16 Kasım 2018 00:03
-A +A
Zekeriya Kılıç

Zekeriya Kılıç

Türkçe ezan hem caiz hem de mümkün değildir

Ezan tüm dünya Müslümanlarının ortak sevdası ve vazgeçilmezidir. Ayrıca bin 400 küsür yıldan beri ezanın önemini bilir ve anlar. Akıllı bir insan gülünç duruma düşmemek için ağzından çıkan sözlere dikkat eder. Ortada fol yok, yumurta yok, nereden çıktı bu Türkçe ezan meselesi diye insan merak ediyor. Cihanşümul olan mukaddeslerimiz asla bireysel görüş ve arzulara göre dizayn edilemez! Birisi çıkar ezan Türkçe olsun der, öteki çıkar İngilizce olsun teklifini yapar. Bir başkası Fransızca, Almanca, Rusça, Çince olmasını arzu eder. Öteki de Farsça olması temennisinde bulunur. Bunların tamamı fiyaskodur ve kabül görmesi mümkün değildir. Kanunun siyasi yönü asla bizi ilgilendirmez. O siyasetçilerin işidir. Evvela ezanın tarihçesini bilmek lazımdır. Namaz Mekke’de farz olmuştur. İlk dönemlerde ezan diye bir şey yoktur. Allah Resulü Medine’ye hicret ettikten sonra namazların vakti geldiğinde “Es’selah, Es’selah” namaza, namaza diye duyuru yapılıyordu. Bir müddet süreyle de “Es’salat ül-camia” namaz insanları toplar, bir araya getirir, onda güzellikler vardır anlamında ki davetlerle bu ihtiyaç gideriliyordu. Mescid-i Nebevi (Peygamber Mescidi) yapıldıktan sonra şanlı Peygamberimiz, “Müslümanları mescide nasıl davet edelim?” diye düşünürken, birkaç sahabe rüyasında ezanın bugünkü haliyle okunduğunu görmüştür. Sahabe bu rüyayı Peygamberimize arz ettiklerinde Allah Resulü sadece sabah namazına davet ederken “Es’salatü hayrun minen nevm” namaz uykudan hayırlıdır ifadesini ilave etmiştir. Ve Peygamberimizin emri ile Bilal-i Habeşi yüksek yerden sabah ezanını okumuştur. Aksi halde böyle bir rüya görülmeseydi, Müslümanlar Yahudilerin ya da Hristiyanların yaptıkları gibi taklitçi olarak, ya ateş yakarak, ya davul gibi bir şeye vurarak, yahut boru çalarak, ya da zil çalarak namaz vakitlerini duyuracaklardı. Netice itibari ile ezan hem namaz vakitlerinin olduğunu hem de Allah’ın büyüklüğünü, Peygamberimizin de O’nun elçisi olduğu ilan edilmiş oldu. Türkiye’de bir dönem ezan Türkçe olarak okunmuştur. “Tanrı uludur, Tanrıdan başka tapacak yoktur” anlamında ki sözlerle devam etmiştir. Daha sonra bu uygulamadan vazgeçilmiştir. Elbette kutsallar asla siyasete alet edilmemelidir. Mustafa Kemal’in bu uygulaması içinde bulunulan vahim durumun neticesi olarak ele alınmalıdır. Son söz olarak, “Ezan asla Türkçe olamaz! Orijinali bugünkü halidir. Öyle kalacaktır ve kalmalıdır!”

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Arşiv
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
2016 Yenişehir Yörem Gazetesi (Kayı İletişim Ltd. Şti.) tüm hakları saklıdırHaber Yazılımı Haber Scripti