DÜZEN Mİ SUÇLU, DÜZENLER Mİ SUÇLU?

9 Mayıs 2022 16:03
A
a
Kıymetli okuyucularım.
İster semavi dinler olsun, isterse beşeri sistemler olsun hepsinin muhatabı insandır. Kuran-ı Kerim'de yaklaşık 80 sure ve 136 ayette insandan bahsedilmektedir. Mesela Bakara Suresi'nin 204. Ayetinde, "İnsanlardan öylesi de vardır ki dünya hayatına ilişkin sözleri senin hoşuna gider bir de kalbindekine (sözünün özüne uyduğuna) Allah'ı şahit tutar. Halbuki o düşmanlıkta en amansız olandır" buyrulmaktadır. Burada insanın özü ve sözü bir olmayan ancak dünya menfaatleri için Allah'ı dahi şahit tutanların durumlarından bahsedilmektedir. Nankör, menfaatperest, çıkarcı, ikiyüzlü, içi dışı bir olmayan, kendisinin eleştirilmesine tahammül edemeyen insan tipleri devamlı başkalarında suç aramışlardır. Bu sayede kendi suçlarını ört bas etme yoluna girmişlerdir. Halbuki kutsi hadiste, "Kendisini bilmeyen (Kendi nefis muhasebesini yapmayan) kişinin Rabbini bilmesi mümkün değildir" buyurmaktadır. Bu bağlamda konuya göz atalım.
Kıymetli okuyucularım.
Dikkat ederseniz devamlı olarak sistemin ya da sistemlerin aksaklığından bahsedilir. Düzen suçlanır. Onun için anayasalar değiştirilir, kanunlar değiştirilir, nutuklar çekilir, demeçler verilir ve toplum oyalanır. Halbuki anayasanın, kanunların, işin aslı sistemin dili yoktur. Adı laik olsun ya da başka bir şey olsun hatta din olsun. Hiç bir düzen hiç bir sistem kendisini müdafaa edemez. Çünkü onu yaşayan, yaşatan, tatbik eden ya da etmeyen insandır. O yüzden insanın tahribatı bozulması kainatın tahribatı bozulması demektir. Ben onlara "düzenler" diyorum. Ah o düzenler. Zavallı düzen de savunmasız dilsiz bir şekilde bekler durur. Düzenler onu atış poligonu yapmışlardır. "Garibim vur abalıya" rolünden bıkmıştır. Gerçekleri gizleyerek ya da görmezden gelerek yahut sloganlarla ve laf ebelikleriyle ört bas erenlerin devamlı olarak düzeni suçlaması şüphesiz ki bilinen bir taktiktir. Başkalarının reçetelerini inceleyerek onları model kabul ederek toplum oynanırken düzenler entrikalarına devam etmektedirler. Halbuki ele alınması gereken ilk mesele siyasi sistemin yani düzenin ahlaklı, adil, helal-haram tahlili olan, mesuliyetinin gereklerini yerine getiren insanlarla yürüyeceği gerçeği ortadadır. Yolsuzluklar, hırsızlıklar, vurgunlar, gelir dağılımındaki dengesizlikler pişmiş kelle gibi sırıtırken, aldatmaca, kandırmaca yöntemleriyle düzen suçlamaları emperyalizmin ve uşaklarının taklididir.

Kıymetli okuyucularım.
"Bizi aldatan bizden değildir" buyuran Şanlı Peygamberimiz (s.a.v.) meseleyi çözmüştür. Kuran'da yasaklanan haram kılınan birçok şeyi insanlar yapmaktadır. Suçlu haşa Kuran değildir. Yasakları işleyenlerdir. Kaba tabirle düzenlerdir. Bilmem anlatabildim mi? Ah o düzenler var ya suçlu onlardır. Dilsiz ve savunmasız 'düzen' mahsumdur. Düzenler mutlaka hesap vermelidir. Mahşer aleminde o düzenlerin yüzleri kara, boyunlarında ateşten halkalarla geldiği görülecektir. Tek kelime ile suçlu düzen değil, düzenlerdir. Tarih boyu böyle olmuştur.

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sizce, Yenişehir'in en büyük sorunu nedir?

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat