19 Ağustos 2020 17:03
-A +A
Zekeriya Kılıç

Zekeriya Kılıç

Kalleş müttefikler ve alçak sözde dostlar

Tarih 9 Ekim, 2019. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, PKK/YPG ve DEAŞ örgütlerine karşı Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Barış Harekatı başlatıldığını açıkladı. 16 Ekim 2019 tarihinde ABD Başkanı Trump’ın, Erdoğan’a gönderdiği küstah ve alçakça ifadelerle dolu mektup ortaya çıktı. Bu yetmedi Mazlum Kobani denilen katilin mektubunu da ek olarak Erdoğan’a gönderdi. Bu da yetmedi ABD temsilciler meclisi Erdoğan ailesinin mal varlığını dondurma, Halkbank’a yaptırım uygulaması ve Ermeni soykırımını tanıma kararlarını oy birliği ile aldı. 17 Ekim günü ABD Başkan Yardımcısı Mike Pençe Türkiye’ye gelerek Erdoğan ile görüştü, sonra da Barış Pınarı Harekâtı durduruldu. Daha sonra ABD Başkanı Trump dolayısıyla Amerika, Fırat’ın doğusundaki zengin petrol kaynaklarını, terör örgütü PKK/PYD VE YPG’ye, yani terörist Kobani’ye teslim etti. Şimdide ABD’li petrol şirketi PKK/PYD VE YPG ile petrol üretim ve satın alma antlaşması yaptı. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, senatoda bu kirli ve çirkin antlaşmayı doğruladı. Böylece terör örgütleri inanılmaz bir maddi imkâna kavuşturuldu. Terör örgütleri bir anda dolar zengini oldu. Bu katil sürülerinin amacı, sattıkları petrolden, kazandıkları paralarla terörü azdırmak ve işin en vahim tarafı ise, sınırımızda bir terör devleti kurma planlarıdır. Türkiye olarak Dışişleri Bakanlığı şu açıklamayı yapmıştır; “ABD’nin uluslararası hukuku hiçe sayan, Suriye’nin toprak bütünlüğüne, birliğine ve egemenliğine kasteden ve terörizmin finansmanı kapsamına giren bu adıma destek vermesini esefle karşılıyoruz. Hiçbir meşru saikle gereklendirilmeyecek olan bu tasarruf asla kabul edilemez. Tepki ortaya konulmuştur. Ancak yeterli değildir. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti, terör örgütlerinin petrol kuyuları işletmesine ve bu maksatla sınırımızın dibinde piyon bir devlet olmasına asla izin vermemelidir. Aynı şekilde Rusya’da bir problemdir. Dikkat edilirse Suriye’de Hafız Esad’ı,  Libya’da General Hafter’i, Venazuela’da Madura’yı desteklemektedir. Bundan anlaşılıyor ki, Putin dolayısıyla Rusya kendisine yakın olan bütün dikta rejimleri destekliyor. Kendi statüsüne göre, savunur göründükleri demokrasiyi, kendileri için, tehdit kabul ediyor. Bu da dünya için bir risktir. Tarihe bakarsanız, Türkiye için Rusya inişli ve çıkışlıdır. İstiklal Savaşı’nda Türkiye’ye yardımcı olmuştur. Hedefi, Türkiye’yi Sovyet bloğuna çekmekti. Atatürk bu oyuna gelmemiştir. Stalin döneminde ibre tekrar Türkiye’nin aleyhine dönmüştür. 1945 tarihinde Stalin, Türkiye’den Kars ve Ardahan’ı istemiştir. Boğazlarda üst talebi vardır. Ermenileri Doğu Anadolu’ya yerleştirme çabaları malumdur. Gelinen noktada ‘Türk Milleti’nin, yine Türk Milletinden başka dostu yoktur. Türkiye’yi yönetenlerin, sahte ve kalleş, dost görünen düşmanları iyi tanıması lazımdır. Günlük siyasetler ve iktidar mücadelesi gaflete fırsat vermemelidir. Kin ve hırsa dayalı politikalar topluma zarar veriyor. Artık basitçe günlük siyasetten milletimiz bıkmıştır. Bunun bilincinde olalım yeter.

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Arşiv
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
2016 Yenişehir Yörem Gazetesi (Kayı İletişim Ltd. Şti.) tüm hakları saklıdırHaber Yazılımı Haber Scripti