SON DAKİKA
Hava Durumu

#Adalet

YENİŞEHİR YÖREM - Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Nilüfer’de kadınlar tek ses oldu: “Eşitlik Ses İster Biz Buradayız” Video Galeri

Nilüfer’de kadınlar tek ses oldu: “Eşitlik Ses İster Biz Buradayız”

     Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi iş birliğiyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen yürüyüşte bir araya gelen kadınlar, eşitlik, barış ve adalet taleplerini dile getirdi.      Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde geniş katılımlı bir yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. “Eşitlik Ses İster, Biz Buradayız” sloganıyla Nilüfer Kent Konseyi önünde başlayan yürüyüşte kadınlar, eşitlik ve direniş sloganları eşliğinde Nilüfer Belediyesi Halk Evi önündeki Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun ve Bukle Erman ve meclis üyeleri ile Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de katıldı. Korteje, Nilüfer Kent Konseyi Bisiklet Çalışma Grubu da bisikletleriyle eşlik etti. Medeni kanun vurgusu      Kortejin Cumhuriyet Meydanı’na ulaşmasının ardından, Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir basın açıklamasını okudu. Demir, konuşmasında Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girişinin 100’üncü yılına dikkat çekerek, bu kanunun kadınların yurttaş olarak tanınmasının hukuki temeli olduğunu hatırlattı. Nafaka hakkının sınırlandırılması ve boşanmaların zorlaştırılması gibi gündemlerin kadınları şiddet içeren evliliklere mahkum etme girişimi olduğunu belirten Demir, “Kadınların ekonomik ve hukuki güvencesini çalmaya hazırlanıyorlar, ancak bizler buna geçit vermeyeceğiz” dedi.      Demir, açıklamasında cezasızlık politikaları, artan kadın cinayetleri ve toplumsal travmalara da değindi. Yapılması planlanan hukuki değişikliklerin suçlarda caydırıcılığı ortadan kaldırdığını ifade eden Demir, kadınların ve çocukların güvenliğinin devletin sorumluluğunda olduğunu vurguladı. “Barışın savunucularıyız”      Komşu coğrafyalarda yaşanan çatışmalara da değinen Demir, İran’da hedef alınan kız çocuklarını hatırlatarak, “Savaşların dili erkektir, yükünü ise en çok kadınlar ve çocuklar taşır. Bizler yaşamın ve barışın savunucularıyız” şeklinde konuştu.      Demir açıklamasını, “Kadın cinayetleri politiktir. Haklarımızı pazarlık konusu yaptırmayız. Öfkemiz haklı, mücadelemiz meşru, umudumuz örgütlüdür” sözleriyle noktaladı.      Basın açıklamasının ardından Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran kadınlar, Canan Karademir konseriyle, şarkılara eşlik ederek keyifli dakikalar geçirdi.

Milli kayakçının öldüğü otel yangınında çıkan karara aileden tepki Haber

Milli kayakçının öldüğü otel yangınında çıkan karara aileden tepki

Uludağ'da geçtiğimiz yıl bir otelde çıkan yangında milli kayakçı Berkin Usta ile Türkiye Kayak ve Snowboard Öğretmenleri Derneği Başkanı olan babası Yahya Kemal Usta ve annesi Fikriye Usta hayatını kaybetti. Yangının ardından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporlarında çelişkiler bulunduğu öne sürülürken, oteldeki eksiklikler ve müdahale sürecine ilişkin ihmaller tartışma konusu oldu. Olayla ilgili açılan davada tutuklu sanıklar Cevdet Kadir A. ile Tekin D., 26 Şubat 2026 tarihinde görülen ilk duruşmada yurt dışı çıkış yasağı ve ev hapsi şartıyla tahliye edildi. Kararın ardından hayatını kaybedenlerin yakınları ve avukatları, soruşturmanın eksik yürütüldüğünü savunarak karara tepki gösterdi. Birbiriyle çelişen iki farklı bilirkişi raporu Duruşma sonrası açıklama yapan Avukat İsmail Eray Çokal, dosyada ciddi eksiklikler bulunduğunu ileri sürdü. Soruşturma sürecinin yaklaşık 11 ay sürdüğünü belirten Çokal, dosyada birbiriyle çelişen iki ayrı bilirkişi raporu bulunduğunu söyledi. Raporlardan birinin otel sahiplerini asli kusurlu bulduğunu, diğerinin ise kusur yüklemediğini ifade eden Çokal, kusur atfetmeyen raporun esas alınarak iddianame düzenlendiğini savundu. Duruşmada mağdur vekillerine tanıklara doğrudan soru sorma imkanı tanınmadığını da öne süren Çokal, "Verilecek hiçbir karar ölenleri geri getirmeyecek, sadece Türkiye ucuz ölümler ülkesi olmasın, insanlar gittikleri otellerde tatillerini yaparken dumandan zehirlenip ölmesinler diye emsal bir karar alma derdindeyiz. Bunun mücadelesini veriyoruz. Elimizde de çok fazla bir yetki yok bu mücadele esnasında. Duruşmada basın mensupları mahkeme başkanının kararı ile duruşma salonuna alınmadı. Başsavcılığın bu yönde bir kararı olmamasına, dosyada bir gizlilik kararı olmamasına rağmen basın mensuplarının alınmamasını biz de anlayamadık. Mahkemelerden, hakim ve savcılarımızdan, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulundan, Adalet Bakanlığı ve adalet bakanımızdan destek bekliyoruz. Bu dosya iyi araştırılmadı. Raporlar eksik, dosyadaki tanık beyanlarından ne denli eksik bir soruşturma aşaması yürütüldüğünü zaten net bir şekilde anlayabiliyoruz. Çok uzun uzadıya anlatmak, teknik detaylara girmek istemiyorum fakat hukuk tekniği açısından pek çok hata var dosya içerisinde" dedi. Duruşma çıkışında Yahya Kemal Usta'nın kız kardeşlerinin yanına gelip, çözüm arayan gözlerle baktıklarını belirten Çokal, "Çok üzgünüz, çok üzülüyoruz. Ölen aile bizim de yakınlarımızdı, aile dostlarımızdı. Onları kaybetmiş olmanın verdiği acı bir tarafa, hukukçu olarak onların hatıralarına binaen bir şey yapamıyor olmak ayrı bir acı veriyor. Ailelerine de bir cevap veremiyoruz. Duruşmanın çıkışında vefat eden Yahya Kemal Usta'nın iki kız kardeşi yanıma geldi, ‘Bizim yeğenimiz, gelinimiz ve kardeşimiz vefat etti. Ne yapalım, bizi tutuklasınlar bari. Zaten hayatta yaşayacak bir gücümüz kalmadı' dediler. Verecek bir cevap bulamadım kendilerine. Bütün temennimiz mağdur ailelerin bir nebze olsun vicdanını rahatlatacak bir karar çıkması, suçluların cezalandırılması ve bir daha ülkemizde bu tür yangınların çıkmaması için emsal niteliğinde bir karar alınması yönünde" dedi. Hayatını kaybeden Yahya Kemal Usta'nın yeğeni Uğur Gündüz ise yangın gecesi yaşananlara ilişkin çelişkilere dikkat çekti. Yangını duydukları anda olay yerine gittiklerini belirten Gündüz, bilirkişi raporları arasında ciddi farklılık bulunduğunu savunarak, "Sanki yangına dayım sebep olmuş gibi bir tablo oluşturuluyor. Oysa o saatte orada olmadığı ortada. Yeniden kapsamlı bir bilirkişi incelemesi istiyoruz" ifadelerini kullandı. Usta'nın kız kardeşi Feride Gündüz de duruşmada verilen tahliye kararına tepki göstererek, ifadelerin birbiriyle örtüşmediğini iddia etti. Gündüz, "Üç canımızı kaybettik. Herkes serbest kalıyor, biz ise adalet arıyoruz. Tüm suçların kardeşimin üzerine yıkılmasını kabul edemiyorum" dedi. Avukatlara söz hakkı verilmediğini ve çelişkili ifadelerin yer aldığını belirten Feride Gündüz, "Benim kardeşim şömineyi yakarlarken orada değilmiş, bunu kendileri itiraf etti. Oradaki çalışanlar yakmış. Kardeşim defalarca 'Ateşi söndürdünüz mü?' diye sormuş, 'Evet söndürdük' demişler fakat közler kalmış. Benim burada kardeşimin bir suçu yok. Biz üç canımızı kaybettik fakat otelin ne sahibi ortada ne de bilirkişi raporları tutuyor. Kamera kayıtlarını ortaya çıkarmıyorlar" dedi. Aile üyeleri, tek beklentilerinin adaletin sağlanması ve benzer olayların bir daha yaşanmaması olduğunu dile getirdi. Davanın 22 Nisan tarihinde devam edeceği öğrenildi.

Nilüfer’de çocuk işçiliği ele alındı Haber

Nilüfer’de çocuk işçiliği ele alındı

Nilüfer Kent Konseyi, Mülkiyeliler Birliği Bursa Şubesi ve Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Vakfı iş birliğiyle düzenlenen "MESEM ve Sermaye Kıskacında Çocuklar ve Çocuk İşçiliği" paneli, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Nilüfer Kent Konseyi’nde, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında çalışan çocukların karşılaştığı sorunlar ve çocuk işçiliğinin geldiği boyutun ele alındığı panelin moderatörlüğünü Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın üstlendi. Fişek Enstitüsü’nden Doç. Dr. Emirali Karadoğan ve Dr. Nail Dertli’nin konuşmacı olarak yer aldığı programa, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Mülkiyeliler Birliği Bursa Şubesi Başkanı Naci Damar ve Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Elifhan Köse Çal da katıldı. Panel öncesinde konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Türkiye’de çok sayıda çocuğun çalışmak zorunda kaldığına dikkat çekerek çocukların yerinin iş yerleri değil okullar olduğunu söyledi. Nilüfer Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışının temelinde her çocuğun eşit, onurlu ve güvenli yaşam hakkı bulunduğunu vurgulayan Erman, şunları kaydetti: "Çocukların emeği üzerinden büyüyen hiçbir düzen adil değildir. Nilüfer’de bizler çocukların çalışmak zorunda kalmadığı, özgürce gelişebildiği ve geleceğe umutla bakabildiği bir kent için sorumluluk almaya, ses yükseltmeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Çünkü çocukları korumak yalnızca bir sosyal hizmet politikası değil, aynı zamanda adalet ve demokrasi meselesidir." Panelde konuşan Dr. Nail Dertli, MESEM kapsamında çırak olarak çalışan çocukların eğitimden çok üretim sürecinin parçası haline geldiğini belirterek, çocukların haftada bir gün okula, dört gün iş yerlerine gittiğini söyledi. Çıraklık sisteminin temel amacının meslek öğretmek olduğunu hatırlatan Dertli, uygulamada bunun ana istihdam modeline dönüştüğünü ifade ederek, "Korunması gereken bir grubu piyasanın insafına bırakmış olursunuz" dedi. Dertli ayrıca çocuk işçilerin yaşadığı kazaların çoğu zaman resmi kayıtlara yansımadığına dikkat çekerek, iş kazalarının genellikle uzuv kaybı veya ağır yaralanma olmadıkça bildirilmediğini söyledi. Doç. Dr. Emirali Karadoğan ise çocuk işçiliğinin özellikle yoksul ailelerin çocuklarını etkilediğini belirterek, küçük işletmelerde uzun ve belirsiz saatlerle çalıştırıldıklarını ifade etti. Karadoğan, çocukların haklarını ve iş kazası kavramını çoğu zaman bilmediklerini de vurguladı. Panelde, çocuk işçiliğiyle mücadelede kamu politikalarının güçlendirilmesi ve çocukların eğitim hakkının korunmasının önemine dikkat çekildi.

AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan; "Gençlik, Türkiye Yüzyılı’nın bugünkü öznesidir" Haber

AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan; "Gençlik, Türkiye Yüzyılı’nın bugünkü öznesidir"

Toplantıya AK Parti Bursa milletvekilleri Refik Özen, Ayhan Salman, Ahmet Kılıç, Emine Yavuz Gözgeç, Emel Gözükara Durmaz, Mustafa Yavuz ve Muhammed Müfit Aydın’ın yanı sıra Genel Merkez Gençlik Kolları MKYK Üyesi ve Marmara Bölge Koordinatörü Zeki Tutlübük, ilçe başkanları, belediye başkanları, il yönetim kurulu üyeleri ve gençlik kolları teşkilatları katıldı. Programda gençlik çalışmaları, teşkilat disiplini ve Türkiye Yüzyılı vizyonu ana gündem maddeleri olarak ele alındı. "Bursa sıradan bir şehir değil" Toplantıda konuşan AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Bursa’nın tarihi misyonuna dikkat çekerek, "Osmanlı’nın filizlendiği bu şehir sadece bir coğrafya değil; bir medeniyetin mayasının karıldığı yerdir" dedi. Danışma meclisinin yalnızca bir toplantı değil, aynı zamanda bir fikir ve medeniyet tasavvurunun yeniden konuşulduğu bir zemin olduğunu vurgulayan Gürkan, gençlerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. "Gençliği yarının değil, bugünün gücü olarak görüyoruz" AK Parti’nin gençliğe bakışını net ifadelerle ortaya koyan Gürkan, gençlerin yalnızca geleceğin teminatı değil, bugünün en güçlü öznesi olduğunu söyledi. Bursa’da eğitime yapılan yatırımlar, yeni okullar, spor tesisleri, gençlik merkezleri ve teknoloji atölyeleriyle gençlere güçlü bir altyapı sunulduğunu belirten Gürkan, "Güçlü Türkiye, güçlü gençlikle olur" ifadelerini kullandı. Savunma sanayiindeki atılımlara ve TEKNOFEST kuşağına da değinen Gürkan, genç mühendislerin İHA ve SİHA projeleriyle dünyada söz sahibi olduğunu belirterek, medeniyet inşasının yalnızca teknolojiyle değil; ahlak, adalet ve fikri derinlikle mümkün olacağını vurguladı."Bu dava sadece siyaset yapma davası değildir; aynı zamanda bir değerler davasıdır" diyen Gürkan, gençlere yalnızca diploma değil, duruş ve memleket bilinci kazandırmayı hedeflediklerini söyledi. "Türk Silahlı Kuvvetleri bu milletin gözbebeğidir" Konuşmasında son dönemde yaşanan polemiklere de değinen Gürkan, afet süreçlerinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sahada olduğunu hatırlatarak, "Bu milletin askeri, bu milletin evladıdır. Hiç kimse Türk askerine dil uzatamaz" dedi. Devlet kurumlarının siyasi polemik malzemesi yapılmaması gerektiğini vurgulayan Gürkan, gençlerin milli değerlere sahip çıkan bir bilinçle hareket etmesi gerektiğini ifade etti. AK Parti gençliğinin konfor alanında değil sahada olduğunu belirten Başkan Gürkan, Bursa’nın 17 ilçesinde aktif teşkilat çalışması yürütüldüğünü söyledi. Teşkilat kültürünün disiplin, bilinçli aidiyet ve liyakat esasına dayandığını ifade etti. Başkanı Gürkan, teşkilat mensuplarını tebrik ederek, "Bu gençlik bu davayı emekle büyütüyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gençlere duyduğu güveni hatırlatan İl Başkanı Gürkan, 18 yaşında seçilme hakkının AK Parti döneminde hayata geçirildiğini belirtti. "Niyetimiz bir, inancımız bir, yolumuz bir" Yaklaşan Ramazan ayına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Davut Gürkan, teşkilatın bu mottoyla sahada olacağını söyledi. Yüz yüze iletişimin önemine dikkat çeken Gürkan, gençlerin dijital çağın imkânlarını doğru kullanarak sahadan kopmadan çalışmalarını sürdürmesi gerektiğini vurguladı. Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Gürkan, "Üreten olun. Şikâyet eden değil inşa eden olun. Dünyayı takip edin ama kendi medeniyet kodlarınızı unutmayın" mesajını verdi. Toplantıda konuşan AK Parti Bursa İl Gençlik Kolları Başkanı Furkan Akın ise teşkilatın son dönemde yürüttüğü çalışmalar hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. Mahalle yapılanmasından üniversite çalışmalarına, sosyal sorumluluk projelerinden gençlik organizasyonlarına kadar birçok alanda kapasiteyi büyüttüklerini belirten Akın, AK Gençlik Bursa’nın artık sadece faaliyet yapan değil; strateji üreten, planlayan ve sonuç alan bir yapı haline geldiğini söyledi. Program sonunda saha çalışmaları kapsamında teşkilata en fazla genç üye kazandıran gençlik kolları mensuplarına plaket takdim edildi. Plaket töreninin ardından teşkilat mensuplarının ilettiği soru, öneri ve talepler İl Başkanı Gürkan ve milletvekilleri tarafından tek tek yanıtlandı.

‘Halk adalet ve değişim istiyor’ Haber

‘Halk adalet ve değişim istiyor’

Saha çalışmasının ardından Yeşiltaş, "Yenişehir’de gördüğümüz tablo; yoksullaştıran, doğayı talan eden bu iktidarın tükenmişliğini, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ise adaletle iktidara yürüdüğünü açıkça göstermektedir.” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, parti örgütüyle birlikte Yenişehir’de gerçekleştirdiği saha çalışmaları kapsamında mahalleler ve kırsal bölgelerde yurttaşlar, esnaf, üreticiler ve meslek örgütleriyle bir araya gelerek kentin ve ülkenin temel sorunlarını yerinde değerlendirdi. CHP Yenişehir İlçe Başkanlığı ziyaretiyle başlayan programa İl Yöneticileri, İl Kadın Kolları Başkanı Nigar Bölüker, İl Gençlik Kolları Başkanı Berkcan Bora da eşlik etti. Programda ilk olarak İlçe Başkanı Deniz Dörtkardeş ve İlçe Yöneticileriyle bir araya gelen Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, “Bugün Türkiye’de yaşanan sorunlar tesadüf değil; yanlış politikaların, rant düzeninin ve adaletsiz yönetimin sonucudur. Bu adaletsiz yönetim Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarımızı hukuksuzca zindanlarda tutsak ediyor. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar, tutuklamalara, baskılara, rağmen biz ülkemizi hak ettiği güzel günlere kavuşturacağız. Çalışmalarımızı bu amaçla tüm gücümüzle sürdürüyoruz.” dedi. Rant var, denetimsizlik var; sorumluluk yok İlçe Başkanlığı ziyaretinin ardından Yeşiltaş ve beraberindeki heyet Kirazlıyayla’da Meyra Madencilik’e ait atık barajının çökmesiyle yaşanan doğa katliamına karşı düzenlenen basın açıklamasına katıldı. Burada yaptığı açıklamada binlerce ton ağır metal ve kimyasal atığın toprağa, suya ve tarım alanlarına yayıldığını vurgulayan Yeşiltaş, “Bu bir kaza değil, bu bir suçtur. Denetlemeyen, görmezden gelen, sermayeyi kollayan bu iktidar doğrudan sorumludur. ÇED süreçlerini kağıt üzerinde işleten, doğayı rant alanı olarak gören bu anlayışla mücadele etmek boynumuzun borcudur” diye konuştu. Ortak akıl, şeffaflık ve halkçı yönetim Yenişehir Muhtarlar Derneği ziyareti ile de mahallelerin sorunları masaya yatırıldı. Yeşiltaş, muhtarların beklentilerini dinlerken çözüm için ortak akılla çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti. Ekonomi çökmüş, üreten ayakta kalma mücadelesi veriyor Yenişehir Ticaret ve Sanayi Odası ile Ticaret Borsası ziyaretlerinde ise sanayici, esnaf ve üreticilerin ağır ekonomik tabloyu tüm açıklığıyla anlattığını belirten Yeşiltaş, “Üretici borç batağında, sanayici maliyetlere yetişemiyor, esnaf kepenk kapatmanın eşiğinde. Bu ülke plansızlığın, keyfiliğin bedelini ödüyor. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında üretimi yeniden ayağa kaldıracağız, emeğin hakkını teslim edeceğiz” dedi. Halk yoksullaşıyor, iktidar gerçeklerden kopuk Yenişehir pazar yerinde esnaf ve yurttaşlarla da bir araya gelen Yeşiltaş, pazar filesini dolduramayan emeklilerin, geçinemeyen emekçilerin isyanına dikkat çekti. “Bu ülkede insanlar çalıştığı halde yoksul, emekli olduğu halde muhtaç. Bu tablo kader değildir. İktidar gerçeklerden kopuk, belli bir azgınlığı zengin etmenin peşinde. Pazar filesini doldurmayan, sefalet ücretiyle yaşamaya çalışan emekli, emekçi ise derhal erken seçim istiyor.” ifadelerini kullandı. Köylerde üretici dertli Çelebi Köy ve Köprühisar Köyü'nde çiftçilerin ve üreticilerin sorunlarını dinleyen Yeşiltaş, AKP'nin tarım politikalarının iflas ettiğini vurguladı. Yeşiltaş, “Mazot, gübre, tohum el yakıyor; ürün para etmiyor. Üreten kazanamıyorsa o ülkede adalet yoktur. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında çiftçi yeniden baş tacı olacak” dedi. Yenişehir CHP belediyeciliğiyle buluşacak Saha çalışmaları sırasında yurttaşların Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin halkçı ve sosyal belediyecilik anlayışından duyduğu memnuniyeti dile getirdiğini belirten Yeşiltaş, “Yenişehir'de üreticimiz ve yurttaşlarımız Bursa Büyükşehir Belediyemizin altyapı, kırsal kalkınma ve pek çok alanda yürüttüğü çalışmalarından duydukları memnuniyeti bizlere aktardı. İnanıyoruz ki ilk yerel seçimde de Yenişehir'deki yurttaşlarımız da CHP belediyeciliğiyle buluşacak." diye konuştu.

Başkan Gürkan: "Vatandaşımızın geçim mücadelesi üzerinden siyaset yapanlar, önce kendi yönettikleri belediyelere bakmalıdır" Haber

Başkan Gürkan: "Vatandaşımızın geçim mücadelesi üzerinden siyaset yapanlar, önce kendi yönettikleri belediyelere bakmalıdır"

Vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıların istismar edildiğini belirten Başkan Gürkan, CHP'nin Bursa'da algı siyaseti yaptığını ifade ederek, "Yıllarca yönettiğiniz ve rüşvet çarkı üzerine kurulu imar yolsuzluklarıyla Türkiye'nin gündeminde olan belediyelerinizden Nilüfer'de eski belediye başkanınız, eski ilçe başkanınız tutuklu yargılanıyor. Binlerce usulsüz imar uygulamasıyla kamunun ve Bursalıların hakkını gasp ettiğiniz Nilüfer Belediyesi'nde personel maaşlarını ödeyemez duruma geldiniz. İlçe belediyelerinizin neredeyse tamamı borçlarının üzerinde taşınmaz satışı yapmalarına rağmen aynı çaresizlik içindeler. CHP'li belediyelerde tablo böyleyken hala sokağa çıkıp adalet ve yoksulluktan bahsetme cüretini gösterebiliyor olmak büyük bir gafilliktir" dedi. "Hemşehrilerimizin hakkını aramak için eylem yapacaklarsa da kendi belediyeleri önünde yapabilirler" CHP belediyeciliğinin susuzluk, yolsuzluk ve çöp krizleriyle anıldığını savunan Gürkan, Bursa'nın son iki yılda Türkiye'nin en pahalı ulaşım hizmetini sunan ve en yüksek su faturalarının geldiği kentler arasına girdiğini belirtti. Gürkan, "2024 yılında yönetime geldikleri Büyükşehir Belediyesi'nde su veremedikleri Bursa'da; suya yüzde 250, 1 metre yeni yol ve raylı sistem kazandırmadan ulaşıma yüzde 400, otoparklarda yüzde 500'e varan artış yaparak gerçekleştirdikleri fahiş zamların gerekçelerinin mantıklı açıklamasını bile yapamıyorlar. Vatandaşımızın geçim mücadelesi üzerinden siyaset yapanlar, önce kendi yönettikleri belediyelere bakmalıdır. Hemşehrilerimizin hakkını aramak için eylem yapacaklarsa da kendi belediyeleri önünde yapabilirler" ifadelerini kullandı. "Yönettikleri belediyelerde ne somut bir proje ne mali disiplin var" CHP'li belediyelerin ne somut proje ortaya koyabildiğini ne de mali disiplini sağlayabildiğini dile getiren Gürkan, "Yönettikleri belediyelerde ne somut bir proje ortaya koyabilen ne mali disiplini sağlayabilen CHP anlayışının ülke ekonomisi hakkında ahkâm kesmesi abesle iştigal etmektir" dedi. Esas olanın kaynakları doğru yöneterek kalıcı hizmetler üretmek olduğunu vurgulayan Gürkan, CHP'li belediyelerin Bursa'nın en önemli gündemlerinden biri olan kentsel dönüşüm konusunda da hiçbir adım atmadığını kaydetti. AK Parti olarak eser siyasetiyle hizmet etmeye devam ettiklerini ifade eden Gürkan, "AK Parti olarak hükümetimiz ve yerel yönetimlerimiz aracığıyla milletimize eser siyaseti ile hizmet etmeye devam ediyoruz. Biz polemik değil, hizmet üretiyoruz. Milletimiz kimin boş laf ürettiğini, kimin çalıştığını çok iyi biliyor" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki hükümetin enflasyonla mücadeleden sosyal desteklere, istihdamdan yatırımlara kadar her alanda kararlılıkla çalıştığını belirten Gürkan, Bursa'da da eğitimden sağlığa, ulaşımdan kentsel dönüşüme kadar milyarlarca liralık yatırımların hayata geçirilmeye devam ettiğini vurgulayarak, "Bursa'nın da Türkiye'nin de güvencesi her zaman olduğu gibi yine AK Parti'dir, Cumhur İttifakı'dır" dedi.

Nilüfer’de gönüllülük ve dayanışma buluşması Haber

Nilüfer’de gönüllülük ve dayanışma buluşması

Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi iş birliğiyle düzenlenen 5 Aralık Dünya Gönüllüler Günü etkinlikleri, açılış programıyla Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde başladı. Aynı zamanda Nilüfer Dernekler Yerleşkeleri’nin kuruluş yıl dönümünün de kutlandığı program, sivil toplum kuruluşları temsilcilerini, yerel yöneticileri ve gönüllüleri bir araya getirdi. "Toplumsal Adalet İçin Gönüllü Direniş" temasıyla gerçekleştirilen programın açılışına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Metin Tunçel, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan, Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç. Dr. Elifhan Köse Çal ile çok sayıda STK temsilcisi katıldı. "Adalet, dayanışmanın örgütlü haliyle var olur" Etkinliğin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer’de gönüllülüğün ve örgütlü yurttaşlığın köklü bir kültüre dönüştüğünü belirtti. Bu yılki temanın önemine dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, "Biliyoruz ki adalet sadece mahkeme salonlarında aranmaz. Adalet; gönüllünün sorumluluk duygusuyla, yurttaşın cesaretiyle ve dayanışmanın örgütlü haliyle var olur" ifadelerini kullandı. Nilüfer Belediyesi’nin sivil toplumu sadece destekleyen bir kurum değil, onlarla birlikte üreten ve karar veren bir paydaş olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, "Sivil toplumu güçlendirmek, demokrasiyi güçlendirmektir. Yıllardır sivil katılımı artırmak ve gönüllülüğün güvenle var olduğu bir kent oluşturmak için çalışıyoruz" dedi. "Nilüfer modeli Türkiye’ye referans oluyor" Konuşmasında Nilüfer Dernekler Yerleşkesi’nin 13 yıllık çalışmalarına da değinen Başkan Şadi Özdemir, projenin bugün Türkiye genelinde referans gösterilen bir modele dönüştüğünü söyledi. Nilüfer Dernekler Yerleşkeleri’nin çalışmaları hakkında da bilgi veren Başkan Şadi Özdemir şöyle konuştu: "13 yıl önce bir ihtiyaç olarak başladığımız bu yolda, bugüne kadar 37 binden fazla etkinliğe ev sahipliği yaptık ve 580 bin katılımcıya kapılarımızı açtık. Şu an hizmetlerimizden 469 sivil toplum kuruluşu faydalanıyor ve memnuniyet oranı yüzde 97’ye yaklaşıyor. Şişli’den Bornova’ya, Muratpaşa’dan Kadıköy’e kadar pek çok belediye, demokratik katılımı kurumsallaştıran ‘Nilüfer Modeli’ni örnek alıyor." "Gönüllük görünmez bir köprüdür" Etkinlikte söz alan Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Metin Tunçel ise gönüllülük kültürünün Bursa’da insanları birbirine bağlayan görünmez bir köprü olduğunu ifade etti. Tunçel, "Adalet olmadan ortak yaşamı güçlendirmek mümkün değildir. Bizler Bursa’da dayanışmanın büyüdüğü, kapsayıcılığın temel ilke olduğu adil bir yerel yönetim anlayışını birlikte var ediyoruz" diye konuştu. Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın da yoğun katılımın Nilüfer’deki sivil toplumun gücünü gösterdiğini belirterek, etkinlik boyunca toplumsal adalet kavramı üzerine fikir alışverişinde bulunacaklarını kaydetti. Panel ve atölyelerle devam ediyor Açılış konuşmalarının ardından etkinlik, "Toplumsal Adalet İçin Gönüllü Direniş" başlıklı panelle devam etti. Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın’ın yönettiği oturumda; Sivil Toplum Geliştirme Merkezi’nden Hakan Ataman, Eşitlik İçin Kadın Platformu’ndan Av. Gökçiçek Ayata, Alternatif Yaşam Derneği’nden Ercan Tutal ve gazeteci Hazal Sipahi görüş ve deneyimlerini paylaştı. İlk gün, Planet Müzik Kulübü’nün konseriyle sona erdi. Etkinlikler, 6 Aralık Cumartesi günü Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde düzenlenecek eş zamanlı atölye çalışmaları ve panellerle devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.