6 Eylül 2020 16:49
-A +A
Zekeriya Kılıç

Zekeriya Kılıç

İftiralar, yolsuzluklar ve adalet

İftira, insanlığı helak eden, milletleri perişan eden 7 büyük günahtan birisidir. Manevi anlamda adam öldürmek gibidir. Birilerinden nefret etmek başka, birilerini sevmek başka, iftira atmak daha da başkadır. Rakibimdir, o halde bu adamı yıpratmam lazım, mantığı ile atılan iftiraların vebali çok büyüktür. Yaptırım gücüne dayalı olarak iftira kampanyaları çirkin ve iğrençtir. Türk Milleti olarak geçmiş yıllarda ‘Kombassan, Deniz Feneri, Jet Fadıl’ olayları ve daha nice kirli hadiselere şahit olduk. Bunlar ve benzeri soygunları milletimiz unutmamıştır. Kimse bunları dile getirmiyor. Sanki hırsızların, yolsuzluk yapanların hiç suçu yok. “Vicdanların karardığı yerde, kanunların sustuğu ve hükmünü yitirdiği” malumdur. Elbette insani adaletin bittiği yerde, ilahi adaletin devreye gireceği unutulmamalıdır. Seçim ihtirası, iktidar hırsı ve bir takım dünyevi hesaplar, aklı başında topluma örnek teşkil eden kişilerin asla birbirlerine iftira atmasını gerektirmez. Atanların, bu yakışıksız ve ahlaki olmayan davranışların milletimiz tarafından tasvip görmeyeceği bilinmelidir. Yıllar önce Anadolu’nun evlatları ‘sağcı-solcu’ diye bölünmüştür. Siyasi partilerin sempatizanları bu bağlamda dizayn edilmişlerdir. Ancak gelinen noktada zarar, ziyan, çekilen çilelerin faturasını devamlı milletimiz ödemiştir. Vergiler, zamlar, vatan müdafaası ve askerlik gibi meselelerde devamlı olarak Türk Milleti kullanılmıştır. Seçim meydanlarında birbirlerine en ağır hakareti yapanlar, en çirkin sözleri kullananlar ve milletin oylarıyla Ankara’ya gidenler, ikinci bir seçime kadar sarmaş dolaş yaşamışlardır. Şahsım adına 1974 yılında bizzat bu manzaraya şahit olmuşumdur. Milletvekillerinin seçim bölgelerinden gelen insanları ağırladığı otellerde, kırmızı halıların döşeli olduğu otel salonlarında ‘poker’ oynadıklarını gördüğümde adeta şoke olmuştum. Taleplerine göre önlerinde viski, şampanya, likör, şarap veya başka içeceklerin servis edildiğini gördüm. Bunların içerisinde “siyaset yaparken, politika ile meşgul olurken” fakirleşen, yoksullaşan hiç kimseyi görmedik. Dün öyleydi de bugün değişti mi? Hayır. Bursa-Yenişehir’de ilçe müftüsü iken bir siyasetçinin salon konuşmasında şu sözleri hala kulaklarımdadır.
“Muhterem Yenişehirliler, siyaset yaparken bir zengin olursam, iyi biliniz ki bende çaldım” demişti. Sonraki yıllarda yaşadığımız yüzlerce üzücü olay vardır. Yolsuzluklar, vurgunlar, teknik takipler sonucu ortaya çıkan hırsızlıklar. Bütün bunların yanında ört bas edilen hadiseler. Değişen bir şey yok. Yine bu aziz ve şerefli Türk Milleti değişik yöntemlerle aldatılıyor. Türkiye’de yaşanılan olaylar örtbas edilmesiydi öyle inanıyorum ki ‘Çakal Karlos’ dâhil dünyanın en büyük yolsuzlukları ortaya çıkardı. Tarihler elbette bunları kaydedecektir. Türk Milleti tekbir millettir. Bayrağı ve Misakı Milli sınırları bellidir. Onun için seçimlerde ‘İstiklal Mücadelesi’ sözü yanlıştır. İstiklal Mücadelesi Rum, Yunan, Ermeni, İngiliz ve diğer düşmanlara karşı verilmiştir. Hangi taraf Rum, Ermeni, Yunan ve diğerleri ki bu ifadeler kullanılıyor.


Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Arşiv
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
2016 Yenişehir Yörem Gazetesi (Kayı İletişim Ltd. Şti.) tüm hakları saklıdırHaber Yazılımı Haber Scripti