüttü. Uzmanlar, ağır metallerin toprakta ve suda kalıcı etkiler yaratabileceğine, bunun da tarım üretimi ve içme suyu güvenliği açısından uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı faaliyetlerin durdurulduğunu açıklasa da sahadaki atıkların kontrolsüz biçimde dere yatağında beklediği, yayılımı durduracak etkili bir izolasyon ve temizleme planının net olarak ortaya konmadığı belirtiliyor. Numune alınıp alınmadığı, analizlerin nerede yapıldığı ve sonuçların ne olduğu konusunda ise kamuoyuna açık bir bilgi sunulmuş değil. Kirazlıyayla’daki gelişmeler üzerine Bursa Su Kolektifi, 13 Şubat 2026’da Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde Kirazlıyayla da yaşayanların katıldığı bir basın açıklaması gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Açıklamada hem İliç faciasında yaşamını yitiren işçilerin anılması hem de Kirazlıyayla’daki çevresel risklere dikkat çekilmesi planlanıyor. Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, yapılacak açıklama öncesinde şu değerlendirmede bulundu: “Kirazlıyayla’da felaket bitmedi. Dere yatağında bekleyen atıklar, her yağmurda daha geniş bir alana yayılma riski taşıyor. Numunelerin nereden alındığı, analizlerin kim tarafından yapıldığı ve sonuçların ne olduğu açıklanmadıkça kamuoyu ikna olmaz. Bu mesele yalnızca bir köyün değil, Yenişehir Ovası’nın, suyun ve yaşamın meselesidir. Gerekli bilimsel ve idari adımlar atılmadan bu dosya kapanmış sayılmaz.” Basın açıklamasına geniş katılım beklenirken, bölgedeki gelişmeler kamuoyu tarafından yakından izleniyor.

Zengine Var, Emekliye Yok Bu Düzen Kabul Edilemez Haber

Zengine Var, Emekliye Yok Bu Düzen Kabul Edilemez

Cumhuriyet Halk Partisi Yenişehir İlçe Başkanlığı ile Tüm Emeklilerin Sendikası Yenişehir Şubesi tarafından birlikte düzenlenen basın açıklaması ve oturma eylemi, Atatürk Heykeli önünde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Soğuk havaya rağmen çok sayıda emekli ve yurttaşın katıldığı eylemde, emeklilerin artan yoksulluğu ve iktidarın ekonomi politikaları protesto edildi. Tüm Emeklilerin Sendikası Yenişehir Şubesi adına basın açıklamasını okuyan Erkan Erdem, emeklilerin yaşadığı geçim krizinin artık sürdürülemez bir noktaya geldiğini söyledi. Erdem, yaklaşık 5 milyon emeklinin yapılan son düzenlemelerle yeniden açlık sınırının altında eşitlendiğini belirterek, en düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye çıkarılmasının bir iyileştirme değil, yoksulluğu kalıcılaştıran bir tercih olduğunu ifade etti. Açlık sınırının 30 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 98 bin lirayı aştığını hatırlatan Erdem, “20 bin TL kira ödemeye yetmez, pazarı ay sonuna taşımaz, sağlık giderlerini karşılamaz. Bu bir emekli aylığı değil, sefalet ücretidir” dedi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerine uygulanan zam oranlarının milyonlarca emekliyi en alt gelir seviyesinde topladığını vurgulayan Erdem, bunun bir eşitleme değil, açık bir yoksullaştırma politikası olduğunu söyledi. En düşük emekli aylığının 42 bin TL olmasının mümkün ve gerçekçi olduğunu belirten Erdem, sorunun kaynak değil bölüşüm meselesi olduğunu ifade etti. Konuşmasının sonunda Meclis’e çağrıda bulunan Erdem, kök maaş düzenlemesi yapılmasını ve seyyanen zammın hayata geçirilmesini isteyerek, “Emekli sadaka değil, hakkını istiyor. Bu yoksulluk düzeni değişene kadar sokakta da Meclis’te de mücadeleyi sürdüreceğiz” diye konuştu. Eylemde konuşan Deniz Dörtkardeş, emeklilerin soğuk havada alanlara çıkmasının ağır bir adaletsizliğin sonucu olduğunu söyledi. Dörtkardeş, “Bu tabloyu yaratanlar sıcak koltuklarında otururken, emekliler soğukta sesini duyurmaya çalışıyorsa ortada ciddi bir adaletsizlik vardır” dedi. İktidarın “kaynak yok” söylemini eleştiren Dörtkardeş, Ziraat Bankası ve Vakıfbank’ın tahsil edilemeyen milyarlarca liralık alacaklarını hatırlatarak, sorunun para değil tercih olduğunu vurguladı. Marketlerde tarihi geçmiş ürünlerin “fırsat” etiketiyle satılmasına da değinen Dörtkardeş, bunun yoksulluğun geldiği noktayı açıkça gösterdiğini söyledi. Emekliye verilen 1.062 liralık artışın bile büyük bir yük gibi sunulduğunu belirten Dörtkardeş, kamu kaynaklarının yol ve köprü geçiş garantilerine, büyük şirketlerin silinen vergilerine, Kur Korumalı Mevduat uygulamasına ve faiz ödemelerine katbekat fazla aktarıldığını ifade etti. “Bu düzende zengine kaynak var, emekliye yok. Yollara geçiş garantisi var, emekliye geçim garantisi yok” diyen Dörtkardeş, Meclis’in derhal toplanması gerektiğini söyledi. Dörtkardeş, Cumhuriyet Halk Partisi’nin emeklilerin yanında olduğunu vurgulayarak, “Emekliler hakkını alana kadar Meclis’te nöbete devam edeceğiz. 2026’da geçim yoksa, seçim var” ifadelerini kullandı. Basın açıklaması ve oturma eylemine, Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri de destek verdi. Eyleme, Eğitim-Sen Yenişehir Şubesi adına şube temsilcisi Şafak Ayhan katıldı. Ayrıca 29 Ekim Kadınları Derneği Yenişehir Şube Başkanı Serpil Kayar, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile İYİ Parti temsilcileri de alanda yer aldı. Eylem, emeklilerin insanca yaşayacağı koşullar sağlanana kadar mücadelenin süreceği vurgusuyla sona erdi.

“Alın terimizin karşılığını eninde sonunda alacağız”’ Haber

“Alın terimizin karşılığını eninde sonunda alacağız”’

Bursa’nın Yenişehir ilçesinde, Çay Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketlerde çalışan çok sayıda işçi, konkordato süreci gerekçe gösterilerek haklarının gasp edildiğini belirterek basın açıklaması yaptı. Yenişehir Belediye Meydanı’nda bir araya gelen işçiler, “Çay Holding hakkımızı ver!” yazılı pankart açarak yönetime tepki gösterdi. Zem Narenciye sera işletmesinde çalışan işçiler adına Tarım-Sen Sendika Başkanı Umut Kocagöz tarafından okunan basın açıklamasında; yıllar boyunca psikolojik şiddet gördükleri, su ve yemek gibi en temel ihtiyaçların dahi düzenli karşılanmadığı, işçi sağlığını hiçe sayan uygulamalara maruz kaldıkları ileri sürüldü. Ayaz Köyü’nde dere suyunun içme suyu olarak kullandırıldığı ve bunun ciddi sağlık riskleri doğurduğu da iddialar arasında. İşçiler, Temmuz 2025’te bir arkadaşlarına yapılan haksızlığa itiraz etmeleri üzerine hakaretlere maruz kaldıklarını, ardından jandarmaya başvurmalarının sonrasında “Kod 48” gerekçesiyle maaşları ödenmeden ve tazminatsız biçimde işten çıkarıldıklarını öne sürdü. Holding yöneticilerinin konkordato sürecini işçi alacaklarını belirsizliğe sürüklemek için kullandığı iddia edildi. Basın açıklamasına siyasi parti ve emek örgütlerinden de destek geldi. CHP Yenişehir İlçe Başkanlığı, İYİ Parti Yenişehir İlçe Başkanlığı, Tüm Emeklilerin Sendikası Yenişehir Şubesi ile Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu ve birçok parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri alanda yer aldı. Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, işçilerin uzun süredir ağır çalışma koşulları, baskı, ücretlerin düzensiz ödenmesi ve tazminatsız işten çıkarmalarla karşı karşıya bırakıldığını belirterek, “Yıllardır emeğinin karşılığını alamadan çalıştırılan, hakarete ve baskıya maruz kalan, en sonunda da tazminatsız biçimde işten çıkarılan işçiler var. Bu tablo kabul edilemez. Emeğiyle ayakta kalmaya çalışan yurttaşların yaşadığı mağduriyetin görmezden gelinmesine izin vermeyeceğiz” dedi. Yetkililere çağrı İşçiler, alacaklarına ilişkin açılan davanın ilk duruşmasının görüldüğünü ve süreci yakından takip ettiklerini belirtti. Açıklamada, işçi alacaklarının dava süreçleri gerekçe gösterilerek ötelenmesinin de fiilen bir gasp anlamına geldiği ifade edildi. Konkordato kapsamında bulunan şirketlerden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmazken, sürecin nasıl ilerleyeceği kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.