SON DAKİKA
Hava Durumu

#Akıllı Ilaçlar

YENİŞEHİR YÖREM - Akıllı Ilaçlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akıllı Ilaçlar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kanserde kişiselleştirilmiş tedavi dönemi Haber

Kanserde kişiselleştirilmiş tedavi dönemi

Kanserin temelinde DNA’da meydana gelen mutasyonların yer aldığını belirten Medicana Bursa Hastanesi Genetik Hastalıkları Değerlendirme Merkezi’nden Prof. Dr. Sezgin, bu değişimlerin iki ana grupta incelendiğini ifade ederek, "Kalıtsal (germline) mutasyonlar anne veya babadan geçerek bireyin tüm hücrelerinde bulunur ve nesilden nesile aktarılabilir. Somatik mutasyonlar ise yaşam boyunca çevresel faktörler veya yaşlanma sonucu oluşur ve yalnızca belirli dokularda görülür" dedi. "Her hastanın kanseri farklıdır" Kanserin artık tek tip bir hastalık olarak değerlendirilmediğini belirten Sezgin, "Her kanser hastası moleküler düzeyde kendine özgü bir profile sahiptir. Bu nedenle tedavi yaklaşımı da kişiye özel olmalıdır" dedi. Genetik testler teşhis ve tedavide yol gösteriyor Tümörden alınan örneklerle yapılan genetik analizlerin, hastalığın nedenini ortaya koyduğunu ifade eden Sezgin, şu bilgileri paylaştı: "Genetik testler sayesinde kanserin moleküler alt tipi belirlenir, erken evrede risk tespiti yapılabilir ve özellikle bazı kan hastalıklarında tanı netleştirilebilir. Ayrıca kişiye özel tarama programları oluşturmak da mümkün hale gelir." Aile öyküsü kritik önemde Kanserlerin yaklaşık yüzde 5 ila 10’unun kalıtsal olduğunu hatırlatan Sezgin, aile öyküsünün önemine dikkat çekerek, "Ailede kanser öyküsü bulunan bireylerde genetik testler, hastalık ortaya çıkmadan riskin belirlenmesini sağlar. Bu sayede erken tarama ve önleyici tedbirler planlanabilir. Aynı zamanda diğer aile bireylerinin de değerlendirilmesine imkan tanır" ifadelerini kullandı. Kişiselleştirilmiş tedavi dönemi Modern onkolojide artık standart tedavi yaklaşımlarının yerini kişiselleştirilmiş tıbbın aldığını belirten Sezgin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Günümüzde birçok kanser türünde, belirli genetik mutasyonları hedef alan akıllı ilaçlar kullanılmaktadır. Genetik testler, hangi hastanın hangi tedaviden fayda göreceğini gösteren bir yol haritası sunar. Böylece gereksiz kemoterapilerden kaçınılabilir, en etkili tedaviye hızlıca başlanabilir." Genetik analizlerin, hastalığın agresifliğini, metastaz riskini ve tedaviye yanıtı öngörmede kritik rol oynadığını vurgulayan Sezgin, hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapi seçiminde de bu testlerin belirleyici olduğunu sözlerine ekledi. Prof. Dr. Sezgin, kanserle mücadelede genetik biliminin sunduğu imkanların her geçen gün geliştiğini belirterek, "Artık hastalığı değil, hastayı tedavi ediyoruz" dedi.

Kanser tedavisinde beslenmenizi güçlendirin Haber

Kanser tedavisinde beslenmenizi güçlendirin

Kanser tedavisi gören bir kişinin yediği gıdalara dikkat etmesi gerektiğini belirten uzmanlar, bu hastaların tedavi ve hastalığın etkilerinden dolayı kilo vermeye meyilli olduğunu söyledi. Günümüzde kanserli hastaların tedavi ve psikolojik durumunun hastalığın sürecini etkilediğinin iyi bilinmekte olduğunu belirten uzmanlar, beslenmeden egzersize kadar birçok etkenin de sürece katkı sağladığını söyledi. İlk olarak kanser hastasının beslenmesine özen göstermesi gerektiğini belirten Medicana Bursa Hastanesi Tıbbı Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nilüfer Avcı, özellikle doymuş yağlar ve çok kalorili beslenmenin hem obeziteye hem de birçok kanser tipine sebep olduğunu söyledi. Tekli doymamış yağların kanser ile ilişkisinin daha az olduğunu ifade eden Avcı, bu grup yağların ise zeytinyağı, avakado, fıstık, balık, cevizde bulunduğunu söyledi. Avcı, "Yapılan araştırmalarda çok fazla et tüketen insanlarda kolon, prostat ve mide kanseri riskinin arttığı gösterilmiştir. Etin özellikle mangalda veya kaynatılarak çok yüksek ısıda kimyasal işlemlere maruz bırakılması kanser riskini artırır. Ancak kanser tedavisi sırasında et sağlıklı pişirilerek belirli ölçülerde tüketilebilir. Tümüyle kısıtlanması söz konusu değildir. Şeker alımı ile kanser riskinin arttığına dair direkt bir ilişki gösterilmemiş olsa da çok şekerli ve tatlandırıcı kullanılmış gıdaların tüketilmesi kilo artışına sebep olur.Kilo alımı da kanseri tetikleyebilir’’ dedi. Vitamin ilaçlarına dikkat Sebze ve meyve tüketimi ile mide ve bağırsak kanseri riskinin azaldığının gösterildiğini belirten Avcı, "Kanserli hastalarda da günde 2-3 porsiyon sebze ve 1-2 porsiyon meyve önerilmektedir. Hangi sebze ve meyvenin daha fazla koruyucu olduğu bilinmediği için tüm sebze ve meyvelerin tüketilmesi öneriliyor. Orta derecede bir fizik aktivite halsizlik, kas kuvveti, kalp-damar sağlığı ve hastanın ruhsal durumunu iyileştirir. Yaşam kalitesi iyileşir. Hastanın durumu ve hastalığın evresi ile ilişkili olarak kanser tedavisi sırasında da doktorun önereceği ölçüde fiziksel aktivite önerilir. Doktor, önermediği sürece hasta vitamin ilaçları kullanmamalıdır. Gereksiz vitamin kullanımı zararlı olabilir. Önerilen kaliteli beslenmektir. Kemoterapi sırasında immun sistemi zayıftır. Bu sebeple kanser hastalarının enfeksiyona yakalanmaması için temizliği çok önemlidir" diye konuştu. Tedavide kullanılan ilaçlara değinen Avcı, "Aslında kemoterapi derken tek bir ilaçtan bahsetmiyoruz. Kemoterapide ilk olarak sitotoksikler dediğimiz bir grup ilaç kullanılmıştır. Bu sitotoksiklerde kendi arasında etki mekanizmalarına göre gruplandırılır. Dolayısıyla her bir ilacın etki mekanizması kadar yan etkisi de farklıdır. Bu yan etkiler hastanın vücut direnci ile ilişkili olarak farklı şiddet derecelerinde görülür. Sitotoksik ilaçlar, hızlı çoğalma ve bölünme yeteneğine sahip kanser hücrelerini etkiler. Ancak tedavi sırasında hızlı bölünme yeteneğine sahip normal hücreler de etkilenebilir. Yani saç dökülmesi, kansızlık, ağızda yara, bulantı, ishal ve kabızlık gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bazı kemoterapi ilaçları kalp, böbrek, akciğer ve sinir sisteminde de yan etki oluşturabilir’’ şeklinde konuştu. Artık akıllı ilaçlar var Kanser hücrelerinin normal hücrelerden farklı özelliklere sahip olduğunu ifade eden Avcı, "Sadece kanser hücrelerinde bulunan bu özellikleri tanıyan ve kanser hücresini yok etmeye yönelik ilaçlara akıllı ilaç (hedefe yönelik) denir. Akıllı ilaçlarda etki mekanizma ve moleküler yapılarına göre ayrılırlar. Bu ilaçlar ile tedavideki amaç normal hücrelere zarar vermeksizin daha fazla kanser hücresini öldürmektir. Günümüzde modern tıptaki gelişmeler ile birlikte kanser hücresinin biyolojik özelliklerini tespit edebiliyoruz. Bu özelliklere göre de hedefe yönelik ilaçları daha fazla kullanıyoruz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.