6 Ağustos 2020 16:34
-A +A
Zekeriya Kılıç

Zekeriya Kılıç

ATATÜRK VE CUMHURİYET DÜŞMANLARI (2)

 Türklerin aşağı yukarı ahlakları hep birbirine benzer. Bu yüksek ahlak, hiçbir milletin ahlakına benzemez. Ahlakın millet teşkilinde ortaklaşa vicdanının bir ifadesidir demek, aynı zamanda ahlakın mukaddes sıfatını da tanımaktır. Ahlak mukaddestir. Çünkü aynı değerde bir eşi yoktur ve hiçbir çeşit değerle ölçülemez. 1930 Mustafa kemal Atatürk...

Her Türk ferdinin son nefesi, Türk Milleti’nin nefesinin sönmeyeceğini, onun ebedi olduğunu göstermelidir. Yüksel Türk! Senin için yükseklik hududu yoktur. İşçe parola budur. 11 Ocak 1935 Mülkiye Mektebi talebelerine...

“Türkiye’de Bolşeviklik, kominizim olmayacaktır. Çünkü Türk hükümetinin ilk gayesi halka hürriyet ve saadet vermektir. Türk Milleti’nin sosyal yapısını bozmaya yönelik didinmeler boğulmaya mahkûmdur. Türk Milleti kendinin ve memleketinin yüksek menfaatleri aleyhine çalışmak isteyen arabozucu, sefil, vatansız ve milletsiz hainlerin hezeyanlarından ki gizli ve kirli emelleri anlamayacak ve onlara müsamaha edecek bir heyet değildir. Hâkim efendiler, siz kanun adamalarısınız. Ellerinize milletin, vatanın her türlü hak ve menfaatlerini koruyacak kanunlar teslim edilmiştir. İşaret ettiğim noktaları işitiniz. Türk Milleti’nin büyük haklarını müdafaa ederken, nu noktalar önemle hatırda tutulmalıdır. Bu memleketi komünistler sadece bizim teklif ve hapsettiklerimizden ibaret değildir. Bu işlerle bizzat yakından alakadar olacağım. Şurası unutulmamalıdır ki, Türk âleminin en büyük düşmanı komünistliktir. Her görüldüğü yerde ezilmelidir.” 1931 M. Kemal Atatürk...

“Türkiye’nin sahibi ve efendisi kimdir? Bunun cevabını derhal birlikte verelim. Türkiye’nin gerçek sahibi hakiki üreticisi olan köylüdür. O halde herkesten daha çok refah, saadet ve servete müstahak ve layık olan köylüdür.” 1 Mart 1922... “Bizim düşüncemizde, çiftçi, çoban, amele, tüccar, zanaatkâr, asker, doktor kısacası her hangi bir sosyal müessesede çalışan bir vatandaşın hak, çıkar ve hürriyeti eşittir.” 1929 “Türkiye Cumhuriyeti’nde her yetişkin dinini seçmekte hür olduğu gibi belirli bir dinin merasimi de serbesttir. Yani ibadet hürriyeti vardır. İbadetler, güvenlik ve genel adaba aykırı olamaz. Siyasi gösteri şeklinde de yapılamaz. Geçmişte çok görüşmüş olan bu gibi vaziyetlere artık Türkiye Cumhuriyeti asla katlanamaz.” 1930 M. Kemal Atatürk
“Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde, tüm tekkeler ve zaviyeler ve türbeler kanunla kapatılmıştır. Tarikatlar kaldırılmıştır. Şeyhlik, dervişlik, çelebilik, halifelik, falcılık, büyücülük, türbedarlık vs. yasaktır. Çünkü bunlar gericiliğin kaynakları ve cehaletin damgalarıdır. Türk Milleti böyle müesseselere ve onların mensuplarına katlanamazdı ve katlanmadı.” 1930
“İbadetler, güvenlik ve genel adaba aykırı olamaz. Siyasi gösteri şeklinde yapılmaz. Geçmişte çok görüşmüş olan bu gibi vaziyetlere artık Türkiye Cumhuriyeti asla katlanamaz.” 1930 M. Kemal Atatürk
NOT: Şimdi sormak lazım onlarca ihanetin tezgâhlandığı, din diyerek, şeriat diyerek, yabancılara uşak olanların, cep doldurma gayretinde bulunanların kirli ve de kabul edilemez pisliklerine karşı tedbir alan Mustafa Kemal Atatürk nasıl dine karşı olarak gösterilemeye çalışılır? Bu bir iftira ve ihanet değil midir? DEVAM EDECEK


Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Arşiv
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
2016 Yenişehir Yörem Gazetesi (Kayı İletişim Ltd. Şti.) tüm hakları saklıdırHaber Yazılımı Haber Scripti