16 Ekim 2020 16:47
-A +A
Zekeriya Kılıç

Zekeriya Kılıç

ERMENİLER, RUSLAR, İNGİLİZLER, İRANLILAR, TÜRKLER VE TARİH

Tarihi gerçekler iyi araştırılır ve tetkik edilirse, bugün için yaşadığımız problemleri daha rahat anları. dolma tüfek gibi atıp tutanları da tanıma fırsatı buluruz. Öteden beri Rusların, kışkırtıp maşa olarak kullandığı Ermeniler devamlı ihanet içinde olmuşlardır. İngilizler ise çoğunluğu Türkiye ve İran topraklarında yaşayan Ermenilerin bir devlet kurmaları halinde Rusların Güneye (Ak denize) inme hayallerinin suya düşeceği fikri devam etmiştir. Ancak Ermenilerin yarıya yakınının Rusya’nın idaresinde yaşadığı için Rusya’daki Ermeniler vasıtasıyla kurularak bir Ermeni Devleti’nin kısa süre sonra Rusya’nın tekeline gireceğini gören İngilizler bu fikirden vazgeçmişlerdir. Ruslar ise Ermenileri piyon olarak kullanamaya devam etmişlerdir. Hala da etmektedirler. Elbette İngilizler boş durmamış şeyhler vasıtasıyla tarikatlar kullanarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgemizde bir Kürdistan devleti kurdurma ihanetine girişmişlerdir. Bunun için de aşiretleri ön plana çıkarmışlardır. Yöntem olarak ta Türk Soyundan gelen bir Nakşibendi Tarikatı’nı devreye sokmuştur.  Şeyh Ubeydullah başkanlığında çalışmalarına devam etmişlerdir. Malum İngiliz entrikası olarak İslam’ı da kullanmışlardır. Bu bağlamda İngilizler Şeyh Ubeydullah’ı kullanmayı ön plana almışlardır. Kışkırtmalar neticesinde Şeyh Ubeydullah Osmanlı’ya çok ciddi bir şekilde tavır koymuştur. Bunu fırsat bilen İngilizler ve Ruslar Şeyh Ubeydullah’ın adamlarına daha doğrusu müritlerine bol miktarda para ve silah yardımı yapmışlardır. İranlılar’ın, Nakşibendiler’den vergi almaları üzerine Şeyhin müritleri İran köy ve kasabalarında baskın ve yağma yapmaya başlamışlardır. Osmanlı, Rus Harbi’nin Osmanlı’nın aleyhine geliştiğini gören şeyh ve müritleri Rus ve İngiliz kışkırtmalarıyla Türklerin aleyhinde olmuş, hatta müstakil bir devlet kurma teşebbüsüne girişmişlerdir. Bu gelişmeler yaşanırken Doğu Anadolu’da yen gelişmeler olmuştur. İngilizler, Rusların hızla Basra’ya ve Ak Deniz’e inmelerinden endişe ederek, Doğu Anadolu’da Kafkaslar’dan Güneye doğru müstakil bir Ermeni Devleti’nin kurulmasını Van ve Bitlis’i içine alan bu bölgede Ermeniler’n söz sahibi olmalarını istemişlerdir. Mevzuyu detaylı anlamak için Türk Kültür Araştırma Enstütüsü’nün hazırlayıp 1990 tarihinde piyasaya sunduğu Türk- İran İlişkilerini okumak ve incelemek lazım. Netice olarak şunu iyi bilmek gerekir, dün de, bugün de Müslüman Türk Milleti’nin, Müslüman Türklerden başka dostu yoktur. Siyasi, ihtiraslar uğruna birliğimizi ve dirliğimizi zedeleyici olan söz ve davranışlardan kaçmak şarttır. Amerika, Rusya, Avrupa Birliği, İngiltere, İran, İsrail, Sudi Arabistan ve diğerleri dostumuz olmamıştır. Hepsi de sinsi bir şekilde fırsat gözetmektedirler. Onun için sayın siyasetçilerimizin ve siyasi parti başkanlarının söylemlerine dikkat etmesinin lüzumuna inanıyorum. Çünkü birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır. Asıl olan devletin ve milletin bekası...

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Arşiv
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
2016 Yenişehir Yörem Gazetesi (Kayı İletişim Ltd. Şti.) tüm hakları saklıdırHaber Yazılımı Haber Scripti