UTANÇ VERİCİ MANZARALAR VE MESULLERİ

8 Kasım 2021 18:21
A
a
Kıymetli okuyucularım
Doğru bildiklerimi her zaman yazarım. Yazdıklarımı paylaşmak isterim. Mesajımı alanlar da olur almayanlar da... Bazıları kıyısından köşesinden tutuverir, kimisi de hiç ilgilenmez. Karşı çıkanlar bile olur. Abdurrahim Karakoç bu durumu şöyle özetliyor: "Zaten benim mesajım beyinsiz ve yüreksizlere değil. Hepimizin beyni yüreği var diye düşünenlere ve karşı çıkanlara diyorum ki onların anladığı manada beyin de yürek de öküz de bile var. Hem de en alasından" diyor. Sonra da ekliyor, "Sitemin var bana mektup yaz diye, hangi işin neresini yazayım? Garibanlar yolunuyor kaz diye, hangi kuşun neresini yazayım? Yüz boya, göz boya, dudaklar rujlu. Helva sarımsaklı baklava tuzlu. Kimisi beyinsiz kimi boynuzlu, hangi başın neresini yazayım? Nereden baksak put çağıdır çağımız. Ezelden ebede koptu bağımız. Melek doğar, mundar ölür çoğumuz. Hangi leşin neresini yazayım?" 8.11.1984

Kıymetli okuyucularım
Müslüman Türk milleti olarak cidden utanıyoruz. Yetişen neslimiz ve gençlerimiz zehirleniyor. İlgililer susuyor. Ekranlar açıktan, ahlaksızlıktan kusuyor. RTÜK ne yapıyor diye içimizi merak sarıyor. Baksanıza şu rezil ve edepsiz sözlere: "Çocuğun babası kim? Çocuk kimden? Kocasını kaç kişi ile aldattı? Karısına ihanet etti. Bu kaçıncı kocası? Başkasından hamile iken nikah kıydı. Yasak aşkı ile kocasını öldürdü. 15 yaşında hamile bırakıldı. Kocası onu affedecek mi? Para karşılığı erkeklere pazarlandı. Baba DNA testi ile belli olacak" bunların haricinde daha neler de neler... Alkollü sürücülerin işlediği trafik cinayetleri, şehir ve sokak magandaları suç makinesi hırsızlar, vahşi cinayetler, soygunlar, vurgunlar, baskınlar, dövmeler, sövmeler... Ben de diyorum ki hangi sosyal pisliğin ve sosyal ve özelliklerini hangisini yazayım?

Kıymetli okuyucularım
Gelinen noktada yürekler acısı. Bu millet nasıl bu hale getirildi? Mesulleri ve sebep olanlar kimler? 'Kontrolden çıktı, kontrolü kaybetti' sözünde olduğu gibi bir ortam. Cinayet ve cinnet toplumu olmaya doğru hızla koşuyoruz. Cezalar caydırıcı olmaktan çıkarıldı. Ahlak ve edep ayaklar altına alınırken ekonomi de dibe vurmaya devam ediyor. Sahadaki siyasetçiler inandırıcılıklarını yitiriyorlar. Sloganlar, demeçler, nutuklar demogojiden ileri geçmiyor. Bu arada bulanık suda balık avlamayı seven uyanıklar malı götürüyor. Onun için yazıma Karakoç'un mısraları ile son vermek istiyorum:
"Anlatmak onlardan, dinlemek bizden. İş lafa, icraat söze bağlandı. Geçebilmek için koca denizden, gemiler ördeğe kaza bağlandı. İkiyi beklerken beşi yitirdik. Çürük vaatlerden kına getirdik. Üç koca seneyi yedik bitirdik. Umutlar gelecek yaza bağlandı. Bir mutlu azınlık uçar havada, ayları günleri seçer havada. Arıbeyi viski içer havada, çoğunluk tordağa toza bağlandı. Tellalın dayısı arttı, kurnazın kazacak kuyusu arttı. Şişti ihracattan vergi çalanlar, her gün üstümüze yağdı yalanlar. Yaladı parmağı balık tutanlar, köşeyi dönüyor yolu tutanlar." Not: Şiirin adı İcraatın Dışından şeklindedir. Beşinci Mevsim Sayfa 96-97.

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sizce, Yenişehir'in en büyük sorunu nedir?

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Belediye Covid İlanı