28 Haziran 2020 17:38
-A +A
Zekeriya Kılıç

Zekeriya Kılıç

BURSA DÜN NASILDI BUGÜN NASIL

Dün, Bursa Ovası’ndan geçen lodos yelinin, serin rüzgarların yerini artık fabrikaların dumanları, beton yığınlarının gölgeleri almıştır. Bir yanda fabrikalar, bir yanda ise görgüsüz, bilgisiz daha doğrusu sonradan görme, servet düşkünlerinin kurduğu binalar. Öbür tarafta ise sefaletin yığdığı birikintiler ovayı mahvetmiştir. Eski Türk evleri Bursa’da manasız, düzensiz beton yığınlarıyla silinmiş, İstanbul gibi Bursa’da betonlar arasında kamuflaja tabi tutulmuştur.

Yüksek binaların arasından görünebilen kubbeler, minareler sanki çaresiz kalmıştır. Bir bakıma gurbette çaresiz kalanlar gibi, “Dilimi bilir, derdimi onlar” diyen, hemşeri arayan çaresizlerin durumuna gelmiştir ve getirilmiştir. Bunları yapanlar düşmanlar değildir. Kendi kökümüzü kendimiz kesmişiz. Köksüz ağaçların kuruyacağını anlamayan şuursuzlar hala vardır. Dalından koparılan çiçekler mutlaka solacaktır. Taklitçi, gösteriş budalası tipler, özentiye kapılırlar. Elbette mazide kalalım demiyoruz. Ancak maziyi bilelim ve unutmayalım. Şayet unutursak yarınlarımız yok olur gider. Evliya Çelebi Bursa’yı anlatırken, çok manidar olan şu olayı naklediyor. Yıldırım, Ulu Cami’yi yaptırdıktan sonra “Nasıl oldu?” diye sorunca “Bir eksiği var. Dört yanına dört meyhane yaptırsaydın” diyen Emir Sultan’ı duymazlıktan gelir. Emir Sultan Padişah’a, asıl Allah yapısının insanın vücudu olduğunu söylemiş ve Şanlı Peygamberimizin “Savaşın en büyüğünün çevreden gelen baskıya karşı doğru sözü söylemektir” buyurduğunu hatırlatmıştır.
Bakınız; “Bursa’da Dünden Bugüne Tasavvuf Kültürü” 2. Sayfa 289-290. Bursa Kültür ve Turizm Vakfı Yayınları. Bursa Kitaplığı: 12. Tarih 2003. Bursa ile ilgili olarak bir çok eseri okuma merakımın sebebi Hüseyin dedemin 1922’de Hacivat Semti’nde Yunanlılar tarafından pusuya düşürülerek onbir arkadaşı ile birlikte şehit edilmeleridir. Sembolik mezarı ise Tophane Osman Gzi’nin Türbesi’ne yürürken sol taraftadır.
İlk mezar taşında “Osman oğlu Hüseyin, Ordu yazmaktadır.Üzüntümü belirtmek istiyorum. Okumaktan araştırmaktan uzaklaşan bir nesil geliyor. Herkesin elinde bir telefon var. Ekranlara çıkanlar bile telefonların bilgisine başvuruyor. Yani çoğu internet ve Google alimleri. Sonra da çıkıp ortaya sosyal medyadan şikayet ediyorlar. Yetişen neslimize yazık oluyor. O yüzden ilim adamları yerine, filim adaları çoğalıyor.


Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Arşiv
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
2016 Yenişehir Yörem Gazetesi (Kayı İletişim Ltd. Şti.) tüm hakları saklıdırHaber Yazılımı Haber Scripti