22 Ocak 2018 00:02
-A +A
Ercan Kavuk

Ercan Kavuk

YENİŞEHİR OSMANGAZİ LİSESİ

İznik’in Müşküle Köyü’nde 5 yıllık ilkokulu bitirdikten sonra, okumayı çok istediğim için 1965-66 Öğretim Yılında babam beni akrabalarımız Naim Ağalar’ın bulunduğu Yenişehir’de ortaokula kaydımı yaptırdı. İyi ki bu okula yaptırmış. Hayatımın en güzel, en renkli ve unutulmaz günlerini Yenişehir’de geçirdim. Osmanlı’nın ilk başkenti olan bu güzel ve şirin ilçeyi çok sevdim. Ortaokul  1. sınıfta akrabalarımda kaldım. O yıl okulumuzun müdürü İbrahim Bozunoğulları idi. Efsane  Müdür Yardımcımız rahmetli Fikret Sayrak, Fen Bilgisi Öğretmenimiz Suat Akdeniz, Türkçe Öğretmenimiz Seyfettin Yüce ve Matematik Öğretmenimiz Nurhayat Dalbudak ise unutamadığım öğretmenlerimdi. Bir yıl sonra yani 1966-67 öğretim yılında okulumuzun müdürü değişti ve yeni müdürümüz rahmetli İzzettin Atik oldu. Bu arada taşradan ve köylerden gelen öğrenciler için okulumuzun yatılı bölümü açıldı. Babam da beni yatılıya verdi . Böylelikle ortaokul 2. sınıftan itibaren yatılı olarak Yenişehir Ortaokulu’nu ve daha sonra da 1968-69 öğretim yılında lise bölümü de açılan Yenişehir Osmangazi Lisesi’ni bitirdim. Yani ben ortaokulu ve liseyi Yenişehir’de okuyan ilk Müşküleliyim ve ilk İzniklilerden biriyim.
                Yenişehir’de lise açıldığında o yıllarda İznik’te lise yoktu. İznik’te ortaokulu bitiren arkadaşlarım ve köylülerime Yenişehir’de hep ev sahipliği yapmışımdır. Hafta sonlarında okul bahçesinde kendi aramızda yatılı arkadaşlarla yaptığımız maçlarda bazen İznikliler tarafında,bazen de Yenişehirliler tarafında oynardım. Çünkü İznikli olmama rağmen beni Yenişehirli bilirlerdi.
                Ortaokulu bitirdikten sonra bundan tam 50 yıl önce 1968-69 Öğretim Yılında açılan okulumuzun lise bölümüne devam ettim. Yani Yenişehir Osmangazi Lisesi’nin ilk öğrencilerindenim. İşte benim için hayatımın en güzel günleri de böylelikle başlamış oldu. Başta İldar Çam,Zülfikar Tatallar,Fahir Peşluk,Sadiye Elal Peşluk,Sabiha Elal,Mustafa Türker,Hulki Şahin,Himmet Coşkun Çakır,Hikmet Şar,Mustafa Güleroğlu, Gülçin Şaşmaz, Av. Ramazan Tekdemir,Ömer Çaylan,Bayram Çavdar olmak üzere diğer tüm öğretmenlerimizi saygı ve sevgiyle burada bir kez anıyor, tüm arkadaşlarım adına onlara teşekkürlerimi sunuyorum.
                Bu arada okulda inanılmaz ve unutulmaz arkadaşlarımız oldu. Hepsini burada saysak sayfalar almaz ama ben yine de erkeklerden Yenişehirli olarak Kamil Öz’ü,köylerden Mümin Torlak’ı,kızlardan da Yenişehirli olarak Reyhan Bölüm’ü, köylerden de Göllüceli Hatice Kutlu’yu sembolik olarak belirtmiş olayım.
                Yenişehir Osmangazi Lisesi’nde bizler yatılı olarak okuduk. Yatılı Bölümü 80 öğrenci kapasiteliydi. Genelde Yenişehir’in köylerinden ve İznik ile köylerinden gelen öğrenciler kalırdı. Bu öğrencilere YATILI, Yenişehir’in içinde ikamet eden öğrencilere de GÜNDÜZLÜ denirdi. Yatılı hayatı bir başka değişikti. Okulun son çıkış zilinden sonra bir ara verilir ve bu arada kısa bir çarşı ve saat kulesi turundan sonra akşam yemeği yerdik. O gün çıkan yemeği  beğenmezsek şehir içindeki lokantalara gider karnımızı doyururduk. En çok uğrak yerimiz de hâl içindeki meşhur Köfteci Adil’di. O leziz köftelerin tadı hâlâ damağımda kaldı ve hiç unutamadım. Adil Gür Usta uzaktan akrabamız olur ve her porsiyonda benim tabağa 1 tane fazla köfte koyardı.  Vefat etmiş, Allah rahmet eylesin. Son yıllarda Yenişehir’e gittiğim zaman ızgara köfteyi seven biri olarak artık çarşı içindeki Güleç Izgara’yı  tercih ediyoruz. Yatılı arkadaşlar hafta sonu  cumartesi ve pazar günleri genelde köylerine gider, gitmeyenler ise sinemaya gider veya Babasultan’a çıkarlardı. Bizim gibi spor ve maç sevdalıları ise Yenişehirspor’un maçlarına giderdi. Hatta Yenişehir’in Bursa’daki ve İnegöl’deki maçlarına dahi giderdik. Bursaspor’un maçlarına da gider izlerdik. İtalya ile Türkiye arasında oynanan milli maç için öğretmenlerden izin almadan yatılıdan kaçarak İstanbul’a gittiğimizi, 1 gün önceden bilet kuyruğuna girip gece boyunca yağmur altında 14 saat gözümüze uyku girmeden sabahı yapıp maça girdiğimizi ve Anastasi’nin golüyle 1-0 mağlup olduğumuzu hiç unutamam. Kendisini Boğaz Köprüsünden atarak intihar eden Milli Kaleci BJK-li Sabri’yi bu maçta ilk ve son kez seyretmiştim.        
                Yenişehir’de o yıllarda Köylerarası Kaymakamlık Kupası maçları çok yapılırdı. Yatılı arkadaşlarımızdan köyünün takımında oynayanlar olur bizde onları seyretmeye giderdik. Hatırlayabildiğim kadarıyla Koyunhisar,Karacaali,Karasıl,Mekirköy ve Söylemiş köylerinin çok iyi kadroları vardı. Karacaali’den Sabri Hoca, Koyunhisar’dan yatılı arkadaşımız rahmetli Mehmet Yaşar’ın öğretmen ağbisi, Söylemişten yatılı arkadaşımız Hacı’nın Ağbisi,Bursa’nın değişik amatör takımlarında futbol oynarlar ve köylerinin maçı olunca hafta sonlarında gelip köyünün takımıyla sahaya çıkarlardı. Öğretmen Tahsin Bölüm hocamızda Karacaali Takımının yöneticiliğini yapardı. Bizim okul ve yatılı arkadaşlarımız hangi takımda oynarsa biz o köyü tutar ve alkışlardık. Heeeey gidi günler heeeey…
                Yenişehir Osmangazi Lisesi, ortaokul bölümü ile birlikte eğitim ve öğretim yapar ama Bilgi Yarışması,Münazaralar ve Şiir Yarışmaları genellikle liseliler arasında yapılırdı. Şiir yarışmalarına gazeteci ve şair ağbimiz Ali Bilgiç mutlaka gelirdi. Kendisi hem şiir okuyarak yarışmaya renk katar,hem de dereceye girenlere kitap gibi ödüller verirdi. Bilgi Yarışmaları ve münazaralar çok çekişmeli geçer, salon tıklım tıklım dolardı. Sınıflararası yapılan bu yarışmalarda karşılıklı sloganlar bazen dozunu kaçırınca rahmetli Müdürümüz İzzettin Atik, ayağa kalkarak tüm öğrencileri uyarırdı. Biz Edebiyat Bölümü öğrencisiydik. Bir gün 4 kişilik gruplardan oluşan bir münazara vardı. KONU:Topluma erkeklerin daha çok faydası olur, topluma kadınların daha çok faydası olur. Bizim 4 kişiden oluşan erkekler grubu kaybetmiş, münazarayı kadınları savunan kızlar kazanmıştı. Hiç unutmam…Benim çok ateşli konuşmam bittikten sonra, okul müdürümüz  beni konuşmamın bir bölümünde Semra Çinçin başkanlığındaki kızlar masasına dönerek “siz kadınlar gittiğiniz yeri kadınlar hamamına çevirmekten başka bir şey bilmezsiniz “ sözümü ağır bulmuş, kürsüye çıkıp mikrofonu eline alarak beni  uyaran bir konuşma yapmış ve sonunda “münazara böyle  devam etmesin, konuşmalarınıza dikkat edin” demişti. Beni ter basmış, yüzüm kıpkırmızı olmuştu. Sonuçlar açıklandıktan sonra salondan çıkarken yanıma arkadaşım ve her zaman büyüğüm olarak gördüğüm Ahmet Çalışkan gelerek kolumdan tutup Aydoğdubey İlkokuluna kadar caddede yürüyerek moral verici konuşmalar yapmıştı. Ne garip tesadüf ki, aradan geçen yaklaşık 40 yıl sonra oğlum Ali,Yenişehir İbrahim Orhan  MYO Gıda Bölümü’nde okurken, avukat olan Semra Çinçin arkadaşımın evinde kiracı olarak kaldı.  Yani biz kiracı, o da ev sahibiydi. Yıllar sonra işte o zaman anladım ki, kadınlar erkeklerden daha zeki ve daha çok topluma faydaları  varmış.
                Okulumuzun birde SESİMİZ adında duvar gazetesi vardı. Genelde GAZETE KOLU olarak tüm arkadaşlardan gelen yazıları Kamil Öz ile birlikte toplar, beğendiklerimizi ayırır ve okul gazetesinde yayınlardık. Bazen öğrencilere genel kültür ve spordan olmak üzere 10 soru sorar, ilk önce bilene hediye verirdik. Hediyeyi kendi cep harçlıklarımızdan alırdık. Okul  idaresine bile yansıtmazdık. Sene sonlarında piyesler yapılır ve okul geceleri düzenlenirdi. Bu gecelerde piyesle birlikte folklor ekipleri oyunlar oynardı. Okulun ilk folklör ekibini kuran öğretmen Sadiye Elal Peşluk’tür. Benim öğrencilik yıllarımda Cevat Fehmi Başkut’un PAYDOS ve HARPUTTA BİR AMERİKALI ile Tarık Buğra’nın  AYAKTA DURMAK İSTİYORUM ve DİREKTÖR ALİ BEY’in AYYAR HAMZA  adlı piyesleri sahnelenmiş ve çok ilgi görmüştü. Piyesler gündüz öğrencilere ücretsiz, gece de halka ve velilere ücretli olur,okula gelir temin edilirdi. Piyeslerin aranan isimleri Mustafa Çalışkan,Ahmet Çalışkan, Osman Erk,Semra Çinçin,Candan Aygen gibi arkadaşlardı.
               Okulumuzun çok iyi bir futbol takımı vardı. Kaleciler Abdül Kurt, Kamil Yumurtacılar,Kaptan Sadi Sırman,İsmail Şahin, Osman Erk, İznikli Hasan Yılmaz,İnegöllü Enver Görür,Şükrü Bedel, Abdullah Köse, Zafer Yılmaz, Recep Adaş, Hasan Basri gibi takımın yıldız oyuncuları vardı. Bursa’da katıldığımız Liselerarası  futbol maçları okulun ders saatlerinde oynandığı için öğretmenler  okul gazetesine maçı  yazsın diye sadece beni  Bursa’ya götürürlerdi. Bende maçın bitiminden sonra okulumuzun SESİMİZ gazetesine maçın kritiğini yazar ve okulun tüm öğrencileri maçın nasıl geçtiğini oradan okurlardı. Bir ara okulumuzun gazetesinin spor bölümünde yayınlamak için renkleri Sarı-Laci ert olan Yenişehirspor’un efsane başkanı Asım Akçacı ile Yenişehir Stadı’nda röportaj yapmış-fotoğraflar çekilmiştim. Bu röportaj öğrenciler arasında çok ilgi görmüş ve okunma rekorları kırmıştı. 
                Kısacası Yenişehir Osmangazi Lisesi ilk kurulduğu yıllarda öğrenci sayısı az ve imkansızlıklar içinde kendi yağıyla kavrulan bir okul iken,okul yöneticilerinin ve öğretmenlerinin gayretleriyle başarılı olmuş ve o yıllarda verdiği mezunların bir çoğu ülkemizin iyi üniversitelerinde eğitim ve  öğretim görerek, doktor, hukukçu, mühendis, subay ve öğretmen olmuşlardır.
                 Yenişehir Osmangazi Lisesi’nde okunurda unutulmaz olaylar olmaz mı ? Kuşkusuz çok enteresan ve unutulmaz olaylar yaşadık. İleriki haftalarda okul ile ilgili çok ilginç ve unutulmaz anılarımıza sayfamızda ve  köşemizde yer vereceğiz…
               2017 yılı aralık ayının ilk günleriydi. Köyüm Müşküle’de katıldığım bir cenaze töreninde adını çok duyduğum Bursa Basının önemli isimlerinden YENİ MARMARA gazetesinin sahibi Sayın Orhan Efe’nin oğlu Mustafa Efe ile tanışma fırsatı buldum. Cenaze töreninden sonra İznik Gölü Kıyısı’ndaki Çınaraltı Tesisleri’nde kendisiyle sohbet ettik. Kendisi Bursa’da YENİ MARMARA gazetesi ile birlikte bazı dergiler ve Yenişehir’de günlük YÖREM Gazetesi’ni de çıkardıklarını, ortaokulu ve liseyi Yenişehir’de okumuş ve Yenişehir’i seven biri olarak YÖREM Gazetesi’nde köşe yazıları yazmamı benden rica etti. Daha önceki yıllarda BURSA’NIN SESİ, İZNİK DOĞUŞ, BURSAPOST, A GAZETE  gibi yerel basınımızda yazılar yazmıştım. Konu Yenişehir olunca Mustafa Bey’in bu isteğini kabul ettim. Yıllar sonra Yenişehir’in havasını tekrar kokladığım ve siz değerli dost ve arkadaşlarımla bu sayfada  yeniden buluştuğum için çok mutluyum. Önümüzdeki haftalarda siz değerli YÖREM okuyucuları ile  zaman zaman buluşmak üzere, ilk yazımda okuduğum ve mezun olduğum YENİŞEHİR OSMANGAZİ LİSESİ’nin ilk yıllarını anlattım. Şimdilik kalınsağlıcakla…   
  
 
 


YIL : 1971... OKUL MÜDÜRÜ İZZETTİN ATİK ve ÖĞRETMENLER






YIL : 1969 yatılı öğrenciler öğretmen Hikmet Şar ile birlikte...





Yenişehirspor Kulübü Başkanı Asım Akçacı ile Yenişehir Stadı'nda okul gazetesi adına  ERCAN KAVUK röportaj yapaken...




YIL 1970... TARIK BUĞRA'NIN AYAKTA DURMAK İSTİYORUM piyesi.. Ercan Kavuk-. MustafaÇalışkan ve Semra Çinçin

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Arşiv
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Facebook Twitter
2016 Yenişehir Yörem Gazetesi (Kayı İletişim Ltd. Şti.) tüm hakları saklıdırHaber Yazılımı Haber Scripti