11 Ağustos 2020 17:23
-A +A
Zekeriya Kılıç

Zekeriya Kılıç

HANGİSİ DOĞRU SÖYLÜYOR HANGİSİ YALAN BİLMİYORUZ

Bir tarafta siyasetçiler, bir tarafta televizyon kanalları, bir yandan gazeteler e medya mensupları. Kimisi konuşurken mangalda köz bırakmıyor. Her şey güllük gülistan. Diğerleri konuşurken piyasa allak bullak, her şey perişan. Milletin bir ferdi olarak şahsım adına bir değerlendirme yapıyorum. Diyorum ki Allah aşkına bunların hangisi doğru hangisi yalan?

Döviz başını almış gidiyor. Altın fiyatları adeta uçuyor. Paradan atılan sıfırlar geri döndü. Ekonomi zor e içinden çıkılmaz bir hal aldı. Parayla satılan vatan toprakları, yabancıların gözdesi oldu. Hâlbuki kanla alınan bu toprakların, parayla satılması. Türk Milleti için çare olmadığı devamlı gündemde tutulmuştur. Yürüyen arabaya binmeyi alışkanlık haline getirenlerin takındıkları tavırlar milletimizce bilinmektedir. Mesela 1980 ihtilalinden önce duayen gazeteci olarak bilinen bazı basın mensupları Türk Ordusu için “Cumhuriyet ordusu mu? Türk ordusu mu?” Diyerek çalıştıkları gazetelerin 1. Sayfaları da manşet haberler yapıyorlardı. 12 Eylül 1980 darbesi oldu. Aynı gazeteciler, aynı adamlar bir anda çark ettiler ve şu manşetleri atmaya başladılar; “Hoş geldin Mehmedim. Postal seslerini özlemiştik ama geç kaldın” diyorlardı. Bunlar hormonlu basının malum elemanlarıydı. Hatta ben bu bağlamda bir gazeteciye anlamlı bulduğum bir mektup atmıştım. Şimdilerde bakıyorum da bu hormonlu tiplerin sayıları gün geçtikçe artıyor. Bunları görünce ve okuyunca milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un şu mısraları aklıma geliyor; “Ötüyor her taşın üstünde bir dilli düdük. Etrafa toplanmış bir sürü hödük. Yaşasın, kim yaşasın? Şak şak şak” diyor. Arzu edenler Safahat’ın son bölümlerinde bu mısraları ve niçin söylediğini görebilir.

Okumadan, araştırmadan, günübirlik çıkarlar ve menfaatler için, bazı konuları çarpıtmak densizlikten başka bir şey değildir. Mevlana Celaleddin Rumi Mesnevi’de; “Ey sultanım, gönlünün meyli sana şeytanı melek gibi gösteriyor. Dikkatli bakarsan görürsün ki, pek çalımlı alımlı gördüğün bazı şeylerin başı at başı değil, öküz başına benzer. Bu hikâye Mesnevi’de 3345 ve 3476. beyitlerinde geçmektedir. Hoşumuza giden nice şeyler vardır ki, bizi biz olmaktan çıkarır. Aslında bunlar aldanmanın ve basit menfaatlerin neticesidir. Buhari de Tabaradi de, Şanlı Peygamberimizden (s.a.v) rivayet edilen Hadis-i Şerifler biz bu konularda ışık tutmaktadır. “Öyle bir zaman gelecek ki, kişi helalden mi, haramdan mı kazandığına aldırmayacak” Buhari Büyü bahsi, 7. Şimdi sormak istiyorum; muhafazakâr, dindar olduklarını iddia edenler kazandıklarınız helal mi, haram mı? Unutmayın ki domuz etinin haram olduğu gibi, çalınan kuzunun eti de haramdır. İnsanlar üzerinde öyle bir zaman gelecek ki, bütün gayret ve endişeleri karınlarını (mide ve şehvetleri) için olacaktır. İşte onlar mahlûkatın (yaratılmışların) en şerlileridir. Yine öyle bir zaman gelecek ki doğru söyleyenler, doğru konuşanlar yalanlanacaktır. Yalancılar ise tasdik edilecektir. O yüzden kim doğru kim yalancı bilemiyoruz. Ölçü ise unutturuluyor.


Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Arşiv
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
2016 Yenişehir Yörem Gazetesi (Kayı İletişim Ltd. Şti.) tüm hakları saklıdırHaber Yazılımı Haber Scripti