ADALET REFORMU ELBETTE OLMALIDIR AMA NASIL REFORM?

21 Aralık 2020 16:38
A
a
 
İnsanlığa örnek ve model olacak bir uygulama ve bir adalet reformu elbette lüzumlu ve kaçınılmazdır. Günümüz dünyasında siyasi rejim tartışmaları devam etmektedir. Ancak, evrensel olan kitabımız Kuran-ı Kerim’de ve Şanlı Peygamberimizin öğretilerinde, insanların yine insanlara zulmetmesi yasaklanmıştır. İster fert, ister aile, ister zümre, ister sınıf, ister millet, iste, ümmet olsun hiçbir kişi veya grubun bu konuda imtiyaz hakkı yoktur. İslam dininde Allah adına hükmetmeye kalkışacak bir ruhban ya da bir seçkinler sınıfı yoktur. Müminler inandıkları yüce prensiplerin ışığında kendi idarecilerini bizzat kendi rey ve iradeleri ile seçerler. İdareciler yüce prensipleri olan adalet, doğruluk ve hukuka saygılı ve bağlı kaldıkları müddetçe, insanlar onlara itaat etmekle vazifelidirler. Bunun içindir ki ikinci Halife olan Hz. Ömer, bir cuma günü camide hutbe okurken orada bulunan Müslümanlara sormuştur; “Şayet ben Allah’ın ve Resul’ün yolu olan adaletten, doğruluktan (yüce prensiplerden) ayrılırsam kendi arzu ve isteklerim doğrultusunda bir tahakküm (bir baskı) kurarsam bana ne yaparsınız? Tavrınız ne olur?” Diye sormuştur. Müminlerden (İnsanlardan) gelen cevap şu olmuştur; “Vallahi seni kılıçlarımızla doğrulturuz” demişlerdir. Bu cevap karşısında o örnek, o adalet timsali olan Hz. Ömer, Allah’a şükretmiştir. Bakınız Türk İslam Ülküsü. Ahmet Arvasi (Merhum) Cilt 2. Sayfa 280-286.
Konu geniş ve kapsamlıdır. İdareyi tayin eden dinamikler bellidir. Asıl olan dinamiklere sadakattir. İnsanların görüşleri, düşünceleri çok önemli olduğu için kitabımız Kuran-ı Kerim’de; “Müslümanların işleri daima aralarında müşaveretledir. (Görüşme ve danışma)”  buyurmaktadır. Bak. Şura Suresi, ayet 37. 
Şanlı Peygamberimiz (s.a.v) ise “Ümmetim batıl, gayri meşru şeyler için toplanmaz. Ümmetimin ihtilafında, görüş ve farklı düşüncelerinde rahmet ve kudret vardır” buyurmaktadır. Ayrıca “Halkın sevdiğini, Hak’ta sever” diyerek ölçüleri koymuştur. Vatandaş olarak çok merak ettiğimiz ve hayretler içinde kaldığımız konu şudur. Seri katiller, vatan hainleri, millet düşmanları var, cinayet şebekeleri var. Bunların cezaları gülünç bir manzara oluyor. Haberleri izlerken okur-yazar olmayan 70-80 yaşındaki analar bile “Tövbe tövbe, adama kaç sene ceza veriyorlar? Bir kişi üç, dört yüzyıl yaşar mı? Kim kimi kandırıyor, idam kimler için?” Diye soruyorlar. ‘Evrensel hukuk masum ve mağdurların verdiği vergilerle, ceza ve tutuklu evlerindeki katillerin beslenmesini mi icap ettiriyor?’ Diye sormak lazım.
“Kısasta (idamda) sizin için hayat vardır” buyuran Rabbimizden, birileri haşa, daha mı iyi biliyor? İdam (kısas) öldürmek için değil, yaşatmak içindir. Eğer bir adalet reformu, bir hukuk reformu yapılacaksa, muhtaç olduğumuz şey budur. Gerisi yalan ve aldatmacadır. Laf ebeliği, söz kalabalığı ile insanları oyalamaktır. Bu kafayla cinayetler de, ihanetler de önlenemez.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

öne çıkanlar ÖNE ÇIKANLAR
alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
sondakika SON DAKİKA
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sizce, Yenişehir'in en büyük sorunu nedir?

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Belediye Covid İlanı