3 Aralık 2019 00:02
-A +A
Zekeriya Kılıç

Zekeriya Kılıç

Al sana doktor, al sana ilaç

 Okuyunca sakın şaşmayın ve gülmeyin. Burası Türkiye. Çok üzücü olayları gördük ve yaşadık. Vatandaş anlatıyor. Ben de aynısını yazıyorum. “Sıkıntı içinde dalmışım. Rüyamda odamın kapısı açıldı. Sarıklı, cübbeli bir zat göründü. Hasta sen misin diye sordu. Evet dedim. Ben doktorum, seni muayene edeceğim dedi. Hiç doktora benzer bir tarafı yoktu. Siz nasıl bir doktorsunuz diye sordum. Evladım dedi, ben bu asrın doktoruyum. Sen bana derdini anlat dedi. Anlattım. Beni sessizce dinledi. Sana bir reçete yazacağım dedi. Eğer bu ilaçları kullanırsan, hiç korkma hemen düzeleceksin.  Tebessümle saçlarımı okşadı. Söylediğimi yaz dedi. Elime kalemi alıp, harfi harfine yazdım. Sözler, Lemalar, Mektubat, Şualar, Asayı Musa... Bu ilaçları kullanırsan hiç bir şeyin kalmayacaktır. Büyük bir heyecanla uyandım. Hemen kağıda ve kaleme sarılarak, söylenilen ilaçları aynen yazdım. Ama bunlar benim kullandığım ilaçlara benzemiyordu. Gecenin ortasında sokağa fırladım, sevincimden ne yaptığımı bilmiyordum. Rüyanın ciddiliği bana öyle kanaat vermişti ki, beni yıllardır kemiren bu dertten kurtulacağıma inanmıştım. İlk rastladığım eczaneye girdim, kağıdı görevliye uzattım. Adam baktı, baktı bizde böyle bir ilaç yok dedi. Bu ilaçlar ya çok öncenin ya da çok yeni. Henüz bizim elimize geçmemiş olabilir dedi. Başka bir eczaneye girdim. Bir başkasına, bir başkasına daha.  Ama bu ilaçtan kimsede yok. Yol üstünde bir hastane vardı. Oraya başvurdum. Beyaz tenli genç bir doktor reçeteyi elimden aldı ve gülümsedi. Bunlar ilaç değil, kitap dedi. Nasıl olur diye hayret ettim. Ben Alman asıllıyım. Bu kitapları ben de okudum. Yazan Türk’tür. Nasıl temin edeceğiniz konusunda yardımcı olabilir. Kitapları temin ettim ve odama kapanıp bitirinceye kadar okudum. Şimdi ben de kendimi yeniden doğanlar arasında sayıyor ve benim durumumdaki herkese tavsiye ediyorum.”
İşte bu şekilde 15 Temmuz 2016’lara gelindi. Bu hadiseyi 1991’de anlatanlar, 1999’da Fethullah hoca denilen ihanet şebekesini mahkemelerde berat ettiriyorlardı. Valiler, kaymakamlar, garnizon komutanları, siyasetçiler o çarkın, o presin blokları arasında hizmet kervanı denilen ihanete destek oluyorlardı. Binlerce, hatta on binlerce yayın piyasada dolaşıyorsa elbette çözüm olamaz. Suyun kaynağı nedense hiç ele alınmıyor. Reçeteler de, doktorlar da devam ediyor ki, ihanetler bitmiyor.  

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Arşiv
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
2016 Yenişehir Yörem Gazetesi (Kayı İletişim Ltd. Şti.) tüm hakları saklıdırHaber Yazılımı Haber Scripti