SON DAKİKA
Hava Durumu

#Adalet

YENİŞEHİR YÖREM - Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Başkan Yılmaz gençlere fethi anlattı Haber

Başkan Yılmaz gençlere fethi anlattı

Yıldırım Belediyesi, Bursa’nın fethinin 700. Yılı etkinlikleri kapsamında gençleri tarihi ve kültürel yolculuğa çıkarıyor. Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü tarafından düzenlenen proje ile lise öğrencileri, Osmanlının Söğüt’ten Bursa’ya uzanan yolculuğunun izlerini sürüyor. Osmanlı’nın kurulduğu Söğüt’tte Ertuğrul Gazi Türbesi’nde başlayan yolculuk kapsamında öğrenciler, Kayıların Söğüt’e yerleşmesi, dönemin siyasi ve kültürel faaliyetleri hakkında bilgilendiriliyor. Programın ikinici durağı Osmanlı Devleti’nin manevi kurucularından olarak kabul edilen Şeyh Edebali’nin Türbesi’nde ise Osmanlı'nın kuruluşundaki manevi etkiler anlatılıyor. Yine Yenişehir’de Osmanlı’nın ilk şehirleşme faaliyetleri ve devletleşme noktasında atılan adımlar öğrencilere anlatılıyor. Koyunhisar’da Osmanlıların rüştünü ispatladığı ve bir nevi Bursa'nın fethine giden ilk adımlardan birisi olarak değerlendirilen Koyunhisar Savaşı ve dönemin siyasi olayları gençlerle paylaşılıyor. Gençlerin tarih yolculuğu Kestel Kalesi ziyaretinin ardından Osmanlı Askeri mimarisinin ilk örneklerinden olan ve Bursa’daki ilk eserlerinden birisi olan Balabanbey Kalesi’nde son buluyor. Balabanbey Kalesi’nde Liseli öğrencileri karşılayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, onlara Bursa'nın fetih sürecini anlattı. Bursa’nın alınmasının salt bir kale fethi olmadığının altını çizen Başkan Yılmaz, "Ecdadımız, Bursa'yı bir Bizans kalesi olarak görmemiş, bir medeniyet beşiği olarak tasavvur etmiştir. İşte bundan dolayı Osman Gazi Bursa ile ilgili rüyalar kurmuş, bu kutlu şehrinin fethini evlatlarına adeta vasiyet etmiştir. Osmanlılar Bursanın alınmasını askeri bir fetih olarak görmemiş. Uzun ve sabırlı bir kuşatma ve akabindeki sulh ile Bursa'yı alarak şehrin tahrip olmasının, insanların zarar görmemesinin önüne geçmiştir. Bu fethin manevi boyutunu maddi boyutundan daha önemli gören ecdadımız, bir taraftan dervişler, alperenler, gönül erlerini buraya getirirken, diğer taraftan da camiler, medreseler, hanlar, hamamlar, çarşılar inşa ederek kısa sürede Bursa’ya bir Türk İslam şehri hüvviyeti kazandırmıştır. İşte kutlu şehir Bursa’nın mayası bu süreçte atılmıştır" dedi. Osmanlı'nın Bursa’da temellerini attığı medeniyet ve hoşgörü ikliminin asırlar boyunca dünyaya adalet ve nizam taşıdığını aktaran Yıldırım Belediye başkanı Oktay Yılmaz, "Bu gün bile hala Osmanlının adaleti, sağaldığı barış ortamı hasret ve özlemle yad ediliyor. Biz de Yıldırım Belediyesi olarak gençlerimizin bu köklerle güçlü bağlar kurmasını istiyoruz. Bu proje ile evlatlarımızı, ecdadımızın iz sürdüğü topraklarda tarih ile buluşturuyoruz. Amacımız; geçmişini bilen, kültürüne sahip çıkan ve geleceğe daha bilinçli yürüyen bir nesil yetiştirmek. Gençlerimizin bu yolculukta edindiği her bilgi ve her duygu, yarınlarımızın en güçlü teminatı olacaktır" ifadelerini kullandı.

Yenişehirli emekliler Bursa mitinginde Haber

Yenişehirli emekliler Bursa mitinginde

Tüm Emeklilerin Sendikası’nın yurdun 7 kentinde eş zamanlı düzenlediği “Sefalete Boyun Eğmiyoruz” mitinglerinden biri Bursa’da gerçekleştirildi. Mitinge, Tüm Emeklilerin Sendikası Yenişehir Şube Başkanı Kamettin Baştürk ve Şube Başkan Yardımcısı Erkan Erdem öncülüğünde yoğun katılım sağlandı. Baştürk, emeklilerin artık dayanma sınırını aştığını belirterek, “Yıllarca bu ülkeye emek vermiş insanların bugün yoksullukla sınanması kabul edilemez. Bu sadece ekonomik değil, aynı zamanda bir adalet sorunudur. Emekliler hak ettikleri yaşam koşulları için artık daha güçlü ses çıkaracaktır” dedi. Miting sonrası değerlendirmede bulunan Erkan Erdem, emeklilerin yaşadığı ekonomik kaybın artık gizlenemez boyutlara ulaştığını söyledi. DİSK-AR’ın TÜİK verilerine dayandırdığı analize göre, yılın ilk üç ayında en düşük emekli aylığı 2 bin 8 lira değer kaybetti. Bu tabloyu “sessiz ama derin bir yoksullaşma” olarak tanımlayan Erdem, şunları kaydetti: “Artık kayıp rakamlardan ibaret değil, doğrudan yaşamın içinden hissediliyor. Resmi veriler bile bu erimeyi ortaya koyuyor ancak sahadaki gerçek çok daha ağır. Pazarda, markette yaşanan fiyat artışları emeklinin alım gücünü neredeyse yok etmiş durumda. Mutfaktaki enflasyon, açıklanan rakamların çok ötesinde.” Erdem, geçim şartlarının her geçen gün ağırlaştığını vurgulayarak, “Emekliler artık sessiz değil. Eşit, özgür ve insanca bir yaşam talebiyle meydanlarda. Görülmeyen ama büyüyen bir öfke var ve bu tablo sandıkta karşılık bulacaktır” dedi.

Söylemiş Başak Spor’dan hakem tepkisi: “Adalet istiyoruz” Haber

Söylemiş Başak Spor’dan hakem tepkisi: “Adalet istiyoruz”

Söylemiş Başak Spor Kulübü, son dönemde oynanan müsabakalara ilişkin kamuoyuna yazılı bir açıklama yayımladı. Kulüp yönetimi, özellikle son üç haftada oynanan karşılaşmalarda hakem kararlarının tartışma yarattığını ve bu durumun maçların önüne geçtiğini ifade etti. “Kırmızı kartlar takımın dengesini bozdu” Açıklamada, üst üste oynanan son üç maçta futbolcuların tartışmalı pozisyonlar sonucu kırmızı kartlarla oyun dışında bırakıldığına dikkat çekilerek, bu durumun sadece sahadaki mücadeleyi değil, takımın ritmini ve emeğini de olumsuz etkilediği vurgulandı. “İmtiyaz değil, adalet bekliyoruz” Kulüp yönetimi açıklamasında, ayrıcalık talep etmediklerini belirterek, “Futbolun sahada kazanıldığı, düdüklerin tarafsız çalındığı bir ortam herkes için gereklidir” ifadelerine yer verdi. Açıklamada ayrıca, standart dışı kart uygulamaları ve hakem takdirlerinin maçların kaderini etkilediği görüşü paylaşıldı. “Mücadeleden vazgeçmeyeceğiz” Söylemiş Başak Spor yönetimi, yaşanan olumsuzluklara rağmen mücadeleye devam edeceklerini belirterek, teknik heyet ve oyuncuların sahada kalıp kazanmak adına azimle çalışmayı sürdüreceğini ifade etti. Kurumlara çağrı Açıklamanın sonunda ilgili kurumlara ve hakem heyetlerine çağrıda bulunularak, daha dikkatli, tarafsız ve oyunun doğasına uygun kararlar verilmesi istendi. Kulüp yönetimi, yaşanan sürecin takipçisi olacaklarını ve camianın haklarını her platformda savunacaklarını duyurdu.

Nilüfer’de kadınlar tek ses oldu: “Eşitlik Ses İster Biz Buradayız” Video Galeri

Nilüfer’de kadınlar tek ses oldu: “Eşitlik Ses İster Biz Buradayız”

     Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi iş birliğiyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen yürüyüşte bir araya gelen kadınlar, eşitlik, barış ve adalet taleplerini dile getirdi.      Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde geniş katılımlı bir yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. “Eşitlik Ses İster, Biz Buradayız” sloganıyla Nilüfer Kent Konseyi önünde başlayan yürüyüşte kadınlar, eşitlik ve direniş sloganları eşliğinde Nilüfer Belediyesi Halk Evi önündeki Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun ve Bukle Erman ve meclis üyeleri ile Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de katıldı. Korteje, Nilüfer Kent Konseyi Bisiklet Çalışma Grubu da bisikletleriyle eşlik etti. Medeni kanun vurgusu      Kortejin Cumhuriyet Meydanı’na ulaşmasının ardından, Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir basın açıklamasını okudu. Demir, konuşmasında Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girişinin 100’üncü yılına dikkat çekerek, bu kanunun kadınların yurttaş olarak tanınmasının hukuki temeli olduğunu hatırlattı. Nafaka hakkının sınırlandırılması ve boşanmaların zorlaştırılması gibi gündemlerin kadınları şiddet içeren evliliklere mahkum etme girişimi olduğunu belirten Demir, “Kadınların ekonomik ve hukuki güvencesini çalmaya hazırlanıyorlar, ancak bizler buna geçit vermeyeceğiz” dedi.      Demir, açıklamasında cezasızlık politikaları, artan kadın cinayetleri ve toplumsal travmalara da değindi. Yapılması planlanan hukuki değişikliklerin suçlarda caydırıcılığı ortadan kaldırdığını ifade eden Demir, kadınların ve çocukların güvenliğinin devletin sorumluluğunda olduğunu vurguladı. “Barışın savunucularıyız”      Komşu coğrafyalarda yaşanan çatışmalara da değinen Demir, İran’da hedef alınan kız çocuklarını hatırlatarak, “Savaşların dili erkektir, yükünü ise en çok kadınlar ve çocuklar taşır. Bizler yaşamın ve barışın savunucularıyız” şeklinde konuştu.      Demir açıklamasını, “Kadın cinayetleri politiktir. Haklarımızı pazarlık konusu yaptırmayız. Öfkemiz haklı, mücadelemiz meşru, umudumuz örgütlüdür” sözleriyle noktaladı.      Basın açıklamasının ardından Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran kadınlar, Canan Karademir konseriyle, şarkılara eşlik ederek keyifli dakikalar geçirdi.

Milli kayakçının öldüğü otel yangınında çıkan karara aileden tepki Haber

Milli kayakçının öldüğü otel yangınında çıkan karara aileden tepki

Uludağ'da geçtiğimiz yıl bir otelde çıkan yangında milli kayakçı Berkin Usta ile Türkiye Kayak ve Snowboard Öğretmenleri Derneği Başkanı olan babası Yahya Kemal Usta ve annesi Fikriye Usta hayatını kaybetti. Yangının ardından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporlarında çelişkiler bulunduğu öne sürülürken, oteldeki eksiklikler ve müdahale sürecine ilişkin ihmaller tartışma konusu oldu. Olayla ilgili açılan davada tutuklu sanıklar Cevdet Kadir A. ile Tekin D., 26 Şubat 2026 tarihinde görülen ilk duruşmada yurt dışı çıkış yasağı ve ev hapsi şartıyla tahliye edildi. Kararın ardından hayatını kaybedenlerin yakınları ve avukatları, soruşturmanın eksik yürütüldüğünü savunarak karara tepki gösterdi. Birbiriyle çelişen iki farklı bilirkişi raporu Duruşma sonrası açıklama yapan Avukat İsmail Eray Çokal, dosyada ciddi eksiklikler bulunduğunu ileri sürdü. Soruşturma sürecinin yaklaşık 11 ay sürdüğünü belirten Çokal, dosyada birbiriyle çelişen iki ayrı bilirkişi raporu bulunduğunu söyledi. Raporlardan birinin otel sahiplerini asli kusurlu bulduğunu, diğerinin ise kusur yüklemediğini ifade eden Çokal, kusur atfetmeyen raporun esas alınarak iddianame düzenlendiğini savundu. Duruşmada mağdur vekillerine tanıklara doğrudan soru sorma imkanı tanınmadığını da öne süren Çokal, "Verilecek hiçbir karar ölenleri geri getirmeyecek, sadece Türkiye ucuz ölümler ülkesi olmasın, insanlar gittikleri otellerde tatillerini yaparken dumandan zehirlenip ölmesinler diye emsal bir karar alma derdindeyiz. Bunun mücadelesini veriyoruz. Elimizde de çok fazla bir yetki yok bu mücadele esnasında. Duruşmada basın mensupları mahkeme başkanının kararı ile duruşma salonuna alınmadı. Başsavcılığın bu yönde bir kararı olmamasına, dosyada bir gizlilik kararı olmamasına rağmen basın mensuplarının alınmamasını biz de anlayamadık. Mahkemelerden, hakim ve savcılarımızdan, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulundan, Adalet Bakanlığı ve adalet bakanımızdan destek bekliyoruz. Bu dosya iyi araştırılmadı. Raporlar eksik, dosyadaki tanık beyanlarından ne denli eksik bir soruşturma aşaması yürütüldüğünü zaten net bir şekilde anlayabiliyoruz. Çok uzun uzadıya anlatmak, teknik detaylara girmek istemiyorum fakat hukuk tekniği açısından pek çok hata var dosya içerisinde" dedi. Duruşma çıkışında Yahya Kemal Usta'nın kız kardeşlerinin yanına gelip, çözüm arayan gözlerle baktıklarını belirten Çokal, "Çok üzgünüz, çok üzülüyoruz. Ölen aile bizim de yakınlarımızdı, aile dostlarımızdı. Onları kaybetmiş olmanın verdiği acı bir tarafa, hukukçu olarak onların hatıralarına binaen bir şey yapamıyor olmak ayrı bir acı veriyor. Ailelerine de bir cevap veremiyoruz. Duruşmanın çıkışında vefat eden Yahya Kemal Usta'nın iki kız kardeşi yanıma geldi, ‘Bizim yeğenimiz, gelinimiz ve kardeşimiz vefat etti. Ne yapalım, bizi tutuklasınlar bari. Zaten hayatta yaşayacak bir gücümüz kalmadı' dediler. Verecek bir cevap bulamadım kendilerine. Bütün temennimiz mağdur ailelerin bir nebze olsun vicdanını rahatlatacak bir karar çıkması, suçluların cezalandırılması ve bir daha ülkemizde bu tür yangınların çıkmaması için emsal niteliğinde bir karar alınması yönünde" dedi. Hayatını kaybeden Yahya Kemal Usta'nın yeğeni Uğur Gündüz ise yangın gecesi yaşananlara ilişkin çelişkilere dikkat çekti. Yangını duydukları anda olay yerine gittiklerini belirten Gündüz, bilirkişi raporları arasında ciddi farklılık bulunduğunu savunarak, "Sanki yangına dayım sebep olmuş gibi bir tablo oluşturuluyor. Oysa o saatte orada olmadığı ortada. Yeniden kapsamlı bir bilirkişi incelemesi istiyoruz" ifadelerini kullandı. Usta'nın kız kardeşi Feride Gündüz de duruşmada verilen tahliye kararına tepki göstererek, ifadelerin birbiriyle örtüşmediğini iddia etti. Gündüz, "Üç canımızı kaybettik. Herkes serbest kalıyor, biz ise adalet arıyoruz. Tüm suçların kardeşimin üzerine yıkılmasını kabul edemiyorum" dedi. Avukatlara söz hakkı verilmediğini ve çelişkili ifadelerin yer aldığını belirten Feride Gündüz, "Benim kardeşim şömineyi yakarlarken orada değilmiş, bunu kendileri itiraf etti. Oradaki çalışanlar yakmış. Kardeşim defalarca 'Ateşi söndürdünüz mü?' diye sormuş, 'Evet söndürdük' demişler fakat közler kalmış. Benim burada kardeşimin bir suçu yok. Biz üç canımızı kaybettik fakat otelin ne sahibi ortada ne de bilirkişi raporları tutuyor. Kamera kayıtlarını ortaya çıkarmıyorlar" dedi. Aile üyeleri, tek beklentilerinin adaletin sağlanması ve benzer olayların bir daha yaşanmaması olduğunu dile getirdi. Davanın 22 Nisan tarihinde devam edeceği öğrenildi.

Nilüfer’de çocuk işçiliği ele alındı Haber

Nilüfer’de çocuk işçiliği ele alındı

Nilüfer Kent Konseyi, Mülkiyeliler Birliği Bursa Şubesi ve Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Vakfı iş birliğiyle düzenlenen "MESEM ve Sermaye Kıskacında Çocuklar ve Çocuk İşçiliği" paneli, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Nilüfer Kent Konseyi’nde, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında çalışan çocukların karşılaştığı sorunlar ve çocuk işçiliğinin geldiği boyutun ele alındığı panelin moderatörlüğünü Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın üstlendi. Fişek Enstitüsü’nden Doç. Dr. Emirali Karadoğan ve Dr. Nail Dertli’nin konuşmacı olarak yer aldığı programa, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Mülkiyeliler Birliği Bursa Şubesi Başkanı Naci Damar ve Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Elifhan Köse Çal da katıldı. Panel öncesinde konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Türkiye’de çok sayıda çocuğun çalışmak zorunda kaldığına dikkat çekerek çocukların yerinin iş yerleri değil okullar olduğunu söyledi. Nilüfer Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışının temelinde her çocuğun eşit, onurlu ve güvenli yaşam hakkı bulunduğunu vurgulayan Erman, şunları kaydetti: "Çocukların emeği üzerinden büyüyen hiçbir düzen adil değildir. Nilüfer’de bizler çocukların çalışmak zorunda kalmadığı, özgürce gelişebildiği ve geleceğe umutla bakabildiği bir kent için sorumluluk almaya, ses yükseltmeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Çünkü çocukları korumak yalnızca bir sosyal hizmet politikası değil, aynı zamanda adalet ve demokrasi meselesidir." Panelde konuşan Dr. Nail Dertli, MESEM kapsamında çırak olarak çalışan çocukların eğitimden çok üretim sürecinin parçası haline geldiğini belirterek, çocukların haftada bir gün okula, dört gün iş yerlerine gittiğini söyledi. Çıraklık sisteminin temel amacının meslek öğretmek olduğunu hatırlatan Dertli, uygulamada bunun ana istihdam modeline dönüştüğünü ifade ederek, "Korunması gereken bir grubu piyasanın insafına bırakmış olursunuz" dedi. Dertli ayrıca çocuk işçilerin yaşadığı kazaların çoğu zaman resmi kayıtlara yansımadığına dikkat çekerek, iş kazalarının genellikle uzuv kaybı veya ağır yaralanma olmadıkça bildirilmediğini söyledi. Doç. Dr. Emirali Karadoğan ise çocuk işçiliğinin özellikle yoksul ailelerin çocuklarını etkilediğini belirterek, küçük işletmelerde uzun ve belirsiz saatlerle çalıştırıldıklarını ifade etti. Karadoğan, çocukların haklarını ve iş kazası kavramını çoğu zaman bilmediklerini de vurguladı. Panelde, çocuk işçiliğiyle mücadelede kamu politikalarının güçlendirilmesi ve çocukların eğitim hakkının korunmasının önemine dikkat çekildi.

AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan; "Gençlik, Türkiye Yüzyılı’nın bugünkü öznesidir" Haber

AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan; "Gençlik, Türkiye Yüzyılı’nın bugünkü öznesidir"

Toplantıya AK Parti Bursa milletvekilleri Refik Özen, Ayhan Salman, Ahmet Kılıç, Emine Yavuz Gözgeç, Emel Gözükara Durmaz, Mustafa Yavuz ve Muhammed Müfit Aydın’ın yanı sıra Genel Merkez Gençlik Kolları MKYK Üyesi ve Marmara Bölge Koordinatörü Zeki Tutlübük, ilçe başkanları, belediye başkanları, il yönetim kurulu üyeleri ve gençlik kolları teşkilatları katıldı. Programda gençlik çalışmaları, teşkilat disiplini ve Türkiye Yüzyılı vizyonu ana gündem maddeleri olarak ele alındı. "Bursa sıradan bir şehir değil" Toplantıda konuşan AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Bursa’nın tarihi misyonuna dikkat çekerek, "Osmanlı’nın filizlendiği bu şehir sadece bir coğrafya değil; bir medeniyetin mayasının karıldığı yerdir" dedi. Danışma meclisinin yalnızca bir toplantı değil, aynı zamanda bir fikir ve medeniyet tasavvurunun yeniden konuşulduğu bir zemin olduğunu vurgulayan Gürkan, gençlerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. "Gençliği yarının değil, bugünün gücü olarak görüyoruz" AK Parti’nin gençliğe bakışını net ifadelerle ortaya koyan Gürkan, gençlerin yalnızca geleceğin teminatı değil, bugünün en güçlü öznesi olduğunu söyledi. Bursa’da eğitime yapılan yatırımlar, yeni okullar, spor tesisleri, gençlik merkezleri ve teknoloji atölyeleriyle gençlere güçlü bir altyapı sunulduğunu belirten Gürkan, "Güçlü Türkiye, güçlü gençlikle olur" ifadelerini kullandı. Savunma sanayiindeki atılımlara ve TEKNOFEST kuşağına da değinen Gürkan, genç mühendislerin İHA ve SİHA projeleriyle dünyada söz sahibi olduğunu belirterek, medeniyet inşasının yalnızca teknolojiyle değil; ahlak, adalet ve fikri derinlikle mümkün olacağını vurguladı."Bu dava sadece siyaset yapma davası değildir; aynı zamanda bir değerler davasıdır" diyen Gürkan, gençlere yalnızca diploma değil, duruş ve memleket bilinci kazandırmayı hedeflediklerini söyledi. "Türk Silahlı Kuvvetleri bu milletin gözbebeğidir" Konuşmasında son dönemde yaşanan polemiklere de değinen Gürkan, afet süreçlerinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sahada olduğunu hatırlatarak, "Bu milletin askeri, bu milletin evladıdır. Hiç kimse Türk askerine dil uzatamaz" dedi. Devlet kurumlarının siyasi polemik malzemesi yapılmaması gerektiğini vurgulayan Gürkan, gençlerin milli değerlere sahip çıkan bir bilinçle hareket etmesi gerektiğini ifade etti. AK Parti gençliğinin konfor alanında değil sahada olduğunu belirten Başkan Gürkan, Bursa’nın 17 ilçesinde aktif teşkilat çalışması yürütüldüğünü söyledi. Teşkilat kültürünün disiplin, bilinçli aidiyet ve liyakat esasına dayandığını ifade etti. Başkanı Gürkan, teşkilat mensuplarını tebrik ederek, "Bu gençlik bu davayı emekle büyütüyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gençlere duyduğu güveni hatırlatan İl Başkanı Gürkan, 18 yaşında seçilme hakkının AK Parti döneminde hayata geçirildiğini belirtti. "Niyetimiz bir, inancımız bir, yolumuz bir" Yaklaşan Ramazan ayına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Davut Gürkan, teşkilatın bu mottoyla sahada olacağını söyledi. Yüz yüze iletişimin önemine dikkat çeken Gürkan, gençlerin dijital çağın imkânlarını doğru kullanarak sahadan kopmadan çalışmalarını sürdürmesi gerektiğini vurguladı. Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Gürkan, "Üreten olun. Şikâyet eden değil inşa eden olun. Dünyayı takip edin ama kendi medeniyet kodlarınızı unutmayın" mesajını verdi. Toplantıda konuşan AK Parti Bursa İl Gençlik Kolları Başkanı Furkan Akın ise teşkilatın son dönemde yürüttüğü çalışmalar hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. Mahalle yapılanmasından üniversite çalışmalarına, sosyal sorumluluk projelerinden gençlik organizasyonlarına kadar birçok alanda kapasiteyi büyüttüklerini belirten Akın, AK Gençlik Bursa’nın artık sadece faaliyet yapan değil; strateji üreten, planlayan ve sonuç alan bir yapı haline geldiğini söyledi. Program sonunda saha çalışmaları kapsamında teşkilata en fazla genç üye kazandıran gençlik kolları mensuplarına plaket takdim edildi. Plaket töreninin ardından teşkilat mensuplarının ilettiği soru, öneri ve talepler İl Başkanı Gürkan ve milletvekilleri tarafından tek tek yanıtlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.