Biraz da gülelim gayrı

29 Aralık 2022 18:07
A
a
Kıymetli okuyucularım, Borazan Tevfik’e arkadaşları bir gün, “Tevfik, Kasımpaşa’da bir fablı var. Git bir gör. İnsanın içini, dışını, olmuşu, olacağı bülbül gibi söylüyor” derler. Borazan Tevfik kalkar falcıya gider ve söyle der.” Bana gelecekten haber verme, başımdan geçenleri söyle”. “Falcı bir tas uzatır ve şuracığa bir lira çeyreği atacaksın” der. Borazan çeyreği atar. Falcı iskambil kağıdına bakar ve “başından büyük bir aşk geçmiş senin” der. Borazan, “Yok canım, Allah’ şükür daha burnum bile kanamadı” der. Falcı, “Hah işte şimdi buldum. Çocukların hastadır” deyince Borazan Tevfik, “Evli değilim der.” Hiçbir kehaneti tutmayan falcı Borazan’ın elini tutar ve şöyle der; “İşte ayna gibi görüyorum. Seni dolandırmışlar.” Borazan Tevfik bunu duyunca ümitsiz bir ses tonuyla “Ha şimdi bildin ve buldun. Demin sana lira çeyreğini kaptırdım. Eşekliğime doymayayım” der ve oradan ayrılır.
 
Dursun saatlerin geri alınacağını duyunca evdeki bütün saatleri toplayıp saatçi Temel’e gider. “Ula Temel saatler geri alınacakmış. Biz de evdeki saatleri senden satın aldığımız için sana geldik. Aha bunları geri alacaksın da.” Temel kendisinden emin bir şekilde “Ula Dursun ben de duydum. Ama sadece bir saat geri alınacakmış. Öyle yağma yok. Bir tanesini alırım. Diğerlerini almam” demiş.

Kayserilinin biri ticari taksiye biner. Taksi yokuş aşağı inerken frenleri patlar. Müthiş bir hızla gitmeye başlar. Kayserili bağırır “Durdursana bu arabayı kardeşim” der. Şoför panik içinde “Durduramıyorum, frenler patladı” deyince Kayserili, “Bari taksimetreyi kapatsana” der.

Ziraat Fakültesi’ni yeni bitiren genç bir gün babasına, “Modası çoktan geçmiş usullerle çalışıyorsunuz. Eğer bu usullerle çalışmaya devam ederseniz. Şu ağaçtan 10 kilo bile elma alamazsınız babacım” der. Baba oğlunu onaylar “Elbette alamayız evladım. Çünkü bu elma ağacı değil armut ağacı” diyerek oğlunu uyarır.

Delinin birisi uçurumun başında durmuş ve “13, 13” diyerek devamlı uçurumun dibine bakıyormuş. Oradan geçen birisi ne yaptığını sorarken deli ani bir hareketle adamı uçurumdan aşağıya itivermiş. Ardından “14,14” demeye başlamış.

Sait Hikmet cimriliği ile meşhur ahbabına gitmiş ve “Bugün param var. Bana yarın için borç para verir misin” deyince ahbabı şaşırmış ve “Bu ne tuhaf borç isteme” demiş. Sait Hikmet o meşhur gülüşüyle “Eee ne yapalım ne zaman istesem. ‘Dün söyleseydin verirdim bugün yok’ diyorsun. Ben de yarın için ihtiyatlı davranıyorum” cevabını verir.

Kıymetli okuyucularım hikaye ve fıkralarımızda bizler için çok önemli dersler vardır. Yeter ki düşünelim ve ibret alalım.

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sizce, Yenişehir'in en büyük sorunu nedir?

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat