19 MAYIS BAYRAMI VE BİLİNMEYENLER -2-

Tarih: 18 Mayıs 2022 16:14
19 MAYIS BAYRAMI VE BİLİNMEYENLER -2-
Kıymetli okuyucularım.
Mustafa Kemal'in Anadolu'ya geçişi ve milli mücadelenin başlaması iyi araştırılmalıdır. 13 Ekim 1918'de İttihat ve Terakki hükümeti iktidardan ayrılmış Talat Paşa istifasını vermiştir. Tevfik Paşa yeni kabineyi kurmakla padişah (sultan) Vahdettin tarafından görevlendirilmiştir. Tabii Talat Paşa istifasını verirken siyasi gelecekleri düşüncesiyle padişahtan kurulacak yeni kabineye alınmasını istediği isimleri bildirmiş ancak Tevfik Paşa bu teklifi kabul etmemiştir. Bunun üzerine göre Ahmet İzzet Paşa'ya verilmiştir. O da 14 Ekim 1918 tarihinde Fethi Okyar, Cavit Hayri Ürgüplü, Rauf Orbay gibi bazı İttihatçıların ya da İttihatçılara yakın olan kişilerin bulunduğu bir kabine kurmuştur. Bu sırada Suriye'de 7. Ordu komutanı olarak bulunan Mustafa Kemal Paşa İstanbul'da bulunan arkadaşı Dr. Rasim Ferit Talay vasıtasıyla harekete geçmiştir. Baş yaver Naci Eldeniz Bey'e, Sultan Vahdettin'e verilmek üzere şifreli bir telgraf çekerek kendisi ile birlikte bazı arkadaşlarının kabinede görev almasını istemiştir. Onun bu teşebbüsü İzzet Paşa tarafından "barıştan sonra Allah'ın lütfu ile işbirliği yaparız" şeklinde nazik bir cevapla geri çevrilmiştir.
Kabine onun teklif ettiği şekilde kurulmamıştır. Bu arada emir komuta ettiği birlikte dağılmıştır. Mustafa Kemal İstanbul'la sürekli irtibat kurmuş ve pahidahtın karıştığını öğrenmiştir. 10 Kasım 1918'de İstanbul'a hareket etmiştir. 13 Kasım 1918 sabahı İstanbul'a inmiştir. Kendisini arkadaşı Dr. Ferit karşılamıştır. Birlikte Haydarpaşa'dan Kartal İstimbotu ile karşıya geçerken İstanbul'a gelmekte olan düşman gemilerini görmüştür. Bunların arasında Yunanlıların meşhur Averof Kuruvazörü de vardır. Arkadaşına, "Hata ettim İstanbul'a gelmekle Ne yapıp edip Anadolu'ya dönmenin çaresini bakmalı" diyerek şu meşhur sözü söylemiştir. "Geldikleri gibi giderler."

Kıymetli okuyucularım.
Mustafa Kemal İstanbul'a gelişinin pişmanlığının sebeplerini şöyle anlatıyor. "Şişli'deki evimde yeni vaziyeti inceliyordum. İstanbul sokakları İtilaf Devletlerinin süngülü askerleri ile dolmuştu. Boğaziçi toplarını sağa sola çeviren düşman zırhlarıyla örülü idi. Lacivert suları görülmeyecek haldeydi. Herkes ancak zaruri ihtiyaçları için evinden çıkabiliyordu. Sokaklarda hayale gelmeyecek hakaretlere maruz kalan insanlar duvar diplerinden yürüyebiliyorlardı. Feci tecavüz sahneleri eksik olmuyordu. Koskoca İstanbul halkının sesleri kısılmış haldeydi. Yalnız düşman sesleri vardı. Buna rağmen hala bir padişahlık bir hükümet farz edenler vardı. Haysiyetler bir mezbele gibi ayaklar altına alınmıştı." İşte Mustafa Kemal böyle bir ortamda bir süre Perapalas otelinde kalmış misafirlerini ve çalışmalarını oradan devam ettirmiştir. Ülke meseleleriyle ilgili görüşmelerini i lk başta burada yapmıştır. Bu arada Vakit ve Minber gazetelerinde çıkan yazılar onun kamuoyunda daha fazla tanınmasını sağlamıştır. O Türk Milleti'nin kurtuluşu için nasıl mücadele edeceğini belirlemiş ve Ali Fuat Paşa'ya  Anadolu'ya gitmesi gerektiğini söylemiştir. Ali Fuat Paşa, "Ben ve kolordum daima emrindedir" diyerek Mustafa Kemal'e tam destek vermiştir. Mustafa Kemal bu sırada Fethi Okyar, İsmet İnönü ve Ali Fuat Cebesoy'la bir araya gelerek ülkenin içinde bulunduğu vahim durumu değerlendirmiştir. Anadolu'ya çıkma planları böyle başlamıştır.
DEVAM EDECEK

 

http://www.yenisehiryorem.com/makaleprint/19-mayis-bayrami-ve-bilinmeyenler--2-/