ADALET CİDDEN VE DAVEMLI ADALET İSTİYORUZ (2)

24 Kasım 2020 15:27
A
a
Yıl 1967 tarih 13 Aralık. Yeni İstanbul Gazetesi’nde Osman Yüksel Serdengeçti’nin şu mısraları yankılanıyor; “Yolunu şaşırdı bu kırat, düzde münafık baş tacı dalkavuk gözde. Adaletin a’sı kalmadı bizde. Bir sürü sahte Ömerler çıktı.” diyor merhum. Ruhu şad mekânı cennet olsun. Şiirin devamında ise; Tepeden gelince malum buyruklar, sallanır durmadan yağlı kuyruklar” şeklinde devam ediyor. Dönemin söz sahibi siyasetçileri onu mahkemeye falan da vermiyor. Çünkü Yüce Rabbimiz Araf Suresi’nin 181. ayetinde “Yarattıklarımızdan hakka sarılarak doğru yolu gösteren ve hak ile adaleti gerçekleştiren bir topluluk vardır” buyurmaktadır. Sad Suresi’nin 26. ayetinde Yüce Allah Davud (a.s) peygambere hitaben; “Ey Davud, gerçekten biz seni yeryüzünde halife (Mesul idareci) yaptık. İnsanlar arasında hak ile (Adaletle) hüküm (Karar) ver. Nefis arzusuna (Şahsi isteklerine) uyma” buyrulmaktadır. Ayrıca Hadid Suresi’nin 25. ayetinde şu ifade mevcuttur;  “And olsun (Yemin olsun) biz elçilerimizi (Peygamberleri) açık mucizelerle gönderdik. Ve beraberinde kitabı ve mizanı (Ölçüyü) indirdik ki insanlar adaleti yerine getirsinler” buyrulmaktadır. Evet, ölçü adalettir. Falancanın ya da pişmancının istek ve arzusu değildir. Özellikle Mümtehine Suresi’nin 8. ayeti bu bağlamda çok anlamlı ve uyarıcıdır. “Allah sizi din konusunda sizinle savaşmış, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten, onlara adil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah adil davrananları sever” buyuran Allah’ımız bizleri uyarmaktadır. Yoruma ihtiyaç yoktur. “Bu bizden değil, bunlar bizim partinin sempatizanları değiller, öyleyse vur abalıya” mantığı çok kirli bir mantıktır.
Adaletin olmadığı yerde rezalet vardır. Adalet, devlet yönetiminde daima ön planda olmalıdır. Çünkü adalet ayaklar altına alınırsa, orada sosyal denge kalmaz. Onun içindir ki Hz. Ebubekir (r.a) halife seçilip, devletin başına geçtiğinde, ilk uygulamalarından birisi Beytül Male (Devletin bütün gelirlerinin toplandığı, maden ve zekâtların bir arada tutulduğu yer) olan adil şekilde gösterdiği özendir. İnsanlar arasında hiçbir ayrım yapmadan hür, köle, erkek, kadın hepsine eşit ve adaletli şekilde dağıtım yapmıştır. Çölden getirilen kadife kumaşları bile ihtiyaç sahipleri, ne dağıtmıştır. Vefatından sonra halife olan Hz. Ömer (r.a.) yanına aldığı kişilerle (Abdurrahman B.Af ve Hz. Osman (r.a.)’la birlikte Hz. Ebubekir’in hazine olarak kullandığı yere girdiler. Hazinenin kapısı açılınca tek bir dirhem (dinar) yani bugünkü değeri ile takriben 300 lira buldular. Sonra da ona dua edip ağlayarak dışarı çıktılar. Bakınız, Hadislerle Müslümanlık, cilt 2, sayfa 803-804. Adaletin hâkim olduğu bir toplumda bir cemiyette ve bir ülkede güven, itimat, huzur, mutluluk hâkim olur. Adaletin var olduğu bir dünyada şüphesiz cezalar caydırıcı olur. Suçlular, hainler, cinayet şebekesi katiller ve insanlığın yüz karaları masum ve mağdur olan suçluların vergileri ile beslenmezler. Çağdaş hukuk, çağdaş adalet caydırıcı, eğitici olandır.


1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

öne çıkanlar ÖNE ÇIKANLAR
alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
sondakika SON DAKİKA
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sizce, Yenişehir'in en büyük sorunu nedir?

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Belediye Covid İlanı