15 Ocak 2020 17:09
-A +A
Zekeriya Kılıç

Zekeriya Kılıç

İBLİSİN BAŞI AMERİKA (3)

Amerikan usulü ihanetlere bakarsanız planlarını ve programlarını bazen döve döve bazen de seve seve gerçekleştirir. Mesela Irak’ta petrol kuyuları gitmiş, yaşasın demokrasi. Enerji kaynakları gitmiş, yaşasın demokrasi. Üniter yapı dağılmış, federasyon gelmiş, yaşasın demokrasi. Diyalog adı altında, ittifak adı altında hristiyanlık propagandası yapılmış, mezhepler çatışması körüklenmiş, yaşasın demokrasi. İnsanın bağırası ve isyan edesi geliyor. Hay sizin demokrasinizin içine tüküreyim. Yuh olsun böyle demokrasiye. Yuh olsun bu alçaklara alkış tutanlara. İşte can çekişen Irak’ta Amerika’nın, İngiltere’nin bu ihanetleri yaşanırken, bir toplama merkezi kurulur. Daha doğrusu bir hapishane. Adı da ‘Ebu Garip.’ Oradan yükselen feryatlar, çığlıklar, ortaya çıkan gerçekler. O çığlıklar, o feryatlar oradan seslenen Iraklı Müslüman kadınların sesleri idi. İşte medeniyet tüccarlarının ibret vesikaları. Bunlar da Amerikan usulü demokrasi mi yoksa Amerikan usulü demokrasi ‘genel evi mi?’ Sormak lazım. Tecavüz kurbanı Iraklı kadınların çığlığı “Allah için bizleri öldürün. Bu ifade şöyle sonlanıyor, “Halkıma Ramadinin, Halidiyenin ve Fellucenin insanlarına, Erdem ve onurlarını kaybetmeyen tüm dünyadaki insanlara. Bu size Amerikan-siyonist hapishanesini Ebu Garip’ten kardeşiniz Nurun mektubudur. İnanın buradaki sefaleti, haysiyetsizliği size nasıl anlatacağımı bilemiyorum. Siz sıcak evlerinizde karınlarınızı doyurup, sevdiklerinizle otururken, bizim maruz kaldığımız açlığı, susuzluğu, mecbur bırakıldığımız çıplaklığı, o halimizle önlerinde sıraya dizilmemizi hangi kelimelerle anlatabilirim. Ey kardeşlerim. Kamyonlarınızla, arabalarınızla Amerikan malları taşırken kalbimiz sıkışıyor. Çünkü o mallar benim halkımın ve benim ülkeme aittir. Yüreğim kan ağlıyor. Benim insanlarım, haysiyetlerini ve şereflerini bir avuç Amerikan dolarına satmış. Amerikalıların hayvani zevklerini tatmine razı olmadığımız için bizi nasıl dövdüklerini anlatmama izin verin.” 
Not: Mektubun tamamını inşallah okuyucularımla paylaşacağım. Arzu edenler “Küfre açılan kapı dinler arası diyalog” adlı eserde 13-14-15 ve 16. Sayfalarda mektubun tamamını bulabilir. Onun için diyorum ki “ülkesinin adı ve kendi isimleri Müslüman bilinen satılmışların dün olduğu gibi bugünde ihanetleri devam etmektedir.

Devam edecek…     
 

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Arşiv
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
2016 Yenişehir Yörem Gazetesi (Kayı İletişim Ltd. Şti.) tüm hakları saklıdırHaber Yazılımı Haber Scripti