SON DAKİKA
Hava Durumu

#Araştırma

YENİŞEHİR YÖREM - Araştırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Araştırma haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BUÜ’den OYAK Renault’a iş birliği ziyareti Haber

BUÜ’den OYAK Renault’a iş birliği ziyareti

Firmanın üretim tesislerinin de gezildiği ziyarette BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz’a, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Zekeriyya Arı ve Prof. Dr. Cafer Çiftci, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Rıza Yıldız, Otomotiv Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Sevilgen, Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, Genel Sekreter Mehmet Aydemir ile akademisyenler eşlik etti. Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesinden biri olarak kentin en köklü eğitim kurumu olma sorumluluğunu taşıdıklarını belirten Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, mezunların Oyak-Renault gibi dünya çapında bir markada yüksek oranda istihdam edilmesinin, verilen nitelikli eğitimin bir yansıması olduğunu ifade etti. Bu tablonun memnuniyet verici olduğunu ancak hedeflerinin bu çıtayı daha da yukarı taşımak olduğunu kaydeden Rektör Yılmaz; dijitalleşen dünyada öğrenme süreçlerinin ve üniversite yapılarının kabuk değiştirdiğine dikkat çekti. Sanayi sektöründeki hızlı dönüşüme paralel olarak akademide de çevik ve dinamik bir araştırma ekosistemi inşa etmeye odaklandıklarını vurgulayan Yılmaz, Renault ile yürütülecek potansiyel projelerin bu akademik vizyonu fiili başarılara dönüştüreceğini belirtti. Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet ise Bursa ekosistemiyle kurdukları güçlü bağın en stratejik halkalarından birinin üniversiteler olduğunu dile getirdi. Fabrikanın 55 yılı aşkın süredir Bursa’da faaliyet gösterdiğini hatırlatan Jaillet, beyaz yakalı çalışan profilinin yaklaşık yüzde 20’sinin BUÜ mezunlarından oluşmasının iki kurum arasındaki bağın ne kadar somut ve köklü olduğunu kanıtladığını ifade etti. Mevcut staj ve lisansüstü araştırma programlarının kritik önemine değinen Jaillet, otomotiv sektörünün içinden geçtiği teknolojik dönüşüm sürecinde küresel rekabet gücünü korumak adına akademik bilgi birikimi ile endüstriyel tecrübenin ortak bir paydada buluşmasının artık bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Ziyaret, iki kurum arasında otomotivin geleceğine yön verecek Ar-Ge projelerinin ve akademik iş birliği modellerinin detaylandırılmasıyla sona erdi.

BTÜ Danışma Kurulu Toplantısı'nda şehir ve üniversite iş birliği masaya yatırıldı Haber

BTÜ Danışma Kurulu Toplantısı'nda şehir ve üniversite iş birliği masaya yatırıldı

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), şehir ve sektörle gerçekleştirdiği iş birliklerini sürdürmeye devam ediyor. Daha önce "ortak akıl" ilkesiyle pek çok alanda önemli girişimlere öncülük eden BTÜ; kamu, sektör ve STK temsilcilerinin ve mezun öğrencilerin katılımıyla Danışma Kurulu Toplantısı'nın bir yenisini daha düzenledi. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon'da gerçekleşen toplantıya, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen ile üniversitenin iç ve dış paydaşları katıldı. BTÜ'nün eğitim modeli, akademik projeleri, hedefleri, kamu ve sektör paydaşları ile yürütülen çalışmaların değerlendirildiği, Bursa için yeni projelerin masaya yatırıldığı toplantı, Rektör Naci Çağlar'ın sunumuyla başladı. Rektör Naci Çağlar, "BTÜ olarak genç, dinamik ve iddialı bir üniversite olarak yolumuza devam ediyoruz. Temel yaklaşımımızdan biri, şehirle ve toplumla bütünleşen bir üniversite olmak. Bu nedenle bugün burada sizlerle bir arada bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz" dedi. "Hedefimiz dünyanın her yerinden görünür olmak" "Biz dünyanın her yerinden görünür olan bir üniversite olmayı hedefliyoruz ve bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diyen Rektör Çağlar, "Şehirleri ve üniversiteleri birbirinden ayrı düşünmek mümkün değil. Üniversiteler bulundukları şehirler için önemli bir değerdir. Bu noktada sizlerin görüşleri de bizim için çok kıymetli. Şehrin üniversite ile daha güçlü bir şekilde bütünleşmesi konusunda sizlerin önerilerini duymak isteriz. Burası sizin üniversiteniz" diye konuştu "Projelerde büyük ivme yakaladık, gururluyuz" BTÜ hakkında katılımcılara bilgilendirmede bulunan Rektör Çağlar, üniversitenin, öğrenciyi merkeze alan, araştırma ve geliştirme odaklı, sanayiyi güçlendiren sanayiden güç alan, şehir ve toplumla bütünleşen, uluslararası bilinirliği ve görünürlüğü yüksek bir üniversite olma hedefiyle yoluna devam ettiğini vurguladı. BTÜ'nün genç, dinamik ve yenilikçi bir üniversite olduğunu dile getiren Rektör Çağlar, "Son yıllarda özellikle Ar-Ge, uluslararası projeler ve patentler konusunda önemli bir ivme yakaladık. Üniversite olarak bilimsel projeler ve Ar-Ge'ye odaklanan, bu alanda önemli bir gelişme yakalayarak iddiasını ortaya koymuş bir kurum olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tüm bu çalışmaların sonucunda, hazırlanan Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi'nde sıralamasını en çok yükselten ikinci üniversite olduk. Bu bizim için önemli bir motivasyon kaynağı" diye konuştu.

Koyunlara suni tohumlama geliyor Haber

Koyunlara suni tohumlama geliyor

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araşırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç, 1935 yılında faaliyetlerine başlayan enstitünün TAGEM'e bağlı olarak Ar-Ge çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Merinos ve Bandırma koyunu üzerinde çalışmalarının sürdüğünü anlatan Kılınç, teknolojik ve bilimsel gelişmelerdeki yenilikleri ıslah programına dahi ederek daha iyi sonuç almaya çalıştıklarını kaydetti. Ayrıca Kıvırcık, Gökçeada ve Sakız koyunlarının genetik kaynaklarını koruduklarını hem de hem de verim özelliklerinin yıldan yıla iyileştirildiğini dile getiren Kılınç, hassas bir şekilde 7/24 görevde olduklarını aktardı. Kılınç, enstitüde ortalama 4 bin anaç koyun bulunduğunu belirterek, her zaman hedeflerinin 1,56-1,57 ikizlik oranını yakalamak olduğunu ancak bu yıl bu oranın daha fazla olacağını söyledi. Sahada et verimi yüksek koyun üretimi artacak Enstitünün yıllardır suni tohumlama çalışmalarını hassasiyetle sürdürdüğünü vurgulayan Kılınç, şöyle konuştu: "Bunun temellerinin atlıldığı yerlerden birisi. Şimdilerde küçükbaş hayvanlarda suni tohumlama üzerinde çalışıyoruz. Bakanlık desteğiyle yürütülen TAGEM projesi kapsamında sahip olduğumuz koçlardan alınan sparmalarla halk elinde ıslah sürülerinde ve bunu yapabilecek üreticilerimizin damızlık koyunlarında suni tohumlama yapacağız. Bizde sahip olunan kan ve verim özelliklerinin hızla sahaya aktarılmasını hedefliyoruz. Bu konuda çalışmalar sürüyor kısa sürede hayata geçireceğiz". Bu uygulamanın üretim anlamında küçükbaşta ivme oluşturacağını belirten Kılınç, "Sahip olduğumuz koç sayısı belli. Bu şekilde suni tohumalama ile daha fazla sayıya hitap edebileceğiz, sahada et verimi yüksek küçükbaşların üretimine katkı sağlayabileceğiz. Kan değerlerinin daha çok üreticiye ulaşmasını istiyoruz" dedi.

Havlularınıza dikkat ! Haber

Havlularınıza dikkat !

Kirli havlular, farklı mikropların barındığı bir ortam olabilir ve hatta bulaşıcı hastalıkların yayılmasına neden olabilir. Uzmanlara göre, havluları 0 mikropsuz tutmak imkansızdır, ancak onları düzenli olarak yıkayarak mikrop miktarını azaltmak mümkündür. Havlular, vücudunuzun doğal cilt bakterilerini ve taşıdığınız diğer mikropları her kullanımınızda üzerine aktardığınız bir bakteri yuvası gibidir. Bu nedenle, bu mikropların aslında sizin tarafınızdan taşındığını söyleyebiliriz. Neyse ki, vücudumuz bu mikroplarla bir arada yaşamak için evrimleşmiştir. Havlunuzda Bakteriler Olduğunu Biliyor Muydunuz? Banyo havlularınızı nemli, sıcak ve karanlık banyo alanlarında asmak, mikropların çoğalması için ideal bir ortam sunar. Üstelik, ellerinizle havluya ne kadar sık dokunduğunuzu düşünürseniz, üzerlerindeki bakteri sayısı hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Araştırmalar da bu gerçeği doğrulamaktadır. Arizona Üniversitesi'nden mikrobiyolog Charles Gerba, banyo havlularının yaklaşık %90'ının koliform bakterilerle kontamine olduğunu ve yaklaşık 'ünün E. coli bakterisini taşıdığını belirtiyor. Bu bakteriler sadece banyo havlularında değil, aynı zamanda mutfak havlularında da bulunabilir. Bunun nedeni, birçok insanın ellerini yeterince yıkamadan hızlıca bir havluyla kurulayıp çıkmasıdır. Sonuç olarak, böyle bir havluyla yüzünüzü kuruladığınızda bile yaklaşık iki gün sonra temizlenmek yerine E. coli gibi bakterilere maruz kalabilirsiniz. Evin dışındaki havlular da büyük risk taşıyabilir! Özellikle spor salonlarında kullanılan havlular, enfeksiyonların bulaşmasına katkıda bulunabilir. Los Angeles'taki bir kolej futbolcuları arasında 2003'te başlayan MRSA salgını sonrasında yapılan bir araştırma, sahadaki havluları paylaşmanın enfeksiyonun yayılmasını kolaylaştırdığını göstermiştir. Özellikle kuru bir cilde sahip olmak, havlulardaki mikropların vücudunuza girmesini kolaylaştırabilir. Ancak yine de bir havlu aracılığıyla büyük bir hastalık kapma riskiniz oldukça düşüktür. HABER:HANDAN EFE

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.