30 Ağustos 2020 17:08
-A +A
Zekeriya Kılıç

Zekeriya Kılıç

PAPAZ-ZANGOÇ VE MASUMİYET HİKÂYESİ

Dinleyin ve okuyun bu hikâyeyi, çıkarılan dersi de siz yorumlayın. Hikâye şudur; “Kiliseden iki şişe yıllanmış şarap kaybolur, şarap mahzeninin anahtarı bir tane papazda, bir tane de zangoçta vardır. Papaz bir gün zangocu çağırır ve der ki “Zangoç efendi anahtar ikimizde var. Şarapları ya sen aldın ya da ben. Ben almadığıma göre hırsız sensin. Ver ücretini, otur karşıma günah çıkaralım.”

Zangoç oturur, papaz sorar, “Falan mahzendeki şarapları sen mi aldın?” Zangoç, “Duyamıyorum papaz efendi” der. İki üç sefer tekrarlandığında papaz kızar. “Yahu nasıl duyamıyorsun, aramızda 70 santim mesafe var” der. Zangoç gayet sakin olarak der ki, “Papaz efendi yer değiştirelim, bende sana sorayım. Para pul istemiyorum.” Yerler değişir ve zangoç papaza sorar. “Söyle bakalım papaz efendi, geçen cumartesi gecesi sen, Dimitri’nin dul eşiyle, Salamon’un ikinci hanımıyla kilisede sabaha kadar birlikte olup, aşna fişne yapmadın mı? Papaz gayet sakin “Duyamıyorum zangoç efendi” der. Zangoç “Bay papaz nasıl duyamıyorsun, aramızda sadece 70 santim mesafe var” deyince, papaz der ki “Haklısın bay zangoç buraya oturulunca gerçekten duyulmuyor.”

İşte yaşanan hikâye budur. Uzun yıllardan beri Türkiye’de rüşvetin adı hediye oldu. Yolsuzlukların, vurgunların ortaya çıkmasının adı ‘komplo’ oldu. Tabiri caizse ‘Al papazı, vur zangoca. Nasıl olsa ikisi de duyamıyor. Sonra da bir takım “Dilli düdüklerle, şakşakçı hödükler” çıkar piyasaya, ortalığı allak bullak eder. Dilli düdük, şakşakçı hödük sözü safahattandır. Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Denizli milletvekiline karşı söylemiştir.


Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Arşiv
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
2016 Yenişehir Yörem Gazetesi (Kayı İletişim Ltd. Şti.) tüm hakları saklıdırHaber Yazılımı Haber Scripti