MANDACI ZİHNİYET

26 Aralık 2021 18:00
A
a
Mandacılık virüsü, Osmanlının son dönemlerinde ülkemize yerleşmiş ve sözüm ona o dönem ki aydınlar arasında oldukça kabul görmüş bir anlayıştır.  Mandacılık bugünde sözde aydınlar ve okumuş kesimler arasında oldukça popülerdir. Mandacılık bir ulusun ya da gücün altında yaşamayı öngörür. Mandacı kişiler ya da guruplar kendilerine olan güvenlerini ve saygılarını yitirmiş kişilerdir. Üst aklı hep, kendilerini yönetenlerden alırlar. Her uygulamalarını, bağımlı oldukları ulus ya da güce göre yaparlar. Mandacılık zihniyeti ilk olarak Gazi Mustafa Kemal Paşa döneminde kırılmıştır. Atatürk’ün en büyük sıkıntı çektiği konular arasında mandacı arkadaşlarının ona inanmamasıydı. Bugün tarih kitaplarında okutulan ve doğruları yansıtmayan bir sürü bilgi bulunmaktadır. O dönem de Atatürk’e yakın yazarların kitapları okunduğunda bu durum net olarak ortaya çıkmaktadır. O dönemde İsmet Paşa bile Amerikan mandacılığını savunmuştur. Amerika’ya yazdığı bir mektubunda o zaman ki Türkiye’sini “harap bir eve” benzetmektedir. Mandacı zihniyeti savunanlar arasında kimler yoktu ki? Rauf Orbay, Refet Bele, Ali Fuat Cebesoy, Halide Edip Adıvar ve diğerleri…

Mustafa Kemal Atatürk’ü o zaman anlamak istemeyen ve o dönemde “Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti” ilkesini kabul etmek istemeyen sözde arkadaşları, o dönemde Gazi’yi çok üzmüşlerdir. Gelelim günümüze, Bugün de tarih tekerrür ediyor. 14 Ağustos 2001 de kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi o dönemde bazı siyasi figürlerle Türkiye siyasetinde yerini aldı. Sayın Cumhurbaşkanı dışındaki kurucu arkadaşlarının hemen hemen hepsinin tıpkı Atatürk de olduğu gibi mandacı oldukları ortaya çıktı. Bu mandacı siyasi figürler ilginç bir şekilde faizi savundukları görülüyor. Kur’an-ı Kerim de faizcileri, Yüce Allah’ın nasıl lanetlediği, onu okuyanlar bilirler. Bugünün dünyasının baş belası Yahudiler, Allah’a karşı savaş açmışlar ve yaptıkları faizcilik ile dünya insanlarını sömürmektedirler. Okuduğum tarihi bir kitapta, Henry Ford’un 2. Dünya savaşı boyunca Hitleri desteklediği yazıyordu. Bu desteğin gerekçesi olarak o dönemde Avrupa ülkelerinin ve genç ABD’nin faizci Yahudiler tarafından faiz ile zulüm görmesi gösteriliyordu. Faizci Yahudilerden bıkan Avrupa ülkeleri ve ABD, aslında o dönemde Hitleri örtülü olarak desteklemişlerdir.

Rahmetli Atatürk’ten başlayan ve rahmetli Necmettin Erbakan döneminde verilen mücadele, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile devam etmektedir. Sayın Cumhurbaşkanı, faize karşı çıkmakta ve faiz ile kendi ülke vatandaşlarının sömürülmesine engel olmak istemektedir. Küresel efendiler, dolar ve Euro üzerinden ülkemize baskı uygulamaktadırlar. Amaçları eski sömürü düzenlerinin devam ettirilmesidir. Gelelim muhalefet partilerine. Sayın Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu dönemlerinde ülkemizin nasıl IMF’ye bağımlı kaldığımızı hepimiz hatırlıyoruz. Faizciliği savunan Sayın Babacan, hala eski söylemlerini devam ettirmektedir. Diğerleri ise olayların farkındalar ama o kadar dışarıya bağımlılar ki, gerçeği bir türlü söyleyemiyorlar. Sayın Cumhurbaşkanı bu kişilerle yola çıkmış ama arkadaşlarının mandacı zihniyeti karşısında onlar ile yollarını ayırmak zorunda kalmıştır. Atatürk’ün “Milletin istikbalini yine Milletin azim ve kararı kurtaracaktır” sözünü günümüzün CHP’si bile unutmuştur. Efendiler uyanalım artık ve bu mandacı zihniyeti terk edelim. Kendimize güvenelim ve ülkemizi yine hak ettiği noktaya getirelim. Mandacılık bir anlamda köleliktir. Köleliği ise kendisini Türk kabul eden hiçbir vatan evladı kabul edemez. Herkes yanlış yapar ama ana gerçekler konusunda birbirimize destek vermeye devam edelim.       

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sizce, Yenişehir'in en büyük sorunu nedir?

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

uludağ elektrik 8.ay