UCUZ KONUT ALDATMACASI VE GERÇEKLER

12 Ağustos 2022 16:40
A
a
Kıymetli okuyucularım.
İnandırıcılık vasfını kaybetmiş sadece sloganlardan ibaret olan “ucuz konut” edebiyatı kimlerin işine yarıyor bakalım. Söz ustası siyasetçiler, dar gelirli ailelerin ev sahibi olmasından bahsediyorlar. Kim bu dar gelirliler diye bakmak lazım. Politika sahnesinde eskiden beri sıkça rastladığımız kavramlar vardır. Birisi maddi kalkınma diğeri ise manevi kalkınmadır.
Geçmiş yıllarda maddi kalkınmayı koz olarak kullananları çok gördük. Herkese ev herkese araba vadedenlerin anahtar sallayanların palavralarını unutmadık. Rahmetli Ahmet Arvasi hocamızın tabiriyle “Manevi kalkınma sözünden ne anladığını da kendisi de bilmeyen sözde maneviyatçılar ise işi hepten karıştırdılar. Gönül istiyor ki herkesi kaynaştıran birbirine bağlayan ve harç görevi yapan milli devlet şuuru uyansın sosyal adalet yaşatılsın sosyal dilimlerin dertleri derdimiz olsun. Birileri yerken diğerleri seyirci olmasın. Hiç olmayanlarla çok olanlar kucaklaştırılsın. Siyasi bencillik dostluğun zehridir diyenler boş yere konuşmamışlardır.
Kıymetli okuyucularım.
Tarih 8 Ağustos 1985. Merhum Abdurrahim Karakoç gördüğü manzaralar karşısında şöyle sesleniyor. “Kime sorarsanız ben orta direğim iddiasında. Hasen kim mertek kim balta sapı kim anlayamadım. Kazık malum zaten cemiyeti bu hale getiren de o kazık ve onun benzeri küçük kazıklardır. Gelecekte doğacak bebeklerin birer kereste parçası olmamaları için çağrıda bulunuyorum” diyor. Bak. Ab. Karakoç 5. Mevsim Sayfa 28.
Şimdi gelelim şu ucuz konut meselesine. Birikimi olmayan kirada oturan meşru gelirleri ile meşru giderlerini karşılamakta zorluk çeken bir ailenin konut sahibi olması mümkün mü? Kaç tane emekli yüz bin lira verebilir? Kaç tane emekli kredi taksitlerini ödeyebilir? Çocuklarının eğitim giderlerini, yakıt paraları, mutfak masrafları, sağlık dahil bazı özel harcamalar nasıl karşılanır hiç araştırdınız mı beyler? Diye sormak gerek. Dolaylı yollardan endirekt usullerle konut alanlar bellidir. Bu bağlamda TOKİ de belli zümreler tarafından kullanılmaktadır. Devletin araştırma kuruluşları keşke incelense de kimlerin kaç evi olduğunu kamuoyuna açıklasa. "Medeniyetlerin coğrafi hudutları ayrı olduğu gibi tarihi tekâmulleri de birbirinden ayrıdır" diyen merhum Ziya Gökalp ne kadar haklı. Türkiye’de Rusların İsraillilerin İngilizlerin Iraklıların İranlıların hatta Suriyelilerin aldığı evlerin sayısı dudak uçurtuyor. Dış ülkelerde mal varlığı olanların sayıları da bir hayli fazla olduğu biliniyor. “Bir gün siyaset yaparken zengin olursam bilinki bende çok çaldım” diyenleri unutmadım. Bunları yazarken inanın üzgün değilim. Dünya evi geçicidir. Ahiret evimiz harap olmasın yeter.

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sizce, Yenişehir'in en büyük sorunu nedir?

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

uludağ elektrik 8.ay