ANLAYANA İBRETLİ BİR HİKÂYE -İNCİLİ ÇAVUŞ-

3 Nisan 2022 16:04
A
a
Kıymetli okuyucularım
Bir gün 4'üncü Murat, İncili Çavuş'u huzuruna çağırır. İncili Çavuş gider. Padişah sorar: "İncili,  yemek derler, memek derler. Yemek ne demek, memek ne demek?" İncili Çavuş cevap verir: "Yemek, siz hünkarımızın sofrasında bin bir çeşit (bin bir türlü) leziz (lezzetli) yiyeceklerdir. Memek ise biz fakirlerin ve yoksulların yediği kuru ve yavan şeylerdir."
4'üncü Murat tekrar soruyor: "Peki İncili, kürk derler mürk derler. Kürk nedir, mürk nedir?" İncili Çavuş hemen cevap verir: "Hünkârım kürk insanı sıcak tutan, soğuktan koruyan, siz hünkârımızın giydiği değerli giyecektir. Mürk ise bizim giydiğimiz, sırtımızdaki yırtık pırtık yamanlı elbiselerdir."
4'üncü Murat son kez soruyor: "Peki padişah derler matişah derler. Padişah ne demektir, matişah ne demektir? İncili Çavuş hiç zaman kaybetmeden cevabı yapıştırır: "Padişah babanızdı matişah da sizsiniz hünkârım" dedi.

Bu cevaplardan sonra İncili Çavuş'u Osmanlı elçisi olarak Fransa Kralı'na gönderiyorlar. İncili Çavuş'un elbiselerinin bazı yerlerinde yama vardır. Fransız Kralı bunları görünce dayanamaz ve sorar: "Bana senden başka gönderecek adam bulamadılar mı?" İncili Çavuş'un cevabı hazırdır: "Osmanlılar adama göre adam gönderirler. Beni de sana göndermelerinin sebebi bu olsa gerek" der. Ben bu hikâyeyi takvim yaprağında okuyunca merak ettim ve düşündüm acaba İncili Çavuş günümüzde yaşasaydı neler söyler neler yazardı kim bilir?

Kıymetli okuyucularım
Yukarıdaki hikâye günümüzün sosyal manzaralarına ışık tutuyor. Ekranlara yansıyan yemek programları, yemek yarışmaları gözünüzün önüne geliyor. Şu kadar kuşbaşı, bu kadar tereyağı, bilmem kaç gram kaşar peyniri ve diğer malzemeler. Ye babam ye... Değirmenin suyu nereden geliyor belli değil. "84 milyonluk Türkiye'de bu imkânlara sahip kaç milyon insan vardır" diye sormak lazım. Olsa olsa elit tabaka denilen azami 2 milyon insan vardır. Ekranlarda izliyorum da güzel bir iftar menüsünün fiyatı 170 Lira olarak lanse ediliyor. Bunları görünce Allah'ın Elçisi Şanlı Peygamberimiz (s.a.v.)'in "Müslümanlar bir vücut, bir bünye gibidir. Vücudun bir arızası sızlayınca (rahatsız olunca) bu acıyı diğer organlar da hisseder. Bu ızdırabı hissetmemesi mümkün mü" buyurarak bizleri uyarmaktadır. Bu mekanizmanın harekete geçmesi, dışarıdan gelen zararlı mikroplara karşı en iyi savunma şeklidir. Toplumsal bünyemiz için bu ayakta kalma yarışıdır. Değilse İncili Çavuş'un tarif ettiği, "Yemek memek, kürk mürk" meselesinin bizi de kuşattığını görürüz. Bu da kendi elimizde kendimizi tehlikeye atmak demektir.

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sizce, Yenişehir'in en büyük sorunu nedir?

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat