SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ak Parti

YENİŞEHİR YÖREM - Ak Parti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ak Parti haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa Milletvekili Mesten’e hem destek hem tehdit Haber

Bursa Milletvekili Mesten’e hem destek hem tehdit

AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, sosyal medya üzerinden 'Önce zihnimizi, dimağımızı, dilimizi necasetten taharet ile temizleyelim' başlığı yaptığı paylaşım dikkat çekti. Paylaşımında Mesten şu cümlelere yer verdi; "Can dost, çocuk değil, köpek/it. Hayvansever değil köpeksever/mizantrop. Mama değil hayvan yemi/yal. Hayvan hakları değil hayvanları koruma. Mama lobisi değil köpekçi terörü. Türkiye, köpekçi terörüne teslim olmayacak!" Milletvekili Mesten tarafından yapılan bu açıklamanın ardından birçok kişi hem tehdit, hem de tebrik yorumları yaptı. Bunun üzerine bir açıklamada bulunan Mesten, "Bilindiği gibi uzun süredir ülkemiz, milletimiz başıboş sokak köpekleriyle uğraşmakta, başı dertte. Bununla ilgili yaklaşık iki yıl önce sokakta hiçbir köpek kalmaması amacıyla bir kanun çıkarıldı. Meclisimiz tarafından ve yönetmelik yayınlanmak suretiyle belediyelere ve ilgili devlet kurumlarına yetki ve görev verilmek suretiyle sokakta hiçbir başıboş köpek kalmaması hedefi konulmuş idi. Ancak bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki sokakta başıboş köpekler halen devam ediyor. Köpek tabiatı gereği çoğaldıkça çeteleşiyor. Kendisinde daha zayıf gördüğü özellikle çocuklara, yaşlılara, kadınlara saldırıyor. Onun doğası, köpeğe söyleyecek bir sözümüz yok. En son dört gün önce malumunuz Van’da Hamza evladımızı söylemeye dilimiz varmıyor. Parçalamayı geçtik, açıkça çocuğu yemiş köpekler. Kalan parçalarını aile derleyip toparlayıp bir sandukanın içerisine koymak zorunda kaldı. Bu manzara tek değil. Bu gidişle tek de olmayacak, devam da edecek. Nitekim iki gün önce de yine bir amcamıza saldırdı. Allah’tan ölüm vakası olmadı. Şöyle bir göz gezdirdiğimizde her yıl yaklaşık 100 kişi bu sokak başıboş köpekleri yüzünden hayatını kaybediyor. Gerek sebep oldukları trafik kazaları gerek doğrudan saldırmaları sebebiyle, kuduzdan, kazalardan ve diğer şartlardan dolayı pek çok evladımızı da kaybettik. İşte Mahra hadisesini hatırlayacaksınız, çok ses getirmişti. Ve zaten o olay üzerine bu kanun çıkartıldı. Yine Tunahan evladımız var. Saymaya kalksak yüzlerce sayacağız. Bunun dışında köpekler aşı, hijyen, ilaç ve diğer konulardan da mahrum oldukları için hakikaten sokaklarda, çarşılarda, caddelerde mikrop saçıyorlar, mikrop yuvaları" dedi. "Milletimiz bu durumdan rahatsız" Köpekler sebebiyle insanların rahat hareket edemediğini belirten Mesten, "Parkları işgal ediyorlar. Çocuklarımız parklara gidemiyor. Milletimiz bundan kurtulmak istiyor. Ancak ne yazık ki hayvanseverlik adı altında bu işten rant devşiren bir kesim olduğunu ne yazık ki görüyoruz. Milletimiz buna çok ciddi bir tepki gösteriyor. Halkın arasına indiğimizde, köyde, mahallede, çarşıda, bizzat kendi yaşadıklarımıza da buna ilave edersek çekilmez bir boyuta geldi. Ancak bu benim paylaşımımda da bahsettiğim mama lobisi değil, köpekçi terörü lobisi. Çok etkili olduğu için insanları da maalesef korkutmaktadırlar. Zehirli, necis dilleriyle, çocukları savunan, sokaklarda çocuklarımızın, insanımızın güvenliğini savunan insanlara, devlet yöneticilerine, belediyelere saldırmakta, hakaret etmekte, beddualar etmektedirler. Ben de bir baba olarak, bir milletvekili olarak, milletimizden yetki almış, milletimizin sesini duyurmakla görevli olan bir vatandaş olarak buna kayıtsız kalamazdım" dedi. "Milli güvenliğimizi ilgilendiren, Türk aile yapısını da hedef alan büyük bir terör organizasyonu" Yaptığı paylaşımla birçok şeyi açıklamaya çalıştığını belirten Mesten, "Öncelikle kavram konusuna temas etmek istedim. Çünkü bu öyle bir lobi ki dilimizdeki, dimağımızdaki kavramlarla oynadılar. Çocukla köpeği eşitlediler. Köpek annesi olunabileceğini savundular. Ancak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gayet isabetle mücadele ediyor, güzel açıklamalarda bulundu. Köpeğin insan evladı yerine konulamayacağını, bunun Türk aile sistemine dinamit koymak olduğunu ifade etti. Biz de bu görüşteyiz. Bu mesele sadece başıboş köpek hadisesi değildir. Milli güvenliğimizi ilgilendiren, dışarıdan bir takım projelerle Türk aile yapısını da hedef alan büyük bir terör organizasyonudur diye haykırmak istiyorum. Ben bu duygu ve düşüncelerle böyle bir paylaşımı yaptım. Milletimize tercüman oldum. Tebrik telefonları, mesajları ve yorumları aldım. Tabi o itçi lobisi de boş durmuyor. Hakaretler, beddualar, tehditler bini bir para. Olsun, artık milletimiz uyanmıştır. Milletimiz gerçeğin farkındadır" diye konuştu. AK Parti olarak nasıl kanunu çıkarttılarsa, aynı şekilde uygulanmasının da takibini milletin beklediğini belirten Mesten, "Bu çerçevede ben özellikle AK Partili belediye başkanlarımıza buradan seslenmek istiyorum. Lütfen kanunun emredici hükümlerini uygulayın. Biz gönül belediyeciliği dedik. Biz milletin gönlünü almak durumundayız, köpeklerin değil. Milletin refahını artırmak durumundayız, köpeklerin değil. Lütfen ama lütfen belediye başkanlarımıza, ilgili devlet kurumlarımıza, ilgili sorumlu kişilere buradan seslenmek istiyorum. Lütfen ‘can dost’ edebiyatını bırakın. Hakaret değil, bunun tabii adı köpektir. Lugattaki asıl Türkçe ismi ‘it’tir. Bugün o lobi, köpeğe ‘it’ diyeni bile hakaret kabul ediyor. Artık köpeği tamamen kişileştirmiş, gerçekten kendi evlatları haline getirmişlerdir" şeklinde konuştu. "Hayvan düşmanlığı değil, düzen talebi" Kendi iç dünyalarına kimsenin karışamayacağını belirten Mesten, "Sözümüz, sahiplenip ona gönlünce bakan, onunla oynayan, onu seven insanlara değildir. Bu millet köpek düşmanı değil. Herkesin, her köylünün, Türk milletinin ta tarihten bugüne köpek düşmanı olmadı, hayvan düşmanı zaten olmadı ki. Biz de değiliz, ben de değilim. Ben de bir köy çocuğuyum. İhtiyaç varsa evde, avluda, bahçede, başka yerlerde çoban köpeği olarak tabii ki kullanılabilir. Ya da seversin, evinde de besleyebilirsin. Ama garibanın evinin önünde yüzlerce köpeği beslemek akıl işi değildir. AK Parti, 3-5 meczubun peşinden gidecek bir parti değildir. Köpekçi terörünün peşinden gidecek parti de değildir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, kanun çıktığı zamanki grup toplantılarındaki konuşmalarını net bir şekilde tekrar hatırlatmak istiyorum. Sokakta bir tek köpek kalmayana kadar mücadelemiz sürecek. Ben de milletin tercümanı olarak gerek Meclis’te gerek devlet kurumları nezdinde bu sözümü söylemeye devam edeceğim" dedi. Geniş kapsamda meseleyi ele aldığını belirten Mesten, "Tabii adı köpektir, ‘it’tir. ‘Can dost’ değildir, ‘patili dost’ değildir. Nasıl bir inekten, kuzudan, koyundan ya da başka bir hayvandan bahsederken ‘dostumuz’, ‘yavrumuz’, ‘evladımız’ demiyorsak, buna bu ismi vermiyorsak, köpeğe de köpek ismi vermek ne hakarettir ne de ona olumsuz yaklaşmaktır. Bunun yanında ‘mama’ tabiri gerçekten çok ilginçtir. Üzerinde oturulup araştırmalar yapılması gereken bir meseledir. Bize bilinçaltımızda köpeğin yiyeceğinin ‘mama’ olduğunu ezberleterek bebeğin yiyeceğinin mama olmasıyla eşitlemektedirler. Köpek ve bebek eşittir algısını bu millete yutturmak istemektedirler. Onun için mama değil, ‘yal’ diyoruz. Köpek yemi diyoruz. Hayvansever değil, köpeksever diyoruz. Sadece köpek seviyorlar nedense. Sadece köpek, başkaları yok. Arada garnitür olarak kediyi de katıyorlar ama gerçekte asıl dertleri köpek. Yüz binlerce kişi her yıl kuduz aşısı oluyor Türkiye’de. Yaklaşık 500 bin kişi kuduz şüphesiyle, büyük bölümü köpek ısırma vakalarıyla hastanelere başvuruyor. Dört doz üzerinden hesaplarsak, kuduz aşısı tek doz olmuyor biliyorsunuz, yaklaşık yıllık 2 milyon doz kuduz aşısı yapılmaktadır. Bu millet kuduz aşısı olmak zorunda değildir. Bu millet hastanelerinde, okullarında, okul önlerinde vahşi köpek sürüleriyle muhatap olmak zorunda değildir" diye konuştu.

Büyükşehir'in başkanvekili 61 oyla Şahin Biba oldu Haber

Büyükşehir'in başkanvekili 61 oyla Şahin Biba oldu

Bursa Büyükşehir Belediyesi'ndeki olağanüstü meclis toplantısı Huzurpark'taki Belediye Meclis Salonu'nda yapıldı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarından tutuklanması ve geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığınca görevden uzaklaştırılmasının ardından, belediye meclisi, yeni başkan vekilini seçmek için belediye binasındaki meclis salonunda toplandı. Meclis Başkanvekili Oktay Yılmaz, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 45. maddesi hükümleri doğrultusunda, b fıkrası hükümleri gereğince belediye başkan vekilinin seçileceğini kaydetti. Toplantıda, başkan vekili seçimi için CHP Grubu aday çıkarmazken, AK Parti ve MHP Grubu ise AK Parti Grup Sözcüsü Şahin Biba'yı aday gösterdi. Ardından adaylar için gizli oylamaya geçildi. İlk oylamada Biba 61 oy aldı. İlk tur oylamasında gereken üçte iki çoğunluğu sağlanamaması nedeniyle ikinci tura geçildi. İkinci turda da üçte iki çoğunluğun sağlanamaması nedeniyle seçimde üçüncü tur yapıldı. Salt çoğunluğun arandığı üçüncü turda 61 oy alan Şahin Biba, Belediye Başkan Vekili seçildi. "Bursa'nın iradesi sadece bir söylemden değil meclisteki temsil dağılımından da okunur" 61 oyla Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin Başkan Vekili seçilen Şahin Biba seçim sonrası yaptığı konuşmada Bursa'nın iradesinin sadece bir söylemden ibaret olmadığını meclisteki temsil dağılımından da bu iradenin okunduğunu belirterek "hukuk içinde işleyen bu demokratik sürece ve milletin meclise yansıyan tercihine saygı duymaya davet ediyorum" dedi. "Herkesi hukuk içinde işleyen bu demokratik sürece ve milletin meclise yansıyan tercihine saygı duymaya davet ediyorum" Seçim sürecinde şahsına gösterilen güven destek ve teveccüh için başta Cumhur İttifakı olmak üzere destek veren tüm meclis üyelerine teşekkür eden Biba yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Demokrasi milletimizin temsil vasıtasıdır. Büyükşehir belediye meclis üyeleri de bu temsilin şehirler özelindeki en önemli temsil makamıdır. Büyükşehir belediye meclis üyeleri Bursalıların temsilcisidir. İşte bugün meclisimizin aldığı bu kararda milletin iradesinin tecellisidir. Millet iradesine saygı sandıkla oluşan meclis çoğunluğuna da saygı duymayı gerektirir. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde üye dağılımı bellidir. Çoğunluk Cumhur İttifakı'ndadır Bursa'nın iradesi sadece bir söylemden değil meclisteki temsil dağılımında da okunur. Herkesi hukuk içinde işleyen bu demokratik sürece ve milletin meclise yansıyan tercihine saygı duymaya davet ediyorum. Bursa sıradan bir şehir değildir. Bursa tarih demektir. Medeniyet demektir. Emanet demektir. Bursa ecdadın bize bıraktığı kutlu miras gelecek nesillere taşımakla yükümlü olduğunuz büyük bir değerdir. Bu sebeple bugün burada kurulacak her cümle alınacak her karar ve atılacak her adım yalnızca bu günü değil yarını da inşa edecektir. Değerli arkadaşlarım hepimiz biliyoruz ki makamlar gelip geçicidir. Asıl olan bulunduğumuz görevlerde şehrimize ne kattığımız, insanımıza nasıl dokunduğunuz ve ardımızda nasıl bir hizmet izi bıraktığımızdır. Bizim anlayışımız da görev unvan değil sorumluluktur. Yetki ayrıcalık değil millete hizmet vesilesidir. İşte bu bilinçle hiçbir bahaneye sığmadan hiçbir mazeretin arkasına saklanmadan tüm enerjimizi ve gayretimizi Bursa'ya hizmete ayıracağız. Çünkü bizim siyaset anlayışımızın merkezinde mazeret değil hizmet, polemik değil eser üretmek vardır. Bizim tek gündemimiz Bursa olacaktır. Tek önceliğimiz Bursalı hemşerilerimizin huzuru refah ve memnuniyeti olacaktır. Gerçek belediyecilik anlayışıyla 17 ilçemizin tamamında hiçbir ayrım yapmadan hiçbir kesimi dışarıda bırakmadan hizmetlerimizin kesintisiz şekilde sürmesi için hep birlikte çalışacağız. Nerede bir ihtiyaç varsa orada olacağız. Nerede çözüm bekleyen bir mesele varsa ona eğileceğiz. Nerede bir gönül varsa ona dokunmanın gayreti içinde olacağız. Hepinize teşekkür ediyorum. Sevgi ve saygıyla selamlıyorum." Konuşmanın ardından guruptaki meclis üyeleri de Biba'yı tebrik ettiler.

Ak Parti Bursa İl Başkanı Gürkan'dan CHP Lideri Özgür Özel'e sert tepki Haber

Ak Parti Bursa İl Başkanı Gürkan'dan CHP Lideri Özgür Özel'e sert tepki

Başkan Davut Gürkan, yazılı açıklamasında Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in Bursa’da yaptığı açıklamalar üzerine kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına aşağıdaki açıklamanın yapılması zaruri hale gelmiştir" diyerek şunları söyledi: "Gerçekleri algıyla gizleyemez, yanlışlarınızı manipülasyonla örtemezsiniz. AK Parti belediyeciliği döneminde planlanan, büyük ölçüde tamamlanan ve Bursa’ya kazandırılan projelerin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından sanki kendi dönemlerinde yapılmış gibi toplu açılış törenine dönüştürülmesi; siyasi ahlakla ve kamu vicdanıyla bağdaşmamaktadır. Aman başkaları sahiplenmesin" diyerek kürsü kuranların, dün tam da bunu yapıyor olması ibretlik bir çelişkidir. Başta Çınarcık Barajı Arıtma Tesisi, Gemlik Atatepe Sosyal Tesisi, Mudanya sahil düzenlemesi, Kestel Gençlik Merkezi, Büyükorhan İtfaiye Binası, Gemlik Termal Tesisi, Çalı Yolu ve yapılan barajlar olmak üzere; AK Parti döneminde tamamlanma aşamasına gelmiş ya da fiilen hizmete alınmış eserler üzerinden siyasi şov üretmeye çalışmak, Bursa halkının hafızasını ve ferasetini küçümsemektir. Keşke Çınarcık Barajı’ndan hiç bahsetmeseydiniz. Yapımını başlattığımız ve çoktan bitmiş olması gereken arıtma tesisini küçümseyip süreci devam ettirmediğiniz için, Çınarcık Barajı’nda 200 günlük su bulunmasına rağmen beceriksizliğiniz yüzünden Bursa ilk kez susuz kalmıştır. Sadece bu ayıp bile size yeter" CHP'nin hiç bir yeni proje ortaya koymadan belediye ve iştiraklerini borç sarmalıra sürüklediğini öne süren Davut Gürkan, "Şehri yönetmekte aciz kalan bir anlayışın; AK Parti’nin eserlerini sahiplenip üzerlerine yeni tabela asarak bunları başarı hikâyesi gibi sunması, ya Sayın Özgür Özel’in kendi ekibi tarafından yanlış bilgilendirildiğini ya da Bursalı hemşehrilerimizi bilinçli şekilde yanıltmaya dönük organize bir algı çalışması yürütüldüğünü göstermektedir. Bursa, siyasi şovların değil gerçek belediyeciliğin şehridir. Bursa, emek hırsızlığının ne olduğunu Özgür Özel ile bir kez daha görmüştür. Bursa, yapılan hizmeti de o hizmetin gerçek sahibini de unutmaz. Ayrıca çok iyi bilinmelidir ki; AK Parti’nin kapısı bugüne kadar menfaat şebekesi liderlerine ve mensuplarına değil, yalnızca devletine ve milletine hizmet etmek isteyen idealist siyasetçilere açık olmuştur. Vizyona, emeğe ve alın terine saygı duymayan; gerçeği eğip bükerek mağduriyet üretmeye çalışan; kurdukları yolsuzluk düzenine yönelik adli süreçleri yalan ve çarpıtılmış bilgilerle gölgelemeye kalkışan siyasi fırsatçılara ne Bursa ne de aziz milletimiz asla itibar etmez. Kendi uydurdukları büyük yalanlara hemşehrilerimizin de inanmasını bekliyorlar. Üzüntü veren hususlardan biri de, her yanlış işlerinde olduğu gibi Bursa’da da Atatürk’ün ismini istismar ederek söze başlamalarıdır" şeklinde konuştu. "Bozbey'i Ak Parti'ye CHP'Liler yamamaya çalıştı" Bozbey'in aile vakfı Nilvak'ın Bursa'nın başına bela olduğunu iddia eden Davut Gürkan, "En başından beri CHP’lilerin dahi televizyon programlarında eleştirdiği, "Aile Vakfı" dedikleri NİLVAK’ın Bursa’nın başına nasıl bela olduğunu herkes görmüştür. Ancak maalesef Özgür Özel hâlâ bunu görememiştir. Asla gerçekle bağdaşmayan, CHP’li belediye başkanının AK Parti’ye davet edildiği iddiasını ortaya atanların kimler olduğunu da açıklamalarını bekliyoruz. Açıklayamıyorsanız, en hafif ifadeyle müfterisiniz. CHP Genel Başkanı’nın, aslında başından beri birlikte çalışmak istemediği Mustafa Bozbey’i bugün AK Parti’ye yamamaya çalıştığını herkes görmektedir. Başka partiye geçeceği söylentisini kendisi çıkarıp CHP’den ayrılma şantajıyla Özel’e istediğini yaptırmaya çalışan CHP’li belediye başkanının, en başından itibaren Özgür Özel’i dikkate almayıp eş-dost kayırmacılığıyla akrabalarını, arkadaşlarını ve CHP milletvekili eşlerini belediyeye işe aldığı; oluşan menfaat düzeninin de soruşturma sürecinde kamuoyu tarafından açıkça görüldüğü ortadadır. Attığınız iftiralar ve söylediğiniz yalanlar size yeter. Gerçek şu ki, Bursa’yı 2 yılda ne hale getirdiğinize herkes şahittir. Neredeyse Türkiye’deki tüm CHP’li belediyelerde görülen anlayışın aynısının Bursa’da da sergilenmesi, Bursa halkına yapılmış büyük bir ihanettir." ifadelerini kullandı

İmeceyle Dirilen Okul: Danaçalı Köyü’ne Çok Amaçlı Hizmet Binası Haber

İmeceyle Dirilen Okul: Danaçalı Köyü’ne Çok Amaçlı Hizmet Binası

Köy halkının yoğun emeği ve katkılarının yanı sıra Büyükorhan Belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi destekleriyle hayata geçirilen dönüşüm projesi kapsamında bina; aynı anda kadın ve erkeklerin birlikte yemek yiyebileceği geniş bir yemekhane, mescid, muhtar odası,misafirhane ve yöresel kıyafetler ile eski ev eşyalarının sergilendiği nostalji odasıyla donatıldı. Böylece köyde hem sosyal hem de kültürel faaliyetlerin yapılabileceği önemli bir alan kazandırılmış oldu. Yaklaşık 1,5 milyon TL maliyetle tamamlanan proje, köylerde atıl durumda bulunan yapıların yeniden değerlendirilmesi adına örnek bir model olarak öne çıktı. Bir zamanlar köylülerin bağışladığı araziler üzerine inşa edilen okul binasının yeniden köy halkına hizmet edecek hale getirilmesi, duygusal anların da yaşanmasına vesile oldu. Bayramın ikinci günü gerçekleştirilen açılış programına bölgenin önde gelen isimleri katıldı. Açılışa; Büyükorhan Belediye Başkanı Kamil Turhan, CHP Büyükorhan İlçe Başkanı Ömer Günhan, CHP Bursa İl Başkan Yardımcısı Ekrem Şen, Bursa Büyükşehir Belediyesi Dağ Bölgesi Koordinatörü Ersin Yaşar, geçmiş dönem Büyükorhan Belediye Başkanı Ahmet Korkmaz, AK Parti İl Disiplin Kurulu Üyesi İdris Kaydul, AK Parti İl Yöneticisi Cevat Koç, AK Parti Büyükorhan Belediye Meclis Üyesi İsmail Yıldırım, Anahtar Parti İl Yöneticisi Resul Kaplan, AK Parti Büyükorhan İlçe Başkanı Ömer Arı ve KAĞANDER Başkanı Mustafa Bay iştirak etti. Katkılarından Büyükorhan Belediye Başkanı Kamil Turhan’a Dernek başkanı Bekir Öztürk ve Mahalle Muhtarı Selahattin Yürüten tarafından plaket takdim edildi. Açılışta konuşan Dernek Başkanı Bekir Öztürk, projenin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Amacımız; köyümüzde eksikliği hissedilen sosyal alanları kazandırmak, kadınlarımızın da aktif şekilde kullanabileceği bir ortam oluşturmak ve kültürel değerlerimizi yaşatacak bir merkez oluşturmaktı. Çok şükür bunu köylülerimizin ve kurumlarımızın desteğiyle başardık.” Yoğun göç, taşımalı eğitim sistemi ve kırsalda azalan sosyal alanlar nedeniyle işlevini yitiren köy yapılarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yapılan programda, Danaçalı Köyü’nde hayata geçirilen bu projenin diğer köylere de örnek olması temenni edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.