ANAYASA MI DEDİNİZ GÜLDÜRMEYİN İNSANI

13 Ekim 2021 17:41
A
a
Kıymetli okuyucularım
İsminden de anlaşılacağı gibi ‘Anayasa’nın anlamı ‘Yasaların(kanunların) anası’ demektir. Kim olursa olsun makamı, mevkisi,  statüsü ne olursa olsun, herkes bu yasaya(kanunlara) uymak zorundadır. Anayasa’nın kabulü, bir çeşit ‘biat’ tır. Tıpkı şanlı peygamberimiz(s.a)’in ona biat edenlere verdiği talimat gibi. Neydi o talimatlar bakalım. Allah’a şirk koşmayacaksınız, hırsızlık yapmayacaksınız, kimseye iftira atmayacaksınız, nikahsız karı-koca hayatı yaşamayacaksınız, kız çocuklarını öldürmeyeceksiniz. Bu konuda onlardan söz almış ve uygulamıştır. Şimdi gelelim, bizdeki anayasa tartışmalarına. Zor şartlar altında yazılan ve uygulamaya konulan 1924 Anayasası. Onun peşinden gelen ‘darbe’ anayasaları. Bir dönem vezir, sonradan rezil olanlar. Talimatlarla yazılan ‘anayasa’ milletin dertlerine çare olamamıştır. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra hem kanunların tamamına yakını değiştirildi, hem de askeri yönetimin belirlemiş olduğu ‘’Danışma Meclisi’’ tarafından hazırlanan anayasa metni 1982 yılında yüzde 92 evet oyu alarak, halk oylamasıyla kabul edildi. Tabi bu oylamada Kenan Evren’in cumhurbaşkanlığı da kabul edilmiş oldu. Aynı anayasaya konulan geçici 15. madde ile birileri güya kendilerini teminat altına aldı. Tabi anayasa oylamasındaki zarfların inceliği ve renklerinin içindeki oy pusulalarının renklerini yansıttığı ayrı bir kanun ve anayasa ihlali olduğunun halkımızdan gizlenmesiydi.

Kıymetli okuyucularım
Türkiye’de ‘’Anayasa bir kere delinme ile bir şey olmaz’’ diyen siyasetçiler olmuştur. İktidar uğruna ahlaki çözülmeler serbest bırakılmıştır. Başımıza bela olan ‘tele-vole’ rezaletinin alt yapılarının temelleri atılmıştır. Evden kaçanların, vesikasız çalışan kadınların, mankenlik hayali kuranların sayıları artmıştır. Basının, medyanın özendirdiği milli bünyemize aykırı ne kadar rezalet varsa devreye sokulmuştur. Bir taraftan da devlet dairelerine takunya, peşkir modası yerleştirilmeye çalışılmıştır. Uyulmayan, tatbik edilmeyen anayasa kağıt üzerinde kalmıştır. Tıpkı ‘Kuranı masanın üzerine koyup, kaçakçılık yapanlar gibi’. Bakınız Cemil Çiçek Abant Platformu’nda ne diyor? ‘’Biz siyasetten geliyoruz. Seçim zamanı yaklaştığında, seçim bildirisi hazırlarız. Aman esnafla ilgili üç, beş cümle koyalım, berberleri unutmayalım, taksicilerle ilgili birkaç söz sıkıştıralım, lafın tamamı deliye söylenir’’ diyerek devam ediyor. Aynı şekilde Bülent Arınç, Hüseyin Çelik, Nevzat Köseoğlu ve Mehmet Aydın, Burhan Kuzu ve diğerleri konuşuyor. Anayasa’nın sağı, solu, muhafazakarı, milliyetçisi, dindarı, dinsizi, sosyalisti, komünisti ve İslamcısı olmaz. Herkes ve her kesim için bağlayıcı olmalıdır. Onun yazılması ‘’siyasi ve ideolojik politikalardan uzak, vicdanının sesini duyan ilim adamları, hukukçular ve tarafsız otoriteler’’ den meydana gelmelidir. Adamına göre ‘’yaz-boz tahtası gibi anayasa olmamalıdır.’’ Her iktidar değişikliği, bir anayasa değişikliği isterse bu iş gülünç olur. Milletimiz, olanları bitenleri görüyor.

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sizce, Yenişehir'in en büyük sorunu nedir?

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Belediye Covid İlanı