13 Kasım 2020 16:30
-A +A
Zekeriya Kılıç

Zekeriya Kılıç

YENİŞEHİR’DEKİ VURDUMDUYMAZLAR VE DEVLET CİDDİYETİ

Anonslar yapılıyor medyada devamlı olarak ikaz ve uyarıları görüyoruz. Hatta yerel basında “Yenişehir’de sigara içmek yasaklandı” şeklinde haberlere şahit oluyoruz. Maalesef söylenilenler sözde kalıyor. Bırakın sokağı iş yerinde bile sigara için vurdumduymazlara sıkça rastlıyoruz. Bu manzara ve bu çirkin durum devlete olan güveni ve uyulması gereken kararları zedeliyor. En iyi ve en isabetli oto kontrol vaziyeti zaafa uğruyor. 11 Kasım Çarşamba günü sokakta genç bir bayanın ve yanındaki genç delikanlının sigara içtiklerine şahit oldum. İkisinde de maske falan yoktu. İster istemez mırıldandım. “Yahu bunlara müdahale eden, ceza yazan yok mu?” Diye söylendim. Rahatsız olduğum için kendim bir müdahale, sözlü de olsa bulunamıyorum. Beni duyan iki şahıs, “Ah be dayı, Başımıza iş mi alalım, bir de karakolluk mu olalım?” Diyerek yürüdüler. İçimden derin bir oh çektim ve İzmir’deki bir anımı hatırladım. Yıl 1979 Mezarlık Başı denilen bir durakta otobüs bekliyordum. Züppe bir oğlan, şıllık bir kız hiç kimseden utanmadan sarmaş dolaş oluyorlar. İnsanlar sadece bakıyor. Yaklaştım ve “Arkadaşlar burası otobüs durağı, yatak odası değil. Ayıp ediyorsunuz” dedim. O züppe, “Sanane ben sevgilimle öpüşmek için izin mi alacağım” der demez, sert bir Osmanlı tokadı indirdim. O zibidiler çekip gittiler. Orta yaşlı bir kadın “Sağol evladım. O terbiyesizler bunu çoktan hak etmişti” dedi. Otobüs geldi binip gittik. O sabahtan itibaren o durakta bir daha öyle bir rezalet görmedik. Mezarlık Başı’ndaki polis karakolundaki arkadaşlar “Hoca ellerine sağlık, herkes böyle duyarlı olsa her şey güzel olur” dediler. Elbette duyarlı ve tolumu ilgilendiren konularda hassas olmak önemlidir. Bu her önüne gelen gördüğü yanlışlığa fiili müdahale etsin anlamına gelmez. Ancak yaşadığımız pandemi ve kahrolası virüs sebebiyle çok dikkatli ve hassas olmamız gerektiğine inanıyorum. Üzüntümün asıl sebebi vurdumduymaz tiplerin sokakta ve iş yerinde sigara içenlerin çoğunluğunun yerel ve kamuda görevli olmalarıdır. Sıkça kullandığımız bir deyim vardır. “Ele verir telkini, kendi yutar salkımı” derler. Kitabımız Kuran-ı Kerim’de ise “Ey inananlar, kendi yapmadıklarınızı, başkalarına niçin söylüyorsunuz?” Buyrulmaktadır. Hem kendimiz hem çoluk çocuğumuz, hem de sevdiklerimiz ve toplum için biraz sabırlı ve duyarlı olalım. Bile bile kendimize ve çevremize zarar vermeyelim. Kendi ellerimizle kendimizi ve toplumu tehlikeye atmayalım. Unutmayalım ki sabrın sonu selamettir. Biraz sabredelim, biraz alışkanlıklarımızdan feragat edip uzak duralım. Amacımız ayıp aramak değil, sırıtan ayıpların tekrar edilmemesi için uyarı yapmaktır. Üç beş tane densizin yüzünden Yenişehir hastalık yuvası asla olmamalıdır. Atalarımız “Köpeğin iyisi, eğitimlisi kapıya pislemez” demişler. Hep birlikte gayret edersek bu illetten çabuk kurtuluruz. Temennimiz odur.

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Arşiv
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
2016 Yenişehir Yörem Gazetesi (Kayı İletişim Ltd. Şti.) tüm hakları saklıdırHaber Yazılımı Haber Scripti