7 Nisan 2020 17:32
-A +A
Zekeriya Kılıç

Zekeriya Kılıç

ALÇALAN KİBİR ÇÖMEZLERİ

“Yeryüzünde kibirlenerek yürüme. Çünkü sen yeri asla yaratamazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin” buyuran yüce Rabbimiz güçsüz bir kul olan insan oğluna acizliğini ve çaresizliğin hatırlatmaktadır. İsra Suresi 37. Ayet. Şanlı Peygamberimiz (s.a.v.) “kibir hakikati inkar etmek gizlemektir ve insanları küçük görmektir” şeklinde tanımlamıştır.

 Bknz: Müslim iman bahsi 147. Bazen soyluluk, bazen güzellik, bazen de fiziksel güç gibi yaradılış özellikleri, kimi zamanda zenginlik makam, bilgi veya nüfuz (söz sahibi ve yetkili, hatırlı)olmak gibi nimetler, insanı nu türlü bir kibre sevk eder. Kendini beğenen kişi önceleri, sahip oldukları özelliklerle övünmeye, başkalarından farklı olduğunu düşünerek, büyüklenmeye başlar. Sonrada çevresindekileri küçümseyerek kendisinin seçilmiş yada üstün olduğu hissine kapılır. Böylece kibir hastalığına yakalanır. Allah Resulü (s.a.v) “Müslüman kardeşini küçük görmek, kişiye kötülük olarak yeter.” sözüyle bu tehlikeye işaret etmiştir. Müslim Bire bahsi 32. Kibir ve gösteriş hastalığının tedavisi, öncelikle her konuda mütevazi ve alçak gönüllü olmaya gayret etmekle başlar. Kibre ve gösterişe sebep olan şeylerin kendinden değil, Allah’tan olduğunu bilmek ve geçici olduğuna, yok olabileceğini akıldan çıkarmamakla devam eder Kuran-ı Kerim’de 2 sure ve 4 ayette kibirlenmek ve kibirlenenler ile kibirlenenlerin nitelikleri anlatılmaktadır. Araf Suresi’nin48. ayeti bu bağlamda çok manidardır. Anlamı şöyledir; “Araftakiler, simalarından tanıdıkları bir takım adamlara da seslenir ve şöyle derler; Ne çokluğunuz, ne de taslamakta olduğunuz kibir size bir yarar sağladı.” Ayetin dip notunda şu açıklama mevcuttur; “Araf yüksek yerler, yüksek mevkiler (makamlar) demektir. Bazı müfessirler, ”Araf” ile cennet ve cehennem arasındaki surun (duvarın) yüksek yerleri ve sırtlarının kastedildiğini ifade etmektedir. Bak. Diy. İş. Başk. Kuran- Kerim meali sayfa 155. “Hadislerle Müslümanlık” adlı eserin cildinde 5. cildinde ve 1883 - 1884. sayfalarında şu bilgi mevcuttur; Abdullah İbn-i Mesut bir adama şöyle dedi. “Allah’a ibadet et., nerede olursan olKuran-ı Kerim rehberin olsun. Hakk-ı kim getirirse getirsin, düşmanın da olsa al kabul et. Batılı getirende can-ciğer dostun olsa da onu alma, reddet.” Bir başka ifadeyle söyle denmektedir; “Vallahi kalpleriniz hasta olup da, vücutlarınız sağlam olursa, Allah katında pislik böceği kadar değeriniz olmaz.” Bu bağlamda idarecilerimiz, devlet adamlarımıza görevler düşmektedir. Sözler ve yapılan işler hakka, doğruya ve adalete uygun olmalıdır.
 

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Arşiv
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
2016 Yenişehir Yörem Gazetesi (Kayı İletişim Ltd. Şti.) tüm hakları saklıdırHaber Yazılımı Haber Scripti