19 Ekim 2020 16:22
-A +A
Zekeriya Kılıç

Zekeriya Kılıç

YENİŞEHİR TAHRİP VE TALAN EDİLMEMELİDİR

Rant musluğunda el yıkamayı meslek edinenler, Türkiye’de olduğu gibi Yenişehir’de de boş durmuyorlar. Tabiri hoş görün. Güzelleşmek arzusu ve ümidi ile estetik yaptırırken, burnumu, dudağımı, yüzümü güzelleştireceğim derken sağlığını kaybeden zavallıların durumuna düşüyoruz. Kazananlar bellidir. Estetik yapıyorum diyerek cep dolduranlar malumdur. Tıpkı bunun gibi; şehirleri imar edip, güzelleştireceğim ayakları ile yeşil alanları beton yığınları ile perişan edenler malumdur. Tıpkı estetik uzmanı geçinen tipler gibi. Maalesef Yenişehirde bu yanlışlardan yıllardan beri nasibini alıyor. Türkiye’nin 6. tarım havzası olan çift ürün veren ve çok çeşitli sebze ve meyvelere ev sahipliği yapan bu güzel Yenişehir yavaş yavaş talan ve tahrip ediliyor. Yenişehir ovası şehre hayat veren Kocasu Deresi bir türlü kirlilikten kurtulamıyor.
Türkiye genelinde olduğu gibi para uğruna güzelliklerimiz yok oluyor. Benzetme yerinde ise kavun alacaktım derken, Ebu Cehil karpuzu ile zehirleniyoruz. Acizane olarak değişik kalemlerden Bursa’yı okudum. Aynı şekilde Yenişehir’i de okudum. Ezbere şarlatanlık yapanları biliyor ve görüyoruz. “Beni sokmayan yılan, bin yaşasın” ,  “Gemisini kurtaran kaptan” mantığı ile ‘neme lazım’ bir anlayışla olaylara bakmak ciddi manada yanlış olur. Bursa dahil Anadolu toprağı kanla, canla alınmıştır. Abdülhamit Han’ın tabiri ile “Kanla alınan topraklar, parayla satılamaz.” Mesela Kirazlıyayla Köy’ündeki maden meselesi bunun açık örneğidir. Vatanperverlik, milliyetçilik, muhafazakarlık sloganlarıyla ucuz ve hamasi nutuklarla olmaz. Bizzat uygulamalarla olur. Şanlı Peygamberimizin (s.a.v), amcası Hz. Abbas (r.a) şöyle diyor; “Ben adaletle hükmettiğini haber aldığım Müslüman bir hakime sevgi ve bağlılık gösteririm. Bununla beraber ona hiçbir işim düşmez. Müslüman memleketlere yağan yağmurdan sevinç duyarım. Bununla beraber benim oralarda otlayan bir tek hayvanım bile bulunmaz” buyuruyor. Bakınız; Mustafa Asım Köksal, İsnad ve İftiralara Raddiye, sayfa 207. Bu örneği şunun için verdim, benim yaşım 72, 27 yıldan beri Yenişehir’deyim. Bu ilçede 4 yıl müftülük yaptım. Biraz da siyasetle meşgul oldum. Rantiyecilerin kucağına oturmadım. Yanlışlara yanlış dedim. Çoğu arkadaşlar “Yahu hocam, enayilik yapma. Alemin doğrusu sen misin” dediler. Belki de onun için hala kirada oturuyorum. Allah’ıma şükrediyorum. Betonların, estetik çevre makyajlarının karın doyurmadığı zamanlar gelecektir. Hatta bir avuç altının bir ekmek etmediği dönemler olacaktır. İşte o zaman çok geç kaldığımızı anlayan nesil birilerine yuh çekecektir. Yolun sonu gelmeden doğaya, tabiata, çevremize ve ülkemize zarar vermekten vazgeçelim. Dahası yapılan yanlışların hesabını soralım. Yenişehir’imizi de hak ettiği yere taşıyalım. Hekimin oğluna dediği gibi “Yapılan iş hardal tanesi kadar da olsa, bir taş içine bile girse, Allah onu bilir ve ortaya çıkarır” diyor. Bakınız, Lokman Suresi ayet 13.-18. Diriliş gününü unutmamak lazım.


Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Arşiv
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
2016 Yenişehir Yörem Gazetesi (Kayı İletişim Ltd. Şti.) tüm hakları saklıdırHaber Yazılımı Haber Scripti