EKONOMİ NEREYE SÜRÜKLENİYOR ENDİŞEMİZ VAR

31 Ekim 2021 16:37
A
a
Kıymetli okuyucularım
Ekonomi hem toplum, hem de birey için müspet veya menfi sosyal bir problemdir. Bu gelişme menfi (zararlı yönde) olursa o toplumda bazı arızalar var demektir. Getirisi, götürüsü hesaplanmadan sosyal değişmenin hızlı ve mahiyeti beraberinde sosyal problemleri de getirmiştir. Toplum olarak gelinen nokta mutlu azınlık hariç birtakım huzursuzluk ve ümitsizliklere yol açmaktadır. Cemiyetin çoğunu ilgilendiren ekonomik problemler çok daha zor ve köklü tedbirler gerektirmektedir. Aksi halde ekonomik krizler beraberinde pahalılığı, hırsızlığı, ahlaksızlığı ve diğer sosyal problemleri de getirmektedir. Eğitim bunlara dahildir. Günümüz Türkiye'sine bakıldığında manzara kötü görülmektedir. Dikkat edilirse sokakta, kahvede, evde, misafirlikte, çarşı ve pazarda konu ekonominin kötü gidişi ile ilgilidir. Dikkatler oraya çevrilmiştir. Suni gündem oluşturarak istediğiniz kadar TV programları, gazete ve dergi haberleri, futbol maçları, moda tutkunları, yemek programları, çılgın müzik yarışmaları yapın başarılı olmanız mümkün değil. Millet, toplumun yüzde sekseni ilgilendiren ekonomik kabusunu konuşmaya devam edecektir. Çare sağda solda orada burada suçlu aramak değildir. Çare yaraları sarmak, milletin sesine kulak vermektir.

Kıymetli okuyucularım
Atamız, "Lafla sözle peynir gemisi yürümez" demiş. Zaten yürümüyor. Büyük heyecanlarla paramızdan atılan sıfırlar sanki geri geliyor. Bir (1) dolar almak için on (10) TL, bir (1) Euro almak için onbir (11) TL ,1 gram altın almak için 560 TL vermek gerekiyor. Kazananlar rant musluğunda el yıkamayı alışkanlık haline getirenler gidişattan memnun görünüyor. 84 milyonluk Türkiye'de bunların sayısı kesinlikle 4 milyonu geçmez. Bunlar elit tabaka denilen gelir düzeyi yüksek olan kesimlerdir. Bir de kendi yağıyla kavrulan tabirine uyan kesim vardır. Bunların gelir ve giderleri denktir. Onların sayıları da 10-12 milyon civarındadır. Nüfusun çoğunluğunu yoğunluğunu oluşturanların sayıları incelenirse karşımıza düşündürücü bir tablo çıkar. Yaşlara, iş ve meslek erbaplarına, işsizlere ve bunların sosyal ve politik hayatımıza yansımaları dikkate alınırsa vaziyetin iyi olmadığı açık olarak görülür. 2.1.1985 tarihinde Rahmetli Abdurrahim Karakoç o günlerin manzarasını görünce, Güzelliklerin Katliamı isimli bir şiir yazıyor ve diyor ki: "Yeşili bölüştü da dayılarımız, talana uğradı kıyılarımız. İyilik görmedi iyilerimiz. Açmadan soldurduk güzellikleri. Hayale sarıldık gerçek yerine, resmini kokladım çiçek yerine, kullandık kalemi mertek yerine, biz bize güldürdük güzellikleri." Onlar bu günleri görseler acaba ne yazarlardı. Kimse kör değil maaşlara yapılan aylık zamları bir ayda gelen elektrik ve doğalgaz zamları alıp götürdü. Yiyecek, giyecek, içecek, eğitim ve sağlık giderlerine yapılan zamlar nasıl telafi edilecek, merak konusudur. Artık herkes görüyor ve biliyor ki hamasi nutuklar, hamasi sloganlar karın doyurmuyor. Kutuplaşma siyasetinden medet olanlarmanlar, kutuplaştırma gölüne olta atanlar yanıldıklarını göreceklerdir. Türkiye'nin ekonomisi sürüklendiği badireden çıkarılmalıdır.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sizce, Yenişehir'in en büyük sorunu nedir?

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Belediye Covid İlanı