SON DAKİKA
Hava Durumu

#Anadolu

YENİŞEHİR YÖREM - Anadolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anadolu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Siyahların ardında açan pembe şeftali çiçekleri Haber

Siyahların ardında açan pembe şeftali çiçekleri

Geçen yılın temmuz ayında Bursa'nın Gürsu ve Kestel ilçeleri arasında yükselen alevler, sadece ormanları değil, yürekleri de dağlamıştı. Rüzgarın amansız ıslığıyla beslenen yangın, binlerce dekar yeşil alanı siyaha boyarken, Karahıdır Mahallesi'ne kadar dayanmış, yerleşim yerlerini tehdit eder hale gelmişti. O günlerden geriye, dağların bağrında açılan devasa, kapkara yaralar kaldı. Bugün Gürsu ve Kestel yamaçlarında gezinirken, siyahlaşmış kozalaklar, kömürleşmiş ağaç dalları ve griye çalan çıplak toprak, o kabus dolu günlerin dilsiz tanıkları gibi duruyor. Rüzgar estikçe, yanan ağaçların hüzünlü iniltisi duyuluyor ve geçen yazın ağlatan günlerini hatırlatıyor. Yükseltilerin arasında, binlerce dekar griye çalan alanın ortasında göz kamaştırıcı bir manzara, bir umut isyanı yükseliyor. Yangının pençesinden sahiplerinin bakımları sayesinden kurtulan, dağların kuytusunda saklı 50 dönümlük şeftali bahçeleri, baharın gelişiyle pembe çiçeklere durdu ve büyüleyici bir görsel şölen sundu. Siyah ve pembenin epik savaşı Doğanın kucağında, siyah ile pembenin epik bir savaşı yaşanıyor adeta. Bir yanda ölümün, yok oluşun ve karanlığın simgesi simsiyah, çıplak yamaçlar; diğer yanda ise yaşamın, yeniden doğuşun ve umudun habercisi, narin ama dirençli pembe şeftali çiçekleri. Bu manzara, sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda derin bir tefekkür vesilesi. Karamsarlığa, umutsuzluğa kapılan yüreklere, en zifiri karanlığın bile arkasında bir ışık, bir yaşam pırıltısı olduğunu fısıldıyor. Umut çiçekleri Anadolu'nun ruhu Bu pembe çiçekler, sadece bir doğa olayı değil, aynı zamanda Anadolu'nun, Türk milletinin dirençli ruhunun da bir yansıması olabilir mi? Yüzyıllardır nice badireler, nice savaşlar, nice doğal afetler atlatmış bu topraklarda, umut hiçbir zaman sönmedi. Her yıkımın ardından yeniden inşa edildi ve her kışın ardından yeniden bahar getirildi. Karahıdır'daki şeftali bahçesi, bize bu kadim gerçeği bir kez daha hatırlatıyor. Siyah ile pembenin destansı savaşı, aslında ölüm ile yaşamın, umutsuzluk ile umudun savaşı. Ve bu savaşta zafer, her zaman yaşamın ve umudun oluyor. Gürsu ve Kestel'in siyah yamaçlarında açan pembe şeftali çiçekleri, sadece Bursa'ya değil, tüm Türkiye'ye umut aşılıyor. Bize, en zor anlarda bile umudu kaybetmemeyi, yeniden doğuşa inanmayı öğretiyor. Siyahların arasında inatla açan, doğayı renklendiren ve yeni bir başlangıcı simgeleyen bu pembe çiçekler, karanlığa sıkılmış bir kurşun, umutsuzluğa atılmış bir tokat gibi görenleri etkiliyor, duygulandırıyor. Çiftçi bu yıldan umutlu Karahıdır Mahallesi çiftçilerinden olan ve yanmayan şeftali bahçesinin sahibi Ali Kiraz, geçen yıl yaşanan yangını halen unutamadığını belirterek, "Dağın arkasında başlayan yangın dağ, tepeleri aşarak bizim köye doğru geldi. Mahalleli olarak büyük mücadele verdik ama rüzgara ve alevlere karşı daha fazla savaşamadık. Bahçemizin etrafında birkaç ağaç yandı ama biz alevler gelince terk ettik burayı, yanar dedim ve bahçeyi ağlayarak bırakıp gittim" dedi. Kiraz, 15 yaşındaki 25 dönümlük bahçelerinin yangından yara almadan kurtulduğunu ifade ederek, "Şu anda yüzde 80 açtı çiçekler. Bahçemiz pembeye büründü. Şeftali ağaçları siyaha karşı umutla açtıysa biz de umutluyuz gelecekten. Alın teriyle iş yaptığımızın göstergesi, Allah bize yardım ediyor rızkımızı veriyor. Soğuk ve don yapmazsa hava iyi verim alırız inşallah" diye konuştu. Komşuları Hamdi Ülgen'in de bahçesinin yangından aynı şekilde kurtulduğunu anlatan Kiraz, onların bahçesinin de çiçekle renklendiğini kaydetti.

Yıldırım'da Kuruluş ve Fetih Sempozyumu başladı Haber

Yıldırım'da Kuruluş ve Fetih Sempozyumu başladı

Yıldırım Belediyesi’nin, Bursa’nın fethinin 700. Yılı nedeniyle; Türk Tarih Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi ve Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle düzenlediği ‘Osmanlı’nın Kuruluşu ve Bursa’nın Fethi’ sempozyumu 16 farklı üniversiteden 36 bilim insanın katılımıyla başladı. Barış Manço Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve 2 gün sürecek olan sempozyuma ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra; Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen, Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Muzaffer Şeker, Bursa Vali Vekili Hulusi Doğan, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Uludağ Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cafer Çiftçi, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Mudanya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Barış Hasan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kamil Özer, Vakıflar Bölge Müdürü Haluk Yıldız, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, meclis üyeleri, akademisyenler, gazeteciler, öğrenciler, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Düzenleme kurulu başkanlığını Prof. Dr. Feridun M. Emecen’in yaptığı sempozyumda 2 gün boyunca; Osmanlı Beyliği’nin kuruluşu, teşkilatlanma çalışmaları, kuruluş ve fatih sürecinde Anadolu’daki genel durum, fetih dönemi mimari eserler, Bursa’nın fethi, Bursa’da şehirleşme, dönemin sosyal ve dini yaşamı gibi konular ele alınacak. Osmanlı dibacesi Bursa Sempozyumun açılış konuşmasını yapan ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; şehirleri anlamak için o şehirleri kuran ruhu, kültürü ve medeniyeti de anlamak gerektiğini vurguladı. Bursa’nın kutlu ve müstesna bir kent olduğunu belirten Başkan Yılmaz; "Osmanlı’nın ‘Dibacesi’ olarak anılan bu müstesna kent, koca bir medeniyetin inşa edildiği ilk büyük merkezdir. Bursa’nın fethi, kutlu bir zaferin ötesinde bir çağın kapısının aralanmasıdır. Bir topraktan ziyade bir gönlün kazanılmasıdır. Fetihle birlikte Bursa; Osmanlı’nın ilk başkenti olmasının yanı sıra, ilmin, ticaretin, sanatın ve şehirleşmenin de öncüsü olmuştur. İlk Osmanlı parası burada basılmış, ilk hastane burada açılmış, ilk çini burada hayat bulmuş ve bu kadim şehir; vakıf medeniyetinin en güzel örnekleriyle donatılmıştır. Altı padişahın ve yirmi şehzadenin ebedi istirahatgahı olan Bursa, aynı zamanda bir ruhun taşıyıcısıdır. O ruh; adalettir, o ruh; merhamettir, o ruh; ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıdır" ifadelerini kullandı. Ecdat gönülleri kazandı Yıldırım’ın tarihi, kültürel ve sosyal açıdan Bursa’nın kalbinde yer aldığına dikkat çeken Başkan Oktay Yılmaz; "Yıldırım, medeniyet tasavvurumuzun en önemli merkezlerinden biridir. Yıldırım Bayezid Han’ın adıyla anılan bu güzel topraklar; külliyeleriyle, darüşşifalarıyla, ilim yuvalarıyla önemli bir medeniyet modelidir. Ecdadımız Bursa’yı fethederken sadece surları aşmadı; gönülleri de kazandı. Çünkü onlar için fetih; almak değil ihya etmekti. Hükmetmek değil, adaletle yaşatmaktı. Bugün bizlere düşen görev ise bu büyük mirası yalnızca anmak değil; anlamak, yaşatmak ve yarınlara taşımaktır. Çünkü biliyoruz ki; mazisiyle bağı zayıf olanın istikbali de zayıf olur. Köklerinden kopan bir şehir, ruhunu kaybeder. Tarihini bilen milletler yönünü kaybetmez, şehrinin ruhunu koruyanlar kimliğini yitirmez, medeniyetine sahip çıkanlar istikbalini başkalarına teslim etmez. Bizler, şehrimizin ve ülkemizin tarihine sahip çıkmayı bir görev değil, bir vefa borcu olarak görüyoruz. Bursa’nın emanetini taşımayı ise bir sorumluluk değil, bir şeref olarak kabul ediyoruz. Temennimiz odur ki; bu sempozyum, fetih ruhunu yeniden idrak etmemize vesile olsun ve geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü oluştursun" diye konuştu.

BUÜ’de akredite olan programlara teşekkür belgesi Haber

BUÜ’de akredite olan programlara teşekkür belgesi

Rektörlük A Salonunda gerçekleşen programda açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftci, kalite ve standardizasyon kavramlarının Anadolu topraklarındaki tarihi kökenlerine dikkat çekti. 1502 tarihli Bursa İktisat Kanunnamesi’ni örnek gösteren Çiftci, Türk standartlarının ve müşteri memnuniyeti esaslı yönetim anlayışının bu coğrafyada 500 yılı aşkın bir geçmişi olduğunu hatırlattı. Günümüzde Batı kaynaklı modellerle uygulanan bu kültürün aslında özümüzde var olduğunu belirten Çiftci, üniversite yönetimi olarak akreditasyon süreçlerine her türlü mali ve idari desteği sürdüreceklerini vurgulayarak emek veren tüm personele teşekkür etti. "Üniversitemiz kalite bilincini pekiştirdi" Akreditasyon Kurul Başkanı Prof. Dr. Ercan Şimşek ise üniversitenin kalite bilincini artık tamamen pekiştirdiğini ifade etti. Akreditasyonun sürdürülebilir olması gereken bir yolculuk olduğunu belirten Şimşek, ilk dönemlerdeki zorlukların geride kaldığını ve artık sürecin çok daha profesyonel ve hızlı ilerlediğini dile getirdi. Şimşek, bu başarının arkasındaki en büyük gücün üst yönetimin kararlılığı ve hocaların özverili çalışmaları olduğunu sözlerine ekledi. "Hedef, 2026 sonunda 24 akredite program" MEYOK Koordinatörü Prof. Dr. Çağatan Taşkın da ulaşılan somut başarılar hakkında bilgi verdi. 2024-2025 yılları itibarıyla 12’si tam, 2’si şartlı olmak üzere toplam 14 programın akredite edildiğini duyuran Taşkın, 2026 yılı sonuna kadar bu sayıyı 24’e çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Taşkın, bu sürecin sadece bir belge almaktan ibaret olmadığını, aynı zamanda üniversite bünyesinde geniş bir mentör kadrosu yetiştirerek kurumsal bir kalite kültürü oluşturduklarını vurguladı. Törene; Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Cafer Çiftci ve Prof. Dr. Zekeriyya Arı, Akreditasyon Kurul Başkanı Prof. Dr. Ercan Şimşek, MEYOK Koordinatörü Prof. Dr. Çağatan Taşkın ile çok sayıda akademisyen katıldı.

İznik'te erken Hristiyanlık dönemine ait benzersiz 'Çoban İsa' figürü ortaya çıkarıldı Haber

İznik'te erken Hristiyanlık dönemine ait benzersiz 'Çoban İsa' figürü ortaya çıkarıldı

Kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle İznik Müzesi Müdürü Tolga Koparal başkanlığında, Dokuz Eylül Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aygün Ekin Meriç'in bilimsel koordinatörlüğünde ve Dr. Gülşen Kutbay'ın da yer aldığı uzman ekip tarafından sürdürülüyor. M.S. 2.-5. yüzyıllar arasında hem varlıklı aileler hem de halkın alt tabakası tarafından kullanıldığı değerlendirilen Hisardere Nekropolü'nde, İznik'e özgü "terracota plaka çatılı oda mezarların" yanı sıra farklı mezar tipleri bulunuyor. 2025 yılı kazı sezonunda açığa çıkarılan hipogee mezar ise özellikle freskleriyle dikkat çekti. Güney duvarı büyük ölçüde tahrip olan mezarın doğu, batı ve kuzey duvarları ile tavanı neredeyse tamamen sağlam kaldı. Bu duvarlarda yer alan insan figürleri, bölgedeki diğer örneklerden ayrılıyor. Mezarın kuzey duvarına bitişik klinein pişmiş toprak kare levhalarla kaplı olduğu, ölülerin bu levhaların üzerine yatırıldığı belirlendi. Klinein ardındaki kuzey duvarında ise nadir görülen 'Çoban İsa' figürü dikkat çekti. Mezar içerisinde doğrudan tarihlendirmeye yarayacak bir buluntuya rastlanmadı. Ancak yapının mimari özelliklerinin aynı alandaki diğer örneklerle benzerlik göstermesi nedeniyle mezarın MS 3. yüzyıla ait olduğu değerlendiriliyor. Eser, Erken Hristiyanlık döneminde Anadolu'daki en dikkat çekici örneklerden biri olarak öne çıkarken, Hisardere Nekropolü'nde tespit edilen ilk Hazreti İsa tasviri olma özelliğini de taşıyor.

Anadolu’nun tüm renkleri Bursa’nın bağrında yaşıyor Haber

Anadolu’nun tüm renkleri Bursa’nın bağrında yaşıyor

Bursa Kastamonu Dernekleri Federasyonu tarafından bu yıl 10’uncusu yapılan Kastamonu Günleri, resmi törenle açıldı. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapılan törene Bursa Kastamonu Dernekleri Federasyonu Başkanı İsmail Tiftik, AK Parti Bursa Milletvekillerinden Refik Özen, Emine Yavuz Gözgeç, Ahmet Kılıç, Mustafa Yavuz, Osman Mesten, MHP Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin,Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Fethi Yıldız, Kastamonu Belediye Başkanı Rahmi Galip Vidinlioğlu katılım gösterdi. Kastamonu’ya ait yöresel ürünler ve geleneksel sanat eserleri vatandaşlar tarafından ilgi ile takip edildi. Etkinlik 15 Ekim Pazar gününe kadar misafirlerine kapılarını açacak. “BURSA’YA KATMA DEĞER SAĞLIYORUZ” Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Bursa Kastamonu Dernekleri Federasyonu Başkanı İsmail Tiftik, “Dile kolay 10 yıl geçti. Eğer pandemi ve deprem olmasaydı bu yıl 13’üncüsünü gerçekleştirecektik. Bu başarı her iki ile aittir. Bizim mottomuz ‘İki şehir, tek yürek’. Amacımız iki şehir arasında barış ve kardeşlik köprüsü kurmak. Geçen yılki konuşmamda ‘mutluluğun resmi nedir deseler karşımdaki tablodur’ demiştim. Bugün benim için en mutlu gün. İl tanıtımını neden yapıyorsunuz diyorlar, turizmden bahsediyorlar. Turizm konaklamalı olmazsa sabah otobüs gelir, şehir turu atıp akşam döner. Turizm konaklamalı olmalı. Sizlerden ricam lütfen teyit ediniz, Bursa’daki otellerin tamamı dolu. En lüksünden, alt sınıfına kadar boş oda yok. Kafelerimiz, taksicilerimiz, lokantalarımız, turistik yerlerimiz için bir katma değer sağlıyoruz. Devlet büyüklerimiz bunu göz ardı etmediler ki bugün burada bizi yalnız bırakmadılar. Bunun daha da büyüyerek devam etmesi lazım. Bizler göreve geldiğimizde 3 ana hedef belirlemiştik. Birincisi federasyon kurmak, ikincisi Bursa’da Kastamonu Konağı’nı yapmak, üçüncüsü de Kastamonu Günleri’ni yapmak. 3 hedefimizin 3’üne de ulaşmış ve aşmış durumdayız” şeklinde konuştu. “KÖKLERİMİZDEN KOPMADAN YENİ DÜNYA DÜZENİNE AYAK UYDURMALIYIZ” Birlik ve beraberliğin önemini vurgulayan eski devlet bakanı Murat Başesgioğlu, "Dünya yeni bir düzene doğru girdi. Kişi, aile, toplum olarak bu yeni dünya düzenine kendimizi ayarlamak durumundayız. Buna ilişkin mekanizmaları geliştirmek durumundayız. Bunun içinde bizi millet yapan hiçbir değerden ödün vermeden, köklerimizden kopmadan, dünyanın yeni evrensel ve teknolojik dizaynını iyi okumak ve bunu kendi hayatımıza adapte etmek durumundayız. Bu dünyada ancak böyle var olabiliriz. Bunun için kimseyi dışarıda bırakmadan bu ülkenin 86 milyon aziz evlatları ile birlikte bu kutlu hedefe ve kızıl elmaya yürümek inşallah hepimizin misyonu olur” dedi. “TÜM ETKİNLİKLERDE YER ALMA GAYRETİ İÇERİSİNDE OLACAĞIZ” Kastamonu’nun tanıtımı için yapılan etkinliklere destek olmak istediklerini belirten Kastamonu Vali Yardımcısı Aydın Ergün, “Kastamonu Valiliği olarak biz bu etkinlikleri çok önemsiyoruz ve bu etkinlerin sürekli olarak desteklenip ve yanında olma arzusu içerisindeyiz. Valimiz kendisi bu etkinliğe katılmak için hazırlık yapıyordu ama son anda annesinin rahatsızlığı ve ameliyata alınması sebebi ile katılamadı. Selam, saygı ve hürmetlerini gönderdi. Bu etkinliğin 10 yıldır sürmesinde büyük katkıları olan dernek başkanı İsmail Tiftik beyefendiye teşekkür ediyorum. Bundan sonraki etkinliklerde de onunla beraber Kastamonu dışında yapılan her yerdeki etkinliklerde yer alma gayreti içerisinde olacağımızı ifade ediyorum” diye konuştu. BURSALILARI KASTAMONU’YA DAVET ETTİ Bursalıların misafirperverliğinden dolayı duyduğu mutluluğu belirten AK Parti Kastamonu Milletvekili Fatma Serap Ekmekci, “Kastamonuluların Bursa’da yaşam kurmasına yardımcı olan kıymetli Bursalılara gösterdiği misafirperverlikten dolayı teşekkür ediyorum. Bizleri Bursa’da çok güzel ağırladınız. Bende sizlere başka bir davette bulunmak istiyorum. 10 Aralık’ta ilk kadın mitinginin 104. Yılında yapılacak kutlamalarda sizleri Kastamonu’da ağırlamak istiyoruz. Cumhuriyetin 100. yılında, Türkiye yüzyılının anlamı ve önemine yakışır bir şekilde tüm kesimlerin işbirliği ve istişaresi içinde Kastamonu’da buluşmayı hedefliyoruz. Muhteşem bir tören yapmak istiyoruz. İnşallah sizleri de orada ağırlamak isteriz” dedi. “ANADOLU’NUN TÜM RENKLERİ BURSA’NIN BAĞRINDA YAŞIYOR” Bursa’nın Anadolu’daki birçok şehre ev sahipliği yaptığını ifade eden AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, "Bugün 10. Bursa Kastamonu Günleri’ni hep beraber gerçekleştiriyoruz. Stant açan esnaflarımız var, yöresel ürünleri tanıtan kardeşlerimiz var. Geleneksel sanatları tanıtan kardeşlerimiz burada, ayrıca esnaflarımıza ve sanatçılarımıza Bursa’ya hoş geldiniz diyorum. Bursa Anadolu’nun dört bir yanına ev sahipliği yapmış bir şehir. Anadolu’nun tüm renkleri Bursa’nın bağrında yaşıyor. Sadece Anadolu değil, Kafkaslardan, Balkanlardan gelen gelenler burada. Anadolu’nun tüm renklerini Bursa’da beraber yaşatıyoruz. Bu açıdan bu tanıtım günlerini ayrıca önemsiyoruz” dedi.

Anadolu buluşmaları kapılarını açtı Haber

Anadolu buluşmaları kapılarını açtı

9 Ekim tarihlerine kadar Osmangazi Çarşamba Pazarı alanında düzenlenecek Anadolu buluşmalarında 120 stant da, 32 il hem yöresini hem de damak tadını tanıtacak. Bursa'daki il derneklerinin bir araya gelmesiyle kurulan Bursa İl Dernekleri Federasyonu (BİLDEF), Anadolu buluşmalarının 6'ncısını düzenliyor. 5-9 Ekim 2023 tarihleri arasında düzenlenecek etkinlikte kurulacak olan 120 stant da, 32 il hem yöresini hem de damak tadını tanıtma fırsatı bulacak. Anadolu'nun tarihi, turistik dokusu, kültür ve turizm değerleri, el sanatları, yöresel lezzetleri, müzik ve folklorunun bir araya geleceği 'BİLDEF 6. Bursa Anadolu Turizm ve Tanıtım Günleri'nde Anadolu'nun bir çok değeri Bursa'ya taşındı. BİLDEF Genel Başkanı Ramazan Alp, “Bizim BİLDEF olarak gönlümüzden geçen etkinlik, Balkanlardan, Kafkaslardan ve Anadolu'nun hepsinin katılacağı bir festival havasında günler yapalım. Fuar havasında olsun istiyoruz. Tarım, gıda, tekstil fuarları var. İllerimizin kültürlerini de tanıtmak istiyoruz. Yerel yönetimlerimizden bu konuda yardım istiyoruz. Çoğu iller kendi başına tanıtım günleri yapıyor. Ancak biz bunu bütününü kapsayacak bir hafta sürece festival havasında fuar yapmak istiyoruz” dedi. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin. Bütün sivil toplum kuruluşlarımızın gayesi, geldikleri coğrafyadaki değerlerle bu kente bir değer daha katmaktır. Şehrin kalkınmasında daha fazla etkin rol almasını sağlamaya çalışmaktadır. BİLDEF de yaptığı bu çalışmalarla Bursa'ya değer katmaktadır” şeklinde konuştu. Bursa Kent Konseyi Başkanı Şevket Orhan, “Bursa'da kimsenin kimseye ‘hoş geldin' deme lüksü yoktur. Kimi Balkanlardan, kimi Kafkaslardan, kimi ise Anadolu'nun çeşitli illerinden gelmiş Bursa'yı oluşturmuş. Oluşan Bursa'da birliği beraberliği ve gelişimini sağlam herkesin görevidir. Herkes doğru yerin kültürünü elbet yaşayacaktır. Bu kültürleri buraya getirmeye gayret gösteren BİLDEF'e teşekkür ediyorum” diye konuştu. Bu yıl tasarruf genelgesi ve 11 ili vuran deprem sebebiyle illerin valilikleri, belediyeleri ile kültür ve turizm müdürlüklerini davet edilmedi. Etkinlikte sadece yöresel ürünler, el sanatları, gastronomi, müzik ve folklor ekipleri yer aldı. Ayrıca, Atlantis sirki, sıra gecesi, folklor gösterileri ve sürpriz sanatçılar halkla buluşacak. Anadolu Günleri'nin açılışına İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, İYİ Parti Yozgat Milletvekili Lütfullah Kayalar ve CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.