SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ar-Ge

YENİŞEHİR YÖREM - Ar-Ge haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ar-Ge haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BUÜ’den OYAK Renault’a iş birliği ziyareti Haber

BUÜ’den OYAK Renault’a iş birliği ziyareti

Firmanın üretim tesislerinin de gezildiği ziyarette BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz’a, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Zekeriyya Arı ve Prof. Dr. Cafer Çiftci, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Rıza Yıldız, Otomotiv Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Sevilgen, Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, Genel Sekreter Mehmet Aydemir ile akademisyenler eşlik etti. Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesinden biri olarak kentin en köklü eğitim kurumu olma sorumluluğunu taşıdıklarını belirten Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, mezunların Oyak-Renault gibi dünya çapında bir markada yüksek oranda istihdam edilmesinin, verilen nitelikli eğitimin bir yansıması olduğunu ifade etti. Bu tablonun memnuniyet verici olduğunu ancak hedeflerinin bu çıtayı daha da yukarı taşımak olduğunu kaydeden Rektör Yılmaz; dijitalleşen dünyada öğrenme süreçlerinin ve üniversite yapılarının kabuk değiştirdiğine dikkat çekti. Sanayi sektöründeki hızlı dönüşüme paralel olarak akademide de çevik ve dinamik bir araştırma ekosistemi inşa etmeye odaklandıklarını vurgulayan Yılmaz, Renault ile yürütülecek potansiyel projelerin bu akademik vizyonu fiili başarılara dönüştüreceğini belirtti. Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet ise Bursa ekosistemiyle kurdukları güçlü bağın en stratejik halkalarından birinin üniversiteler olduğunu dile getirdi. Fabrikanın 55 yılı aşkın süredir Bursa’da faaliyet gösterdiğini hatırlatan Jaillet, beyaz yakalı çalışan profilinin yaklaşık yüzde 20’sinin BUÜ mezunlarından oluşmasının iki kurum arasındaki bağın ne kadar somut ve köklü olduğunu kanıtladığını ifade etti. Mevcut staj ve lisansüstü araştırma programlarının kritik önemine değinen Jaillet, otomotiv sektörünün içinden geçtiği teknolojik dönüşüm sürecinde küresel rekabet gücünü korumak adına akademik bilgi birikimi ile endüstriyel tecrübenin ortak bir paydada buluşmasının artık bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Ziyaret, iki kurum arasında otomotivin geleceğine yön verecek Ar-Ge projelerinin ve akademik iş birliği modellerinin detaylandırılmasıyla sona erdi.

Rektör Yılmaz, başarılı akademisyenlerle bir araya gelmeye devam ediyor Haber

Rektör Yılmaz, başarılı akademisyenlerle bir araya gelmeye devam ediyor

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) destekleriyle düzenlenen etkinlikte; Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Prof. Dr. Zekeriyya Arı, Prof. Dr. Cafer Çiftci, Genel Sekreter Mehmet Aydemir ve Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, akademisyenlerle bir araya gelerek başarılarından dolayı her birini tebrik etti. Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, akademisyenlerin üniversiteye sağladığı yayın ve proje katkılarından duyduğu memnuniyeti dile getirerek başladığı konuşmasında, katılımcı sayısının her geçen gün artmasının kendileri için en büyük motivasyon kaynağı olduğunu belirtti. Daha önce küçük gruplarla yapılan etkileşimli toplantıların artık büyük organizasyonlara dönüşmesinin sevindirici bir tablo olduğunu vurgulayan Yılmaz; Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) kaynaklarının artık çok daha etkin kullanıldığını ve nitelikli bilimsel çıktılara dönüştüğünü ifade etti. Rektörlük katında yeni açılan Proje Ofisi ile akademisyenlere tam destek verdiklerini hatırlatan Yılmaz, hedeflerinin bu artış trendini sürdürerek etkileşimi en üst seviyede tutmak olduğunu sözlerine ekledi. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu ise BUÜ’nün "Araştırma Üniversitesi" olma yolunda attığı adımların meyvelerini vermeye başladığını rakamlarla ortaya koydu. Özellikle 2025 yılı BAP verilerine dikkat çeken Kırıştıoğlu; 458 bilimsel çıktının yarısına yakınının çeyreklik dilimlerde yer almasının ve 76 adet Q1 düzeyinde yayına ulaşılmasının tarihi bir başarı olduğunu vurguladı. Kırıştıoğlu, bu başarının üniversiteyi çok daha farklı ve saygın bir noktaya taşıyacağına olan inancını paylaştı. Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca da geçen yıl başlatılan bu etkinliğin 2026 yılındaki ikinci buluşmasını gerçekleştirdiklerini belirterek, temel amaçlarının akademisyenlerin emeğini görünür kılmak olduğunu ifade etti. Q1 yayın sahipleri, dış kaynaklı proje yürütücüleri ve patent/tasarım tescili alan isimleri kapsayan bu buluşmaların, hem sosyal hem de bilimsel bir motivasyon ortamı sunduğunu dile getirdi. 2026 yılı itibarıyla Scopus üzerinden yapılan değerlendirmelerle Q1 yayın sayılarının ikiye katlandığını ve her ay yeni rekorlar kırıldığını vurgulayan Karaca, bu başarı tablosunun genişleyerek devam edeceğini ifade etti. Program, başarılı akademisyenlere belgelerinin takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

BTÜ Danışma Kurulu Toplantısı'nda şehir ve üniversite iş birliği masaya yatırıldı Haber

BTÜ Danışma Kurulu Toplantısı'nda şehir ve üniversite iş birliği masaya yatırıldı

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), şehir ve sektörle gerçekleştirdiği iş birliklerini sürdürmeye devam ediyor. Daha önce "ortak akıl" ilkesiyle pek çok alanda önemli girişimlere öncülük eden BTÜ; kamu, sektör ve STK temsilcilerinin ve mezun öğrencilerin katılımıyla Danışma Kurulu Toplantısı'nın bir yenisini daha düzenledi. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon'da gerçekleşen toplantıya, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen ile üniversitenin iç ve dış paydaşları katıldı. BTÜ'nün eğitim modeli, akademik projeleri, hedefleri, kamu ve sektör paydaşları ile yürütülen çalışmaların değerlendirildiği, Bursa için yeni projelerin masaya yatırıldığı toplantı, Rektör Naci Çağlar'ın sunumuyla başladı. Rektör Naci Çağlar, "BTÜ olarak genç, dinamik ve iddialı bir üniversite olarak yolumuza devam ediyoruz. Temel yaklaşımımızdan biri, şehirle ve toplumla bütünleşen bir üniversite olmak. Bu nedenle bugün burada sizlerle bir arada bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz" dedi. "Hedefimiz dünyanın her yerinden görünür olmak" "Biz dünyanın her yerinden görünür olan bir üniversite olmayı hedefliyoruz ve bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diyen Rektör Çağlar, "Şehirleri ve üniversiteleri birbirinden ayrı düşünmek mümkün değil. Üniversiteler bulundukları şehirler için önemli bir değerdir. Bu noktada sizlerin görüşleri de bizim için çok kıymetli. Şehrin üniversite ile daha güçlü bir şekilde bütünleşmesi konusunda sizlerin önerilerini duymak isteriz. Burası sizin üniversiteniz" diye konuştu "Projelerde büyük ivme yakaladık, gururluyuz" BTÜ hakkında katılımcılara bilgilendirmede bulunan Rektör Çağlar, üniversitenin, öğrenciyi merkeze alan, araştırma ve geliştirme odaklı, sanayiyi güçlendiren sanayiden güç alan, şehir ve toplumla bütünleşen, uluslararası bilinirliği ve görünürlüğü yüksek bir üniversite olma hedefiyle yoluna devam ettiğini vurguladı. BTÜ'nün genç, dinamik ve yenilikçi bir üniversite olduğunu dile getiren Rektör Çağlar, "Son yıllarda özellikle Ar-Ge, uluslararası projeler ve patentler konusunda önemli bir ivme yakaladık. Üniversite olarak bilimsel projeler ve Ar-Ge'ye odaklanan, bu alanda önemli bir gelişme yakalayarak iddiasını ortaya koymuş bir kurum olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tüm bu çalışmaların sonucunda, hazırlanan Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi'nde sıralamasını en çok yükselten ikinci üniversite olduk. Bu bizim için önemli bir motivasyon kaynağı" diye konuştu.

Koyunlara suni tohumlama geliyor Haber

Koyunlara suni tohumlama geliyor

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araşırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç, 1935 yılında faaliyetlerine başlayan enstitünün TAGEM'e bağlı olarak Ar-Ge çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Merinos ve Bandırma koyunu üzerinde çalışmalarının sürdüğünü anlatan Kılınç, teknolojik ve bilimsel gelişmelerdeki yenilikleri ıslah programına dahi ederek daha iyi sonuç almaya çalıştıklarını kaydetti. Ayrıca Kıvırcık, Gökçeada ve Sakız koyunlarının genetik kaynaklarını koruduklarını hem de hem de verim özelliklerinin yıldan yıla iyileştirildiğini dile getiren Kılınç, hassas bir şekilde 7/24 görevde olduklarını aktardı. Kılınç, enstitüde ortalama 4 bin anaç koyun bulunduğunu belirterek, her zaman hedeflerinin 1,56-1,57 ikizlik oranını yakalamak olduğunu ancak bu yıl bu oranın daha fazla olacağını söyledi. Sahada et verimi yüksek koyun üretimi artacak Enstitünün yıllardır suni tohumlama çalışmalarını hassasiyetle sürdürdüğünü vurgulayan Kılınç, şöyle konuştu: "Bunun temellerinin atlıldığı yerlerden birisi. Şimdilerde küçükbaş hayvanlarda suni tohumlama üzerinde çalışıyoruz. Bakanlık desteğiyle yürütülen TAGEM projesi kapsamında sahip olduğumuz koçlardan alınan sparmalarla halk elinde ıslah sürülerinde ve bunu yapabilecek üreticilerimizin damızlık koyunlarında suni tohumlama yapacağız. Bizde sahip olunan kan ve verim özelliklerinin hızla sahaya aktarılmasını hedefliyoruz. Bu konuda çalışmalar sürüyor kısa sürede hayata geçireceğiz". Bu uygulamanın üretim anlamında küçükbaşta ivme oluşturacağını belirten Kılınç, "Sahip olduğumuz koç sayısı belli. Bu şekilde suni tohumalama ile daha fazla sayıya hitap edebileceğiz, sahada et verimi yüksek küçükbaşların üretimine katkı sağlayabileceğiz. Kan değerlerinin daha çok üreticiye ulaşmasını istiyoruz" dedi.

Şişecam Bulgaristan Üretim  Tesisindeki Kaplamalı Cam Hattı Yatırımını Tamamladı Haber

Şişecam Bulgaristan Üretim Tesisindeki Kaplamalı Cam Hattı Yatırımını Tamamladı

Cam ve kimyasallar sektörlerinin global oyuncusu Şişecam, Bulgaristan’daki düz cam tesisinde mevcut kaplamalı cam hattına ek olarak ikinci bir kaplamalı cam hattını devreye aldı. Toplam 20 milyon Euro’luk yatırımla kurulan yeni hat, Şişecam’ın Avrupa mimari cam pazarına yönelik katma değerli ürün kapasitesini ve rekabet gücünü önemli ölçüde artıracak. Temperlenebilir, ileri performanslı ve enerji verimliliği odaklı ürünlerin üretimine imkân sağlayacak olan hat, Şişecam’a ürün çeşitliliği, operasyonel esneklik ve Ar-Ge çalışmalarında daha geniş bir hareket alanı sunacak. Yeni hat yatırımı ile kazanılan ilave kapasite sayesinde Şişecam; yüksek ışık geçirgenliği ile maksimum ısı yalıtımı sağlayan yüksek teknolojili kaplamalı camlar, kuş dostu cam ve otomotiv sektörüne yönelik ısıtılabilir atermik camlar gibi katma değerli çözümlerini Avrupa pazarına daha yüksek hacimlerle sunmayı hedefliyor. Şirket bu yatırımla sürdürülebilir ve yüksek performanslı cam talebine yanıt verirken, uluslararası satışlarının toplam satışları içindeki payını da güçlendirmiş olacak. Şişecam Genel Müdürü Can Yücel devreye alınan bu yatırıma dair şunları söyledi: “Bulgaristan’daki düz cam tesisimizde yıllık 6 milyon metrekare kapasiteli kaplamalı yeni cam hattımızı devreye aldık. Rekabet avantajımızı gelişmiş operasyonel verimlilik ve genişletilmiş ürün yelpazesiyle güçlendirecek olan bu yatırım, portföyümüz içinde katma değerli ürünlerin oranını artırarak müşterilerimize daha fazla değer sunmamızı sağlayacak. Şişecam olarak stratejik önceliklerimiz kapsamında; verimlilik, maliyet disiplini, nakit yaratma kapasitesi ve bilanço dayanıklılığımızı güçlendiren bir büyüme yaklaşımını benimsiyoruz. Daha önce kamuoyu ile paylaştığımız üzere kaplamalı cam alanında devam eden iki yatırımımız daha bulunuyor. Tarsus düz cam tesisimizde bu yıl devreye alacağımız yıllık 7 milyon metrekare kapasiteli kaplamalı cam hattı ve Kuzey İtalya’daki tesisimizde devreye alma hazırlığında olduğumuz yıllık 6,5 milyon metrekare kapasiteli yeni hattımız hayata geçtiğinde, Şişecam’ın dünya genelindeki kaplamalı cam hatlarının sayısı yediye ulaşacak. Toplam kaplamalı cam kapasitemiz ise 48,1 milyon metrekareye çıkacak. Bu ölçek, artan kaplamalı cam talebine daha dengeli ve verimli bir üretim yapısıyla yanıt vermemizi sağlarken, katma değerli ürün portföyümüzü ve nakit yaratma kapasitemizi de destekleyecek. Yeni hattımız ileri teknolojisi ve yüksek otomasyon seviyesi sayesinde operasyonel karlılığımıza katkı sağlayacak.”

BUÜ, projeleriyle zirveye koşuyor Haber

BUÜ, projeleriyle zirveye koşuyor

Araştırma Destek Programları Başkanlığı (ARDEB) tarafından yürütülen "1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı" 2025 yılı 2. dönem sonuçlarına göre, üniversitenin sunduğu 10 proje daha desteklenmeye hak kazandı. Yılın ilk döneminde kabul edilen 10 projenin ardından aynı performansı sergileyen BUÜ,projeleri desteklenen 99’u üniversite, toplam 108 kuruluş arasında Türkiye 9’uncusu olarak önemli bir akademik kazanım elde etti. Başarıyı değerlendiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesinden biri olmanın verdiği sorumlulukla hareket ettiklerini ve bu sonucun 'seçkinler liginde' üst sıralara tırmanma kararlılığının bir göstergesi olduğunu vurguladı. 2025 yılı genelinde yakalanan ivmeyi koruyarak ilk 10 kurum arasına girmelerinin, üniversitenin akademik üretim kapasitesini ve niteliğini tescillediğini belirten Rektör Yılmaz, nihai hedeflerinin bilim, proje ve Ar-Ge odaklı bir yapı inşa etmek olduğunun altını çizdi. BUÜ’nün artık sadece eğitim veren bir kurum olmanın ötesine geçerek, katma değerli bilgi üreten stratejik bir üsse dönüştüğünü ifade eden Rektör Yılmaz, "Dünya genelinde ilk bin üniversite arasına girme vizyonuna ancak bu tür bilimsel proje ve akademik emekle ulaşılabilir. Yönetim olarak araştırmacıları teşvik etmeye ve altyapı imkânlarını güçlendirmeye hız kesmeden devam edeceğiz. Bu gurur tablosunun asıl mimarları farklı disiplinlerde özveriyle çalışan akademisyenlerimizdir. Hocalarımıza, Ar-Ge Koordinatörlüğümüze, Proje Ofisimize ve bu çalışmalarda emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. Araştırma Destek Programları Başkanlığı’nın (ARDEB) açıkladığı listede, Prof. Dr. Abdullah Yalçın, Prof. Dr. Derya Yeşilbağ, Prof. Dr. Fatma Olcay Topaç, Prof. Dr. Mehmet Orhan, Prof. Dr. Murat Zencirkıran, Doç. Dr. Dilek Pirim, Dr. Öğr. Ü. Mehmet Kara, Dr. Öğr. Ü. Ömer Uysal, Arş. Gör. Berkcan Doğan ve Doktora Sonrası Araştırmacı Emine Gonca Tuna yer aldı. Toplam 10 proje kabulü ile BUÜ, Türkiye genelinde en fazla proje desteği alan 9. yükseköğretim kurumu olmayı başardı.

Geleceğin inşaat teknolojisine önemli katkı sağlayacak laboratuvar BUÜ’de hizmete açıldı Haber

Geleceğin inşaat teknolojisine önemli katkı sağlayacak laboratuvar BUÜ’de hizmete açıldı

İnşaat Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Mardani koordinatörlüğünde hizmet verecek olan laboratuvarın açılış törenine BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Nilüfer Belediye Başkanı Vekili Emrah Mutlu, İMO Bursa Şubesi Başkanı Atilla Erdem ile çok sayıda akademisyen ve sektör temsilcisi katıldı. Üniversitenin Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Birimi desteğiyle hayata geçirilen laboratuvar, sürdürülebilir ve inovatif yapı çözümleri üzerine nitelikli araştırmalara ev sahipliği yapacak. Açılışta konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Mühendislik Fakültesi ve İnşaat Mühendisliği bölümünün üniversitenin en dinamik birimleri arasında yer aldığını hatırlattı. BAP birimi aracılığıyla öz kaynaklarını bilimsel araştırmalar için en etkin şekilde kullandıklarını belirten Rektör Yılmaz, proje ve yayın kültürü güçlü olan akademisyenlerin bu fonlardan öncelikli olarak yararlandığını ifade etti. Prof. Dr. Ali Mardani’nin bilimsel başarısı ve yayın taahhüdü ile bu desteği hak ettiğini dile getiren Yılmaz, üniversite içindeki fonların yanı sıra dış fonların kullanımının da akademik derinlik açısından kritik önem taşıdığını belirterek laboratuvarın hayırlı olmasını diledi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu ise modern üretim anlayışında makinelerden ziyade akıl, yazılım, tasarım ve inovasyonun ön planda olduğunu vurguladı. Büyükşehir Belediyesi olarak bilime olan inançlarının tam olduğunu ifade eden Gazioğlu, üniversite bünyesinde geliştirilen bu tür fonlamaların ve iş birliklerinin arkasında durmaya kararlı olduklarını belirtti. Bursa’nın ancak bu tür yüksek teknolojili projelerle gerçek anlamda gelişebileceğini söyleyen Gazioğlu, yerel yönetim olarak bilimsel gelişimin her aşamasında destek vermeye hazır olduklarını yineledi. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, yerel yönetim olarak teknoloji, sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı bir belediyecilik anlayışını benimsediklerini söyledi. Dünyadaki teknolojik gelişmelerin Bursa ve Türkiye’de eş zamanlı olarak karşılık bulmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Taban, laboratuvarda üretilen 3 boyutlu yazıcı çıktılarını ve kent mobilyalarını son derece kıymetli bulduğunu belirtti. Bilimin sanayi şehri Bursa’nın güçleriyle birleşmesinin büyük işlere kapı aralayacağını ifade eden Taban, bu inovatif girişimin gelecekteki daha büyük projelerin sembolik bir başlangıcı olduğunu vurguladı. Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Gemlik’in bir deprem bölgesinde yer alması nedeniyle yeni nesil inşaat teknolojilerine duyulan ihtiyacın hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Üniversite ile iş birliği içerisinde yürütülen protokollerin önemine değinen Deviren, ilçenin sadece sanayi değil, aynı zamanda tarım ve turizm kimliğiyle de bilimin ışığında gelişmesi gerektiğini ifade etti. Üniversite-kent buluşmasının bir parçası olmaktan gurur duyduğunu belirten Deviren, akademik bilginin saha uygulamalarındaki rehberliğine her zaman ihtiyaç duyduklarını dile getirdi. Laboratuvarın vizyonunu paylaşan Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Mardani, merkezin ekonomik ve ekolojik yaklaşımlarla 3 boyutlu yazdırılabilir yüzey sistemleri üzerine yoğunlaşacağını belirtti. Mardani, çalışma alanlarının sadece beton basmakla sınırlı olmadığını; kent mobilyalarından yapay resiflere, hava kalitesini iyileştiren fotokatalitik yüzeylerden geçirgen malzemelere kadar geniş bir yelpazede Ar-Ge yürüteceklerini ifade etti. Sanayi ortaklı projelerin hâlihazırda TÜBİTAK sürecinde olduğunu müjdeleyen Mardani, Jet Robotik, Cihan Grup ve Kalekim-Lyksor Kimya gibi paydaşların desteğiyle bilimsel bilginin ticarileşerek toplumsal faydaya dönüşmesini hedeflediklerini vurguladı.

Türkiye-Pakistan kardeşliği savunma ve havacılıkta güçleniyor Haber

Türkiye-Pakistan kardeşliği savunma ve havacılıkta güçleniyor

Program kapsamında BTSO Savunma Sanayii ve Havacılık Konseyi Başkanı Aptullah Saner, Bursa Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi (BASDEC) Başkanı Dr. Mustafa Hatipoğlu ve BASDEC üyesi firmalardan oluşan heyet, Pakistan’da üst düzey temaslarda bulundu. Heyet Pakistan İletişim ve Türkiye-Azerbaycan Yatırım Bakanı Abdul Aleem Khan, Pakistan Ticaret Bakanı Jam Kamal Khan, Pakistan Sanayi ve Üretim Bakanı Haroon Akhtar Khan ile Pakistan Turizm ve Altyapı Bakanı Sardar Yasir İlyas Khan ile bir araya gelerek savunma ve havacılık sanayiinde ortak projeleri değerlendirdi. Üst düzey temaslar gerçekleştirildi Türkiye-Pakistan ekonomik iş birliğinin çatı kuruluşlarıyla da temaslarını sürdüren BTSO heyeti, Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu (FPCCI) Başkanı Umar Qureshi ve Başkan Yardımcısı Qurrat-ul-Ain ile görüşmeler gerçekleştirdi. Program çerçevesinde Pakistan’ın önde gelen teknik üniversiteleri arasında yer alan National University of Science and Technology (NUST) ile Turkish Aerospace Pakistan (TAİ-Pakistan) ofisi ziyaret edildi. TAİ Pakistan Direktörü Muhammad Sohail Sajid, Türkiye’nin milli havacılık projeleri KAAN ve HÜRJET kapsamında yürütülen tasarım ve prototip çalışmaları hakkında heyete kapsamlı bilgiler sundu. İşbirliği imkanları da konuşuldu BTSO ve BASDEC heyeti ayrıca Pakistan ordusunun zırhlı araç ve tank üretim merkezi Heavy Industries Taxila (HIT), silah ve mühimmat üretiminde kritik rol üstlenen Pakistan Ordnance Factories (POF) ile Pakistan Hava Kuvvetleri’nin uçak ihtiyaçlarını karşılayan Pakistan Aeronautical Complex (PAC) Kamra tesislerinde incelemelerde bulundu. Heyet, temasları kapsamında Pakistan Mühendislik Konseyi ve Pakistan Havacılık Konseyi üyeleriyle de ikili iş görüşmeleri gerçekleştirerek somut iş birliği adımlarını görüştü. Pakistan’da B2B görüşmeleri BTSO Savunma Sanayii ve Havacılık Konseyi Başkanı Aptullah Saner, Pakistan ziyaretine ilişkin yaptığı değerlendirmede, dost ve kardeş ülke Pakistan’ın heyeti tüm temaslarda en üst düzey protokol ve yakın ilgiyle karşıladığını belirtti. Saner, dört günlük ziyaret kapsamında önemli görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade ederek şunları söyledi: "Pakistan’da Sanayi ve Üretim, İletişim, Turizm ve Ticaret Bakanları ile bir araya geldik. Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği, Havacılık Konseyi ve Mühendislik Konseyi ile toplantılar ve B2B görüşmeler gerçekleştirdik. Üniversiteler ve AR-GE merkezlerinin ardından uçak, zırhlı araç ve silah üretim tesislerini ziyaret ettik ve tüm ziyaretlerimizde en üst düzeyde ağırlandık. Etkinliklerin tamamına Savunma Sanayii Başkanlığımız ile Büyükelçilik yetkililerimiz eşlik etti." "Pakistan büyük fırsatlar sunuyor" Gördükleri ilgi ve misafirperverliğin iki ülke arasındaki güven ilişkisini açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Saner, bunun ekonomik ve kültürel alanlarda önemli fırsatlar sunduğunu dile getirdi. Saner, "Bizleri son derece memnun eden bu yaklaşım, Türkiye ile Pakistan arasındaki karşılıklı güvenin güçlü bir göstergesidir. Güven, her türlü iş birliğinin temelidir. 251 milyon nüfusa sahip bu kardeş ülke savunma ve havacılık sektörümüzün yanı sıra inşaat, gıda, turizm, metal ve makine gibi birçok sektörde önemli iş fırsatları barındırmaktadır." diye konuştu. Ziyaret sonrası sürecin de yakından takip edileceğini belirten Saner, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu seyahatin ardından ortaya çıkan iş fırsatlarının ve ülkeler arası gelişmelerin takipçisi ve destekçisi olacağız. Başarılı organizasyonda emeği geçen tüm arkadaşlarımıza, katılımcılarımıza ve Pakistan’daki dostlarımıza BTSO Savunma Havacılık Konseyi ve BASDEC Yönetim Kurulu adına teşekkür ediyorum." "Pakistan Türkiye’yi gerçek anlamda kardeş olarak görüyor" BASDEC Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mustafa Hatipoğlu, BASDEC heyetinin Pakistan ziyaretine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Pakistan’da son derece üst düzeyde karşılandıklarını belirterek, "Pakistan yöneticileri ve halkı, Türkleri gerçek anlamda kardeş olarak görüyor" dedi. Pakistan’ın savunma ve havacılık başta olmak üzere gelişmiş bir askeri sanayiye sahip olduğunu vurgulayan Hatipoğlu, normal şartlarda girilmesi mümkün olmayan askeri tesisleri ziyaret etme imkânı bulduklarını ifade etti. Pakistan’da Ar-Ge çalışmalarının oldukça ileri seviyede olduğunu belirten Hatipoğlu, NUST’un bunun önemli bir örneği olduğunu dile getirerek, Pakistanlı mühendislerin cazip şartlarla Türkiye’de istihdam edilebileceğini, ayrıca nitelikli uluslararası mühendis yetiştirilmesi konusunda Pakistan Engineering Council (PEC) ile iş birliği yapılabileceğini kaydetti. "Pakistanlı firmalar ile görüşmeler sürecek" BASDEC üyesi firmalar için Pakistan’da önemli fırsatlar bulunduğuna dikkat çeken Hatipoğlu, uçak sanayi, mühimmat ve silah sanayi, dron üretimi, makine, kalıp ve fikstür, havalimanı yer ekipmanları ile komponent ve yarı mamul üretimi alanlarında Pakistanlı kuruluşlarla karşılıklı iş birliklerinin mümkün olduğunu vurguladı. Ziyaret edilen Pakistanlı kuruluşları Bursa’ya davet ederek, firmalar bazında somut iş birliği imkanlarını görüşmeyi planlandıklarını ifade eden Hatipoğlu, hâlihazırda COMIT firmasının elektronik mayın dedektörü satışı projesi ile UÇAKSAN firmasının kamikaze dron üretimi projelerinin görüşme aşamasında olduğunu söyledi. Dr. Hatipoğlu, Ticaret Bakanlığı’na, Savunma Sanayii Müşaviri Abdullah Orhan’a, Pakistan Yatırım Konsolosu Ahmet Khan’a ve Pakistan’daki firmalara desteklerinden dolayı teşekkür etti. "Elektronik mayın dedektörü ihracatı için somut adımlar attık" COMIT Mühendislik Genel Müdürü Fatih Mestan, Pakistan’da gerçekleştirdikleri görüşmelerin son derece olumlu geçtiğini söyledi. Elektronik mayın dedektörü ihracatı kapsamında devam eden tekliflendirme ve ihale süreçleri hakkında dört ayrı bakanlığa bilgi verme imkânı bulduklarını belirten Mestan, şu ifadeleri kullandı: "Savunma Bakanlığı ile devam eden görüşmelerimiz ve taleplerimiz hakkında kapsamlı bilgilendirmede bulunduk. Ayrıca ziyaret ettiğimiz Heavy Industries Taxila firmasında üretilen tanklar için de dedektör tedarik edebileceğimizi ifade ettik ve bu konuda olumlu geri dönüşler aldık. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz." "Milli savunma vizyonuna katkı sağlamayı hedefliyoruz" ERFA Makine Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Onan, ziyaretin son derece verimli geçtiğini vurguladı. Onan, "BASDEC iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz Pakistan ziyaretimiz, beklentilerimizin de üzerinde oldukça verimli ve umut verici gelişmelerle tamamlandı. Türkiye ve Pakistan arasında, ülkemiz adına stratejik öneme sahip ve büyük kazanımlar getirecek bir iş birliğinin temellerinin atıldığına inanıyoruz." dedi. Bursa sanayisinin uluslararası alandaki gücüne dikkat çeken Onan, "Bursa’mızın sanayi gücünü küresel ölçekte daha ileriye taşımak ve milli savunma vizyonumuza katkı sağlamak adına böylesine önemli bir sürecin parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu önemli organizasyonun başarıyla sonuçlanmasında emeği geçenlere teşekkür ediyoruz." şeklinde konuştu. "Pakistan temaslarımız oldukça olumlu geçti" UÇAKSAN Yönetim Kurulu Başkanı Emre Balcı, ULUTEK Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren Ar-Ge merkezleriyle savunma ve havacılık alanında önemli çalışmalar yürüttüklerini belirterek, BASDEC’in firmalar için büyük bir güç oluşturduğunu söyledi. Balcı, "Yurt içi ve yurt dışında iş görüşmelerini küme olarak yapmak bizim için çok büyük bir avantaj. Pakistan, Türkiye’ye yakınlığı nedeniyle öncelikli ülkelerimizden biri oldu. Bu kapsamda Pakistanlı partnerlerle iş birliği yapmak için bir ziyaret gerçekleştirdik ve temaslarımız oldukça olumlu geçti." dedi. Ziyaret kapsamında dört bakan, hava kuvvetleri ve genelkurmay yetkilileri ile görüşmeler yaptıklarını aktaran Balcı, süreçlerin zaman aldığını ancak güçlü iş birlikleri hedeflediklerini vurguladı. Balcı, "Pakistanlı ortaklarla çalışarak kendi ürünlerimizi farklı bir modelle aktarmayı planlıyoruz. Karşı taraf da bu iş birliklerine olumlu yaklaşıyor. Kısa süre içinde somut çalışmaların başlayacağını söyleyebilirim. Onlar da Türkiye’yi ziyaret etmeyi planlıyor. Bu ziyaret tek başına yapılabilecek bir organizasyon değildi, tamamen kümelenme içinden çıkan ortak aklın bir sonucu oldu. Savunma ve havacılık alanında çalışacak firmalara BASDEC üyesi olmalarını tavsiye ediyorum. Bu faaliyetlerin hayata geçmesine büyük katkı sağlayan BTSO’ya teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

Akademi ve iş dünyası ULUTEK'te bir araya geldi Haber

Akademi ve iş dünyası ULUTEK'te bir araya geldi

Toplantıda Ar-Ge odaklı üretimin geliştirilmesi, akademi-sanayi etkileşiminin kurumsallaştırılması, yeşil mutabakatın sektörlerde oluşturduğu dönüşüm ve Bursa’nın ihtiyaç duyduğu yeni teknoloji ekosisteminin nasıl şekillendirilmesi gerektiği kapsamlı bir biçimde ele alındı. ULUTEK Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz, araştırma üniversitelerinin Türkiye’nin kalkınma vizyonundaki yerine dikkat çekerek ULUTEK’in bu noktadaki misyonunu şu sözlerle ifade etti; "Üniversitemiz araştırma üniversitesi unvanıyla büyük bir sorumluluk taşıyor. Bu sorumluluğun sanayi ile bütünleşmesini sağlayan en önemli yapılardan biri teknokentlerdir. ULUTEK olarak hem üniversitemizi hem de teknokent firmalarımızı aynı platformda buluşturan mekanizmaları güçlendiriyoruz. Bugün burada yaptığımız gibi, tarafları bir araya getirmek önemli; fakat daha önemlisi bu iş birliğini sürdürülebilir kılacak sistematik bir yapı oluşturmak. Her iş birliğinin mutlaka bir projeye, bir çıktı ya da katma değere dönüşmesi gerektiğine inanıyoruz. Bursa’nın Ar-Ge kapasitesini büyütmek için bu dönüşümü birlikte inşa etmek zorundayız." Programda söz alan Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Akpınar, üniversitenin araştırma üniversitesi kimliğini güçlendirmek için yürüttükleri faaliyetleri belirterek, "Güçlü bir sanayiye sahip olan Bursa’da araştırma üniversitesi olarak daha üst sıralarda yer almak için yoğun bir çaba gösteriyoruz. Bu dönem özellikle Ar-Ge’ye yatırım yapan firmalarla sistematik bir çalışma yürütüyoruz. Her hafta firmalarımızla bir araya geliyor, çıktı odaklı ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Bu görüşmelerde Avrupa Birliği projelerini nasıl artırabileceğimizi, yayınlarımızı nasıl güçlendirebileceğimizi ve firmaların akademiyle hangi durumlarda iş birliği kurabileceğini değerlendiriyoruz. Hocalarımızla birlikte sanayiye daha çok yaklaşmak, akademisyenlerimizi sanayinin ihtiyaçlarıyla daha sık buluşturmak ve bu etkileşimi somut projelere dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda bu değerli organizasyon için ULUTEK Yönetimine teşekkürlerimizi sunarız" şeklinde konuştu. Bursa Uludağ Üniversitesi Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca üniversitenin araştırma üniversiteleri arasında yer almasının getirdiği sorumluluk ve avantajlara vurgu yaptı. Ar-Ge’nin sürdürülebilir kalkınmanın en kritik unsurlarından biri olduğunun altını çizen Prof. Dr. Karaca, "Üniversite olarak hem ulusal hem de uluslararası arenada yenilikçi projeler üretme kapasitemizi her geçen yıl artırmayı çabalıyoruz. Araştırma üniversitesi statümüz, sanayi ile iş birliğini güçlendiren, bilgi ve teknoloji transferini hızlandıran önemli bir itici güçtür" dedi. Üniversite-sanayi etkileşiminin, bölgesel ve ulusal ekonomiye yüksek katma değer sağlayacağını belirten Prof. Dr. Karaca, ULUTEK ile yürütülen çalışmaların bu açıdan büyük önem taşıdığını ifade etti. BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar, hem sanayinin gelişimi hem de nitelikli insan kaynağının yetişmesi için üniversitelerle yakın çalıştıklarını belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmek için komitelerimiz ve çalışma gruplarımızla ortak mekanizmalar kuruyoruz. Asıl ihtiyacımız olan şey; bu etkileşimi düzenli, periyodik ve yapısal bir modele dönüştürmek. Üniversitelerimizle sanayicilerimizi daha sık ve daha planlı biçimde aynı masada buluşturursak Bursa'nın rekabet gücünü çok daha hızlı artırabiliriz" diye konuştu. Küresel dönüşümün sanayi yapısını yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, "Bugün artık üniversite-sanayi iş birliğini çok daha net konuşmamız gereken bir dönemdeyiz. Yeşil Mutabakat’ın gereklilikleri ve önümüzdeki dönüşüm dalgası, mevcut iş modellerimizin tamamını etkiliyor. Son 3-4 yıldır teknolojide ve iş süreçlerinde ciddi bir kırılma yaşıyoruz. Bu dönüşümün sağlıklı yönetilebilmesi için ekosistemi güçlendirmemiz, akademik dünyanın bilgi birikimini sanayiye daha etkin şekilde aktarmamız gerekiyor. Sanayici olarak bazı konuları anlatmakta zorlanıyoruz; bu nedenle ihtiyaçların doğru tanımlandığı, sektörlerin doğru yönlendirildiği bilimsel bir kurula veya koordinasyon mekanizmasına ihtiyaç var" dedi. Ekosistemin bütün paydaşları içine alan kapsayıcı bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirten TÜMKAD Başkanı Ülfet Öztürk ise, "Üniversite, sanayi ve kamu birlikte hareket ettiğinde gerçek bir dönüşümden söz edebiliriz. Güçlü bir ekosistem olmadan sürdürülebilir gelişim sağlamak mümkün değil" ifadelerini kullandı. ULUTEK Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz’ün ev sahipliğinde düzenlenen programa; Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Akpınar, BUÜ Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, Bursa Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (BUSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar, Bilişim Sektörü İş İnsanları Derneği (BİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk ve BUÜ Mühendislik Fakültesi bölüm başkanları katılım gösterdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.