Yılbaşı ve gözyaşı kime göre acaba?

30 Aralık 2022 20:25
A
a
Kıymetli okuyucularım,
Şu batı aleminde devreye sokulan Müslüman Türk Milleti ile hiçbir ilişkisi ve alakası olmayan yılbaşı bir taklit ve kültür emperyalizmi olarak bizlere de geçmiştir. Kesilen ve devrilen çam ağaçları her nedense çevrecileri ve bizleri ilgilendirmiyor. Kesilen binlerce hindi hayvan hakları savunucularını alakadar etmiyor. Ustaca hazırlanmış plan ve tertiplerle milli kültürümüz tahrip ediliyor. Genç nesillere bizden olmayan birçok şeyler bizdenmiş gibi gösteriliyor. Kapitalizmin hayranları israf musluklarını sonuna kadar açıyorlar. Vur patlasın çal oynasın naraları gırla gidiyor. Rahmetli Abdurrahim Karakoç uğursuz yıllar diyerek şöyle özeliyor; “Önce günlerden başlandı. Anneler Günü, Babalar Günü, Sevgililer Günü, Doğum Günü gibi… Sonra haftalara geçildi. Anma haftası, yanma haftası, uyutma haftası, şartlandırma haftası gibi… Bunlarda az görüldü ki fakir ve fukaranın yılları paylaşıldı. Tabi bu paylaşımlarda aşağı kattakilerin haberi de yok, payı da yok. Peki, bu yıllar kimlere ait bakalım? Mesela gençlik yılı, eğlence merkezlerinde diskolarda yetişen, viski ile şampanya ile bira ile büyüyen ve komün hayatı yaşayan tipler. Bunlar için seminerler, paneller, konferanslar, şölenler yapılır. İletişim araçları, yazarlar, çizerler, politikacılar yıl boyunca kafa ütülerler. Gençlik şöyle olmalıymış, böyle olmalıymış. Gençliğin derdi şunlarmış diye konserve gençlerden bahsedilir. Başka gençleri tanımazlar bile. 

Kıymetli okuyucularım,
1985 yılı gençlik yılı ilan edilmişti. Bu arada ihtiyarlar yılı, bebekler yılı, kaynanalar, gelinler, torunlar yılları ilan edilse bile çok normal karşılanır. Biz millet olarak damatlar, davukçular yıllarını bile gördük. Köylerimizde yaşayan çobanlar, inşaatta çalışan işçiler, ameleler, esnaf çırakları, çiftçiler geçim derdiyle meşgul olan emekliler, karnını doyurmakta zorlanan öğrenciler, Güney Afrika’da açlıktan ölen sineklere yem olan çocuklar, acaba Noel ağacından yılbaşından haberdar mıdır? Askere çağrıldığında seve seve giden, vergi istendiğinde severek veren, vatan için öl denilince ölen gençlerimizin yılbaşı uydurukçusuyla pek alakası olmaz. Papaz giysileri, sarhoş naraları, nutuklar, demeçler, sloganlar ve demagojiler hepsi de aldatmaktan ve kandırılmaktan ibaret değil mi? 
Keşke geçmişin muhasebesini yapabilseydik. Neleri kaybettik neleri kazandı? Hesaplarını yapabilseydik ve gündeme bomba gibi düşen yolsuzlukların, hırsızlıkların, kadın ve erkek cinayetlerinin, cinsel tecavüzlerin, çocuk istismarcılarının hesapları sorulabilseydi. O zaman yeni bir yıla yeni umutlarla girmenin sevincini yaşardık.

Kıymetli okuyucularım,
 Sakın bana sitem etmeyin. Biz elimizi vicdanımıza koyup geride bıraktığımız yılın hesabını iyi yapalım. Rabbimizden kavuştuğumuz yeni yılın hayırlara vesile olmasını niyaz edelim. Birbirimizi de duadan mahrum bırakmayalım. Bu duygu ve düşüncelerle yeni yılınız kutlu olsun. Gözyaşları dinsin, yüzler gülsün, kötüler ve zalimler defolsun. Aramızdan ayrılan kardeşlerimizin mekanları cennet olsun.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sizce, Yenişehir'in en büyük sorunu nedir?

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat