SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ar-Ge

YENİŞEHİR YÖREM - Ar-Ge haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ar-Ge haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'da o köyde 'İmece' usulü sürüyor Video Galeri

Bursa'da o köyde 'İmece' usulü sürüyor

Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Çömlekçi köyü'nde, geçmişten gelen bir etkinlik köy halkı tarafından modernleştirilerek daha sistemli bir hale getirildi. 2012 yılında, o dönemki kısıtlı imkânlarla başlatılan çalışma, yapılan AR-GE süreciyle birlikte geliştirilerek günümüze kadar taşındı. Pandemi yılı hariç her yıl düzenli olarak sürdürülen uygulamada, kurban kesen vatandaşların paylarından ayrılan etler ortak bir havuzda toplanıyor. Bu etler daha sonra köyde müsait olan kişiler tarafından kıyma haline getiriliyor ve ardından köfte yapım süreci gerçekleştiriliyor. Etkinlikte kadınlar ve erkekler birlikte yer alırken, süreç köyde toplumsal dayanışmayı güçlendiren bir organizasyon haline geliyor. Çömlekçi Köyü'nde yaşadığını belirten Ali Osman ise, "Biz köyümüzde geçmiş atalarımızdan kalan bir etkinliği modernleştirerek daha iyi bir seviyeye getirmeye çalıştık. 2012 yılında ilk iki yıl hiç olmayan imkânlarla bu işe başladık, AR-GE çalışması yaptık. Pandemi yılı hariç her sene bunu geleneksel olarak yapmaya çalıştık. Kurban kesenler paylarından tüm köy halkına ikram edilebilecek şekilde bir havuzda topladık. Ve bütün köydeki müsait olan kişilerle bunları kıyma haline getirip, sonrasında ise köfte haline getirip kadınlar ve erkekler dahil olmak üzere bu etkinliği gerçekleştiriyoruz. Dünyada tek, Türkiye'de ilk biz yapıyoruz" diye konuştu. Köydeki kadınlar tarafından köfte haline getirilen kıymalar, daha sonra ise köy halkı olarak tüketildi. Köy halkı tarafından sahiplenilen bu uygulamanın, hem paylaşma kültürünü hem de köy içi dayanışmayı güçlendirdiği ifade edildi.

Akıllı telefon dünyasında dev birleşme Haber

Akıllı telefon dünyasında dev birleşme

Akıllı telefon dünyasında kartlar yeniden karılıyor. Bir dönem Oppo’dan ayrılarak bağımsız bir marka yolculuğuna çıkan Realme, alınan stratejik bir kararla yeniden ana şirketin yönetimine devredildi. Yapılan yeni düzenlemeyle birlikte Realme ve OnePlus markaları ticari kimliklerini koruyacak ancak tüm yönetim, ürün stratejisi ve planlama süreçleri tek merkezden, Oppo tarafından yürütülecek. Yönetimde Tek Merkez, Markada Çeşitlilik Yeni yapılanma modeline göre markaların her biri farklı tüketici gruplarına hitap etmeyi sürdürecek. OnePlus üst segment ve performans odaklı cihazlarla konumunu korurken, Realme fiyat-performans dengesiyle genç kullanıcı kitlesine odaklanmaya devam edecek. Oppo ise grubun ana lokomotifi ve inovasyon merkezi olarak faaliyetlerini sürdürecek. Ortak Altyapı Dönemi Başlıyor Bu birleşmenin teknik yansımalarının, cihazlar arasındaki donanımsal benzerlikleri artırması bekleniyor. Ar-Ge ve üretim süreçlerinde ortak altyapı kullanımına geçilmesiyle maliyetlerin optimize edilmesi ve teknoloji paylaşımının hızlanması hedefleniyor. Ancak bu durumun, markaların kendilerine has yazılım ve tasarım dillerini nasıl etkileyeceği teknoloji dünyasında merak konusu oldu. Türkiye'deki Kullanıcılar İçin Durum Ne? Türkiye, her üç markanın da yoğun ilgi gördüğü pazarların başında geliyor. Birleşme kararı sonrası kullanıcıların en çok merak ettiği konu ise satış sonrası hizmetler oldu. Servis, garanti süreçleri ve yedek parça tedariki gibi operasyonel konuların bu birleşmeden nasıl etkileneceğine dair şirket kanadından henüz resmi bir açıklama gelmedi. Sektör temsilcileri, yönetim süreçlerinin birleşmesinin Türkiye’deki servis ağlarını daha kompakt ve ulaşılabilir hale getirebileceğini öngörüyor. Önümüzdeki günlerde markaların Türkiye özelindeki operasyonel takvimlerini netleştirmesi bekleniyor.

Yenişehir’de Dev Yatırım Haber

Yenişehir’de Dev Yatırım

Bursa’nın Yenişehir ilçesinde ticaretin çehresini değiştirecek olan modern galericiler sitesi projesinde geri sayım başladı. Türkiye’nin en modern otomotiv ticaret merkezlerinden biri olmaya aday proje, bünyesindeki Güneş Enerji Santrali (GES) ve ileri teknoloji altyapısıyla dikkat çekiyor. 40 bağımsız iş yerinden oluşan site, bayram sonrasında düzenlenecek geniş katılımlı bir törenle hizmete açılacak. Enerji Gideri Sıfıra İnecek Projenin detayları hakkında bilgi veren Yenişehir Galericiler Kooperatifi Başkanı Orhan Erol, ciddi bir AR-GE sürecinin ardından projeyi tamamladıklarını belirtti. Sitenin en büyük özelliğinin enerji bağımsızlığı olduğunu vurgulayan Erol, "Yeni nesil galerilerimizde her mağaza kendi aydınlatma enerjisini üretecek. GES sayesinde esnafımızın elektrik faturası ve gideri olmayacak. Bütün incelikleri düşünülmüş, modern bir ticaret alanını ilçemize kazandırıyoruz," dedi. 350 Milyon Liralık Modern Yerleşke Toplam 14 bin 200 metrekare arsa üzerine inşa edilen dev projede sadece galeriler değil, kapsamlı sosyal donatılar da yer alıyor. Sitede;40 modern mağaza, Restoran, kafeterya ve sosyal tesisler, Yönetim, muhasebe ve güvenlik birimleri, Son teknoloji beton yollar ve çevre düzenlemesi.imkanları sunulacak. Bayram Sonrası Açılış Müjdesi Sitenin iç yollarının en yüksek kalitede betonla kaplanarak son aşamaya gelindiğini belirten Başkan Orhan Erol, açılış planına dair şunları söyledi: "Bu hafta yollarımızı tamamlıyoruz. İnşallah bayramdan hemen sonra geniş bir katılımla açılışımızı gerçekleştirerek, iş yerlerini üyelerimize teslim etmeyi planlıyoruz. Bu proje ilçemizin ticari gelişimine büyük bir ivme kazandıracak."

BUÜ’den OYAK Renault’a iş birliği ziyareti Haber

BUÜ’den OYAK Renault’a iş birliği ziyareti

Firmanın üretim tesislerinin de gezildiği ziyarette BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz’a, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Zekeriyya Arı ve Prof. Dr. Cafer Çiftci, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Rıza Yıldız, Otomotiv Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Sevilgen, Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, Genel Sekreter Mehmet Aydemir ile akademisyenler eşlik etti. Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesinden biri olarak kentin en köklü eğitim kurumu olma sorumluluğunu taşıdıklarını belirten Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, mezunların Oyak-Renault gibi dünya çapında bir markada yüksek oranda istihdam edilmesinin, verilen nitelikli eğitimin bir yansıması olduğunu ifade etti. Bu tablonun memnuniyet verici olduğunu ancak hedeflerinin bu çıtayı daha da yukarı taşımak olduğunu kaydeden Rektör Yılmaz; dijitalleşen dünyada öğrenme süreçlerinin ve üniversite yapılarının kabuk değiştirdiğine dikkat çekti. Sanayi sektöründeki hızlı dönüşüme paralel olarak akademide de çevik ve dinamik bir araştırma ekosistemi inşa etmeye odaklandıklarını vurgulayan Yılmaz, Renault ile yürütülecek potansiyel projelerin bu akademik vizyonu fiili başarılara dönüştüreceğini belirtti. Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet ise Bursa ekosistemiyle kurdukları güçlü bağın en stratejik halkalarından birinin üniversiteler olduğunu dile getirdi. Fabrikanın 55 yılı aşkın süredir Bursa’da faaliyet gösterdiğini hatırlatan Jaillet, beyaz yakalı çalışan profilinin yaklaşık yüzde 20’sinin BUÜ mezunlarından oluşmasının iki kurum arasındaki bağın ne kadar somut ve köklü olduğunu kanıtladığını ifade etti. Mevcut staj ve lisansüstü araştırma programlarının kritik önemine değinen Jaillet, otomotiv sektörünün içinden geçtiği teknolojik dönüşüm sürecinde küresel rekabet gücünü korumak adına akademik bilgi birikimi ile endüstriyel tecrübenin ortak bir paydada buluşmasının artık bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Ziyaret, iki kurum arasında otomotivin geleceğine yön verecek Ar-Ge projelerinin ve akademik iş birliği modellerinin detaylandırılmasıyla sona erdi.

Rektör Yılmaz, başarılı akademisyenlerle bir araya gelmeye devam ediyor Haber

Rektör Yılmaz, başarılı akademisyenlerle bir araya gelmeye devam ediyor

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) destekleriyle düzenlenen etkinlikte; Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Prof. Dr. Zekeriyya Arı, Prof. Dr. Cafer Çiftci, Genel Sekreter Mehmet Aydemir ve Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca, akademisyenlerle bir araya gelerek başarılarından dolayı her birini tebrik etti. Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, akademisyenlerin üniversiteye sağladığı yayın ve proje katkılarından duyduğu memnuniyeti dile getirerek başladığı konuşmasında, katılımcı sayısının her geçen gün artmasının kendileri için en büyük motivasyon kaynağı olduğunu belirtti. Daha önce küçük gruplarla yapılan etkileşimli toplantıların artık büyük organizasyonlara dönüşmesinin sevindirici bir tablo olduğunu vurgulayan Yılmaz; Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) kaynaklarının artık çok daha etkin kullanıldığını ve nitelikli bilimsel çıktılara dönüştüğünü ifade etti. Rektörlük katında yeni açılan Proje Ofisi ile akademisyenlere tam destek verdiklerini hatırlatan Yılmaz, hedeflerinin bu artış trendini sürdürerek etkileşimi en üst seviyede tutmak olduğunu sözlerine ekledi. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu ise BUÜ’nün "Araştırma Üniversitesi" olma yolunda attığı adımların meyvelerini vermeye başladığını rakamlarla ortaya koydu. Özellikle 2025 yılı BAP verilerine dikkat çeken Kırıştıoğlu; 458 bilimsel çıktının yarısına yakınının çeyreklik dilimlerde yer almasının ve 76 adet Q1 düzeyinde yayına ulaşılmasının tarihi bir başarı olduğunu vurguladı. Kırıştıoğlu, bu başarının üniversiteyi çok daha farklı ve saygın bir noktaya taşıyacağına olan inancını paylaştı. Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca da geçen yıl başlatılan bu etkinliğin 2026 yılındaki ikinci buluşmasını gerçekleştirdiklerini belirterek, temel amaçlarının akademisyenlerin emeğini görünür kılmak olduğunu ifade etti. Q1 yayın sahipleri, dış kaynaklı proje yürütücüleri ve patent/tasarım tescili alan isimleri kapsayan bu buluşmaların, hem sosyal hem de bilimsel bir motivasyon ortamı sunduğunu dile getirdi. 2026 yılı itibarıyla Scopus üzerinden yapılan değerlendirmelerle Q1 yayın sayılarının ikiye katlandığını ve her ay yeni rekorlar kırıldığını vurgulayan Karaca, bu başarı tablosunun genişleyerek devam edeceğini ifade etti. Program, başarılı akademisyenlere belgelerinin takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

BTÜ Danışma Kurulu Toplantısı'nda şehir ve üniversite iş birliği masaya yatırıldı Haber

BTÜ Danışma Kurulu Toplantısı'nda şehir ve üniversite iş birliği masaya yatırıldı

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), şehir ve sektörle gerçekleştirdiği iş birliklerini sürdürmeye devam ediyor. Daha önce "ortak akıl" ilkesiyle pek çok alanda önemli girişimlere öncülük eden BTÜ; kamu, sektör ve STK temsilcilerinin ve mezun öğrencilerin katılımıyla Danışma Kurulu Toplantısı'nın bir yenisini daha düzenledi. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon'da gerçekleşen toplantıya, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen ile üniversitenin iç ve dış paydaşları katıldı. BTÜ'nün eğitim modeli, akademik projeleri, hedefleri, kamu ve sektör paydaşları ile yürütülen çalışmaların değerlendirildiği, Bursa için yeni projelerin masaya yatırıldığı toplantı, Rektör Naci Çağlar'ın sunumuyla başladı. Rektör Naci Çağlar, "BTÜ olarak genç, dinamik ve iddialı bir üniversite olarak yolumuza devam ediyoruz. Temel yaklaşımımızdan biri, şehirle ve toplumla bütünleşen bir üniversite olmak. Bu nedenle bugün burada sizlerle bir arada bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz" dedi. "Hedefimiz dünyanın her yerinden görünür olmak" "Biz dünyanın her yerinden görünür olan bir üniversite olmayı hedefliyoruz ve bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diyen Rektör Çağlar, "Şehirleri ve üniversiteleri birbirinden ayrı düşünmek mümkün değil. Üniversiteler bulundukları şehirler için önemli bir değerdir. Bu noktada sizlerin görüşleri de bizim için çok kıymetli. Şehrin üniversite ile daha güçlü bir şekilde bütünleşmesi konusunda sizlerin önerilerini duymak isteriz. Burası sizin üniversiteniz" diye konuştu "Projelerde büyük ivme yakaladık, gururluyuz" BTÜ hakkında katılımcılara bilgilendirmede bulunan Rektör Çağlar, üniversitenin, öğrenciyi merkeze alan, araştırma ve geliştirme odaklı, sanayiyi güçlendiren sanayiden güç alan, şehir ve toplumla bütünleşen, uluslararası bilinirliği ve görünürlüğü yüksek bir üniversite olma hedefiyle yoluna devam ettiğini vurguladı. BTÜ'nün genç, dinamik ve yenilikçi bir üniversite olduğunu dile getiren Rektör Çağlar, "Son yıllarda özellikle Ar-Ge, uluslararası projeler ve patentler konusunda önemli bir ivme yakaladık. Üniversite olarak bilimsel projeler ve Ar-Ge'ye odaklanan, bu alanda önemli bir gelişme yakalayarak iddiasını ortaya koymuş bir kurum olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tüm bu çalışmaların sonucunda, hazırlanan Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi'nde sıralamasını en çok yükselten ikinci üniversite olduk. Bu bizim için önemli bir motivasyon kaynağı" diye konuştu.

Koyunlara suni tohumlama geliyor Haber

Koyunlara suni tohumlama geliyor

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araşırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç, 1935 yılında faaliyetlerine başlayan enstitünün TAGEM'e bağlı olarak Ar-Ge çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Merinos ve Bandırma koyunu üzerinde çalışmalarının sürdüğünü anlatan Kılınç, teknolojik ve bilimsel gelişmelerdeki yenilikleri ıslah programına dahi ederek daha iyi sonuç almaya çalıştıklarını kaydetti. Ayrıca Kıvırcık, Gökçeada ve Sakız koyunlarının genetik kaynaklarını koruduklarını hem de hem de verim özelliklerinin yıldan yıla iyileştirildiğini dile getiren Kılınç, hassas bir şekilde 7/24 görevde olduklarını aktardı. Kılınç, enstitüde ortalama 4 bin anaç koyun bulunduğunu belirterek, her zaman hedeflerinin 1,56-1,57 ikizlik oranını yakalamak olduğunu ancak bu yıl bu oranın daha fazla olacağını söyledi. Sahada et verimi yüksek koyun üretimi artacak Enstitünün yıllardır suni tohumlama çalışmalarını hassasiyetle sürdürdüğünü vurgulayan Kılınç, şöyle konuştu: "Bunun temellerinin atlıldığı yerlerden birisi. Şimdilerde küçükbaş hayvanlarda suni tohumlama üzerinde çalışıyoruz. Bakanlık desteğiyle yürütülen TAGEM projesi kapsamında sahip olduğumuz koçlardan alınan sparmalarla halk elinde ıslah sürülerinde ve bunu yapabilecek üreticilerimizin damızlık koyunlarında suni tohumlama yapacağız. Bizde sahip olunan kan ve verim özelliklerinin hızla sahaya aktarılmasını hedefliyoruz. Bu konuda çalışmalar sürüyor kısa sürede hayata geçireceğiz". Bu uygulamanın üretim anlamında küçükbaşta ivme oluşturacağını belirten Kılınç, "Sahip olduğumuz koç sayısı belli. Bu şekilde suni tohumalama ile daha fazla sayıya hitap edebileceğiz, sahada et verimi yüksek küçükbaşların üretimine katkı sağlayabileceğiz. Kan değerlerinin daha çok üreticiye ulaşmasını istiyoruz" dedi.

Şişecam Bulgaristan Üretim  Tesisindeki Kaplamalı Cam Hattı Yatırımını Tamamladı Haber

Şişecam Bulgaristan Üretim Tesisindeki Kaplamalı Cam Hattı Yatırımını Tamamladı

Cam ve kimyasallar sektörlerinin global oyuncusu Şişecam, Bulgaristan’daki düz cam tesisinde mevcut kaplamalı cam hattına ek olarak ikinci bir kaplamalı cam hattını devreye aldı. Toplam 20 milyon Euro’luk yatırımla kurulan yeni hat, Şişecam’ın Avrupa mimari cam pazarına yönelik katma değerli ürün kapasitesini ve rekabet gücünü önemli ölçüde artıracak. Temperlenebilir, ileri performanslı ve enerji verimliliği odaklı ürünlerin üretimine imkân sağlayacak olan hat, Şişecam’a ürün çeşitliliği, operasyonel esneklik ve Ar-Ge çalışmalarında daha geniş bir hareket alanı sunacak. Yeni hat yatırımı ile kazanılan ilave kapasite sayesinde Şişecam; yüksek ışık geçirgenliği ile maksimum ısı yalıtımı sağlayan yüksek teknolojili kaplamalı camlar, kuş dostu cam ve otomotiv sektörüne yönelik ısıtılabilir atermik camlar gibi katma değerli çözümlerini Avrupa pazarına daha yüksek hacimlerle sunmayı hedefliyor. Şirket bu yatırımla sürdürülebilir ve yüksek performanslı cam talebine yanıt verirken, uluslararası satışlarının toplam satışları içindeki payını da güçlendirmiş olacak. Şişecam Genel Müdürü Can Yücel devreye alınan bu yatırıma dair şunları söyledi: “Bulgaristan’daki düz cam tesisimizde yıllık 6 milyon metrekare kapasiteli kaplamalı yeni cam hattımızı devreye aldık. Rekabet avantajımızı gelişmiş operasyonel verimlilik ve genişletilmiş ürün yelpazesiyle güçlendirecek olan bu yatırım, portföyümüz içinde katma değerli ürünlerin oranını artırarak müşterilerimize daha fazla değer sunmamızı sağlayacak. Şişecam olarak stratejik önceliklerimiz kapsamında; verimlilik, maliyet disiplini, nakit yaratma kapasitesi ve bilanço dayanıklılığımızı güçlendiren bir büyüme yaklaşımını benimsiyoruz. Daha önce kamuoyu ile paylaştığımız üzere kaplamalı cam alanında devam eden iki yatırımımız daha bulunuyor. Tarsus düz cam tesisimizde bu yıl devreye alacağımız yıllık 7 milyon metrekare kapasiteli kaplamalı cam hattı ve Kuzey İtalya’daki tesisimizde devreye alma hazırlığında olduğumuz yıllık 6,5 milyon metrekare kapasiteli yeni hattımız hayata geçtiğinde, Şişecam’ın dünya genelindeki kaplamalı cam hatlarının sayısı yediye ulaşacak. Toplam kaplamalı cam kapasitemiz ise 48,1 milyon metrekareye çıkacak. Bu ölçek, artan kaplamalı cam talebine daha dengeli ve verimli bir üretim yapısıyla yanıt vermemizi sağlarken, katma değerli ürün portföyümüzü ve nakit yaratma kapasitemizi de destekleyecek. Yeni hattımız ileri teknolojisi ve yüksek otomasyon seviyesi sayesinde operasyonel karlılığımıza katkı sağlayacak.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.